İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/255 E. 2023/990 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/255
Karar No
2023/990
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/255 Esas KARAR NO : 2023/990 DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2014 KARAR TARİHİ : 07/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize verdiği dilekçe ile; müvekkilinin ... Turizm unvanlı şirketin acentesi olduğunu, davalı ile İzmir...Noterliğinin 07.01.2002 tarih ve 606 yevmiye nolu Acentelik sözleşmesinin akdedildiğini, Acentelik hizmeti ve Sözleşmesinin TTK nun 102 ile 123. maddelerinde düzenlenen hükümlere tabi olduğunu, TTK nun 121.maddesi gereğince taraflardan her birinin üç ay önceden ihbarda bulunulmak kaydı ile acentelik sözleşmesini feshedebileceğini, belirli bir süre için yapılan sözleşmenin süre dolduktan sonra sürdürülmesi halinde sözleşmenin belirsiz süreli hale geleceğini, aynı konuda taraflar arasında Acentelik Sözleşmesinin 5. maddesinde hüküm var ise de,sözleşmenin imza tarihinden sora yürürlüğe giren kanunun emredici hükümlerinin sözleşmeyi tadil ettiğini, aynı sözleşmenin 3.maddesine göre acentenin payının satışın %10 u olduğunu, zaman içinde bi payın artış gösterdiğini ve %20 acente payı ve %8 firma payı olarak kesilen biletlerden ücret alınması gerektiğini, davalının hiç bir sözlü ya da yazılı ihtar da bulunmadan 04.03.2013 günü müvekkilinin acentelik faaliyetinin sona erdirildiğini, haksız fesih durumunun meydana geldiğini, sözleşme ilişkisinin sona ermesi ile davacının büyük ticari kazanç ve itibar kaybına uğradığını, TTK 122/1-2-3 maddeleri gereğince zararının belirlenerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 20.000,00 TL nin işleyecek temerrüt faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiğini,ayrıca bu durum nedeni ile davacının manevi zararlarına karşılık gelmek kaydı ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesini,yine 2009 yılı Ocak ayından fesih tarihine kadar ödenmeyen alacak/tazminat haklarının her iki tarafın ticari defterleri ile ... Ortaca Şubesi nezdindeki belgeler üzerinden belirlenerek şimdilik 20.000,00 TL olmak üzere işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini fazlaya ilişkin ve bedel artırma haklarının saklı tutulmak kaydı ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş olmakla yapılan açık yargılama sonunda; Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; davacı ile aralarındaki Acentelik Sözleşmesinin 04.03.2013 tarihinde haklı sebeplerle feshedildiğini, zira davacının kendilerine acentelik ilişkisinden doğan borcunun bulunduğunu,bu alacağın tahsili için davacı aleyhine İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile takip yapıldığını, davacının taşınmazının satılma aşamasında olduğunu, dava dava açma sebebinin de bu icra dosyası olduğunu,davacının piyasaya borcunun çok olduğunu ve borca batık olduğunu,acentelik faaliyetlerini gereği gibi yerine getirmediğini,bilet satış hasılatlarını ve otobüsçü ödemelerini zamanında yapmaması nedeni ile feshedildiğini, ödenmeyen otobüs ödemelerinin müvekkili şirket tarafından ödenmek zorunda kalındığını,davacının denkleştirme tazminat talep şartlarının oluşmadığını,ayrıca davacının pos tahsilatlarından doğan bir alacağının da bulunmadığını,davacının manevi tazminat talebinin yerinde olmadığını,ayrıca hak düşürücü süreler geçtikten sonra istenilen taleplerin reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının bir alacağı çıkarsa da takas mahsup talebinin bulunduğunu,davacının tüm alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını ,davanın öncelikle TTK 122/4 maddesi gereğince süre yönünden reddine, bu kabul görmez ise davanın esastan reddine davacının diğer alacak taleplerinin ve manevi tazminat taleplerinin şartlarının oluşmaması ve hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeni ile reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 16/02/2017 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Taraflar arasında 07.01.2002 tarihli acentelik sözleşmesi bulunmaktadır. Bu sözleşme fesih tarihi olan 04.03.2013 tarihine kadar yenilenmek suretiyle hüküm ve sonuçlarını doğurmuştur. Bu nedenle acentelik sözleşmesinin belirsiz süreli bir sözleşme olduğu kabul edilmelidir. Belirsiz süreli acentelik sözleşmeleri, 3 aylık fesih öneline uyulmak koşuluyla veya haklı sebeplerin varlığı halinde derhal feshedilebilir. Somut olayda, davalı...nin fesih öneline uymaksızın derhal fesih yolunu seçtiği görülmektedir. Fesih ihtarnamesinde somut bir fesih nedeni belirtilmemiş, sözleşmeye aykırılık nedeniyle tek taraflı olarak sözleşmenin feshedildiği belirtilmiştir. Davaya cevap dilekçesinde ise acentenin yükümlülüklerini yerine getirmediği, borçlarının bulunduğu, taraflar arasında icra takibi bulunduğu gerekçeleriyle haklı fesih yapıldığı belirtilmiştir. Ancak dosyada, borçlu ... alacaklı ...Ltd.Şti olan İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı 23.149 TL alacağa ilişkin açılmış icra takibinden başka taraflar arasındaki uyuşmazlığı, acentenin yükümlülüklerini yerine getirmediğini ortaya koyan bir delil bulunmamaktadır. Söz konusu borcun tek başına acentelik sözleşmesinin feshi için haklı sebep yaratıp yaratmayacağının takdiri Sayın mahkemenize aittir. Bu nedenin haklı sebep oluşturduğu kabul edilirse davanın reddine karar verilmesi gerekir. Ancak söz konusu borcun acentelik sözleşmesinin fesihi için haklı neden oluşturmadığı kanaatine varılması halinde, yapılan fesih haksız fesih niteliği taşır. Bu durumda sözleşmeyi haksız fesheden tarafın, haksız fesih sonuçlarına katlanması gerekir. Öncelikle fesih öneline uyulmaması nedeniyle 3 aylık elde edilecek kazancın davacıya ödenmesi gerekir. Bu miktar mali müşavir bilirkişi tarafından yıllık 38.590 TL olarak tespit edildiğine göre 3 aylık fesih öneli karşılığı 9.647 TL ödenmelidir. Bunun dışında acentenin oluşturduğu müşterilerin karşılıksız olarak müvekkile kalması ve sözleşmenin sona ermesi nedeniyle acentenin bu müşterilerden yararlanamayacak olmasının karşılığı olarak öngörülen denkleştirme tazminatının ödenmesi gerekir. Denkleştirme olarak ödenecek miktar yukarıda ayrıntılı olarak hesaplandığı üzere 10.413.TL'dir. Mali kayıtlarda acentenin herhangi bir ücret alacağının bulunmadığı görülmektedir. Manevi tazminat talebinin takdiri Sayın mahkemenize aittir. Raporumuzu 3 nüsha halinde saygılarımızla arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetinden alınan 30/01/2018 tarihli ek bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Taraflar arasında 07.01.2002 tarihli acentelik sözleşmesi bulunmaktadır. Bu sözleşme fesih tarihi olan 04.03.2013 tarihine kadar yenilenmek suretiyle hüküm ve sonuçlarını doğurmuştur. Bu nedenle acentelik sözleşmesinin belirsiz süreli bir sözleşme olduğu kabul edilmelidir. Belirsiz süreli acentelik sözleşmeleri, 3 aylık fesih öneline uyulmak koşuluyla veya haklı sebeplerin varlığı halinde derhal feshedilebilir. Somut olayda, davalı...'nin fesih öneline uymaksızın derhal fesih yolunu seçtiği görülmektedir. Fesih ihtarnamesinde somut bir fesih nedeni belirtilmemiş, sözleşmeye aykırılık nedeniyle tek taraflı olarak sözleşmenin feshedildiği belirtilmiştir. Davaya cevap dilekçesinde ise acentenin yükümlülüklerini yerine getirmediği, borçlarının bulunduğu, taraflar arasında icra takibi bulunduğu gerekçeleriyle haklı fesih yapıldığı belirtilmiştir. Ancak dosyada, borçlu... alacaklı... Ltd.