İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/572 E. 2025/61 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/572
Karar No
2025/61
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/572 Esas KARAR NO : 2025/61 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/07/2024 KARAR TARİHİ : 21/01/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu,İzmir ...İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyası üzerinden 03.05.2024 tarihinde tarafınca başlatılan ilamsız icra takibi kapsamında borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, taraflar arasında gerek whatsup yazışmaları gerekse de yazılı ve ıslak imzalı Cari Mutabakat metni bulunmasına rağmen borçlu borcunu ödemediğini ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini, tüm bu nedenlerle; borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazının iptalini, takibin devamına karar verilmesini, ayrıca davalı aleyhine, %20‘den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle borçlu tarafından haksız ve kötüniyetli olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamını,borcu olduğu halde itiraz eden davalının %20 den az olmayacak oranda icra -inkar tazminatı ödemesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan otomotiv yedek parça satışı yaptığını, müvekkili de tamir ya da bakımı üstlendiği bir çok aracın parça tedariğini davacı firmadan temin ettiğini, ancak müvekkili tamiri yaptığı ...plakalı araçta yapılan inceleme ve cihaz denetimleri ile aracın enjektor sistemindeki 'enjektor geri dönüş hortumu, eksoz sıcaklık sersoru'nde araza tespit edildiğini, iş bu arıza tespitinden sonra yukarıda karşı taraf olarak belirtilen ve müvekkilin devamlı yedek parça temin ettiği davacı...Otomotiv Yedek Parça Tic. Ltd. Şti'den arızalı parçalar tedarik edilmiş (fatura ektedir) ve aracın tamiri tamamlandığını, araç yaklaşık 50-60km deneme sürüşünden sonra bir anda motorda alev çıkmış ve motor kısmında bir takım parçaların yandığını, çıkan alev söndürülmüş ve araç tekrar tamirhaneye çekici vasıtası ile getirildiğini, alevin çıkma sebebi araştırılmış ve karşı yandan alınan parçaların ayıplı olması neticesinde olduğu görüldüğünü, akabinde tarafımızca bu hususta İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'ni ...D.İş sayılı dosya ile tespit yaptırıldığını, yapılan tespit neticesinde davacı yanın sattığı parçaların ayıp olduğu sonucuna varıldığını, iş bu durum davacı yana iletilmiş ise de davacı ayıplı çıkan parçalar neticesinde meydana gelen zararı gidermediği gibi ayıp olan parçalarında bedelini talep ettiğini, açıklanan nedenlerle haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddine ile davacının kötü niyet tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: :İcra Müdürlüğü dosyası,cari hesap mutabakat metmi,taraflar arası whatsup yazışmaları,faturalar, şirket defter ve kayıtları,banka hareketleri ve hesap kayıtları,tanık,bilirkişi,yemin ve sair yasal delil suretleri delil olarak değerlendirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, satış sözleşmesine bağlı açık hesap bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 2-Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında alım-satım ilişkisi bulunduğunu, davacının satışını gerçekleştirdiği ürünler nedeniyle düzenlediği fatura bedellerinden oluşan cari hesap ilişkisi sonucu davacının takip konusu alacak miktarı kadar alacağının mevcut olduğunu, davacı ile davalı arasında cari mutabakat metni bulunduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptaline ve %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 3-Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş, cevap dilekçesiyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, davacının davalıya satışını yaptığı arızalı parçalar nedeniyle davalının tamirini gerçekleştirdiği... plaka sayılı araçta arıza meydana geldiği ve aracın kısmen yanması nedeniyle zarar oluştuğu, İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyasında bu hususta tespit yaptırıldığı, yapılan tespit neticesinde davacının satışını gerçekleştirdiği ayıplı parçanın hasara sebebiyet verdiği, davacı şirketin oluşan zararı gidermediği gibi ayıplı parçanın bedelini de talep ettiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. 4-Dava konusu alacak satış faturalarından oluşan açık hesap bakiyesine dayanmakta olup, dava konusu icra takip dosyasının incelenmesinde davacının takipte ve davada açık hesap ilişkisine dayanıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık satış sözleşmesinden kaynaklandığından ve mutlak ticari işlerden olmadığından mahkememizce davalının tacir olup olmadığı hususunda vergi dairesi kayıtları incelenmiş, Hasan Tahsin Vergi Dairesi'nin 21/11/2024 tarihli cevabi yazı eklerinde yer alan 2023 yılı brüt satışlarının 2.554.309,44-TL düzeyinde olduğu, satış hasılatı itibariyle tacirlik sınırı üzerinde faaliyeti bulunduğu ve tacir sıfatını haiz olduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı gözetilerek davanın Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 5-Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir. Davacı tarafça dosyaya sunulan 02/04/2024 tarihli cari hesap mutabakat formunda davacı şirket ile davalının bakiye 40.000,00-TL davacı alacağı bulunduğu yönünde mutabakat sağladığı, her iki tarafın imzasıyla davacının 40.000,00-TL alacaklı bulunduğunun kayıt altına alındığı görülmüştür. Esasen davalı tarafça mutabakat formuna ve açık hesap dayanağı faturalara itiraz bulunmamakta, uyuşmazlık davacının satışını gerçekleştirdiği 23/11/2023 tarihli 11.305,00-TL bedelli fatura içeriği parçaların ayıplı olup olmadığı, ayıp nedeniyle dava dışı aracın zarar görüp görmediği ve bu zarardan dolayı açık hesap bakiyesinde davalının mahsup talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. 