İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/150 E. 2023/903 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/150
- Karar No
- 2023/903
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/150 Esas KARAR NO : 2023/903 DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/09/2022 KARAR TARİHİ : 07/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 17.07.2020 tarihinde arsa tahsis sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında İTOB Organize Sanayi Bölgesi içindeki 217 ada, 2 numaralı parselde yer alan arsanın müvekkili şirkete tahsis edileceğinin kararlaştırıldığını, iş bu sözleşme kapsamında müvekkili tarafından arsa tahsis bedeli, altyapı katılım bedeli, yönetim aidatı ve şerefiye bedeli olarak toplamda 1.327.920,82-TL. ödeme yapacağını, bu bedelin 652.054,01-TL.'sinin 20.07.2020 tarihinde ödeneceği, kalan bedelin 12 ay taksitle ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından 20.07.2020 tarihinde 652.054,01-TL., 20.08.2020 tarihinde 53.881,03-TL., 20.09.2020 tarihinde 54.324,56-TL., 20.10.2020 tarihinde 54.768,09-TL., 20.11.2020 tarihinde 55.211,63-TL., 20.12.2020 tarihinde 55.655,16-TL. olmak üzere toplam 925.894,48-TL. tutarında ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından 20.01.2021 tarihinde arsa tahsisinden vazgeçildiği bilgisi ile birlikte yapmış olduğu ödemelerin Organize Sanayi Bölgesi Yönetmeliği'nin 62. maddesi uyarınca iadesi talep edilmiştir. Ancak davalı tarafından müvekkilinin ödemiş olduğu 925.894,48-TL. bedel yeniden değerlemeye tabi tutulmadan 24.12.2021 tarihinde ödendiğini, davalının işbu eksik ve yönetmeliğe aykırı ödemesinden kalan bedelin tahsili amacıyla Karşıyaka ... Noterliği'nin 20.01.2022 tarih ... yevmiye numarası ile ihtarname gönderildiğini, ancak davalı tarafça işbu ihtarnameye cevap verilmediğini ve müvekkiline işbu ihtarnameden sonra 27.931,15-TL. ödeme yapıldığını belirterek; davalı taraf ile müvekkili arasında imzalanmış olan arsa tahsis sözleşmesi gereğince müvekkili tarafından 20.01.2021 tarihine kadar yapılmış olan 925.894,48-TL. tutarında ödemelerin, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında cari yıl yeniden değerleme oranı kullanılarak bedellerin güncellenmesi ve müvekkiline yeniden değerlemeye tabi tutulmadan ödenen bedelin mahsubu ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00-TL.'nin 20.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6/I. fıkrasında "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmünü, 10. madde de ise "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." hükmünün amir olduğunu, belirtilen yasal düzenlemeler göz önüne alındığında, işbu davanın derdest bulunduğu mahkemenin işbu dava bakımından yetkili olmadığını belirterek; davanın usulden reddi yetkisizlik kararı verilmesini, davaya konu arsanın tahsis tarihinin 30.06.2020 olduğunu, davacının 925.894,48-TL ödeme yaptığını, ancak davacının 20.01.2021 tarihine arsanın iade alınmasını talep ettiğini, OSB'nin 26.01.2021 tarihli 715 nolu Yönetim Kurulu Kararı ile 217 Ada 2 Parselin geri alınmasına karar verildiğini, OSB Uygulama yönetmeliğinin 62. Maddesi gereği katılımcının istediği zaman parsel tahsis işleminden vaz geçebileceğini, arsa iade veya iptal bedelinin, geri alındığı tarihten itibaren en geç 1 yıl içinde OSB tarafından ödeneceğini, buna göre iade bedelinin iadenin uygunluğuna dair karardan itibaren 1 yıl içinde 24.12.2021 tarihinde geri ödenmesinin yasaya uygun olduğunu, müvekkilinin de karar tarihine uygun olarak hesaplanan 27.931,15-TL yeniden değerleme bedeli sonrasında davacıya ödediğini, kabul anlamına gelmemek üzere talep edilen faizin de ticari değil, yasal faiz olması gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DOSYANIN SAFAHATI: Eldeki davanın ilk olarak davacı tarafça İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/11/2022 tarih ... E. ... K. Sayılı yetkisizlik kararı üzerine dosyanın Menderes ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esasına kayıt yapıldığı, Menderes ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/12/2022 tarih ... E.... K.sayılı görevsizlik kararı üzerine de dosyanın Mahkememize tevzi edilmesi sonucu Mahkememizin işbu ... esasına kaydı yapılarak Mahkememizce yargılamaya bu esas numarası üzerinden devam edildiği anlaşılmıştır. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, OSB arsa tahsis sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. HMK’nun 115/1. maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler; kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile mahkeme re'sen, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Öncelikle işbu davada çözülmesi gereken uyuşmazlık; OSB'lerin tacir olup olmadığı ve taraf olduğu davaların ticari dava kabul edilip edilmeyeceği noktalarında toplanmaktadır. 4562 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı TTK'nın 11. maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gereklidir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/4599 Esas, 2023/3797 Karar sayılı,15/06/2023 tarihli Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Dair İlamı) Açıklanan nedenlerle, davayı görmekte Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilerek Mahkememizin görevsizliğine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın görev yönünden USULDEN REDDİNE, MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, (İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi''nin... E. ... K. Sayılı kesinleşen yetkisizlik kararı da gözetilerek) görevli mahkemenin Menderes Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, 2-Mahkememiz tarafından karşı görevsizlik kararı verilmiş olduğundan, a)Mahkememiz kararına karşı süresinde ve usulüne uygun şekilde istinaf yoluna başvurulması durumunda dosyanın istinaf incelemesi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, b)Mahkememiz kararının istinaf yoluna gidilmeden kesinleşmesi durumunda HMK 22. madde hükmünde öngörüldüğü şekilde iki mahkeme arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığını gidermek ve yargı yerininin (görevli mahkemenin) belirlenmesi için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 3-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde HMK m. 331/2 uyarınca harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 07/12/2023 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı