İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/155 E. 2024/671 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/155
Karar No
2024/671
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/155 KARAR NO : 2024/671 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/02/2020 KARAR TARİHİ : 18/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinin incelenmesinin incelenmesinde; Davacının Kayseri ilinde ... isimli iş yerini işlettiği, davalı şirket ile 01/08/2017 tarihli "... ürettiği/üreteceği, ithal ettiği/edeceği ve/veya yurt içinde ve yurt dışında yaptırarak sattığı/satacağı tüm ürünlerin "..." sıfatı ile Türkiye'nin Kayseri İli ile bu ile resmi ve idari olarak bağlı tüm ilçelerinde; Kayseri çevresi olan Nevşehir, Niğde, Yozgat, Sivas, Tokat, Kahramanmaraş, Çorum, Aksaray illerinde de satış ve tanıtım yapmak" konulu sözleşmenin akdedildiği, sözleşmesinin süresinin başlangıç tarihinden itibaren 5 yıl olarak kararlaştırıldığı, tarafların hak ve yükümlülüklerinin sözleşmede tek tek belirlendiği, taraflar arasında bu sözleşme gereği 50.000,00 TL karşılığında hak ve yükümlülüklerin karşılıklı olarak 5 yıl boyunca kullanılması konusunda uzlaşıldığı, davalı tarafın sözleşmeyi ihlal etmesi nedeniyle sözleşmenin davacı tarafça feshedilmek zorunda kaldığı ve bu nedenle davacının maddi ve manevi zarara uğradığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 2017 yılı 8. Ayında imzalanması ve bu kapsamda yükümlülüklerin derhal yerine getirilme zorunluluğu bulunmasına rağmen davalı şirketin davacıyı yükümlülüklere uymamak için sürekli oyaladığı, davalı tarafından sözleşmedeki sistemlerin kurulmadığı, sözleşmenin devamı için davacının çaba sarf etmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir çabanın olmadığı, sözleşmeye göre davacının sözleşmedeki malları davalıdan tedarik ettikten sonra kendisine ayrılan bölgede satışın yapılmasına karar verilmesine rağmen ve davalı tarafça davacıya tedarik edilecek ürünlerin 11/09/2017 tarihli listede gönderilmesine ve bu listede ürünlerin satış fiyatlarının %30 iskontolu olarak gösterilmesine rağmen hiçbir zaman davalı tarafından düzenlenen faturalarda %30 iskonto uygulanmadığı, bu durumun şifahi olarak davalıya iletilmesine rağmen talebin gereğinin yerine getirilmediği, ancak davacının ısrarları üzerine davalı tarafından davacıya gönderilen mailde davacıya uygulanacak %30 iskontonun 31/12/2018 tarihine kadar uygulanacağının bildirildiği ve bu iskontonun 01/01/2019 tarihinde güncelleneceği, bunun davalı tarafça sözleşmenin ihlali olarak kullanıldığı, sözleşmede davacı tarafından gönderilecek ürün bedelinin ödeme zamanı belirtilmesine rağmen davalı tarafça davacıya gönderilen mail ile vadenin tek taraflı olarak değiştirildiğinin bildirildiği, bu değişim nedeniyle davalının ürün tedarik etmediği, davacının bu nedenle müşteri çevresine olumlu cevap veremediği ve müşteri kaybı ile zarara uğradığı, bu değişikliğin 2019 yılı başında yapıldığı, o değişiklikten itibaren davacıya yeterli ürün sağlanamadığı, yapılan işin esası düşünüldüğünde işin aciliyeti nedeniyle davacının yaklaşık 8 ay boyunca elde edebileceği kardan ve oluşturduğu müşteri çevresinden kayba uğradığı, tüm bunlara rağmen davacının davalı şirketi ile iletişim kurmaya devam etmeye çalışmışsa da olumsuzlukların yaşanmaya devam ettiği, en sonunda davalının davacıya satış ve tanıtım konusunda tek