İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/833 E. 2024/861 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/833
Karar No
2024/861
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2024/833 Esas KARAR NO : 2024/861 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 30/09/2024 KARAR TARİHİ : 01/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "Müvekkile ait ... plakalı ticari şehiriçi dolmuş ile davalıya ait... plakalı ticari taksi 18.08.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karışmıştır. Davalıya ait araç %75 kusurludur. Tarafımızca 11.11.2023 tarihinde davalı yan aracının sigorta şirketine karşı hasar tazminatı ve değer kaybının tahsili için Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapılmış olup, yargılama süresince Sigorta Tahkim Komisyonu gerçek zarar ve gerçek değer kaybının tespitine yönelik olarak bilirkişi raporu aldırmıştır. Sigorta Şirketince tarafımıza poliçe limitini tamamlayacak şekilde ödeme yapılmıştır. (poliçe limiti 120.000-TL). Sigorta Şirketince ödenen miktar gerçek zararı karşılamaya yetmemiştir. Bilirkişi raporunda ve Sigorta Tahkim Komisyonu kararında da görüldüğü üzere Sigorta Şirketinin poliçe limitini aşan bakiye hasar tazminatı ve bakiye değer kaybı mevcuttur. Kusur tenzili yapılarak hesaplanan 62.173,24-TL bakiye hasar tazminatı ve 8.655,36-TL bakiye değer kaybının kaza tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsili için araç malikine ve şoföre karşı İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyada tarafımızca icra takibi başlatılmıştır. Araç maliki olan davalı yan borçlu olmadığından bahisle haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiştir ve takip davalı yan yönünden durmuştur. Bilirkişi raporları ve tahkim kararıyla alacaklı olduğumuz tutar ortaya konmuştur. Davalı yan icra takibinde tahsilatı geciktirmek adına , zaman kazanmak gayesiyle borçlu olmadığı yönünde yaptığı itirazı kötü niyetli olduğunu göstermektedir. Bu sebeple davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve alacağa ticari avans faizi işletilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Davamızın KABULÜne, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyasına yapılan kötü niyetli İTİRAZIN İPTALİNE, İtiraza uğrayan tüm alacaklar yönünden TAKİBİN KALDIĞI YERDEN DEVAMINA, Haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20' sinden az olmamak üzere CRA İNKÂR TAZMİNATINA hükmedilmesine ve ticari avans faizi işletilmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla vekaleten arz ve talep ederim." şeklinde talep ve dava etmiştir. GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun 1. maddesine göre, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 114/c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesine göre, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Dolayısıyla görev konusunun, mahkemelerce her aşamada resen gözetilmesi gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. TTK 14. maddesinde "bir ticari işletmeyi, kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo ve sair ilan vasıtaları ile halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline kaydettirerek keyfiyeti ilan etmiş olan kimse fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır." denilmektedir. Somut olay; tarafların ticari ilişkisine dayanmayıp, trafik kazasından ibarettir. Davanın tarafları arasında davayı mutlak ticari dava yapacak bir sigorta şirketi de bulunmamaktadır. Davayı mutlak ticari dava yahut nisbi ticari dava kılacak bir unsur bulunmadığından aşağıdaki karara hükmolunmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK.114/1-c, 115/2 madddesi gereği GÖREVE İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2- HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 3- Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4- Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 01/10/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/833, K. 2024/861, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-833-e-2024-861-k-b710c4476c79