İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/446 E. 2018/82 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/446
- Karar No
- 2018/82
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/446 Esas
KARAR NO : 2018/82
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 20/04/2017
KARAR TARİHİ : 30/01/2018
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı tarafından işletilen... isimli gelinlik satış mağazasına gelinlik ve bütünleyici malzemeleri temin ettiğini, ancak davalı tarafından fatura bedellerinin ödemediğini, bu nedenle İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tacir sıfatının bulunmadığını davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında 2016 yılında herhangi bir ticari akdi yada cari hesap ilişkisinin bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce davalının Van Esnaf ve Sanatkar Odası kaydı, 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin vergi beyannameleri, ... Kargo'nun irsaliyelere ilişkin cevabi yazısı celp edilmiş dosya arasına alınmıştır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesinde her iki tarafın ticari işletmesinden doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış. maddenin 'a' bendin de bu kanunlarda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalar ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi yada aynı madenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekir. Somut olayda ise davalının tacir kaydının bulunmadığı, esnaf kaydının bulunduğu ancak gerek dava tarihi itibariyle gerekse takip tarihi itibariyle gerçek usulde vergi bildirimine tabi olduğu ve gayrisafi hasılasının VUK 177. Maddede belirtilen ve her yıl güncellenen sınırların altında olduğu, bu nedenle esnaf sayılması gerektiği, dolayısıyla her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir davanın söz konusu olmadığı, davaya konu olayın TTK 4. Maddesinin a bendinde sayılan hiç bir hususa uymadığı ve davanın mutlak ticari dava da olmadığı, davanın alacak davası olarak nitelendirilmesi gerektiği ve bu davaya bakma görevinin de mahkememiz görevinde olmadığı, davaya genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi'nde bakılması gerektiği kanaatine varılarak, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
Davanın HMK 114/1-c maddesi gereğince görevsizlik nedeniyle usulden reddine.
Kararın kesinleşmesinden itibaren ve istem halinde dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
HMK 20. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde müracaat edilmemesi durumunda davanın açılmamış sayılacağının ihtarına,
Yargılama harç ve giderleri hususunun esas mahkemede hüküm altına alınmasına.
Dair, verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/01/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı