İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1506 E. 2019/352 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1506
Karar No
2019/352
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1506 KARAR NO : 2019/352 DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 21/12/2018 KARAR TARİHİ : 29/03/2019 Mahkememizde görülen Konkordato davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREKÇE : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde; davacı şirketin tek ortağının ... olduğunu, davacı ... Kollektif Şirketi ile davacı şirket ve ortakları arasında organik bağ bulunduğunu, birbirlerinin borçlarına kefil olarak birbirlerine destek verdiklerini, ülke ekonomisindeki dalgalanmalar, dünya genelinde yaşanan likidite sıkıntısından olumsuz etkilenerek ödeme güçlüğü içerisine düştüklerini, İİK'nun 285. Ve devamı maddeleri uyarınca konkordato talebinde bulunduklarını, konkordatonun tasdikinden sonra 3 yıl içerisinde 3'er aylık eşit taksitlerle borçlarının %100'ünü ödeme teklifinde bulunduklarını, İİK'nun 286.maddesinde sayılan belgelerin sunulduğunu ileri sürerek öncelikle geçici mühlet kararı verilmesini, akabinde kesin mühlet kararı verilerek bunun sonucunda konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı şirket ile birlikte ... Kollektif Şirketi,..., ..., ... hakkında mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasında Konkordato talebinde bulunulmuş, mahkememizin 24/12/2018 tarihli kararı ile her bir davacı hakkındaki konkordato talepli davanın tefrikine karar verilmiş, davacı ...NAKLİYE TURİZM GIDA TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ hakkındaki dava Mahkememizin 2018/1506 Esas sırasında görülmeye devam olunmuştur. Mahkememizin 24/12/2018 tarihli tensip tutanağı ile İİK'nun 286.maddelerinden eksik olduğu tespit edilenlerin ikmali ve gider avansının yatırılması konusunda kesin süre verilmiş, bunların ikmali üzerine mahkememizin 31/12/2018 tarihli kararı ile davacı şirket hakkında 31/12/2018 tarihinden itibaren geçici mühlet kararı verilerek konkordato geçici komiseri olarak Bağımsız Denetçi YMM ..., Hukukçu... ve Prof. Dr. ... görevlendirilmiş ve ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. İİK'nun 288.maddesi uyarınca geçici mühlet kararı ilgili yerlere bildirilerek ilanlar yaptırılmıştır. Konkordato geçici komiserleri Bağımsız Denetçi YMM ..., Hukukçu... ve Prof. Dr.... 04/02/2019 tarihli ön raporunda İİK'nun 286.maddesinde sayılan belgelerin davacı tarafça dosyaya sunulduğunu, bu arada yaptıkları sınırlı inceleme sonucunda dosyada bulunan mali tabloların ve borç listesinin firmanın kayıtlarına uygun olduğunu, TTK'nun 376/3.maddesine göre rayiç değer bilançosuna göre şirketin borca batık olmadığını, geçici mühletin şartlarının oluştuğunu ortaya koymuşlardır. İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısından davacı... TURİZM GIDA TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Merkez-... sicilinde kayıtlı olduğu, adresinin ... İZMİR olduğu saptanmıştır. Müdahale talep edenlerin sundukları dilekçeler değerlendirilmiş, müdahale harcı yatıranların müdahale talepleri kabul edilmiştir. Konkordato geçici komiserleri Bağımsız Denetçi YMM..., Hukukçu ... ve Prof. Dr.... 08/03/2019 tarihli kesin mühlete esas görüşlerini içeren raporda ve duruşma sırasındaki beyanlarında; borçlar toplamının 34.548.000,00-TL olduğunu, bunun 17.884.000,00-TL'sinin rehinli 16.296.000,00-TL'sinin adi borç olup 17/12/2018 tarihi itibarı ile aktiflerin satış fiyatı esasına göre değerleme yapıldığında şirketin borca batık olmadığını, öz varlığının +1.269.812,67-TL olduğunu, toplam adi alacaklı sayısının 16, rehinli alacaklı saysının 10 olduğunu, şirketin ödeme güçlüğü yaşamasının ana sebebinin 12.04.2018/27.06.2018/06.07.2018/09.08.2018 ve 17.12.2018 tarihinde yapmış olduğu gayrımenkul alımları olduğunu, bu tarihlerde toplam 15 adet taşınmaz alımı yapıldığını, bu taşınmazların şirket defterlerine yansıyan kaydi değerinin 4.531.200,00-TL olup davacı tarafça rayiç değeri olarak 26.934.219,04-TL gösterildiğini, bu taşınmazların tapuda gösterilen bedeli kadar satıcıya nakit ödendiğini, kalan kısmı için mülk sahiplerine senet verildiğini, konkordato kapsamında adi borçların önemli bir kısmının 15.925.207,26-TL olup (%98) gayrımenkul alımından kaynaklandığını, bu taşınmazların bankaya ipotek işleminde kullanılmak suretiyle bankadan 14.310.955,00-TL kredi kullanıldığını, rehinli