İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/209 E. 2024/1173 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/209
Karar No
2024/1173
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/209 Esas KARAR NO : 2024/1173 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/03/2024 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... Altındağ Şubesi'ne ait 24.02.2024 tarihli... Seri Nolu 150.000 TL bedelli çekin tahsili amacıyla davalı/hamil çeki bankaya ibraz ettiğini, çekin karşılıksız işlemi yapıldığını, dava konusu çekin şirket yetkilisi olarak tarafınca düzenlenmemiş ve tarafımca imzalanmadığını, çekteki imzanın tarafına ait olmadığı bilirkişi incelemesi ile açıkça anlaşıldığında yüksek yargı kararları gereği çekin kurucu unsuru olan keşideci imzasının sahteliği/geçersizliği sebebiyle davalı/hamile karşı sorumlu olmayacağı hüküm altına alınması gerekeceğini, çekteki imzanın tarafına ait olmadığı gibi çek düzenlenirken çek üzerine yazılan yazıların da tarafınca düzenlenmediğini, arabuluculuk başvurusu yapılmış, davalı taraf mazeretsiz bir şekilde toplantıya katılmadığından arabuluculuk görüşmeleri de sonuçsuz kalındığını, davanın kabulü ile ... Altındağ Şubesi'ne ait 24.02.2024 tarihli ... Seri Nolu 150.000 TL bedelli çekten kaynaklı davalı/hamile borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekiline dava dilekçesinin ve tensip zaptının tebliğ edildiği ancak davaya cevap vermediği görülmüştür. DELİLLER:...Altındağ Şubesi'ne ait 24.02.2024 tarihli ... Seri No'lu 150.000 TL bedelli çeki, banka kayıtları, Resmi Kurumlar Nezdinde İmza Örnekleri, Bilirkişi İncelemesi, Arabuluculuk Tutanağı, Tanık Anlatımları, yemin, İkamesi Mümkün Her Türlü Yasal Delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 30/10/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Ayrıntılı olarak belirtildiği, fotoğraflarda da görüldüğü ve gösterildiği gibi Dava Konusu...numaralı çekin, Ön yüzü lehtar hanesine ilk kez yazılmış “... Paketleme ve Yapı Malzemeleri A.Ş ibarelerinden “Paketleme” ibaresinin üzeri çizilerek üst kısmına “ambalaj” ibaresinin yazılmasını onaylar nitelikte keşideci şirket adına atılmış bir adet imzanın, mukayeseye esas belgelerindeki mevcut tatbike medar imzalarına atfen, davacı Şirket Yetkilisi ... elinden çıkmadığı, -Ön yüzü sağ alt kısmına keşideci şirket adına atılmış bir adet imzanın, mukayeseye esas belgelerindeki mevcut tatbike medar imzalarına atfen, davacı Şirket Yetkilisi... elinden çıkmayıp, bu şahsın hakiki imzalarından faydalanılarak takliden atılmış sahte imza olduğu, kanaat ve görüşüne varılmıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, İİK 72.maddesi uyarınca icra takibinden önce açılmış menfi tespit davasıdır. 2-Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. 3-Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça, davalı şirket tarafından muhatap bankaya ibraz edilen çekte bulunan keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi...a ait olmadığı ileri sürülerek menfi tespit isteminde bulunulmuş, davalı taraf süresinde sunduğu cevap dilekçesinde çekin ciro yoluyla teslim alındığını, keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığının bilinmediğini, yapılacak imza incelemesi sonucu imzanın şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edilmesi halinde davayı kabule hazır olduklarını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediği için davalı aleyhinde yargılama giderine hükmedilmemesi savunulmuştur. 4-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yazı veya imza inkârı” başlıklı 208. maddesi; “(1) Taraflardan biri, kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek isterse, sahtelik iddiasında bulunmalıdır; aksi hâlde belge, aleyhine delil olarak kullanılır. (2) Bir belgenin sahteliği iddia edildiğinde, belgenin mahkemeye verildiği tarih yazılıp mühürlenerek, saklanması için mahkemece gerekli tedbirler alınır. (3) Bir belgenin sahteliğini iddia eden kimse, bunu aynı mahkemede ön sorun şeklinde ileri sürebileceği gibi, bu konuda ayrı bir dava da açabilir. (4) Resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Asıl davaya bakan hâkim, gerekirse bu konuda imza veya yazıyı inkâr eden tarafa, dava açması için iki haftalık kesin bir süre verir” Aynı Kanun’un “Yazı veya imza inkârının sonucu” başlıklı 209. maddesi; “(1) Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (2) Resmî senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinde, senetteki yazı veya imzanın sahteliği, ancak mahkeme kararıyla sabit olursa, bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (3) Senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir, o senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmez ve gerektiğinde senet sahibi haklarının korunması için yeni tedbirler talep edebilir” HMK’nın “Sahtelik incelemesi” başlıklı 211. maddesi ise; “ (1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir: a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir”. şeklinde düzenlemeler içermektedir. 5-Buna göre, HMK’nın 211/a maddesine göre yapılan incelemeye rağmen hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamış ise HMK’nın 266. ve devamı maddelerine göre çözümü özel veya teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesine karar verilir. Aynı Kanun’un 211/b maddesine göre bilirkişi incelemesinden önce mevcutsa o tarafa ait karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar ilgili yerlerden getirilir. Bilirkişi o mahkemede elde edilen yazı ve imzalarla inceleme yapar. Bu husus maddenin gerekçesinde “...Bilirkişi incelemesinde, bu yazı ve imzalarla mahkemece elde edilen yazı ve imzalar esas alınır. Bilirkişi inceleme için gerekli görürse kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir...” şeklinde açıklanmıştır. Bu hükümden anlaşılacağı üzere takibe dayanak senedin sahteliğinin bilirkişi raporu ile ispatlanması gerekir. Bilirkişi incelemesinde kullanılacak belgeler mahkeme veya bilirkişi huzurunda alınan imza örnekleri ve mukayeseye esas belgelerdir. Ticaret Sicili kayıtlarının incelenmesinde, davacı şirketin 07/02/2022 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan kuruluş ilanına göre kuruluş tarihinde yetkilisinin ... olduğu, 14/03/2024 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ilana göre şirket yetkilisinin adının ...olarak değiştirildiğinin ilan edildiği, bu suretle şirketin kuruluş tarihinden itibaren tek bir temsilcisinin bulunduğu ve çek keşide tarihinde de temsilcinin... olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce davacı şirket yetkilisi... duruşmaya davet edilerek çek üzerinde yer alan imza ve yazı örnekleri gösterilmiş, şirket yetkilisi beyanında çekte yer alan yazı, rakam ve imzaların hiçbirinin kendisine olmadığını beyan etmiştir. 6-Adlî bilimler disiplininin bir dalı olan kriminalistiğin özel bir sahası olan adlî grafoloji ve belge sahteciliği dalı, el yazısı ve imzaların grafolojik açıdan kişinin samimi yazı ve imzalarının karakteristik yazım özelliklerinin tespitini ve belirlenen karakteristiklerin, araştırılan (incelemeye konu olan) yazı ve imzalarda da var olup olmadığının incelenmesini içerir. Bilirkişi inceleme sonucunda senette borçluya atfen atılı bulunan imzanın borçluya ait olup olmadığına ilişkin bir kanaate ulaşır. Mahkemece bilirkişi raporu yeterli görülür ise bu rapora göre, yeterli görülmez ise ek rapor alarak veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırarak sonucuna göre karar verilir. Somut uyuşmazlıkta mahkememizce davacı şirket yetkilisi ...n çek keşide tarihine yakın tarihli mukayese imza ve yazı örnekleri dosya arasına alınmış, ayrıca huzurda tatbik edilen imza ve yazı örnekleri de dosyaya kazandırılarak uyuşmazlık konusu çekte yer alan keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi eli ürünü olup olmadığı hususunda grafoloji uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır. Dosyaya sunulan 30/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda çek üzerinde yer alan keşideci imzalarının davacı şirket yetkilisi...elinden çıkmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, rapora karşı süresi içerisinde taraf vekillerinin itiraz bildirmedikleri görülmüştür. 7-Mahkememizce toplanan imza ve yazı örnekleri ve huzurda atılmış imzalar dikkate alınarak yapılan bilirkişi incelemesiyle dava konusu çek üzerinde yer alan keşideci imzasının, keşideci davacı şirket yetkilisi ... elinden çıkmadığı bilirkişi raporuyla sabit hale geldiğinden davacı şirketin çek nedeniyle davalıya karşı sorumluluğu bulunmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. 8-Davalı tarafça davalı şirketin çeki ciro yoluyla teslim aldığı ve dava açılmasına sebebiyet verilmediği ileri sürülmüş ise de davalı tarafça açık bir şekilde kayıtsız şartsız kabul beyanı sunulmadığından HMK'nın 312/2. Maddesinin uygulanamayacağı, diğer taraftan gerçekten de davalı çeki ciro yoluyla elde etmekle keşideciye atfen atılan imzanın şirket yetkilisi adına atıldığını bilemeyecek durumda ise de davacının sorumlu olmadığı bir çekten dolayı sarf ettiği yargılama giderlerinin de üzerinde bırakılmasının hakkaniyete uygun olmayacağı, davalı şirketin görülmekte olan davadan dolayı uğrayacağı zarar ve yargılama gideri sarfiyatını kendi akdi olan ve çeki ciro yoluyla davalıya teslim eden şirkete karşı ileri sürebileceği dikkate alınarak davalı aleyhinde harç ve yargılama giderine hükmedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, davacının Türkiye... Bankası Anonim Şirketi Altındağ Şubesi'ne ait, keşidecisi davacı...Trade Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan ... çek seri nolu 24/02/2024 keşide tarihli 150.000,00-TL bedelli çek yönünden davalı ...Ambalaj Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne borçlu olmadığının tespitine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.246,5‬0-TL harçtan peşin olarak alınan 2.561,63-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.684,87‬-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.561,63-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı ile 330,00-TL posta ve tebligat ücreti, olarak sarf edilen toplam 757,60-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafça sarf edilen 3.500,00-TL bilirkişi ücretinden ibaret yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/209, K. 2024/1173, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-209-e-2024-1173-k-14bb5c3a40b2