6-Satış sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir olup, 6102 sayılı TTK'nın 18/3 maddesine göre, "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." ve 23/c maddesine göre, "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta davalı tarafça, davacının satışı gerçekleştirdiği 23/11/2023 tarihli 11.305,00-TL bedelli fatura içeriği parçaların ayıplı olduğu ve bu parçaların kullanıldığı araçta hasar oluştuğu savunularak bu mal bedeli ve zarar bedelinin açık hesap bakiyesinden mahsubu gerektiği savunulmuş ise de, davalının dayandığı deliller arasında ayıp ihbarında bulunulduğuna dair veya satış sözleşmesinden dönüldüğünün davacıya iletildiğine dair bir delil bulunmadığı gibi bir an için böyle bir delilin bulunduğu kabul edilse dahi satış sözleşmesine konu faturaların 23/11/2023 tarihinde düzenlendiği ve ayıbın da en geç delil tespiti başvuru tarihi olan 04/12/2023 tarihinde ortaya çıkmış olduğu, delil tespiti dosyasına sunulan 10/01/2024 tarihli bilirkişi raporuyla dava dışı... plaka sayılı araçta meydana gelen hasarın onarım bedelinin de belirli hale gelmiş olduğu, davalı tarafça bu hasar bedelinin ve ayıplı olduğu ileri sürülen parçaların bedelinin iadesi veya açık hesaptan mahsubuna yönelik davacıya bir talepte bulunulduğuna dair delil bulunmadığı, 02/04/2024 tarihli cari hesap mutabakat formu ile ihtirazı kayıtsız olarak 40.000,00-TL borç bakiyesinin kabul edildiği dikkate alındığında, ayıbın ortaya çıkmasından 5 ay sonra gerçekleşen mutabakat metninde veya öncesinde ayıptan kaynaklanan haklarını ileri sürmeksizin faturadan oluşan 40.000,00-TL borç bakiyesini kabul etmesi suretiyle ayıptan kaynaklanan haklarını kullanmaktan vazgeçerek malları ayıplı olarak benimsendiğinin kabulü gerektiği, bir an için aksi düşünülse dahi ortaya çıkan ayıpla ilgili olarak delil tespiti de yaptırıldığı ve gerek ayıplı olduğu savunulan mal bedeli gerekse oluşan zararın miktarı bilindiği halde açık hesap mutabakatı imzalanması suretiyle borcun kabul edildiği dikkate alındığında borcun kabulü sonrasında ayıptan kaynaklanan zarar savunmasında bulunulmasının en azından açık hesap bakiyesi yönünden mümkün bulunmadığı, davalının ayıptan kaynaklanan haklarını takas veya mahsup defi yoluyla davacıya karşı görülmekte olan davada ileri sürmesi mümkün olmakla birlikte davalının ayıbın ortaya çıkmasından sonra ayıp ihbarına ve ayıptan kaynaklanan haklarının(tazminat, bedel iadesi vb.) kullanılması hususlarında gerekli külfetleri yerine getirdiğine dair bir delil gösterilmediği, bu haliyle davalının savunmasına esas hususlarda ayıbın ortaya çıkması sonrası aradan makul düzeyin çok üzerinde bir zaman geçmesine rağmen açık hesap mutabakat tarihine kadar ve davaya cevap tarihine kadar bu hususta bir iddiasının bulunmadığı dikkate alındığında cevap dilekçesine konu ayıplı malların benimsendiğinin kabulü gerektiği ve açık hesap bakiyesinden bununla ilgili mahsup talep edilemeyeceği değerlendirildiğinden davacının açık hesap bakiyesine ilişkin davalı kabulüyle ispat ettiği 40.000,00-TL alacağının takip tarihi itibariyle mevcut olduğu değerlendirilmekle davanın kabulüne karar verilmiştir. 7-Davacının alacağı fatura alacaklarından kaynaklanan bakiye açık hesap alacağına dayanmakta olup davalının takip tarihi 03/05/2024'ten 1 ay önce açık hesap mutabakat formunu imzalamak suretiyle bakiye borcundan haberdar olduğu, taraflar arasında mutabakat formunun imzalanmasından sonra takip tarihine kadar başkaca bir alış-satış faturası düzenlenmediği ve ödeme işlemi de bulunmadığı dikkate alındığında alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü gerektiği, davalı tarafça ayıp savunmasında bulunulmuş ise de ayıp ihbarı ve ayıptan kaynaklanan hakların kullanılmasına dair süresi içerisinde davacıya iletilmiş bir talebin varlığı ispat edilemediğinden bu hususun alacağın likit olma özelliğini etkilemeyeceği gözetilerek davalı aleyhinde alacağın %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmiştir. 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, İzmir...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının iptali ile takibin itiraz öncesi koşullarda devamına, 2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değerinin %20'si oranında belirlenen 8.000,00-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.732,4‬0-TL harçtan peşin olarak alınan 483,10-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.249,3‬0-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 483,10-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı ile 210,00-TL posta ve tebligat ücreti olarak sarf edilen toplam 637,60-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla, davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/572, K. 2025/61, T. 21.01.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-572-e-2025-61-k-5905e3787bed