İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/38 E. 2019/1126 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/38
Karar No
2019/1126
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/38 Esas KARAR NO : 2019/1126 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/04/2019 KARAR TARİHİ : 03/12/2019 Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan ticari faaliyet neticesinde, davalının faturalara dayalı bakiye cari hesap nedeniyle müvekkiline 13.750,00 TL borcu bulunduğunu, uyarılara rağmen davalının bakiye borçlarını ödemediğini, davacı şirketin alacağının tahsili amacıyla İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının yasal süresi içinde haksız ve mesnetsiz olarak borca ve tüm ferilere itirazda bulunduğunu, itiraz nedeniyle takibin durduğunu, davalı ile davacı arasındaki borç ilişkisinin ticari bir faaliyet olması sebebiyle resmi kayıtlara ve faturalara dayalı olduğunu, davacının takip açılış tarihine kadar olan 587,00 TL işlemiş faiz alacağından feragat ettiğini, bu nedenle iş bu davada asıl alacak miktarı üzerinden harca esas değer beyan edildiğini beyan ile davalı borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasındaki borca ve ferilerine yönelik yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 13.750,00 TL üzerinden devamına, davalı borçlunun itirazının haksız ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik kötü niyetli olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takip konusu edilen faturaların müvekkili şirkete icra takibinden önce ve icra takibiyle birlikte tebliğ edilmediğini, bu nedenle takip borcu ve takip dayanağı yapılan faturalara da ayrıca itiraz ettiğini, icra takibine dayanak yapılan faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmediği gibi, taraflar arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığından ve söz konusu fatura muhteviyatlarının davalı müvekkili şirketin yazılı talimatıyla düzenlendiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığından dava konusu edilen faturaların müvekkili şirketten tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu edilen fatura alacaklarının müvekkili şirketin kayıtlarında da görünmediğini beyan ile müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine, haksız icra takibi nedeniyle davacı yan aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretini davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER; İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak celp edilen davalı şirketin sicil kayıtları, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davacı vekili tarafından dosyaya sunulan fatura suretleri ile davacı şirkete ait imza sirkülerinin bir örneği dosyamız arasına alınmıştır. Davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde: davacı-alacaklı şirket tarafından, davalı-borçlu şirket aleyhine 18/12/2018 tarihinde 13.750,00-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 21/12/2018 tarihinde tebliğ olunduğu, davalı şirket vekilinin 24/12/2018 tarihinde borca,işleyecek ve işlemiş faize, borcun tüm ferilerine itiraz ettiği, icra dairesince takibin durdurulduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce, taraflara TTK 83 ve HMK 222 maddeleri uyarınca uyuşmazlık konusu dönemi kapsar ticari defter ve belgelerinin bulunduğu adresi bildirmeleri için süre verilmiş, taraf vekillerince müvekkillerine ait ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresler bildirilmiş, gerektiğinde yerinde inceleme yetkisi de verilerek dosyamız ve ekleri SMMM bilirkişiye tevdii edilerek, davaya konu takip nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, davalı-borçlunun temerrüde düşürülüp düşürülmediği, işlemiş faiz isteminin yerinde olup olmadığı, yerinde ise miktar ve oranı, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilip edilmeyeceği hususlarında rapor tanzim edilmesi istenmiştir. SMMM bilirkişi ... mahkememize ibraz ettiği 23/08/2019 havale tarihli raporunda ; Davacı tarafın ticari defter kayıtlarında taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesap şeklinde yürütülmüş olduğu, davalı tarafından davacı tarafa düzenlenmiş olan faturaların davalı tarafın cari hesabında kayıtlı olduğu, davacı tarafın ticari defter kayıtlarında icra takip tarihi olan 18.12.2018 tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 13.750,00 TL tutarında alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter kayıtlarında taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesap şeklinde yürütülmüş olduğu, davacı tarafından davalı tarafa düzenlenmiş olan faturaların davalı tarafın cari hesabında kayıtlı olduğu, davalı tarafın ticari defter kayıtlarında icra takip tarihi olan 18.12.2018 tarihi itibariyle davalı tarafın davacı tarafa 13.750,00 TL tutarında borçlu olduğu,her iki tarafın ticari defter kayıtlarının karşılaştırılmasında, faturalar, ödemeler ve iade faturası konusunda kayıt yönünden herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiş, her ne kadar davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz etmiş ise de bilirkişi raporunun taraf denetimine açık ve mahkememizce istenen hususlar doğrultusunda düzenlendiği anlaşıldığından, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı taraf yemin deliline dayanmış olduğundan, davalı vekili tarafından ibraz edilen 20/09/2019 tarihli "“... Organizasyon Turizm Gıda Otelcilik San.ve Tic. Ltd. Şti. ile aramızda ticari bir faaliyet olduğuna ve bu faaliyet sebebiyle davalı ... Ltd. Şti’nin tarafımıza dava konusu faturalara dayalı bakiye cari hesap borcunun bulunduğuna, namusum, şerefim ve inandığım tüm değerler uğruna yemin ederim.” şeklindeki yemin metni gereğince davacı şirkete HMK 228/2 maddesi uyarınca yemin davetiyesi gönderilmiş, davacı şirket temsilcileri ... ve ... mahkememizin 03/12/2019 tarihli duruşmasına gelerek yemin edasında bulunmak istediklerini beyan etmişlerdir. "Davacı şirket temsilcisi ... beyanında; Davalı şirket ... işletmektedir.... da anlaşmış oldukları sanatçılar bizim otelimizde konakladı. Konuklama ücreti kendilerine fatura edilmesine rağmen borcun 10.000,00-TL lik kısmı ödenmiş olup 13.750,00-TL kısmı ödenmemiştir, davalının faturalara dayalı bakiye cari hesap borcu bulunduğuna dair namusun şerefim ve inandığım tüm değerler adına yemin ederim" şeklinde, Davacı temsilcisi ... ise beyanında; Davalı şirket ... İşletmektedir. ... da anlaşmış oldukları sanatçılar bizim otelimizde konakladı. Konuklama ücreti kendilerine fatura edilmesine rağmen borcun 10.000,00-TL lik kısmı ödenmiş olup 13.750,00-TL kısmı ödenmemiştir, davalının faturalara dayalı bakiye cari hesap borcu bulunduğuna dair namusun şerefim ve inandığım tüm değerler adına yemin ederim" şeklinde yemin edasında bulunmuşlardır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava; davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu aleyhine İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine davalı-borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı borçlunun alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; her ne kadar tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğunun kabul edilmesi gerektiği, ayrıca faturaya konu hizmetin davalıya teslim edildiğine karine teşkil ettiği, buna göre aksini iddia eden davalı tarafın malın teslim edilmediğini ve aralarında akdi ilişki olmadığını usulüne uygun kesin delille ispat etmesi gerektiği, davalı vekilinin bu yönde herhangi bir delil ibraz etmediği, yemin deliline dayandığı, davacı şirket temsilcilerinin taraflar arasında akdi ilişki olduğu ve hizmetin gerçekleştirildiği hususunda yemin etmesi nazara alındığında davalının iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş, davalının itirazında haksız olması ve alacak miktarı likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davanın kabulü ile davalının İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazı iptali ile takibin 13.750,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, 2-Asıl alacak miktarının %20 si olan 2.750,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 939,26-TL nispi ilam harcından, peşin alınan 163,13-TL nispi harç ile icra dosyasında alınan 71,69-TL nispi harç indirildikten sonra kalan 704,44-TL harcın davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına, 4-Davacının yapmış olduğu toplam 820,73-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 2.725,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde kendisine iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İzmir BAM İlgili Hukuk Dairesi Nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/12/2019 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/38, K. 2019/1126, T. 03.12.2019, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-38-e-2019-1126-k-c09c364f7d62