yetkili olarak bölgede satış yaptığının haricen öğrenildiği, bunun öğrenilmesi üzerine davalı tarafından davacıya Karşıyaka ... Noterliği aracılığıyla ihtarname gönderildiği, asılsız suçlamalar ve ithamlarda bulunulduğu ve davacının sözleşmeyi ihlal ettiğinden bahisle ihlalin durdurulmasının istenildiği, davacı tarafça davalının davacıya ayrılan bölgede satış yaptığına ilişkin durumun öğrenilmesi üzerine Kayseri .... Noterliği'nden ihtarname çekildiği, bu nedenlerle davacının sözleşmeden beklediği faydayı alamayacak olması nedeniyle sözleşmenin davacı tarafından 05/08/2019 tarihli ihtarname ile feshedildiği ve bunun davalı tarafa bildirildiği, davacının sözleşme bedeli olarak toplam 50.000,00 TL ödeme yaptığı, markanın tanıtımı için davacının yatırımlar ve iş yerinde fiziki değişiklikler yaptığı, ancak maddi ve manevi zarara uğradığı, franchisee bedelinin, 01/01/2019 - 01/08/2019 tarihinde kadar sözleşmeden doğan zararın, sözleşmenin feshi nedeniyle mahrum kalınan karın davalının davacıya ayrılan bölgede satış yapması nedeniyle sözleşmede yazılı her bir satış için 2.000,00 TL USD'nin tazmini, davalı markasının değerinin, kalitesinin ve müşteri sayısının arttırılması harcamalarının TTK'nın 122. Maddesinin kıyas yoluyla uygulanarak tazmini ve sözleşmenin feshi nedeniyle uğradığı maddi zararlar ile yine bu fesih nedeniyle uğranılan manevi zararların tahsilini talep edilmesinin yanı sıra yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasının talep edildiği anlaşılmıştır. Cevap dilekçesinin incelenmesinde; Davacı tarafça Kayseri .... Noterliği'nin ihtarnamesi ile ... uygulamasına ilişkin kurulumun yapılmadığı iddiası ile sözleşmeyi feshettiğini bildirmesine rağmen bu iddianın doğru olmadığı, davalının iş yerinde yapılacak teknik inceleme ile uygulamanın kurulduğunun, ana serverdan tespit edilebileceği, ... uygulamasının sözleşmenin kurulması için esaslı gerekçe değil yan yükümlülük olduğu ve sözleşmenin 6. Maddesi gereği böyle bir ihlalin ihtilaf nedeni yapılmasının istenmesi halinde ise davalıya 3 aylık bir sürenin tanınması gerektiği halbuki davacı tarafça süre tanınmadığı gibi 2017 yılından beri de herhangi bir itirazda bulunulmadığı, dolayısıyla iddiaların samimiyetten yoksun ve gerçeğe aykırı olduğu, davacının sözleşmeyi rakip firmaların ürünlerini satması nedeniyle ihlalde bulunduğu, bu ihlale son verilmesinin ve bu kapsamda kendisine sözleşme gereği 3 aylık süre tanındığının Karşıyaka ... Noterliği ihtarnamesi ile davacıya bildirilmesinden sonra davacının sözleşmeden kurtulma dileğini saklayan iş bu dava konusu taleplerin dile getirildiği, taleplerimizle alakalı İzmir Arabuluculuk Bürosu'na başvuru yapıldığı, anlaşmazlıkla sonuçlandığı, bu ilişki nedeniyle davacının davalıya 31.245,05 TL faturadan kaynaklı borcunun bulunduğu, davalının borcu kabul ettiği ancak alacağından mahsup edilmesinin istenildiği, bu sözleşme nedeniyle davalıya isnat edilecek kusur bulunmadığı gibi sözleşmeye aykırı olarak rakip firmaların ürünlerini satan davacıdan davalının alacaklı olduğu, maddi ve manevi tazminat talepler saklı kalmak kaydıyla davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasının talep edildiği anlaşılmıştır. Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir. DELİLLER: Ticaret sicil müdürlüğü, Kayseri .... Noterliğine yazılan müzekkerelere cevap verildiği, tanıkların dinlenildiği, dosyanın tevdisi üzerine SMMM bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 24/05/2021 tarihli rapor Kayseri ... ATM'nin ... talimat sayılı dosyası üzerinden SMMM bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 09/09/2021 tarihli rapor mahallinde yapılan keşif neticesi bilgisayar mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan 20/06/2020 tarihli kök raporun dosya arasında olduğu görülmüştür. Davacı tanığı ... tarafından "Ben 2013-2018 yılları arasında davalı şirket bünyesinde satış ve pazarlama müdürü olarak çalıştım görevim gereği davalı yanın diğer kişilerle franchising sözleşmesinden kaynaklı süreci yönetim kurulu ile birlikte ben yönetiyordum bu hususa yönelik imza yetkim vardı. Bu kapsamda davacıyla olan ilişkiyi davalı adına benim yürütmem sonucu sözleşme imzalandı bu sözleşme matbu bir sözleşmedir franchising ilişkisi gereği davacıya birtakım haklar verildi bu haklar bayinin satışını arttırması için aplikasyon sistemi, bölgesel anlamda satış ekibinin ... programı (bu program satış ekibinin eğitime yönelik bir program), davacı taraf bu sözleşmesel ilişki gereği yükümlülüğünü Kayseri ve çevresi illerde İç Anadolu bayi olarak yerine getirecekti bu kapsamda sözleşmenin imzalanmasına müteakip ürünler gitti davacı tarafça satışlar başladı ancak Rame'den kaynaklı olarak davacıya taahhüt edilen aplikasyon hizmeti alt yapı eksikliği nedeniyle verilmedi yine aynı şekilde ... programı da davacıya verilmedi bu programın amacı davacının bölgesindeki satışları, gelen telefon çağrılarına kadar görmesiydi bu husus davacının kendi datasını oluşturması açısından önemlidir. Bu aplikasyon ve ... programı bedeli alınan sözleşme karşılığı davacı tarafa verilecek hizmetten kaynaklıdır davacının bunları almaması durumunda görevini yerine getirilmemesinde bir engel bulunmamakla birlikte bunlar davacıya yarar sağlayacaktır ayrıca bedeli Rame tarafından alınmıştır. bayi ve yönetim arasında istenilen satış potansiyeline ulaşılamamasından yani davacı tarafça istenilen düzeyde satış olmamasından kaynaklı olarak doğrudan davalı şirket merkezine gelen telefonlara yönelik olarak davalı tarafça doğrudan satış yapılmıştır satış yapılan kişilerin isimlerini bilmemekle birlikte bunlar şirket kayıtlarında mevcuttur. ... ve aplikasyon sistemi iki ayrı sistemdir ayrıca doğrudan davalı şirketten şirket merkezine gelen telefon üzerine yapılan satışlar davacı tarafa bilgi verilmemiş ve davacıya herhangi bir şekilde yönlendirme yapılmamıştır ayrıca ... ve aplikasyona dair davacıya bilgisi verilmemekle birlikte ya da bir taahhüt yerine getirilmemekle birlikte söz konusu franchising sözleşmesinden kaynaklı davalı taraf üzerine düşen satış ve ürün eğitimini, davalı taraf ile birlikte fuarlara katılma, davalı tarafın web sayfasında franchising alan olarak gözükmesini, dolayısıyla bu tarz konularda destek sağlamıştır." şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür. Davalı tanığı Irmak tarafından "Dosya tarafları arasındaki franchise sözleşmesinin imzalandığı tarihte ben davalı şirkette satış personeli olarak çalışmaktaydım. Bu sözleşmenin imzalanma zamanında ... isimli kişi satış müdürü olarak görev yapmaktaydı ve süreci kendisi yürütüyordu. Ancak ben bu ilişkiden kaynaklı uyuşmazlığı kısmen biliyorum. ... olarak adlandırılan program esasen ... yani Web tabanlı üretim, satış, faturaları takip ettiğimiz bir sisteme