borcun önemli bir kısmının (%80) bu kredilerden kaynaklandığını, bu kredilerin şirket kayıtlarına intikal ettirilmediğini, geçici mühlet içerisinde kredilerin akıbetlerini takip edemediklerini, şirketin ortaklar hesabının incelenmesinde ortaklara borçlar hesabının açılıştan gelen 23.248.266,74-TL tutarın nasıl oluştuğunun 2017 yılından gelmesi itibariyle nasıl kaynaklandığının bilinmediğini, ortak tarafından 30/06/2018 tarihinde 1.250.000,00-TL, 31/08/2018 tarihinde 802.518,87-TL direk kasaya giriş yapılmak suretiyle kayıt oluşturulduğunu, ortaklardan alacaklar hesabının açılıştan gelen 22.615.490,00-TL tutarının bulunduğunu, yıl içerisinde 54.703.293,88-TL işlem tutarı gerçekleştirildiğini, 11/10/2018 tarihi itibariyle ortağın şirkete 45.164.110,80-TL borcu bulunmakta iken 17/12/2018 tarihinde ortağın bu borcu tamamen, 27/11/2018 - 30/11/2018 - 17/12/2018 tarihinde yapılan kayıtlar sonucunda sıfırlandığını ve sonrasında tekrar alacaklandırmak suretiyle 22.595.800,00-TL şirketin borçlu duruma döndürüldüğünü, her iki hesabın ayrıntılı incelenmesi sonucunda fiktif olacaği kanaatine ulaşıldığını, şirketin daha evvel 3 ayrı petrol istasyonunda satış yaparak faaliyet gösterdiğini ancak bunlardan İzmir ili, Hatay semtinde bulunan istasyonun ... Kollektif Şirketine ait olup, geçici mühlet döneminde bu istasyonda faaliyetin olmadığını, İzmir ili, Yenişehir semtinde bulunan istasyonun ise Şoförler Odasına ait olduğunu, bu istasyonda davacının kiracı olarak bulunduğunu, İzmir Şoförler Odası ile Büyükşehir Belediyesi arasındaki ihtilaf nedeniyle bu istasyonun da çalışamadığını, şirketin Kuşadası İlçesindeki petrol istasyonunun 22/03/2019 tarihinde faaliyete geçtiğini perakende satış kârının %8, toptan satış kâr marjının %6 olduğunu, satış tarihinden duruşma tarihine kadar elde edilen satış rakamları ve kârlılık oranları karşısında borç tasfiye projesinin uygulanabileceğini ortaya koymuşlardır. Kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi için tayin edilen 22/03/2019 tarihli ve 29/03/2019 tarihli duruşmalarda; davacı taraf, komiser heyeti ile duruşmaya katılan alacaklılar dinlenerek değerlendirilmiştir. Davacı taraf dünya ölçeğinde ve ülke nezdinde yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle davacı şirketin likidite sıkıntısına ve ödeme güçlüğüne düştüğünü belirterek konkordato talebinde bulunmuş ancak komiser heyetlerinin tespitleri karşısında davacı şirketin ödeme güçlüğü yaşamasının ana nedeninin 12/04/2018 tarihinden konkordato talep tarihinin hemen öncesine kadar yapılmış gayrımenkul alımları olduğu anlaşılmıştır. Konkordato, dürüst borçlular için kabul edilmiş bir müessese olup davacı şirket ve yetkililerinin gerek konkordato başvurusu öncesinde ve gerekse konkordato süresince dürüstlük ilkesine uygun hareket etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Davacı şirket ünvanından da anlaşılacağı üzere akaryakıt şirketi olup konkordato başvurusu öncesinde 12/04/2018 tarihinden 17/12/2018 tarihine kadar 15 adet gayrımenkul almış, bunları ticari defterlerine 4.531.200,00-TL değerle kaydetmiş ve dava dilekçesi ekindeki belgelerden bu gayrımenkullerin rayiç değerlerini 26.934.219,04-TL olarak göstermiştir. Öncelikle akla ilk gelen soru şirket ekonomik zorluk içerisinde ise gayrımenkul alınmasının doğru olup olmadığı, hatta bu gayrımenkul alımlarının hangi amaçla yapıldığı, konkordato başvuru öncesinde fiktif borç ve konkordatoda nisap yaratmak amacıyla yapılıp yapılmadığı konusudur. Komiser raporlarından anlaşıldığı üzere adi borçların 15.925.207,26-TL'si (ki bu tutar adi borç toplamının %98'ini oluşturmaktadır) bu gayrımenkul alımlarından kaynaklanmaktadır. Bir gayrımenkul sahibinin, gayrımenkul bedelinin büyük kısmı için senet alarak gayrımenkulü satması da ayrı ve düşündürücü bir konudur. Bu görüntü karşısında söz konusu gayrımenkul alımları nedeniyle borç yaratılmasının nisap yaratma amaçlı olabileceği düşünülmüştür. Bunların yanı sıra söz konusu gayrımenkuller nedeniyle 2 ayrı bankadan 14.310.955,00-TL kredi kullanıldığı, gayrımenkuller üzerine ipotek konulmuş, bu kredilerin şirket kayıtlarına intikal ettirilmediği ve akıbetinin tespit edilemediği komiser heyeti beyanından anlaşılmıştır. Bu krediler nedeniyle oluşan rehinli borç ise toplam rehinli borçların %80'ini oluşturmuştur. Dolayısıyla bu gayrımenkul alımları nedeniyle oluşturulan borcun dürüstlük kuralına uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. Şirketin ortaklar hesabının değerlendirilmesinden; ortaklardan alacaklar hesabında yıl içerisinde 54.703.293,88-TL tutarında işlem gerçekleştirilmiş 11/10/2018 tarihi itibariyle ortağın şirkete 45.164.110,80-TL borcu bulunmakta iken konkordato başvurusu öncesinde 27/11/2018-30/11/2018-17/12/2018 tarihinde yapılan kayıtlar sonucunda bu borcun sıfırlandığı ve daha sonra tekrar ortağın 22.595.800,00-TL borçlu duruma düşüğü, bu işlemlerin tamamının kasa hesabından yapıldığı ve komiser heyeti görüşünde ortaya konulduğu üzere fiktif işlemler olduğu, samimi ve inandırıcı olmadığı dürüstlük kuralına aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere gerek 2018 yılı içerisindeki gayrımenkul alımları, bu gayrımenkul alımları nedeniyle adi borçların %98'i oranında borç yaratılması ve gerekse bu gayrımenkuller üzerine ipotek konularak bankadan kullanılan kredinin akıbetinin belirlenememesi ile şirketin ortaklar hesabındaki ortağın gerçek ödemesini yansıtmayan fiktif kayıtlar karşısında davacı şirket ortaklarının ve dolayısıyla davacı şirketin dürüstlük kuralına uygun davranmadığı, konkordato kesin mühletine müstehak olmadığı kanaatine varılmış ve davanın reddine geçici mühletin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davacının konkordato başvuru öncesinde şirketin zor durumda olmasına rağmen, çok sayıda gayrimenkul aldığı ve alınan gayrimenkuller karşısında bankalardan kullanılan kredilerin akibetinin tespit edilemediği, şirketin ortaklara olan borçlar hesabının konkordato öncesinde yüklü miktarda fiktif edildiği tespit edilmekle, samimi ve inandırıcı bulunmayan konkordato davasının reddine, Geçici mühletin derhal kaldırılmasına, Komiser heyetinin görevine son verilmesine, İhtiyati tedbirlerin kaldırılmasına, Geçici mühletin kaldırıldığının ilgili yerlere bildirilmesine ve ilanına, 2-Karar tarihi itibarı ile alınması gereken 44,40-TL harçtan peşin alınan 35,90-TL harcın mahsubu ile eksik 8,50-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, - Davacı tarafça yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, Hakim ...'ın muhalefeti ile oyçokluğu ile verilen karar davacı şirket temsilcisi ve davacı şirket vekili ile bir kısım müdahil ve müdahale talep edenlerin yüzüne karşı, tebliğden itibaren 10 günlük süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/03/2019 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... (Muhalif) e-imzalı Katip ... e-imzalı MUHALEFET ŞERHİ : Dosya içerisinde mevcut tüm deliller ile geçici konkordato komiser heyetinin, duruşmada ki beyanları ve raporlarında davacının sunmuş olduğu konkordato projesinin davacı şirketin faaliyetlerini denetlemeye başladıkları tarihten itibaren kar marjlarının %8 ve %6 olduğu bu değerlere bakıldığında davacı şirketin konkordato ön projesinde hedeflediği hasılatı elde edebileceği ve projenin uygulanabileceğini belirttikleri ancak şirketin adi borçlarının büyük çoğunluğunun (%98) 2018 yılının 4. Ayında başlayıp konkordato talep edilen tarihe kadar alınan gayrimenkullerin, şirketin konkordato talep etmesine neden olduğu yönünde ki beyanları ile davacı şirket ortağı ...'ın bir kısım taşınmazları önceden satın aldıkları ancak tapularının devir tarihlerinde alındığı sadece tapu devrinin konkordato tarihine yakın olmasının söz konusu olduğunu zaten bu taşınmazların ödemelerinin büyük çoğunluğunun daha önceden yapıldığını belirttiği nazara alındığında kanun koyucunun amacının yapmış olduğu ekonomik tercihler sonucu mali yönden sıkıntı yaşayan şirketlerin, (kaldı ki davacı şirket bu taşınmazları şirkete finansman sağlamak için bankalara ipotek vermiştir) tacirlerin, esnafların yani kısaca ekonomiyi ayakta tutan unsurların bu ekonomik sıkıntıdan kurtulmalarını sağlamak amacıyla getirmiş olduğu konkordato müessesesinin davacı gibi akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren ve sürekli mal alış ve satışının bulunduğu işletmeler yönünden sunulan projelerin gerçekleşme ihtimalinin çok yüksek olduğu kanun koyucunun amacıda birlikte değerlendirildiğinde davacı şirketin gerek yaratmış olduğu istihdam gerekse ekonomiye yapmış olduğu katkıdan dolayı konkordato kesin mühleti verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. Üye ... e-imzalı

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1506, K. 2019/352, T. 29.03.2019, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1506-e-2019-352-k-8c4719be9eef