İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/519 E. 2024/632 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/519
- Karar No
- 2024/632
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/519 Esas KARAR NO : 2024/632 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/06/2023 KARAR TARİHİ : 11/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı/alacaklı müvekkili ile davalı/borçlu arasında ticari bir ilişki mevcut olup işbu ticari ilişkiden doğan cari hesaba istinaden davalı/borçlu aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ilgili takip dosyasından gönderilen ödeme emrine 17.09.2014 tarihli itiraz dilekçesi ile yetkiye ve borcun 7.976,86 TL’lik kısmına itiraz etmek suretiyle takibin durmasına sebebiyet verdiğini, işbu ödeme emrine yapılan yetkiye itiraz neticesinde yetkili İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyası ile takibe devam edildiğini, ancak İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasından icra müdürü tarafından oluşturulan 22.02.2022 tarihli karar ile, davalı/borçlunun talebi üzerine süresinde icra dosyasının yetkili yer icra dairesine gönderilmediği gerekçesiyle icra takibinin tamamen durdurulduğunu, davalı/borçlunun talebi ve icra dairesinin kararı neticesinde, kısmi kabul yönünden de takibe devam edilemediğinden, işbu davada harca esas değer olarak takip toplamının gösterildiğini, borçlunun takip dosyasına sunduğu itiraz dilekçesi taraflara tebliğ edilmediğinden herhangi bir sürenin başlamadığını, İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına 18.01.2022 yılında vekaletname sunularak, 1 hafta içerisinde dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesinin talep edildiğini, davacı müvekkili firmanın ticari kayıtları ile davalı/borçluya ait ticari kayıt ve defterler celp edildiğinde, taraflar arasındaki ticari ilişki ve davalı/borçlu yanın mevcut borcu sübuta erecek olup davalı/borçlunun borca ilişkin yapmış olduğu itirazın maddi dayanaktan yoksun, hukuka aykırı ve müvekkili ızrar kastı taşıdığının görüleceğini, davacı/alacaklı müvekkili tarafından kanun ve usule uygun olarak düzenlenen ve davalı/borçluya teslim edilen faturalara; davalı/borçlu tarafından itiraz edilmediğini, yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazın yapılmaması nedeniyle de bahse konu faturaların içeriklerinin ikrar olunmuş sayılacağını, davalı/borçlu tarafın itiraz dilekçesinde taraflar arasında ticari ilişki olduğunu açıkça kabul etmesi ve mevcut ticari kayıtlarda da ticari ilişkinin varlığının sabit olması karşısında, yapılacak değerlendirmenin delil başlangıcı kıstaslarına göre yapılması gerekeceğini, borçlu/davalı aleyhinde açılan icra takipleri sonucunda ilk icra takip tarihleri olan İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasının açılış tarihi olan 03.09.2014 tarihinin temerrüt tarihleri olarak kabul edilmesine karar verilmesi gerektiğini, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış ise de tüm iyiniyetli çabalara rağmen anlaşma sağlanamadığını, davalı borçlunun borcu, likit yani hesap edilebilir nitelikte olduğundan, borcuna haksız olarak itiraz eden davalı borçlunun %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek, dava ve taleplerinin kabulü ile tüm yargılama giderleri ile birlikte vekalet ücretinin davalı/borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı aleyhine aynı evraklarla başlatılan İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı icra dosyasının 2014 yılında kısmi itiraz yoluyla durdurulduğunu, İcra İflas Kanunu kapsamında yasal 1 yıllık süreden sonra açılan iş bu itirazın iptali davasının reddi gerektiğini, her ne kadar davacı tarafça tebligat yapılamadığından süre başlamamıştır denilmiş ise de yaklaşık 10 yıl önce takibe başlanılan bir icra dosyasına süresinden sonra açılan iş bu itirazın iptali davasının usulden reddi gerektiğini, dava konusu yapılan alacak zaman aşımına uğradığından davacının talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafın tanık dinletme taleplerinin reddi gerektiğini, zira hem taraflar arasındaki yaklaşık 10 yıl önce gerçekleşen bir ticaretin tanığının olduğunun ve taraflar arasında ne kadarlık bir alacak verecek kaldığının da tanıklarının olduğunun belirtilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın alacaklı olduğunu yazılı belge ve bilgilerle ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin ekte yer alan dökümandan da görüleceği üzere ilk itiraz ettiği dilekçede dahi kısmi itirazda bulunduğunu ve o dönem 810,99 TL borcu olduğunu belirttiğini, taraflar arasındaki ticaretin sona erdiği 10/12/2013 tarihinden sonra hiçbir ticari ilişki alım satım ilişkisi yaşamadıkları halde, 02/09/2014 tarihinde "tediye makbuzu" açıklamasıyla 6500 TL lik bir borç kaydı oluşturmaları açıkça gerçeğe aykırı ve kabul etmedikleri bir kayıt olduğunu, müvekkilinin yaklaşık 1 yıl aradan sonra içeriğinde ne olduğu dahi belli olmayan bir makbuzu kesinlikle kabul etmediklerini, davacı tarafın tek taraflı olarak düzenlediği bir borç kaydının da talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının 02/09/2014 tarihinde tediye makbuzunu borç kaydı olarak eklediğini ve hemen 1 gün sonra da 03/09/2014 tarihinde icra başlattığını, bu durumun ticaretin doğasına aykırı olduğunu, davacı tarafın icra takip dosyasına sunduğu cari hesap listesinden de davalı tarafça davacıya 48.923,09 TL ödeme yapıldığı ve aynı evrakta da genel toplam fatura borcunun 49.734,08 TL olduğunun yazdığı, davacının iddialarının soyut iddialar olduğunu, davacı tarafın tek taraflı olarak cari hesaba eklediği alışveriş iddiasını da tanıkla ispatlamaya çalışmasını da kabul etmediklerini, bu hususta dinletilecek tanıklara da itibar edilmemesi gerektiğini belirterek, öncelikle haksız ve yasal şartları taşımayan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası, İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Yamanlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne ve Karşıyaka Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevapları, Davacı şirketin ticari defter ve kayıtları, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla SMMM bilirkişisi tarafından düzenlenen 28.02.2024 tarihli rapor, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı şirket tarafından davalı aleyhine 03.09.2014 tarihinde İstanbul .... Dairesi... Esas dosyası ile cari hesaba dayalı 8.787,85 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı vekili tarafından borca ve yetkiye yapılan itiraz sonucu dosya kapatılarak İzmir İcra Tevzi Bürosu'na gönderilmiş. İzmir ... İcra Dairesinin ... Esasına kaydının yapıldığı, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklının ... Sis. İht. İhr. Dış. Tic. Tic. Ve Paz. Ltd. Şti olduğu, borçlunun ... olduğu, ilamsız takiplerde ödeme emri düzenlendiği, toplam 8.787,85 TL alacağa ilişkin takibin başlatıldığı, borçlu vekilinin 17.02.2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunduğu, itiraz süresinde yapıldığından takibin durdurulduğu, süresinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Davacı taraf dava dilekçesinde karşı taraf ile olan ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap alacağından bakiye alacağın bulunduğunu iddia ederek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunulmuştur. Davacı ve davalının beyanına göre uyuşmazlık konusu alacağın döneminin 2013 yılına ait olduğu, icra takibinin ilk olarak İstanbul .... Dairesi... Esas dosyası ile başlatıldığı, bu takiple birlikte zamanaşımı süresinin kesildiği, aynı takibe İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında devam edildiği, alacağın cari hesaba dayalı alacak olduğu, bu alacak yönünden zaman aşımı süresinin 10 yıl olduğu, hesap dönemi ile icra takip tarihi arasında 10 yıl zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalının zaman aşımı def'inin reddine karar verilmiştir. Davalı ... hakkında tacir araştırması yapılmış ve Yamanlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün cevabi yazısında davalının Gerçek Usulde Ticari Kazanç mükellefi olduğu, 2013-2014 yıllarında işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu bildirilmiştir. Davalı her ne kadar işletme hesabına göre defter tutmuş ise de 2007 Tarihli Bakanlar Kurulu kararı gereğince davalının vergiye esas gelir- gider ve gayri safi ve safi geliri yönünden ilgili Vergi Usul Kanunu'nda belirtilen sınırlamalara göre tacir olarak değerlendirildiğinden Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu kanaatiyle yargılamaya devam olunmuştur. 6100 Sayılı HMK'nun 222.maddesi uyarınca, mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerini ibraz eden tarafın sunmuş olduğu defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter ve kayıtların birbirini doğrulamış olması gerekir. Bu şartların bulunması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği takdirde incelenen ticari defter ve kayıtları sahibi lehine delil olarak kabul edilir. Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı cari hesaba dayalı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali davası olduğundan ve her iki tarafta tacir olduğundan taraflara icra takibine konu cari hesap nedeni ile alacak ve borç durumunun tespiti bakımından ticari defterlerini sunmaları yada bulundukları yeri bildirmeleri için ihtarlı davetiye çıkarılmış ve ihtarat yapılmış, davacı tarafça ticari defterlerinin bulunduğu yer bildirilmiştir. Davalı tarafça 21.11.2023 tarihli duruşmada 2 haftalık kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmaları yada bulundukları yeri bildirmeleri hususu ihtar edilmiş ise de ticari defterler dosyaya sunulmadığı gibi bulundukları yer de bildirilmemiştir. Davacının ticari defterlerinin bulunduğu il İstanbul olduğundan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, talimat mahkemesi aracılığı ile davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde SMMM bilirkişisi tarafından yapılan incelemede; davacı şirket ticari defterlerinin, açılış ve kapanış onaylarının zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğrular nitelikte olduğu, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, buna göre davacı defterlerinin davacı lehine delil vasfına haiz olduğu, 02.09.2014 tarihinden itibaren davacı şirketin, davalıdan 8.787,85-TL alacağının olduğu, bu nedenle davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haksız olduğu, alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı hükmedilmesi gerektiği davalının temerrüde düştüğü tarihin ilk icra takibinin başlatıldığı 03.09.2014 tarihi olması nedeniyle davacının bu tarihten itibaren değişen oranlarda ticari faiz talep edebileceği kanaatine varılmış ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE; İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında borca itirazın iptali ile 8.787,85 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa ilk takibin yapıldığı 03.09.2014 tarihinden itibaren yıllık %11,75 ve değişen oranlarda ticari faiz uygulanmasına, İİK'nın 67/2. Maddesi uyarınca hüküm altına alınan 8.787,85 TL alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 600,29 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL peşin harç indirildikten sonra bakiye 420,39 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının yatırmış olduğu 179,90 TL başvurma harcı ile 179,90 TL nispi harç toplamı 359,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu 2.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 393,25 TL tebligat- posta giderinden ibaret toplam 2.393,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 8.787,85 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23. maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 7-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı dava değeri itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/09/2024 Katip ... E-imzalıdır. Hakim ... E-imzalıdır.