İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/30 E. 2024/423 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/30
- Karar No
- 2024/423
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/30 KARAR NO : 2024/423 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/05/2015 KARAR TARİHİ : 31/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde; Davacının davalılar ile birlikte ... ve Tic. Ltd. Şti. ile... Teknolojileri Bilgisayar Yazılım Endüstri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kurduklarını, kuruluş aşamasında her iki şirkette % 50 hissenin davacıya, % 25'er hissenin davalılara ait olduğunu, şirket kurulurken davalıların münferiden imzaya yetkili şirket müdürü olarak tayin edildiklerini, davacının şirket temsilcisi olmadığını, davacının ortaklığı sırasında hesaplaşma talebinin kabul görmediğini, kendisine kar payı ödenmediğini, davacının hesap sorma talebine karşılık davalıların şirketlerin zarar ettiğini, borç batağında olduğunu, kredilerin ödenmediği şeklinde cevap verdiklerini, daha sonra davalıların şirketlerin paraya ihtiyacı olduğunu, borç para bulmak gerektiğini ifade ettiklerini, davacının para bulamayacağını bildirmesi üzerine hisselerinin bir kısmını satmayı önerdiklerini, davacının bunu da kabul etmediğini, bunun üzerine davalıların borç para bulacaklarını ancak teminat olarak borç veren kişinin şirket hisselerinin 2/3'ünü borç geri ödeninceye kadar yedi emin olarak bize devrini istiyor demek suretiyle davacıyı ikna ettiklerini, bu nedenle davacının sahip olduğu şirket hisselerinin 2/3'ünü davalılara güvendiği ve kendisinin para bulamayacağı ve şirket batarsa borç altına gireceği korkusuyla başta kabul etmese de sonradan bu teklifi kabul ettiğini, hisselerinin 2/3'ünü 10/10/2013 tarihli noter sözleşmesi ile karşılıksız olarak davalılara devrettiğini, buna rağmen kısır döngünün sona ermediğini, davalıların şirket hesapları hakkında bilgi vermediğini, davacıya her seferinde "Borç çok, borçları ödüyoruz" dediklerini, davacının şüphelenmeye başlayarak davalılara baskı yapması üzerine davalıların "Senin emeğin çok, şirketin çok borcu var. Kalan hisseni de devret. Zaten şirket batak. Biz de hisseleri borç aldığımız kişilere devredeceğiz" dediklerini, davacının bu şartlar altında teklifi kabul ettiğini, davalıların helvacı karı bir hesap çıkarttıklarını, bu hesaba göre piyasa değeri 30.000,00-TL olan ... plakalı 2011 model ... marka aracın 52.500,00-TL'ye sayarak piyasa değeri 150.000,00-TL olan ... plakalı aracın 176.827,00-TL'ye sayarak ve 50.000,00-TL nakit ödenerek davacının kalan % 17 olan hissesinin de 24/07/2014 tarihli noter sözleşmesi ile davalılara devredildiğini, böylece milyon dolarlık şirketin % 50 hissesinin 230.000,00-TL karşılığında davalılara devrinin sağlandığını, davacının hisselerini devretmesine rağmen davalıların halen çalıştığını, hisselerini kimseye devretmediklerini görünce şüphelenip yaptığı araştırma neticesinde davalıların ilk günden beri şirketin hesap ve kayıtları üzerinde oynadıklarını, davacıyı yanılttıklarını tespit ettiğini, böylelikle davalıların TBK 77.maddesinde tanımlandığı şekilde haksız olarak zenginleştiğini ileri sürerek davacının sahip olduğu % 50 hissesinin gerçek değerinin tespiti ile sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalılardan tahsili bakımından, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili sunduğu cevap dilekçesinde; Davacının iki kardeşinin şirketlerde gizli ortak olup, şirketlerdeki onların payının da