İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/967 E. 2024/695 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/967
Karar No
2024/695
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/967 Esas KARAR NO : 2024/695 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/12/2023 KARAR TARİHİ : 20/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu şirketin, farklı şubeleri aracılığıyla, müvekkili şirketten ürün satın aldığını ve aldığı ürünlerin bedelinin ödememesi sebebiyle 102.529,46.-TL ve 13.937,90.-TL olmak üzere toplam 116.467,36.-TL cari hesap bakiye alacağı oluştuğunu, diğer davalı ...'in ise 01.06.2023 tarihli "Müşterek Borçlu ve Müteselsil Kefalet Senedi" ile borçlu şirketin, ... AŞ.'ye karşı sözleşmelerden, diğer taahhütlerden, kanundan ve benzeri nedenlerden doğmuş doğacak her türlü borçlarını müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla aynen kabul ettiğini, diğer davalı şirketin müvekkili şirkete olan taahhüdünü ihlal etmesi borçlarını ödememesi ve yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde... A.Ş.'ye olan tüm borçlarının 752.250,00 TL tutarındaki miktarının, derhal, nakden ve defaten müvekkili şirkete ödeyeceğini taahhüt ettiğini, salt bu müşterek borçlu ve müteselsil kefalet senedinin dahi, davacının takip konusu miktarda alacaklı olduğunu gösterdiğini, davacı şirketin alacağın tahsilini defalarca talep edilmesine rağmen davalının değişik mazeretlerle borcunu ödemediğini ve bakiye cari hesap alacağının tahsili için İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. ve ... E. sayılı dosyaları ile ilamsız icra takibine geçildiğini, borçluların sırf alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla borca, faize, borçlu ... tarafından ayrıca yetkiye vs. itiraz ederek, icra takibinin durdurulmasına neden olduklarını, itirazlarının hukuki ciddiyet ve dayanaktan yoksun olup, hakkın suistimali niteliğinde olduğunu, alacağın varlığının yazılı belge ve kayıtlarla sabit olduğunu, icra takibinde ve ödeme emrinde icra tarihine kadar faiz talep edilmediğini, davalı/borçlu ... ayrıca yetkiye itiraz ettiğini, dava konusunun bir para borcu olduğunu, Türk Borçlar Kanunu madde 89/1 gereğince müvekkili şirketin merkezi İzmir olduğundan ve olayda bir para borcu olduğundan İzmir İcra Daireleri ve Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, davalı/borçlunun yetki itirazının haksız, dayanaksız ve kötü niyetli olduğunu, mevzuat gereği Arabuluculuk kurumuna başvurulmuş ise de anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve ... E. sayılı dosyalarındaki borca, faize, yetkiye (borçlu ... yönünden), vs. itirazların iptaline, icra takiplerinin devamına, itirazın iptaline konu her iki icra dosyası bakımından ayrı ayrı %20’den az olmamak üzere icra-inkar tazminatının kötüniyetli davalı/borçlulardan tahsiline, itirazın iptaline konu her iki icra dosyası bakımından ayrı ayrı yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı/borçlulara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Davacı şirketin ticari defter ve kayıtları, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E., ... E. Sayılı dosyaları, Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, SMMM Bilirkişisi tarafından düzenlenen 30.07.2024 tarihli bilirkişi raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, satım akdine dayalı ödenmeyen ürün bedellerinin tahsili amacıyla borçlu ve kefil aleyhine başlatılan icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazın iptali davasıdır. Dava konusu icra dosyalarının incelenmesinde; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı, borçlularının davalılar olduğu, 102.529,46 TL açık hesaptan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, ödeme emrine borçlular tarafından süresinde itiraz edildiği, takibin durmasına karar verildiği; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı, borçlusunun davalılar olduğu, 13.937,90 TL açık hesaptan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, ödeme emrine borçlular tarafından süresinde itiraz edildiği, takibin durmasına karar verildiği ve süresinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı tarafça İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ...Esas sayılı dosyalarında yetkili icra müdürlüğü gösterilerek yetki itirazında bulunulmuş ise de; davanın ticari satımdan kaynaklanan alacağa yönelik düzenlenen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan itirazın iptali davası olduğu, satım akdi nedeniyle icra takibi başlatıldığı, dosya kapsamına göre taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, TBK'nın 89. maddesine göre para borçlarında ifa yerinin alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olduğu, HMK'nın 10. maddesi uyarınca, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili mahkeme olduğu, İİK'nın 50. Maddesindeki atıf gereğince HMK hükümleri dikkate alındığında davacının yerleşim yeri seçimlik yetkili yer icra dairesi olduğu anlaşılmakla davalıların icra müdürlüğünün yetkisine itirazının reddine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 222. maddesi uyarınca, mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerini ibraz eden tarafın sunmuş olduğu defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter ve kayıtların birbirini doğrulamış olması gerekir. Bu şartların bulunması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği takdirde incelenen ticari defter ve kayıtları sahibi lehine delil olarak kabul edilir. Davalı şirkete ticari defterlerini ibraz etmesi yada incelemek üzere bulunduğu yeri bildirmesi için çıkarılan ihtarlı davetiye e-tebliğ yolu ile usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı şirket tarafından çıkartılan ihtarlı davetiyeye rağmen ticari defterlerin dosyaya sunulmadığı gibi incelenecek yerinde