Şti olan İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı 23.149 TL alacağa ilişkin açılmış icra takibinden başka taraflar arasındaki uyuşmazlığı, acentenin yükümlülüklerini yerine getirmediğini ortaya koyan bir delil bulunmamaktadır. Söz konusu borcun tek başına acentelik sözleşmesinin feshi için haklı sebep yaratıp yaratmayacağının takdiri Sayın mahkemenize aittir. Bu nedenin haklı sebep oluşturduğu kabul edilirse davanın reddine karar verilmesi gerekir. Ancak söz konusu borcun acentelik sözleşmesinin fesihi oluşturmadığı kanaatine varılması halinde, yapılan fesih haksız fesih niteliği taşır. Bu durumda sözleşmeyi haksız fesheden tarafın, haksız feshin sonuçlarına katlanması gerekir. Öncelikle fesih öneline uyulmaması nedeniyle 3 aylık elde edilecek kazancın davacıya ödenmesi gerekir. Bu miktar mali müşavir bilirkişi tarafından yıllık 38.590 TL olarak tespit edildiğine göre 3 aylık fesih öneli karşılığı 9.647 TL ödenmelidir. Bunun dışında acentenin oluşturduğu müşterilerin karşılıksız olarak müvekkile kalması ve sözleşmenin sona ermesi nedeniyle acentenin bu müşterilerden yararlanamayacak — olmasının karşılığı olarak öngörülen denkleştirme tazminatının ödenmesi gerekir. Denkleştirme olarak ödenecek miktar yukarıda ayrıntılı olarak hesaplandığı üzere 10.413.TL'dir. Davalının davacı adına giriştiği takip dolayısıyla alacaklı olduğu 27.137,13.TL lık takip tutarı alacak bedeli ile takas mahsup talebinde bulunduğu görülmüş olup bu konudaki talebi ve davalının Manevi tazminat talebinin takdiri Sayın mahkemenize aittir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetinden alınan 18/04/2019 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Tarafların beyanları, dosya içeriği ve taraf ticari defterleri ile mali verileri incelemiş olup, Sayın Mahkemenizin ...'a yazmış olduğu müzekkereye cevaben davacıya ait 2009-2010 ve 2011 yılı banka hesap özetleri sunulu olup davalı tarafırdan davacıya yapılan banka ödemelerinin ...,...,... ve... tarafından işlem gördüğü tespit edildiği, iş bu havale/ EFT işlemlerinin davalıya ait yevmiye defterinde kayıtlı olanları Yevmiye numaralı belirtilmiş olup, banka cari hesap özetlerine göre davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin bir kısmının davacı cari hesaplarından düşmediği tespit edilmiştir. Bununla birlikte davacı cari kayıtlarında görünen 2009- 2010- 2011 yıllarına ait tüm ödemelerin banka kanalıyla gerçekleştiği görülmüş olup 2012-2013 yılı banka cari hesap özetleri bulunmadığından karşılaştırma yapılamamıştır. İncelenen davacı ticari defterlerinde 2010-2011-2012-2013 mali yılında bu defa tüm Cari alacakların 120.03 Muhtelif firmalardan alacaklar cari hesabında takip edildiği ve her ne kadar davacı iddialarında yer alan davacının davalıdan 170.870,06 TL Alacaklı olduğu iş bu tek hesapta görülse de bu bakiyenin Davalı... Tu. Ltd.Sti hesap Alacağı olduğunu söylemek mümkün değildir. Zira ifade ettiğimiz gibi davacının tüm cari hesaplarını 120.02 Muhtelif Firmalardan Alacaklar hesabından davalı tarafın varsa alacak payının ne olduğu hesaplanamadığından bilinmemektedir. İncelenen davalı ticari defterlerinde 320.01 .02.006 Ortaca Yazıhanesi —... alt hesabı, 