davacı adına kayıtlı olduğunu, davacı adına kayıtlı %50 orandaki hissenin 2/3 oranındaki kısmı 10/10/2013 tarihindeki diğer kardeşlerin şirketten ayrılmak istemesi üzerine, 250.000,00-TL bedelle davalılar tarafından satın alındığını, bu nedenle 10/10/2013 tarihli hisse devrinin gerçekleştiğini, yaklaşık bir yıl sonra davacının da hisselerini devretmek istemesi üzerine 24/07/2014 tarihli hisse devrinin gerçekleştiğini, davacının iddia ettiği gibi aldatma halinin söz konusu olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, dava konusu şirketlere ilişkin ticaret sicil kayıtları dosyaya eklenmiş, taraf tanıkları dinlenmiş, davacı tarafça alınan uzman görüşü dosyaya sunulmakla, mahkememizce... Esas ... Karar sayılı ilam ile davanın reddine karar verildiği, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ve 29.12.2017 tarihli kararı ile ''davacı tarafça ileri sürülen iddia kapsamında şirket kayıtları, vergi kayıtları ile banka kayıtları celp edilerek şirketin ticari defterlerlerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin delil listesini sunarak mahkemeden delillerinin toplanmasını talep etmiş olup,bu durumda davacının delilleri toplandıkan sonra konusunda uzman bilirkişiye şirket defterlerinde inceleme yaptırılarak devir edilen hisselerin devredildiği tarihlerdeki gerçek değerleri ile kar ve zarar durumu saptanarak bu delillerin dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle esasasa ilişkin karar verilmesi gerektiği halde delillerin toplanmaması ve satış değeri ile gerçek değer arasında açık nispetsizlik bulunduğunun ileri sürülmesi karşısında TBK.nun 31.madde hükmüyle birlikte ayrıca TBK'nın 27 (BK 20).maddesi ile TBK.28 maddesinde düzenlenen gabine göre de değerlendirilme yapılarak belirtilen bu kanun hükümlerinin gerekçede tartışılmaması hukuka uygun bulunmamakla davacı tarafın delillerinin toplanmadığına ve eksik değerlendirme yapıldığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosya kapsamı ve istinaf sebeplerine göre duruşma açılmasına gerek görülmeyerek, dosya üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda, ilk derece mahkemesince esasa ilişkin deliller toplanmadan eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı usul ve yasaya aykırı karar verilmiş olduğundan ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğinden istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.'' belirtilerek mahkememiz kararı kaldırılmış, dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiştir. Davacı tanığı ... beyanında özetle; ... Şirketi'nde 2010 yılında işe başladığını, patronlarının davacı ve davalı ... olduğunu, davacının pazarlama ve üretime baktığını, ilk 1-1,5 yıl taraflar arasında sorun olmadığını, bu süre geçtikten sonra davacının şirket ortakları ile konuştuğunu, işlerin kötüye gittiğinin iflas durumuna gelinebileceğini söylediğini, borç para bulabilmek için davacının hisselerini aldıklarını davacının kendisine söylediğini, bu hisseler karşılığında ödeme yapılmadığını beyan etmiştir. Davacı tanığı ... beyanında; Davacı ile mal alışverişi yaptıklarını, davacının son zamanlarda dava konusu şirketlerle ilgili işlerin kötüye gittiğinin kendisine söylendiğini, bu nedenle hisselerini devretmek zorunda olduğunu söylediğini ve hisselerini devretmek zorunda kaldığını beyan etmiştir. Davalı tanığı ... beyanında; Davaya konu şirketlerde muhasebe sorumlusu olarak çalıştığını, davacı ve davalıların şirketlere ortak olduğunu, 2014 yılı Temmuz ayında davacının ayrılmak istediğini