yönelik programdır. Bu programın amacı ...'in bulunduğu bölgelerdeki müşteriler ile alakalı veri tabanı oluşturmaktı ve stok bilgisini görebilmekti. Bu program bizim tarafımızdan bu programı kullanacak olan firmaya bir kullanıcı adı ve şifresi verilmesi sureti ile aktif hale getirilen bir programdır. Bu hususlara ilişkin süreç ... Hanım tarafından takip edildiğinden sadece konuya ilişkin duyumum vardır. Bu duyumum da ... Hanım ve ... isimli çalışanımız tarafından karşı tarafa verilen eğitimin dönüşünde sistemin bilgisayar üzerinden davalıya anlatıldığı ve kullanıcı adı ve şifre ile giriş yapıldığı ancak sistemin kendilerine karışık geldiğinin söylendiği hususlarındadır. ...'in talebi doğrultusunda davalının sorumluluk bölgesindeki müşterilerden doğrudan bizi arayanları davalı tarafa bildirilmesi ve ayrıca stok ve ürün bilgisinin en hızlı şekilde davalı ile paylaşılması amacıyla ... grubu kuruldu. Bu ... isimli program kurulmuş ise de program üzerinden davalı tarafça programın davalı nezdinde karışık hale gelmesi sebebiyle kullanılmayarak bilgiler bu grup üzerinden davalıya aktarıldı. Bu program davalı tarafça kullanılıp kullanılmadığı maddi açıdan davalıya herhangi bir külfet getiren bir husus değildir. Davalı firma sahibi ... Bey'in konu ile alakalı çalıştığım şirkete gelmesine kadar bir problem yoktu. Geldikten sonra ne olduğunu bilmiyorum dava açıldı. Davalı taraf franchise sözleşmesi 2017 yılında imzalandı. ... Bey'in bahse konu ... ile alakalı bizimle bağlantıya geçmediğini biliyorum. ... Bey'in bizimle iletişime geçme ve taraflar arasındaki problemin esas sebebi ...'ın bizim firmaya olan borcun ödenmemesinden kaynaklıdır. " şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür. Davalı tanığı ... tarafından "Biz karşı taraf ile franchise sözleşmesini imzalamadan önce de yine taraflar arasında ticari bir ilişki vardı. Bu ilişki kapsamı franchise sözleşmesine konu olan bizim ürünlerimizin davalı tarafa franchise sözleşmesi kapsamında temininden öncede davalıya temin edilen ürünlerin satışına yönelikti. franchise sözleşmesi imzaladıktan sonra yine bu ürünleri biz davalı tarafa temin etmeye devam ettik. franchise sözleşmesinin kapsamı bizim ürünümüzün davalı tarafça 1 yıl boyunca satışı yapılmadan sadece tanıtım amaçlı olarak ürünlerimizin tanıtımına yönelikti. Davalı ile bu tanıtım hizmetinden kaynaklı ürünlerin alış bedelleri üzerinden % 50 ücret karşılığında anlaştık. Biz bu 1 yıllık süre boyunca tanıtımı yapılacak ürünleri davalı tarafa gönderdik. Kendileri kendilerince temin ettikleri araç vasıtasıyla bu ürünlerin tanıtımını yapacaktı. Ancak yükümlülüğünü yerine getirmedi. Davalı tarafın tanıtım yapılacak ürünleri satışa konu ettiği taraflar arasında uyuşmazlık çıkmadan kısa bir süre önce öğrenildi. Ayrıca franchise sözleşmesinin konusuna aykırı olarak davalı tarafça rakip firma ürünlerin satışı yönünde de satılamayacağı konusunda hüküm bulunmasına rağmen davalının rakip firma ürünlerini internet sitesi üzerinden sattığını da yine uyuşmazlık çıkmadan kısa bir süre önce öğrendik. Bildiğim kadarıyla uyuşmazlık konuları bunlardır. Ayrıca her ne kadar davacı tarafından ... programının kullanılmadığı beyan edilmiş ise de bahse konu programın esas amacı karşı tarafın sorumlu olduğu bölgede ürün satışına yönelik müşteri veri tabanı oluşturmak ve stok durumunun öğrenilmesine yönelik bir programdır. Bu