120.10.01.022 ... Yazıhanesi -... alt besabını kullandığı, 2011 yılı ve sonraki yıllarda 195.50.01.054 ...Yazıhanesi —... alt hesabını kullandığı tespit edilmiş olup 07.03.2013 tarihli hesaplar arası virman neticesinde 120.10.01.022 alt hesabında davacının davalı tarafa 27.137,18 TL bakiye borcunun bulunduğu, (davacının davalıdan alacaklı olmadığı, borcunun bulunduğunun) tespit edildiği, dosya içeriğine sunulu Davalı ticari defterlerinde kayıtlı Cari hesap özetleri ile ilgili yıllara ait beyannameler incelendiğinde davacının 2011 yılında 737.350,73 TL bilet satışı, 027 komisyon aranı karşılığında 198.833,54 TL kar payı elde ederken 2012 yılında ise 838.141,50 TL bilet satışından 9628 oran karşılığında 239.342,53 TL kar payı elde ettiği; Sayın Mahkemenizin davalı... Ltd'in belirsiz süreli iş sözleşmesi haksız olarak fesih ettiğini kanaat etmesi durumunda yukarıdaki hesaplamaya göre; Taraflar arasında gerçekleşen 2012-2013 yılı bilet satış artış oranı %13 olarak hesaplanmış olup 2013 yılında tarafların çalışmış olması durumunda 12 aylık 947.099,90 TL bilet satışı gerçekleştirmesi ve 3 aylık karşılığında 236.774,97 TL bilet satış karşılığında davalı taraftan toplam 68.664,74 TL komisyon karşılığında 9430 karlılık karşılığında 20.599 42 TL fesih öneli karşılığının hesaplandığı görülmüştür. Davacı... ve Davalı... Taş. Tur. Tic. Ltd. Şti. arasında İzmir ... Noterliğinin 07.01.2002 tarihli 606 yevmiye numaralı acentelik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 5.Sözleşmenin Süresi Maddesinde; “ SÜRE: Sözleşmeye dayanılarak Ulaştırma Bakanlığından alınacak yetki belgesinin verildiği tarihten başlar ve yetki belgesinin bitim tarihine kadar devam eder. Yetki belgesinin bitim tarihinden Acente en az GO(atmış) gün önce, Taşıyıcı firma en az 30(Otuz) gün önce noter kanalı ile ve fesihnamenin bir nüshasını da Ulaştırma Bakanlığına göndermek kaydıyla acente sözleşmesini feshetmedikçe bu sözleşme ileriki yıllar için de geçerlidir. Aynı hususlar müteakip yıllar için de caridir” denildiği, dosyada Davacı...' un T.C.Ulaştırma Bakanlığı Kara Ulaştırması Genel Müdürlüğünden alınan 24.07.2009 tarihli ... geçerli Fi Yetki Belgesi olduğu görülmüştür. Davacı firmanın 2009-2010-2011-2012 yıllarında Toplam 549.616,65 TL brüt satış hasılatı elde ettiği, yıllar son iki yıl ( 2010-2011 ) arasında ki ortalama brüt satışın artışının o 13 olarak hesaplanmış olup olası 2013 yılı 3 aylık 53.884,85 TL brüt kar beklentisi karşılığında 16.165,46 TL net kar denkleştirme hesaplanmıştır. Netice olarak İnceleme yapılan davacı ticari defterlerinde davalı taraftan bir ALACAK bakiyesine rastlanılmadığı, inceleme yapılan davalı ticari defterlerine göre davalmın davacıdan 27.137,18 TL ALACAKLI olduğunun tespit edildiği, davalı... Ltd'in belirsiz süreli iş sözleşmesi haksız olarak fesih ettiğinin Sayın Mahkemenizin kanaat etmesi durumunda yukarıda ki hesaplamaya göre 20.599,42 TL fesih öneli karşılığının hesaplandığı, 16.165,46 TL net kar denkleştirme hesaplandığı, Buna göre davacı tarafa davalının toplam 36.764,88 TL denkleştirme ve fesih öneli tazminatının hesaplandığı, davalı tarafın davacıdan olan 27.137,18 TL mahsup edilmesinden sonra davacının davalıdan 9.627,7 TL ALACAKLI olacağı hesaplanmış olup Takdirler Sayın Mahkemenize birakılmak üzere arz olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Dava, acentelik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Açılan dava öncelikle mahkememizin ... Esasına kaydedilmiş olup, 10/09/2019 tarihinde ; " Davanın reddine" şeklinde hüküm kurulmuştur. Mahkememizce verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş olup, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... HD.... Karar sayılı ilamı ile" İlk derece mahkemesince her ne kadar davacının acente olarak üzerine düşen ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediği, borçlandığı, acentelik hizmetlerini gereği gibi yerine getiremediği, yapılan defter incelemesinde davacının davalıya borcunun bulunduğu, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının sürekli bankalardan kredi çektiği, davalının sunduğu yazışmalara göre acentelik hizmeti yürütülürken şikayetlere sebebiyet verildiği, hileli biletlerden bahsedildiği, davalının sözleşmeyi haklı ve muhik sebeplerle feshettiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; ilk derece mahkemesince alınan 15.02.2017 tarihli ilk bilirkişi raporunda, davalı şirket tarafından davacı aleyhine 23.149,00 TL alacağın tahsili istemiyle başlatılan İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı icra takibinden başka davacı acentenin yükümlülüklerini yerine getirmediğini ortaya koyan bir delil bulunmadığı tespit edilmiştir. Üç kişilik bilirkişi kurulundan alınan 18.04.2019 tarihli ikinci bilirkişi raporunda da, davacının ticari defterlerinde davalı taraftan bir alacak bakiyesine rastlanılmadığı, davalının ticari defterlerinde ile davacıdan 27.137,18 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, davacının tüm, davalı şirketin ise bir kısım ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin yaptırılmamış olduğu; ilk derece mahkemesi kararında sözü edilen tanıkların davacı tanıkları olduğu ve davalı şirketin davacı acenteye sözleşme gereği ödemelerini yerine getirmediğini beyan ettikleri de dikkate alındığında, davalı şirketin acentelik sözleşmesini feshetmekte haklı olup olmadığı noktasında mevcut dosya kapsamına göre net bir sonuca varılamamaktadır. Davalı şirketin sözleşmenin feshinde haksız olduğu sonucuna varılması halinde dahi bilirkişi raporları arasında fesih öneli ve denkleştirme tazminatı miktarları yönünden çelişki bulunduğu anlaşıldığından, raporlar bu haliyle karar vermeye elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından tarafların iddia, savunma ve delilleri kapsamında, dosyanın sigorta hesap uzmanından oluşacak bilirkişi kuruluna tevdi ile, gerekiyorsa tarafların kayıtları üzerinde yerinde yeniden inceleme yapılmak suretiyle, sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, davacı tarafça tazminat talep edilip edilemeyeceği, denkleştirme tazminatı ödenmesinin adil bir sonuç olup olmayacağı, bu minvalde taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, acentenin tek firma-çok firma acentesi olup olmadığı gibi hususları içerecek şekilde bilirkişi kurulundan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılıp, oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. "şeklinde karar verilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... HD. ... Karar sayılı kaldırma ilamı doğrultusunda tensip zaptı ile aldırılan Bilirkişi heyet raporunun sonuç kısmına göre; "SONUÇ : Nihai karar, hukuki takdir ve değerlendirme sayın mahkemenize ait olmak üzere; 1-Taraflar arasındaki belirsiz süreli hale dönüşen acentelik sözleşmesinin davalı tarafça 3 aylık ihbar öneli verilmeden tek taraflı şekilde feshedilmiş olduğu, 2-Davalı tarafça acentelik sözleşmesinin feshinin haklı ve somut nedene dayandığını gösterir ispata yarar bir delil, belge ve somut gerekçe tespit edilemediği, ayrıca acentelik sözleşmesinin feshinde davacı tarafa izafe edilebilecek herhangi bir kusur saptanmadığı, 3- Sayın Mahkemenizce de taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı şirket tarafından bildirim öneli tanınmadan ve aynı zamanda haklı sebebe dayanmadan feshedildiğinin kabulü halinde davacı tarafın 3 aylık kazanç kaybı olarak 20.120,91 TL. fesih öneli talep edebileceği, 4- Sayın Mahkemenizce koşulları oluştuğunun değerlendirilmesi halinde davacı acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşmayacak miktarda davacıya davalı tarafından ödenebilecek denkleştirme tazminatı üst limitinin 115.643,24 TL. olabileceği, bu üst sınır denkleştirme tazminatı bedeli üzerinden ayrıca uygulanabilecek hakkaniyet indiriminin sayın mahkemenizin takdirinde olduğu, Olası 2013 yılı 3 aylık 53.884,85 TL brüt kar beklentisi karşılığında 12.932,37 TL. net kar denkleştirme hesaplandığı, 5- Davacı tarafın usulüne uygun tutulmadığı tespit edilmekle birlikte dosyada ibraz edilen banka kayıtları, ticari, defter ve kayıtları ile davalı taraf ticari, defter, belge ve kayıtlarının birlikte incelenmesi neticesinde davacı tarafın davalı taraftan 61.439,08 TL. alacaklı konumunda olduğu, 6- Davacı tarafın manevi tazminat talebi ile davalı tarafın takas mahsup def’isi hususunda hukuki takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkemenize ait olduğu, hususlarındaki tespit ve değerlendirmelerimizi içeren işbu raporumuzu saygıyla arz ederiz. " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Davacı vekili ıslah-bedel arttırım dilekçesi ile, 20.000,00 TL alacak talebinin arttırılarak 61.430,08 TL, TTK'nun 122/1,2,3,4,5 maddeleri gereği tazminat taleplerinin ise fesih öneli kazanç kaybına yönelik 20.120,91 TL, 2013 yılı olası kar denkleştirme tazminatı olarak 12.932,37 TL, portföy tazminatını ise 115.643,24 TL olarak talep etmiştir. İşbu dilekçenin davalıya tebliği üzerine davalı vekili itiraz dilekçesiyle birlikte zamanaşımı def'ini ileri sürmüştür. Somut olayda, taraflar arasındaki 07/01/2002 tarihli acentecilik sözleşmesinin bulunduğu, feshedilmeyen sözleşmenin devam eden yıllar içinde geçerli olacağı ve davalı tarafça sözleşmenin İzmir ... Noterliği' nin 04/03/2013 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiği, ihtarnamede sözleşmenin feshine dayanak yapılan sebeplerin açıklanmadığı ve davacıya öner verilmediği bu hali fesih tarihine kadar sözleşmenin belirsiz süreli olarak ayakta kaldığı, davacının borçlu, davalının alacaklı olduğu İzmir.... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı 23.149,00 TL alacağın tahsili istemiyle açılmış icra takibinden başka acentenin yükümlülüklerini yerine getirmediğini ortaya koyan somut bir delilin dosyada bulunmadığı, kaldı ki TTK' nun 121/1. Maddesine göre de davalı tarafından üç aylık ihbar süresinin yerine getirilmediği ve fesih ihtarında davalının açık bir şekilde fesih nedenlerine yer vermediği görülmekle, borca batık olmayan davacının başka firma acenteciliğini de yapmadığı sabit olduğundan TTK' nun 122. Maddesinde belirtilen portföy tazminatı isteminde haklı olduğu kanaatine varılarak iş bu tazminat ile birlikte celp edilen ve taraflarca sunulan kayıtlara göre davacının bakiye 61.439,08 TL cari hesap alacağının bulunduğu ancak iş bu alacağın belirsiz alacak davası olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, tacir davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağını bilebilecek durumda olması gerektiği sonucuna ulaşılarak kısmi dava olarak değerlendirilen bedelde (cari hesap) yapılan ıslah dilekçesine karşı süresinde ileri sürülen zamanaşamı defi de dikkate alınarak maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin ise şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yadan davalının takas def'ini ileri sürmesi nedeniyle; davacının borçlu, davalının alacaklı olduğu İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasındaki davalı alacağının öncelikle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesine göre dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata ait olup bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez. Bu bağlamda, icra dosyasında talep edilen icra vekalet ücretinin tamamının takas edilmesi doğru olmayacağından, takas def'i ileri sürülmekle dava tarihi itibarıyla takas edilecek borç miktarının belirlenmesi gerekeceğinden, takibin dava tarihi itibarıyla kapak hesabı celp edilerek davacının alacağından düşülmesi suretiyle bakiye alacak hüküm altına alınmıştır (Konya BAM. .. HD.... K. ). Ayrıca davacı ıslah dilekçesinde, fesih öneli kazanç kaybı ile 2013 yılı olası kar denkleştirme tazminatı talep etmiş ise de; iş bu talepler dava dilekçesinde yer almayan (dava konusu edilmeyen) ve ilk defa ıslah dilekçesiyle dava konusu edilen bir taleplerdir. Başka bir deyişle davacı vekili ıslah dilekçesi ile, açılan davadaki taleplerinin yanında dava dilekçesinde dile getirilmeyen bir alacak kaleminin de hükme bağlanmasını istemiştir. Dava konusu edilmeyen bir şeyin kısmi ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.06.2011 gün, 2011/1-364 Esas, 2011/453 sayılı kararı ve 15.02.2017 gün, 2015/7-917 Esas, 2017/265 Karar sayılı, 15. HD 18.04.2013 gün, 2012/3598 Esas, 2013/2707 Karar, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı kararları). Bu nedenle fesih öneli kazanç kaybı ile 2013 yılı olası kar denkleştirme tazminatı yönünden usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 115.643,24 TL portföy tazminatı ile 20.000,00 TL alacak olmak üzere toplam 135.643,24 TL' den takas/mahsuba konu edilen İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasındaki güncel dava tarihli kapak hesabından (vekalet ücreti hariç 30.445,53TL) mahsup edildikten sonra kalan 105.197,71 TL' nin davalıdan 28/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Kabul edilen 105.197,71 TL' nin tahsili aşamasında İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasında ki borcun (vekâlet ücreti hariç) takas/mahsup defi bulunduğundan ayrıca dikkate alınmasına, -Davacının ıslah ile talep etmiş olduğu 41.439,08 TL' nin zamanaşımı nedeniyle REDDİNE, -Davacının fesih öneli kazanç kaybı ile 2013 yılı olası kar denkleştirme tazminatı talebine ilişkin usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, -Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE, 2-Alınması gereken 7.186,05 TL karar ve ilam harcının yatan 3.759,39 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 3.426,66 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 3.759,39 TL ve 25,20 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 391,75 TL posta ve diğer giderler ile 8.350,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 8.741,75 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 2.251,34 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca manevi tazminat hariç reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca manevi tazminat üzerinden hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/12/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/255, K. 2023/990, T. 07.12.2023, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-255-e-2023-990-k-29ffe0045b7f