söylediğini, kendilerinin de hesaplara göre gerekli işlemleri yaptıklarını, davacının hisselerini davalılara devrettiğini, şirketin iki aracı ile 50.000,00-TL parasının kendisine verildiğini, ikna ve zorlama halinin olmadığını, kendi isteği ile ortaklıktan ayrıldığını, yine davacıdan duyduğuna göre davacının kardeşleri ... ve ... davacı üzerinden ortak olduğunu, kendisi işe başlamadan evvel davacının kardeşlerinin hisselerinin davacı üzeriden davalılara devredildiğini beyan etmiştir. Davalı tanığı ... beyanında; ... fabrika müdürü olarak işe girdiğini, şimdi aynı şirkette genel müdür olduğunu, davacı ile kardeşleri ... ve ... arasında çıkan anlaşmazlık nedeniyle davacı ...'un kardeşlerinin kendi hisselerini davalılara devrettiğini, davacıların kardeşlerinin ortaklığının resmi olmayıp davacı üzerinden olduğunu, davacının kardeşlerinin her iki şirketteki hisselerinin ... üzerinden davalılara devrinden sonra ...'un başka bir oluşuma gideceğini, şirketten ayrılmak istediğini söylemesi üzerine ...'un hisselerinin de davalılara devrettiğini, davacının aynı iş kolunda başka bir kişi ile yaptığı ortaklık sonucunda aynı iş kolunda faaliyetini sürdürdüğünü, esasen şirketin bir takım borçları olduğunu, bunu davacının da bildiğini, davacı ile birlikte işleyişi ve pazarlamayı yürüttüklerini, davacının kimden ne miktar alacak olduğunu bildiğini, alacak durumunu ve potansiyel müşteri raporunu davacı ile birlikte davalılara verdiklerini, davacının her iki şirkette imza yetkisinin olmadığını ancak bunun sürekli seyahatlerde olması dolayısıyla aksaklığa yol açmaması nedenine dayalı olduğunu beyan etmiştir. Davalı tanıkları ... beyanında; Şirketlerin mali müşaviri olduğunu, davacının ortaklıkta ayrılmak istemesi nedeniyle hisse bedelinin tayin edilmesi konusunda kendisinden teknik çalışma istendiğini, kendisinin de hesaplama yaptığını, davacıya isabet eden hissenin değerinin 230.000,00-TL küsur olduğunun belirlendiğini, ... Bey tarafından bu tutarın 250.000,00-TL olarak yuvarlanması konusunda beyanda bulunulduğunu, 250.000,00-TL'nin iki araç ve 50.000,00-TL olarak ödenmesi konusunda mutabık kalındığını ve devirin gerçekleştiğini beyan etmiştir. Mahkememizce istinaf kaldırma kararı çerçevesinde ticari defter ve kayıtların dosyaya sunulması yahut nerede olduğunu bildirmesi için süre verildiği, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ile Tapu Kadastro Genel Müdürlüklerine yazılan müzekkerelere cevap verildiği, istinaf ilamı öncesinde tanık beyanlarının yukarıdaki gibi alındığı ve Vergi Dairesine ve ... Bankasına yazılan müzekkere cevaplarının dosyaya kazandırıldığı anlaşılmıştır. İstinaf ilamı sonrası dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmekle birlikte bilirkişi tarafından hazırlanan 10.02.2020 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, söz konusu rapora karşı davacı vekilince beyan dilekçesi sunulmakla, rapor içeriğinde bir takım eksik hususlardan bahsedildiği, mahkememizce belirtilen eksik hususların incelenmesi için bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesi neticesi, SMMM bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 26.06.2020 tarihli raporun dosyaya kazandırıldığı, rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu görülmüştür. Davalılar vekili tarafından dava konusu uyuşmazlığa yönelik uzman görüş raporuna başvurulduğu, bunun dosyaya ibrazı üzerine davacı vekilinden alınan beyan kapsamında dosyanın incelenmesinde, bozma ilamı kapsam ve içeriği göz önüne alındığında, hem uzman görüş raporunun önceki rapor sunan mali müşavir bilirkişisi tarafından itirazları karşılar mahiyette değerlendirilmesi, hem de şirket adına devir tarihinde kayıtlı bulunan araçlar yönünden de şirketin devir tarihi itibarı ile değerinin tespiti için bu sefer SMMM bilirkişisi yanında otomotiv ve hisse devir ve finans sektörü konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi üzerine hazırlanan 22.03.2021 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, raporun incelenmesinden; hisse bedeli olarak 1.443.733,68-TL belirlendiği, davacı tarafa yapılan 500.000,00-TL'lik ödemenin düşülmesi ile davacıya 943.733,68-TL tutarda eksik bedel ödemesi yapıldığı, ayrıca dava dışı kişilerin imzasının bulunduğu ancak davacının imzası olmayan gizli ortak belgeleri göz önüne alındığında ise, davacıya yalnızca 250.000,00-TL ödeme yapıldığından bu tutarın düşülmesi ile davacıya 1.193.733,68-TL tutarda eksik ödeme yapıldığı konusunda ihtimalli hesaplamanın yapıldığı, rapora karşı taraflarca ileri sürülen beyan ve itirazlar göz önüne alınmakla, yeni bir bilirkişi heyetine tevdi yönünde ara karar kapsamında hazırlanan 27.08.2021 tarihli raporda ise kayıtlı değerler yöntemine ve piyasa değerinin 1,5 çarpanı ile 2 çarpan oranına göre ihtimalli olarak hesaplama yapıldığı ve her üç hesaplamada da davacıya eksik ödemede bulunulduğunun tespiti sureti ile meblağın rapora yansıtıldığı, ancak istinaf bozma ilamı göz önüne alınmakla, bilirkişiden alınacak raporun kaydi değil, reel değerler üzerinden incelemesi ile hesaplamasının yapılması gerektiği göz önüne alınmakla, yeniden aynı bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ile şirketin aktif ve pasif durumunun hisse devir tarihlerine göre reel değeri üzerinden rapor tanzim edilmesi istenilmiş, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 06.06.2023 tarihli ek rapor dosyaya sunulmakla rapora karşı taraflarca beyan ve itirazlarda bulunulduğu anlaşılmıştır. Başlangıçta olmamasına rağmen tahkikatın devamında, dava dilekçesinde belirtilen 10.000,00-TL nin birden fazla davalı olması sebebi ile her bir davalıdan ne kadar talepte bulunulduğu sorulmakla, bu hususta davacı vekili tarafından alacağın belirsiz alacak olduğu belirtilerek, her bir davalıdan talep edilen 10.000,00-TL yi 20.12.2021 tarihli bedel arttırım dilekçesinde belirttiği üzere ...'dan 426.823,62-TL, ...'dan 614.209,59-TL olmak üzere toplam 1.041.033,21-TL tutarda tahsil talebinde bulunduğu yönünde beyanda bulunulduğu, daha sonra sunulan 07.03.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile ...'dan 707.902,58-TL'nin ticari faizi ile tahsilinin talep edildiği görülmüştür. Her ne kadar dosyaya mali müşavir yönünden birden fazla rapor kazandırılmış ise de, SMMM bilirkişisi ... tarafından hazırlanan kök ve ek rapora yapılan itirazlar ve bu konuda mahkememizce verilen ara kararlar göz önüne alındığında bu bilirkişinin yerine başka bir bilirkişiden rapor alınması gerektiği yönünde karar karşısında ve taraflarca sunulan uzman görüş raporlarının mali kayıtlar yönünden bu bilirkişi tarafından değerlendirilmediği gibi, reel değer hesaplamasının da yapıldığı anlaşılmakla, adı geçen bilirkişi tarafından hazırlanan raporların denetime elverişli olmadığı, daha sonradan mahkememizce verilen ara karar kapsamında üçlü bilirkişi olarak görevlendirilen,..., ... ve ... tarafından dosyaya birden fazla rapor sunulmuş ise de, sunulan kök raporun gerek uzman görüşünü gerekse de şirket aktif ve pasifleri üzerinden reel değerlemesi