bildirilmediği anlaşılmıştır. TBK'nın 583. Maddesi uyarınca "Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihi ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesi ile kendi el yazısı ile belirtmesi şarttır." TBK'nın 584/3. Maddesi uyarınca, Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticari şirketin ortak veya yöneticisi tarafından işletme veya şirket ile ilgili verilecek olan kefaletler için eşin rızası aranmaz. Davacı taraf borçlu şirket ve kefil aleyhine icra takibi başlatmış ve borçlu kefil hakkında da itirazın iptali davası açılmış olmakla, kefalet sözleşmesinin incelenmesinde, davalı ... tarafından el yazısı ile sorumlu olacağı azami miktar (752.250,00 TL) ve kefalet tarihi (01.06.2023) ile müteselsil ifadesinin kefalet sözleşmesinde yazılı olduğu ve kefalet sözleşmesinin davalı ... tarafından kefil sıfatıyla imzalanmış olduğu, sözleşmenin imzalandığı tarih itibari ile davalı ...'in borçlu şirketin yöneticisi olduğu, kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça ticari defterlerin bulunduğu yer bildirilmiş, bildirilen ticari defterler üzerinde alanında uzman SMMM bilirkişisi tarafından düzenlenen 30.07.2024 tarihli raporda; davacı ... A.Ş.'nin 2023 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, yevmiye defteri kayıtları ile kebir defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, davacı... A.Ş. ile davalı ... Gıda Turizm İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş. arasında “... Markalı Ürünlerin Alım Satım İşi” ile ilgili ticari bir ilişki kurulduğu, davacının yasal defterlerine göre, ticari ilişkinin davacı tarafça düzenlenen 28.07.2023 tarih ... numaralı 6.604,70-TL tutarındaki fatura ile başladığı, davalı yanca kredi kartı aracılığı ile yapılan 16.09.2023 tarihli 37.395,36-TL tutarındaki ödeme ile sona erdiği, davacı yasal defterlerine göre davalı ... Turizm İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş.'nin 30.10.2023 takip tarihi itibari ile 116.467,37-TL tutarında borç bakiyesi bulunduğu belirtilmiştir. Toplanan delillere göre; davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ve davalıya ticari defterlerinin sunumu için çıkartılan ve usulüne uygun tebliğ edilen ihtarlı davetiyeye rağmen davalı tarafça ticari defterlerin bulunduğu yerin bildirilmediği, davacının ticari defterlerinin üzerinde yapılan incelemede, ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu ve davacının kayıtlarına göre davalı ile arasındaki ticari ilişkinin iki farklı şube olması nedeniyle iki farklı cari hesaptan takip edildiği ve ... numaralı cari hesaba göre davacının davalıdan icra takip tarihi itibari ile 13.937,90 TL alacaklı olduğu, ... numaralı cari hesaba göre takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 102.529,47 TL alacaklı olduğu ve davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan toplam 116.467,37 TL alacaklı olduğu, davalı ile ticari ilişkinin iki farklı şubeden yürütülmesi nedeniyle iki ayrı cari hesabın bulunduğu, her iki cari hesaba göre denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacının alacağının tespit edildiği, davacının ticari defterlerine göre, davacının her iki icra takibinde yer alan tutarda takip tarihi itibari ile alacaklı olduğu, davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfı bulunduğundan ve davalı tarafça ticari defterlerinin ihtarlı davetiyeye rağmen incelenmek için ibraz edilmediğinden ve yazılı olarak davalı ... tarafından düzenlenen ve geçerli kefalet sözleşmesine göre davacının ticari defter ve kayıtlarına göre tespit edilen her iki icra dosyasındaki asıl alacak tutarında davacının davalılardan alacaklı olduğu, davalı kefilin kefalet sözleşmesi uyarınca davalı borçlunun ödemediği bu borçlardan sorumlu olduğu, borcun kefalet limiti kapsamında kaldığı ve bu nedenle davalı ...'in de davalı şirket ile birlikte borçtan müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılmış alacak likit olduğundan ve davalılar itirazında haksız olduğundan her iki icra dosyasında hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ İLE; 1-İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında borca itirazın iptali ile 102.529,46 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %9 ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, İİK'nın 67/2. Maddesi uyarınca hüküm altına alınan 102.529,46 TL alacağın %20'si oranında (20.505,89 TL ) icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2-İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında borca itirazın iptali ile 13.937,90 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %9 ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, İİK'nın 67/2. Maddesi uyarınca hüküm altına alınan 13.937,90 TL alacağın %20'si oranında (2.787,58‬ TL) icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 7.955,88 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 1.476,33 TL peşin harç ile icra dosyasında alınan 512,65 TL harç indirildikten sonra bakiye 5.966,9‬0 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacının yatırmış olduğu 269,85 TL başvurma harcı ile 1.476,33 TL nispi harç toplamı 1.746,18 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu 3.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 149,00 TL tebligat- posta giderinden ibaret toplam 3.649,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 18.751,24 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23. maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.200,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, 8-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/09/2024 Katip ... E-imzalıdır. Hakim ... E-imzalıdır.

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/967, K. 2024/695, T. 20.09.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-967-e-2024-695-k-a2bfe6c3680f