program ürünü tarafımızdan temine yönelik değil sadece sipariş vermeden önce stok bilgisi kontrolü amaçlıdır. Davacı taraf bu programı kullanmamıştır. Zaten program stok bilgisi konusunda hızlı veri iletmediğinden bu husus ... üzerinden ... programının konusu yerine getiriliyordu. Bu programın sunumu tarafımızca davacı tarafa yapılmıştır ancak programın kullanılıp kullanılmamasının % 100 satışa etki eden bir program değildir." şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür. Mahkememizce davalı yan ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine yönelik ara karar kapsamında bilirkişi tarafından hazırlanmakla birlikte taraflara tebliğ edildiği anlaşılan 24/05/2021 tarihli raporun incelenmesinde özetle "taraflar arasında 01/08/2017 tarihli sözleşmenin imzalandığı ve davacı tarafından davalıya gönderilen 05/08/2019 tarihli ihtarname ile ilişkinin sonlandığı, 2017,2018 yılı ticari defter ve kayıtların lehine delil teşkil ettiği, davalı kayıtlarına göre kapanış fişinden davalının davacıdan 7.356,43 TL alacaklı olduğu, aplikasyon ve crm sistemi kurulmasın konularında uzmanlık alanı olmadığından tespit yapılamadığı, 01/01/2019 tarihinden sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar gereği gibi ifa edilmemesi sebebiyle talep konusu zarara ilişkin dosyadaki mevcut veriler karşısında tespit yapılamadığı, mali yönden daha ileri bir tespite gidilemediği "şeklinde görüş ve kanaat bildirilmekle bu sefer davacı yan kayıtları üzerinde inceleme ve değerlendirilme yapılmasına dair ara karar kapsamında yazılan talimata yönelik bilirkişi tarafından hazırlanmakla birlikte yine tebliğ edildiği anlaşılan 09/09/2021 tarihli raporda özetle "taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, davacı kayıtlarının lehine delil teşkil ettiği, davalı yanın düzenlediği faturaların emtae faturası olduğu faturanın davacı kayıtlarında da bulunduğu, davalı yanın 2019 yılı kayıtlarının olmadığı, karşılaştırılabilir 2017-2018 kayıtlarına göre 2018 yılı sonu itibariyle davalının davacıdan alacaklı olmasına rağmen davacı kayıtlarına göre davacının davalıya 27.751,85 TL borçlu olduğu, 2019 yılı sonu itibariyle ise davacının davalıya 30.953,57 TL borçlu hale geldiği bu kapsamda tarafların kayıtlarının birbirleriyle uyuşmadığı, 2019 yılı davalı kayıtları incelenmemekle birlikte davalı yanın iptal ettiği 31.245,05 TL 'nin davalıya olan 30.953,57 TL 'lik borç ile kabaca örtüştüğü, davacı kayıtlarında davalı tarafından düzenlenen a-467827 nolu 50.000,00 TL'lik faturanın yer aldığı, davacının yaptığı 19/07/2018 tarihli 25.000,00 TL tutarlı banka havalesi ödemesinin kayıtlarda yer aldığı ancak davacı nezdinde 10/10/2017 tarihli olup davalıya yapıldığı belirtilen 25.000,00 TL'lik senet ödemesinin davalı kayıtlarında yer almadığı " şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Taraf iddia ve savunmaları ile mali kayıtların incelenmesine dair rapordaki kanaatin dosya kapsamı göz önünü alındığında edim yükümlülüğünün tespiti bakımından sınırlı kaldığı anlaşılmakla davalı yan adresinde keşif yapılmasına karar verilmekle birlikte bilgisayar mühendisi eşliğinde cmr programı üzerinde bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılmakla birlikte bilirkişi tarafından sunulan 11/05/2022 tarihli beyan dilekçesi kapsamında TÜRMOB'a yazılan müzekkerenini cevabi yazısı dosya arasına alınmakla tevdi üzerine bilirkişi tarafından hazırlanan 20/06/2022 tarihli raporda "sistem üzerinde inceleme yapılmakla birlikte kazandırılan müzekkere cevapları kapsamında müzekkerede sadece kullanıcı isimleri olup sisteme giriş yapan kullanıcıların kimlik bilgilerinin belirlenemediği, davalının davacıya ayrılan bölgede satış yaptığına ilişkin tespit yapılamadığı, bütün kullanıcı hesaplarının yazılım sahibi davalı yanca oluşturulabileceği ve kullanıcıların kimler tarafından kullanıldığı bilgisinin davalının verebileceği bu kapsamda teknik olarak bunu belirlenmenin mümkün olmadığı, konu luca/ koza yazılımına internet olan her yerden erişim sağlanabileceği, yerel bilgisayarda veri tutulmadığı, sözleşme kapsamındaki şehirlerden sözleşme süresi içerisinde bazı kullanıcılar tarafından giriş yapıldığı, davacının yazılımı kullanılıp kullanamadığı, mağduriyet yaşayıp yaşamadığı konusunda incelemenin yetersiz teknik karşısında belirlemesinin yapılamadığı " şeklinde görüş ve kanaat bildirilmekle birlikte dosya yeniden aynı bilirkişiye tevdi edilmek suretiyle raporda belirtilen ... firmalarının örnek olarak sayılıp sayılmadığı, başkaca ISP firmalarının olup olmadığı var ise IP adreslerinin ne olacağının sorulması üzerine bilirkişi tarafından ek rapor başlığında 14/04/2023 tarihli görüş yazısının sunulduğu anlaşılmakla Mahkememizce internet sağlayıcıları olan ..., ... ve ...' e müzekkere yazılmakla birlikte ıp numaralarının istenmesi üzerine 2 yıllık saklama süresi dolduğundan müzekkerelere bila ikmal cevap verildiği anlaşılmakla 14/04/2023 tarihli görüş yazısı akıbetinin incelenmesinden herhangi bir veri elde edilememiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Yapılan inceleme neticesinde; taraflar arasında 01/08/2017 tarihli "FRANCHISING SÖZLEŞMESİ" başlıklı sözleşmenin imzalandığı, sözleşmeye göre ... mahkememiz davalısı, Franchisee'nin ise mahkememiz davacısı olduğu, markanın ... tescilli markası olan "..." ve ... ve/veya satışa sunduğu ve ürettiği tüm ürünleri kapsadığı, sözleşmenin konusunun "... ürettiği/üreteceği, ithal ettiği/edeceği ve/veya yurt içinde ve yurt dışında yaptırarak sattığı/satacağı tüm ürünlerin "..." sıfatı ile Türkiye'nin Kayseri İli ile bu ile resmi ve idari olarak bağlı tüm ilçelerinde; Kayseri çevresi olan Nevşehir, Niğde, Yozgat, Sivas, Tokat, Kahramanmaraş, Çorum, Aksaray illerinde de satış ve tanıtım yapabilir. Türkiye dışında ise ... görüşü ve onayı alınarak tüm dünya ülkelerinde pazarlama, tanıtım ve satma hakkının iş bu sözleşme ile tek satış yetkilisi olarak ... verilmesidir" şeklinde olarak belirlendiği, sözleşmenin başlangıcının imza tarihi olarak kararlaştırıldığı, süresinin başlangıçtan itibaren 5 yıl olduğu, ... bedelinin 50.000,00 TL olarak belirlendiği ve bedelin ödeme zamanının kararlaştırıldığı, bu sözleşme sebebiyle taraflar arasında ticari bir ilişkinin kurulduğu, davacının sözleşmede belirtilen malları davalıdan tedarik etmeye başladığı ancak sözleşmenin devamında sözleşmenin ihlal iddiası nedeniyle yaşanan problemler sebebiyle karşılıklı noter ihtarnamelerinin gönderildiği, davacı tarafça söz konusu sözleşmenin Kayseri .... Noterliği'nin 05/08/2019 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile feshedildiği konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir. Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın; sözleşmenin feshinin haklılık teşkil edip etmediği, sözleşmenin devamındaki süreçte tarafların sözleşmeyi ihlal edip etmediği, bu kapsamda davacının sözleşmesel zararının oluşup oluşmadığı, davalının sözleşmede kararlaştırılan ürünleri davacıya ayrılan bölgede satışını yapıp yapmadığı ve davacının rakip marka ürünleri satıp satmadığı ve bunların sözleşmenin ihlaline sebebiyet verip vermediği, tarafların sözleşmesel yükümlülüklerini başlangıçtan itibaren yerine getirip getirmediği, getirmiş iseler ne şekilde yerine getirdikleri ve ayrıca istem konusu edilen maddi tazminat taleplerinin somut uyuşmazlık bakımından davacı tarafça talep edilip edilmeyeceği hususlarında yapılacak inceleme neticesinde davacı tarafça dava konusu edilen maddi ve manevi zararların somut uyuşmazlık bakımından oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise zarar miktarının tespiti ve bunun davalıdan tahsilinin mümkün olup olmadığının belirlenmesine ve değerlendirilmesine esas olmak üzere varılacak kanaate yönelik açılan sözleşmenin feshinden kaynaklı olarak maddi tazminat istemli davada davanın sıra cetveline itiraz davasına döndüğü bunun yanında aynı zamanda davalıdan manevi tazminat da talep edildiği anlaşılmıştır. Tahkikatın devamında davalı yanın İzmir... ATM'nin ... e sayılı dosyası üzerinden iflasına karar verildiği anlaşılmakla İİK 194 gereği davanın durmasına karar verilmekle birlikte usul ekonomisi kapsamında duran davada bir takım işlemler yapıldığı ve tahkikatın devamında 2. Alacaklar kurulu toplantısı yapılmakla birlikte iflas kararının 03/07/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından davanın sıra cetveline itiraz davasına döndüğü anlaşılmakla birlikte sıra cetveline kayıt için verilen süre içerisinde sunulan beyan yazısı ile Mahkememiz davacısı yönünden 2.100,00 TL alacağın kaydının yapıldığı görülmüştür. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraflar arası 01/08/2017 tarihli franchise sözleşmesi başlıklı sözleşmenin imzalanması ile birlikte ticari bir münasebetin kurulduğu, bu kapsamda davalı tarafından üretilen, ithal edilen, edilecek olan ve veya yurt içinde ve yurt dışında yaptırarak sattığı yada satacağı tüm ürünlerin Kayseri ili ile resmi ve idari olarak bu ile bağlı tüm ilçelerde, Nevşehir, Niğde, Yozgat, Sivas, Tokat, Kahramanmaraş, Çorum ve Aksaray İllerinde satışı ile tanıtımının yapılabileceği Türkiye dışında ise davalının görüşü alınarak tanıtım ve satım hakkının bulunduğu ve bu nedenle tek satış yetkilisi olarak davacının belirlendiği şeklindeki içerik ile bu sözleşmenin kurulduğu davacı tarafça sözleşmenin bahse konu noterlik aracıyla feshedildiği anlaşılmakla birlikte ileri sürülen maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin davalı yanın sözleşmeyi ihlal edip etmediği konusunda inceleme yapılması gerektiği kanaatine varılarak uyuşmazlık dönemine ilişkin yapılan ihtarat üzerine davalı yanca 2019 da kayıtlar sunulmakla birlikte davacı tarafça 2019 hariç 2017-2018 yılı kayıtlarının sunulduğu, davacı tarafa 2019 yılı kayıtları yönünden verilen ihtaratlı süre içerisinde 23/12/2020 tarihli dilekçe ile defter tutma hükümlüğünün olmadığı belirtilmesine rağmen Mahkememiz davacısının tacir olduğu anlaşılmakla 2019 kayıtlar yönünden 6100 sayılı HMK'nın 222/3 maddesi kapsamında lehine delil teşkil ettiği anlaşılan davacı kayıtlarının esas alınması gerektiği kabul edilmekle birlikte her ne kadar taraflarca tutulan 2017-2018 yılı mali kayıtları arasında uyumsuzluk bulunmakla birlikte son kazandırılan mali kayıtlarının incelenmesine yönelik 09/09/2021 tarihli rapordaki kanaat benimsenmekle birlikte cari hesap ilişkisine göre davalının davacıdan alacaklı olduğu ancak mali kayıtların taraflar arası ilişkinin nitelendirmesi ile sonuca gidilmesi bakımından yetersiz olacağı göz önüne alınmakla yukarıda da belirtildiği gibi sözleşmenin ihlali niteliğindeki davranışların tespiti ve tayini bakımından dosya bilgisayar mühendisi bilirkişiye mahallinde yapılan keşif ile birlikte incelemeye yönelik tevdi edilmekle birlikte IP'ler yönünden başkaca bir veri elde edilemediği göz önüne alındığında bilirkişi tarafından yazılıma erişim sağlanmakla birlikte erişimin kim tarafından yapıldığı belirlenemediği ve ayrıca davalının davacıya ayrılan bölgede başka kişi yada şirketlere satış yaptığına ilişkin bir tespite yapılamadığı yönünde görüşe iştirak edilmekle birlikte her ne kadar yukarıda belirtildiği gibi alacak kaydı yapılmış ise de maddi tazminat yönünden aksi belirtilmekle birlikte edimin eksik ifa edilmesi sebebiyle ödenen frenchise bedelinin bir kısmının iadesi, ifa edilmemeden doğan zarar tazmini davacının mahrum kaldığı kara yönelik alacak talebi davacıya ayrılan bölgede davalının tek satıcılığa aykırı satışından kaynaklı tazminat bedeli ile davalıya marka değerinin arttırıldığına dair katkı kapsamında istenilen tazminat talebinin ispatının davacı yanda olmasına rağmen yukarıda da açıklandığı üzere gerek mali kayıtlar gerekse bilgisayar mühendisi vasıtasıyla sistem üzerinde incelemeye dair kayıtlardan bu ispatın yapılamadığı gibi bu hususun aksini düşündürecek bir delilde bildirilmediğinden maddi tazminat talebinin reddine, her ne kadar davalı yanın ağır kusurlu davranışı ile sözleşmenin ihlalinden kaynaklı manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de bunun da ispatının yani davacı lehine haksız fiilinin koşullarının oluştuğunun ispatı davacı yanda olmasına rağmen bu yönde ispat külfetini yerine getiremediği kanaatine varılmakla birlikte davacı tarafça yemin deliline dayanılmış ise de taraflar arası ilişkinin niteliği göz önünü alındığında yemin ile ispat edilecek bir husus bulunmadığından bu yönde bir teklif yapılması gerekli görülmeyerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Davanın REDDİNE, 2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının evvelce alınan 919,74 TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye irad kaydına, fazladan alınan 492,14 TL harcın talep halinde ve kararın kesinleşmesinden sonra DAVACIYA İADESİNE, 3- Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı ile yukarıda mahsubuna karar verilen harç tutarı, davacı yanca yatırılan gider avansından kullanılan yargılama giderlerinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, yatırılan gider avansından arta kalan TL'nin 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE, 4- Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince; - 2.100,00 TL maddi tazminat vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, - 17.900,00 TL manevi tazminat vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, 5- Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 18/09/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/155, K. 2024/671, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-155-e-2024-671-k-2c1b52dacf03