yapılarak davacı hisse bedelinin belirlemesi yapılmadığından, kök raporun hükme esas alınamayacağı ancak ek rapora taraflarca beyan ve itirazlarda bulunulmuş ise de, bahse konu 06.06.2023 tarihli ek raporun mahkememiz ara kararını ve istinaf ilamını karşıladığı gibi hisse devir tarihindeki aktif ve pasiflerin reel değerlemesi esas alınarak, hisse değer belirlemesinin yapıldığı ve bu sebeple raporun denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği göz önüne alındığında, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu ve bu nedenle bu hususta yeniden veyahut yeni bir rapor alınmasının gerekli olmadığı kanaatine varılmıştır. Toplanan deliller, tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının ve davalıların ... ... Ltd. Şti. İle... ... Ltd. Şti.'nin ortakları olduğu, davacının her iki şirkette % 50 şer oranda ortak iken hissesinin 2/3'Lük kısmının 10.10.2013 tarihinde geriye kalan kısmını ise 24.07.2014 tarihinde davalılara devrettiği ve bu devir karşısında alınan bedelin gerçek bedelden oldukça uzak olduğu ve bu nedenle zararının bulunduğu ileri sürülerek, açılı iş bu davada mahkememizce davanın reddine karar verilmiş ise de, yukarıda da belirtildiği gibi istinaf ilamına göre satış değeri ile gerçek değer arasındaki açık nisbetsizliği TBK 31 ve 27. Maddeleri ile aynı yasanın 28. Maddesi kapsamında değerlendirilmek üzere dosyanın incelenmesi neticesinde, ... .... Ltd. Şti. Yönünden 10.10.2013 tarihli 660 adet hisse devri hesaplamasının rayiç değer karşılığı bakımından yapılan değerlendirilmesinde devredilen 660 adet hisse değerinin 966,84-TL olarak, 27.04.2014 tarihli 340 adet hisse devri hesaplamasının yine rayiç değer karşılığı bakımından yapılan değerlendirilmesinde, devredilen 340 adet hisse değerinin 491.535,41-TL olarak hesaplandığı ve dolayısı ile toplam adı geçen şirket yönünden rayiç değer hisse devir bedelinin 492.502,25-TL olduğu, bu tutardan davacının adı geçen şirkete olan borçlarının düşümü neticesinde davacıya ödenmesi gereken tutarın 51.632,95-TL olduğu, davacı tarafça yapılan 2013 ve 2014 tarihli hisse devirleri neticesinde... şirketin % 32'lik ...nın ise % 68'lik oranda hissesinin bulunduğu, ... ... Ltd. Şti. Yönünden, 10.10.2013 tarihli 660 adet hisse devri hesaplamasının rayiç değer karşılığı bakımından yapılan değerlendirilmesinde, devredilen 660 adet hisse değerinin 931.943,30-TL olarak, 27.04.2014 tarihli 340 adet hisse devri hesaplamasının yine rayiç değer karşılığı bakımından yapılan değerlendirilmesinde, devredilen 340 adet hisse bedelinin 346.189,24-TL olarak hesaplandığı ve dolayısı ile toplam adı geçen şirket yönünden rayiç değer hisse devir bedelinin 1.288.132,55-TL olduğu, bu tutardan davacının adı geçen şirkete olan borçlarının düşümü neticesinde, davacıya ödenmesi gereken tutarın 1.266.400,26-TL olduğu, davacı tarafça yapılan 2013 ve 2014 tarihli hisse devirleri neticesinde, ... şirketin % 32'lik, ...nın ise % 68'lik oranda hissesinin bulunduğu göz önüne alındığında, her iki davacının sorumluluğunun olması halinde hisse oran karşılığı sorumluluklarının bulunacağı göz önüne alındığında davacının borçları yanında davacıya hisse devir sebebi ile yapılan ödemelerin de tespit edilen rayiç değerlerden düşümü neticesi, davacıya yapılan ödemenin istinaf ilamında belirtilen maddeler kapsamında değerlendirilmesi gerekeceğinden gerek,... gerekse... plakalı araçların davacıya devri ve gerekse, 50.000,00-TL tutarda nakit devir bedel toplamının dosyaya kazandırılan otomotiv bilirkişisi raporu göz önüne alındığında, toplam hisse devir karşılığı 277.000,00-TL davacıya ödemede bulunulduğu anlaşılmakla, her iki şirket yönünden davacıya yapılması gereken toplam ödemenin 1.318.033,21-TL 'sinden yapılan ödeme toplam 277.000,00-TL nin düşülmesi ile davacı tarafa yapılan eksik bedel ödeme tutarının 1.041.033,21-TL olduğu tespit edilmekle, bu kapsamda 6098 Sayılı Yasanın 31/5 maddesi ile 28. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi neticesinde, davacıya yapılan ödeme ile davacının alması gereken hisse bedeli karşılığı arasında açık nisbetsizlik bulunduğu konusunda bir tereddüt olmamakla birlikte, istinaf kaldırma ilamı öncesi dinlenen tanık beyanları ve istinaf ilam içeriği göz önüne alındığında bahse konu yasanın 27. Maddesi karşısında taraflar arası sözleşmesel ilişkinin geçerli olduğu ve ancak edimler arası açık oransızlık ile devirden önce şirketin mali durumu hakkında davacıya yanıltıcı bilgi verilmesi ve bu bilgi kullanılmak sureti ile söz konusu devrin gerçekleştiği kanaatine varılmakla somut dosya kapsamındaki davacı talebinin esasen 6098 Sayılı TBK'nun 31/5 hükmüne girmediği ancak aynı yasanın 28. Madde kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dolayısı ile davalıların gerçek bedel ile ödenen tutar arasındaki fark kadar davacıya halen borçlu oldukları ve sorumluluklarının da yukarıda belirtilen hisse oranı karşılığı olduğu değerlendirilerek, 1.041.033,21-TL nin % 32'lik kısmı olan 333.130,63-Tl sinden ...nın % 68'lik kısmı olan 707.902,58-TL sinden ise ...nın sorumlu olduğu, bu kapsamda sunulan önce değer arttırım ve sonrasındaki ... yönünden ıslah dilekçesi karşısında Mustafa yönünden talep edilen fazlaya ilişkin talebinin reddi ile 333.130,63-TL den ...nın dava tarihinden, 707.902,58-TL den ise ...nın yine dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte belirlenen tutarların davacıya verilmesine dair karar verilmekle, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile, 333.130,63-TL nin davalı ...'dan, 707.902,58-TL nin ise davalı ...'dan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, -Davalı ... aleyhine fazlaya ilişkin talebin reddine, 2- Karar tarihi itibari ile alınması gereken 71.112,97-TL karar ve ilam harcından evvelce alınan 170,78-TL peşin harç, 17.608,00-TL tamamlama harcı ve 1.605,00-TL ıslah harcının mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 51.729,19-TL karar ve ilam harcının 16.553,34-TL'sinin davalı ... , 35.175,84-TL 'sinin davalı ...'dan TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine, 3- Davacı tarafından sarf olunan 9.344,00-TL yargılama giderinden davanın ret kabul oranına göre hesaplanan 8.572,47-TL yargılama gideri ile 170,78-TL peşin harç, 17.608,00-TL tamamlama harcı ve 1.605,00-TL ıslah harcı ile 27,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 27.983,95-TL yargılama giderinin 8.954,86-TL'sinin davalı ... , 19.029,08-TL 'sinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince kabul tutarı üzerinden hesaplanan; -51.969,59-TL vekalet ücretinin davalı ... ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, -105.106,36-TL 'sinin davalı ...'dan ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6- Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince ret tutarı üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALI ...'ya VERİLMESİNE, 7- Dair, oybirliği ile verilen karar davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/05/2024 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı