İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/166 E. 2025/344 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/166
- Karar No
- 2025/344
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2024/166 Esas KARAR NO : 2025/344 DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 20/02/2024 KARAR TARİHİ : 10/04/2025 YAZIM TARİHİ : 30/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nın Egemenlik Mahallesi ... Bornova/İzmir adresinde kardeşleri ile birlikte ticarethane işlettiğini, işletilen söz konusu ticarethanenin elektrik ihtiyacının ise ... Sözleşme hesap numarası ile ... Elektrik bünyesinden karşılandığını, 09.02.2024 tarihinde ... çalışanları tarafından yapılan kontroller sırasında müvekkilinin kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini ve bu doğrultuda 09.02.2024 tarihli... seri numaralı kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, düzenlenen kaçak/usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağına istinaden 13.02.2024 tarihli GR ... numaralı 1.420.072,19-TL bedelli fatura tanzim edildiğini, 13.02.2024 tarihli GR... numaralı 1.420.072,19-TL bedelli faturadan telefonuna gelen SMS ile haberdar olan müvekkilinin söz konusu fatura bedelinin hayatın olağan akışına aykırı ve son derece fahiş olduğunu gören müvekkilinin ... Elektriğe giderek söz konusu fatura bedelinin kabul edilemez olduğunu ifade ederek faturaya itiraz ettiğini, müvekkilinin görevlilere yapmış olduğu itiraza ... Elektrik tarafından olumlu yahut olumsuz bir cevap verilmediğini, müvekkile dava yoluna gidebileceğini şayet fatura tutarını ödememesi durumunda hakkında icra takibi başlatılacağı ve elektrik enerjisinin kesileceğinin ifade edildiğini, müvekkilinin kendisinden talep edilen meblağın olağanüstü nitelikte olduğuna kesin gözü ile baktığını, müvekkiline kesilen söz konusu faturanın açıkça hatalı olarak düzenlendiği hususları önüne alınarak iş bu davanın açılmış olduğunu müvekkilinin bilirkişi marifeti ile yapılacak hesaplama sonrasında çıkacak borcu ile kendisinden talep edilen meblağ arasındaki fark tutarında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep ettiğini, ... tarafından düzenlenen kaçak elektrik kullanım tespit kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin olarak müvekkil ticarethanesinde çalışan diğer işçilere ve çevre esnaflara konu hakkında soru sorulduğunda bu duruma kimsenin şahit olmadığı ve yine hiç kimsenin böyle bir tutanağı imzalamadığı bilgisini aldığı, bu durumda tutanak tanzim edilirken abone kullanıcı ve görevliler haricinde bulunması zorunlu olan işlem tanığının hazır bulundurulmadığını, bu haliyle tutanağın abonenin ya da tanığın imzasının alınmadan eksik düzenlendiğinin ortada olduğunu, kaçak kullanımın gerçekte var olup olmadığının ispatı bakımından tek başına yeterli olmadığını, 09.02.2024 tarihli ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit tutanağının delil değeri bulunmadığını, hukuka aykırı olarak düzenlenen iş bu tutanak ile tutanağa istinaden düzenlenen 13.02.2024 tarihli GR...numaralı 1.420.072,19-TL bedelli faturaya ilişkin müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline kaçak elektrik kullandığı iddiası ile kesilen 1.420.072,19-TL kaçak elektrik kullanımı bedelinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sonuç olarak davanın kabulü ile 13.02.2024 tarihli GR... numaralı 1.420.072,19-TL bedelli faturaya ilişkin olarak müvekkilinin şimdilik 10.000 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle;...Sokak No... Bornova/İZMİR adresinde bulunan...tesisat numaralı aboneliğin yerinde yapılan incelemede "... hattını yararak 3 faz harici hat çekmek" suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilerek e ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiğini, tutanağa istinaden ... adına ... faturalama belge numaralı 1.420.072,19 TL kaçak kullanım faturası oluşturulduğunu, Kaçak kullanım faturasında; 09.02.2024 ile tüketim seyrinde düşmenin başladığı 09.11.2023 tarihleri arası 93 gün için, yerinde yapılan kontrolde harici hat ile beslenen cihazların etiket güçleri toplamı olarak tespit edilen 158 kW tespit gücü üzerinden, tesisatın plastik enjeksiyon imalathanesi olarak 2 vardiya çalıştığı tespit edilmiş olduğundan “14" çalışma saat ile çarpılmasıyla, 158 x 93 x 14- 205.716 kWh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifenin 1,5 katı ile çarpılmasıyla kaçak tahakkuku hesaplaması yapılmış olduğunu, 1.420.072,19-TL fatura oluşturulduğunu, ... adına tahakkuk olan... faturalama belge numaralı 1.420.072,19-TL kaçak kullanım faturası ilgili Yönetmeliğe uygun olarak düzenlendiğini, davacının kaçak elektrik kullandığı ve buna ilişkin yasal mevzuat çerçevesinde işlemlerin yapıldığını bu nedenle davacının haksız ve mesnetsiz olarak açtığı işbu davanın reddini talep etmiştir. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE; Dava, elektrik kullanımı nedeniyle düzenlenen faturaya dayalı takibe vaki itirazın iptali talebidir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. TTK'nun 19. maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. Ticaret Siciline yazılan müzekkereye verilen cevapta kaydına rastlanmadığı; Esnaf Odasına yazılan müzekkereye verilen cevapta "Konfeksiyon imal ve satıcılığı" üzerine 01.10.2003 - 29.11.2010 tarihleri arasında kaydının bulunduğu ancak terk ettiği; Vergi Dairesi Başkanlığına yazılan müzekkereye verilen cevapta ise; davacının 06.01.2025 tarihinde faaliyetine başladığı ancak 21.01.2025 tarihli yoklamada mükellefin FAAL OLMADIĞININ TESPİT EDİLDİĞİ, mükellefiyet kaydının 06.01.2025 tarihi itibariyle terk ettirildiği, ayrıca vergi dairesine verdiği herhangi bir gelir beyanının bulunmadığı görülmüş olup böylelikle davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda davalı şirketin tacir olduğu şüphesiz ise de, davacının yazılan müzekkerelere verilen cevaplar ile tacir olmadığının anlaşıldığı, bu hali ile söz konusu davanın mutlak ticari dava olmadığı, davalı tacir olsa da davacı tacir olmadığından mahkememizin söz konusu davaya bakmakta görevli olmadığı, uyuşmazlığın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla, HMK’nun 114/1-c ve 20. maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. (İstanbul BAM... HD... K, Yargıtay ... HD ... K, Yargıtay ... HD ... K, İzmir BAM... HD... K, Adana BAM ... HD...K.) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK 114/1-c,115/2 madddesi gereği Göreve İlişkin Dava Şartı Yokluğu Nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 3-Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen işbu karar tebliğden itibaren 2 Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere açıkça okundu, usulen anlatıldı. 10/04/2025 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza