İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/140 E. 2023/460 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/140
- Karar No
- 2023/460
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/140 Esas KARAR NO : 2023/460 DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/01/2015 KARAR TARİHİ : 25/05/2023 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, mahkememize verdiği dava dilekçesi ile ve özetle; müvekkili ...Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye ait ürünler ile ... Gıda Yağ Tarım Sanayi İth. İhr. ve Tic. A. Ş. tarafından üretilen benzer ürünlerin paket ve ambalaj tasarımı bakımından iltibas yaratması ve ürünlerin karışım ve içeriklerinin taklit edilmek suretiyle müvekkili aleyhine oluşan haksız rekabetin tespitini, davaya konu ürünlerin ... tarafından üretiminin satışının ithalinin, ihracının ve sair kanallarla dağıtımının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, haksız rekabetin önlenmesi sonuçlarının ortadan kaldırılması, tecavüz teşkil eden ve ... tarafından üretilerek piyasaya sürülen ürünlerin imhasına karar verilmesini, davalıların TÜrk Ticaret Kanunu Madde 55 ve devamı hükümlerini ihlal etmelerinden dolayı ...gıda tarafından uğranılan zararların bu aşamada berilenmesinin mümkün olmaması sebebiyle HMK'nun 107. Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre belirlenecek alağın fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere 100.000,00-TL maddi zararın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Gıda Yağ Tarım Sanayi İth. İhr. ve Tic. A. Ş. Cevap dilekçesinde; müvekkilinin kullandığı marka ve tasarım kendi adına tescilli olduğunu ve marka ve tasarımların açıklanacağı gibi müvekkilinin ürün çeşitliliği içinde standart bir görünüm sağladığını, buna rağmen ...tarafından huzurdaki davanın açılmasının kuru meyve ve kuruyemiş birleşiminden oluşan ürünlerin imal edilmesinin rekabeti engellemek amacını taşıdığını, ayrıca müvekkili bakımından derdest bir dava bulunduğundan huzurdaki davanın reddedilmesi gerektiğini, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine dava açılmış ve aynı vakıalarla haksız rekabet temelinde taleplerin ileri sürüldüğünü, ...'un haksız rekabet teşkil eden hiçbir eylemi olmadığını, bu nedenlerle huzurdaki davanın müvekkili bakımından tefrik edilerek dava şartı yokluğunda reddini, esasa ilişkin olarak davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER; -Davacı ve davalı şirket kayıtları, ticari defter incelemeleri, -Davacı ve davalı şirket ait ürünler, -Davalıya ait işyeri özlük dosyaları, -Bilirkişi raporları Delil olarak değerlendirilmiştir. Dosyaya sunulan 16/12/2016 havale tarihli bilirkişi raporunda; "...davalı şirkete yönelik açılan haksız rekabetten kaynaklı tazminat davasında taraflar arasında görülen İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiği, mahkeme aksi kanaatteyse Gıda Mühendisinin katılımıyla oluşturulacak yeni heyetten rapor alınması gerektiği, davalı...ye yönelik haksız rekabet nedeniyle açılan tazminat davasında da yine bekletici mesele yapılması gerektiği..." belirtilmiştir. Gıda Mühendisinin de katılımıyla oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan 04/01/2018 havale tarihli raporunda; "...dava konusu ürünlerin üreti... ilişkin davacı tarafça formülasyon/spesifikasyon sunulmadığını, ilk defa davacı tarafından bulunduğuna ilişkin bir delil olmadığını, bu ürünlerin üreti... ilişkin çalışmaların herhangi bir Gıda Mühendisi tarafından yürütülebilecek çalışmalar olması nedeniyle konunun ticari bir sır sayılamayacağını, ürünlerin üretim şeklinin özgün olmaması ve anonim nitelik taşıması nedeniyle haksız rekabet iddiasının yerinde olmadığını ve İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. İtirazlar üzerine Gıda Mühendisi ve Mali Müşavir Bilirkişinin katılımı ile oluşturulan heyetten alınan 13/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda; "...ürünlerin uzun yıllardır evlerde yapılan anonim ürün olduğu, ülkemizde ve yurt dışında satıldığının piyasa araştırması ile anlaşıldığını, ürünün ilk defa davacı tarafça üretildiğine dair bir delil olmadığını, davalı...nin eğitimi gereği ürünün raf ömrünü uzatmak gibi işlemleri kendisinin de yapabileceği, davacı ve davalı ürünlerinin nem, besin değerleri, ambalaj miktarları yönünden farklılıklar bulunduğu, ürün spesifikasyonlarının birebir aynı olmadığını, ambalaj tasarımı yönünden İzmir Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesinde görülen dava nedeniyle tasarım yönünden değerlendirme yapılmadığını, davacı şirketin tapas ürün satışının 2013 yılındaki toplam ürün satışına oranının %19, 2014 yılında %12, 2015 yılında %14 olduğu, bu yıllar içerisindeki satışlarda oranın düşüp artmasına rağmen olağanüstü bir farklılık bulunmadığı, bu farklılıkların maddi zarar oluşturacak boyutta olmadığı, belirtilmiştir..." belirtilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 13/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...MALİ YÖNDEN YAPILAN TESPİT VE DEĞERLENDİRMELERDE: Dava dosyası ve ekleri ile taraflardan temin edilen mali veriler üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde, aksi delil ve belgelerle ispat edilmediği sürece aşağıdaki görüşlere ulaşılmıştır; DAVACI TARAF AÇISINDAN 1- Davacı ...GIDA SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ.’nin yukarıda listelenen 2015 yılına ait yasal ticari defterlerinde; 2010-2011-2012-2013-2014 yıllarına ait defterlerin tarafımıza ibraz edilmediği, 2015 yılı Yevmiye, Defter-i Kebir, Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, 2015 yılı Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, Davacının 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun kayıt usullerine ilişkin vecibeleri yerine getirmiş olduğu; söz konusu kayıtların 6100 sayılı HMK m.22 2/2’ye göre delil niteliğine haiz olup olamayacağının takdiri Sayın Mahkeme'nize aittir. 2- Davacı şirket ile davalılardan ...’in 01.11.2011 tarihinde Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi imzaladığı, davacı firmanın Sosyal Güvenlik Kurumunda 2 1039 01 01 1422481 035 26 17 işyeri numarasında kayıtlı işyerinde; - 01.11.2011 tarihinde Gıda Mühendisi olarak işe başladığı, - 23.05.2013 tarihinde işten ayrıldığı (İSTİFA), 3- Davalı ...’in davacı şirkette işe başlama yılı olan 2011 yılından sonra davacı şirketin yıllık satış rakamlarının 2014 yılına kadar artış gösterdiği, işten çıkış yılı olan 2013 yılını takiben 2014 yılında da satışların arttığı, 2015 yılında ise 2014 yılana göre bir düşüş olduğu ancak düşüşe geçen rakamın davalının işten çıkış yılı olan 2013 yılı satış rakamlarına göre daha yüksek olduğu, 4- Raporun önceki bölümlerinde izah edildiği üzere davacının dava konusu ürün ile ilgili iddia ettiği müşteri portföyü ve ürün kaybı tespiti, davacı tarafından tarafımıza ibraz edilen mali verilerden tespit edilemediğinden, davalı taraf açısından karşılaştırma yapma imkânı mümkün olmadığı, Ancak tarafımıza tam olarak ibraz edilmeyen bazı mali veriler ile ilgili olarak Sayın Mahkemenize sunulan 13.04.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda bazı tespitler yapılmış olmakla birlikte, söz konusu tespitlerin dikkate alınıp alınmaması hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, DAVALILARDAN ... GIDA YAĞ TARIM A.Ş. (ESKİ UNVANI ... GIDA YAĞ TARIM LTD.ŞTİ.) TARAF AÇISINDAN 1- 2010-2011-2012-2013-2014-2015 Yıllarına Ait Ticari Defter Bilgileri, Davalılardan ... Gıda Yağ Tarım A.Ş. 02/01/2012 tarihinde Tür Değişikliği gerçekleştirdiğinden 2010-2011-2012 Yılları Ticari Defterleri ... Gıda Yağ Tarım Ltd. Şti. unvanı altında incelenmiştir. *** ... GIDA YAĞ TARIM LTD.ŞTİ. AÇISINDAN Yasal defterler ile ilgili yapılan tespitler neticesinde, Davalı ... GIDA YAĞ TARIM LTD. ŞTİ.’nin yukarıda listelenen 2010-2011 ve 2012 yıllarına ait yasal ticari defterlerinde; 2010-2011 ve 2012 yılları Yevmiye, Defter-i Kebir, Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, 2010-2011 yılları Yevmiye Defterlerinin kapanış tasdikinin yaptırılmadığı, 2012 yılı Yevmiye Defterlerinin kapanış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, ... GIDA YAĞ TARIM A.Ş. AÇISINDAN Yasal defterler ile ilgili yapılan tespitler neticesinde, Davalı ... GIDA TARIM SANAYİ A.Ş.’nin yukarıda listelenen 2012-2013-2014 ve 2015 yıllarına ait yasal ticari defterlerinde; 2012-2013-2014 yılları Yevmiye, Defter-i Kebir, Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, 2012-2013-2014 yılları Yevmiye Defterlerinin kapanış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, Davalı Şirketin 2015 yılında E-Defter uygulamasına tabi olduğu görülmüştür. E-Defter uygulamasında Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir defteri için noter açılış ve kapanış tasdiki uygulaması bulunmadığı, 2015 yılı Envanter Defterinin açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, Davalı şirketin 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun kayıt usullerine ilişkin vecibeleri yerine getirmiş olduğu; söz konusu kayıtların 6100 sayılı HMK m.22 2/2’ye göre delil niteliğine haiz olup olamayacağının takdiri Sayın Mahkeme'nize aittir. 2- Davalı ...’in dava dışı ... Paz. Ltd. Şti.’nin Sosyal Güvenlik Kurumunda ... işyeri numarasında kayıtlı işyerinde; -16.09.2013 tarihinde işe başladığı, -15.12.2013 tarihinde işten ayrıldığı (16 kod: “Sözleşme sona ermeden sigortalının aynı işverene ait diğer işyerine nakli”), Davalı ...’in davalı ... Gıda Tarım A.Ş.’nin Sosyal Güvenlik Kurumunda ... işyeri numarasında kayıtlı işyerinde; - 16.12.2013 tarihinde işe başladığı, - 22.08.2014 tarihinde işten ayrıldığı (İSTİFA), 3- Davalı ...’in davalı şirkette işe başlama tarihi 16.12.2013 olup, 2012-2013 yıllarındaki satışlarının artarak devam ettiği, işten çıkış yılı olan 2014 ve sonraki yıl olan 2015 yılında ise şirketin satış rakamlarının kademeli olarak düşüş gösterdiği, 4- Davalı şirketin 2014 ve 2015 yılında dava konusu edilen FİT-FİT satışlarıyla ilgili olarak yapılan tespitlerde; 2014 yılında toplam 862.947,17 TL tutarında yurt dışı, 2015 yılında toplam 462.326,57 TL tutarında yurtiçi ve yurt dışı satış yaptığı tespit edilmiş, ancak davacı tarafından dava konusu edilen ürünlerin satışıyla ilgili olarak tarafımıza belge ibraz edilmediğinden karşılaştırma veya değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, GIDA MÜHENDİSLİĞİ YÖNÜNDEN YAPILAN TESPİT VE DEĞERLENDİRMELERDE: ...Gıda tarafından üretilen ürünlerin ilk defa ...Gıda tarafından bulunduğu iddia edilen üretim tekniğine ait özel teknik formüllere dair dava dosyasında bir delil tespit edilemediği, Kurutulmuş meyvelerin çiğ olarak çeşitli kuruyemişlerle karıştırılması ile elde edilen ve raf ömrü 12 ay olan bir ürüne uygulanan işlemlerin bir gıda mühendisi eğitimi gereği edindiği bilgisi dahilinde yapılabilecek işlemler olduğu ve ticari sır olarak değerlendirilemeyeceği, Dava konusu ürünlere ait ürün spesifikasyonları karşılaştırıldığında ürünlerin; nem, besin değerleri, ambalaj miktarları yönünden farklılıklar bulunduğu ürün özelliklerinin birebir aynı olmadığı, Ambalaj tasarımı ile ilgili olarak; dış görünüş, etiket ve ambalaj şekilleri itibarıyla ürünler arasında benzerlik olduğu görülmüş olmakla birlikte ambalaj tasarımı konusunda İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan başka bir dava olduğundan tarafımızca bir değerlendirme yapmanın mümkün olamadığı, Sayın Mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmiş olup kararın kesinleşmediği, Dava dosyasında yer alan daha önceki bilirkişi raporlarında konu teknik açıdan derinlemesine ve detaylı olarak incelenmiş olup, Gıda Mühendisliği yönünden yapılan tespit ve değerlendirmelere katıldığımızı, Üretim tekniğinde verilen bilgilerin, ürünün üretiminde özel teknik, ileri bir teknolojinin kullanımının olmadığı, dava konusu ürünlerde hiçbir katkı maddesi kullanılmadığının belirtildiği ve dava dosyasına ürüne ait bir formülasyon ya da spesifikasyon sunulmadığı, Dava dosyasında sunulan bilgilerde; kuru yemiş ve meyvelerin karışımından oluşan dava konusu ürünlerin tüm dünyada bu sektörde kullanılan yöntemlerden farklı yöntemlerle üretildiğine ve dünyada ilk defa ...Gıda tarafından bulunduğu iddia edilen söz konusu teknik ve formüllere dair bir kanıt bulunamadığı, Bu çalışmanın herhangi bir gıda mühendisi tarafından yürütülebilecek çalışmalar olup bu konunun ticari bir sır olamayacağı, Kuru yemiş ve meyvelerin karışımından oluşan dava konusu ürünlerin, tüm dünyada bu sektörde kullanılan yöntemlerden farklı yollarla üretildiğine ve ilk defa ...Gıda tarafından bulunduğu iddia edilen söz konusu teknik ve formüllere dair bir kanıt bulunamadığı ve bu çalışmaların ticari bir sır olamayacağı, bu teknik değerlendirmeler esas alındığında, davacının üretim şeklinin özgün olmadığı ve anonim nitelik taşıdığı, dolayısıyla ticari sırrın ihlalinden söz edilemeyeceğinden davacının haksız rekabet iddialarının isabetli olmadığı, İŞLETME YÖNETİMİ YÖNÜNDEN YAPILAN TESPİT VE DEĞERLENDİRMELERDE: Davacı şirket ile davalılardan ...’in 01.11.2011 tarihinde Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi imzaladığı, Davalı ...’in davacı şirketin Sosyal Güvenlik Kurumunda ... işyeri numarasında kayıtlı işyerinde; 01.11.2011 tarihinde İŞLETME MÜDÜRÜ olarak işe başladığı, 23.05.2013 tarihinde işten ayrıldığı (İSTİFA), Davalı ...’in, ... Paz. Ltd. Şti.’nin (Sosyal Güvenlik Kurumunda ... No.lu İşyeri); 16.09.2013 tarihinde işe başladığı, 15.12.2013 tarihinde işten ayrılarak, aynı işverene bağlı diğer işyerinde (... işyeri sicil numaralı davalı... Gıda Tarım A.Ş.) çalışmaya başladığı, bu iş yerinden 22.08.2014 tarihinde istife ederek ayrıldığı, Davacı ...Gıda San. ve Tic.Ltd.Şti. ile Davalı ... arasında imzalanan 01.11.2011 tarihli “Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi”nin tetkikinde; Davalı ...’in Davacı ...Gıda San. ve Tic.Ltd.Şti. ünvanlı işyerinde 01.11.2011 tarihinde Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi imzaladığı, görevinin İŞLETME MÜDÜRÜ olarak belirlendiği, Davalı ...’in, Davacı ...Gıda San. ve Tic.Ltd.Şti.’de yürüttüğü görev ve iş pozisyonu itibariyle, maliyet bilgileri, iş yapılış şekli, metodu, getirilmiş teknikleri, müşteri portföyü, ürün geliştirme gibi bilgi ve verilere ulaşabilecek pozisyonda olduğu, İş sözleşmesinde “personelin işverene ait iş yerlerinde çalışması sebebi ile işveren tarafından kendisine aktarılan her türlü bilgi, iş yapış şekli, metot, ilerleme, işveren tarafından meydana getirilmiş ve geliştirilmiş teknikleri ve patent, telif hakkı ticari sır yasal korumaya konu olmasa bile diğer her türlü yenilik ve tarafların aralarındaki iş ilişkisi esnasında yazılı ya da sözlü yoldan öğrenecekleri tüm ticari, mali, teknik bilgiler, müşteri profilleri, çalışanın ücreti gibi bilgilerin” gizli bilgi olarak kabul edildiği, bu bilgilerin ve sır saklama ve rekabet yasağı yükümlülüklerinden herhangi birine aykırı hareket edilmesi durumunda, işverenin bu sebeple uğrayacağı tüm zarar ve ziyanların ve brüt maaşının 24 katı tutarının işçi tarafından nakdi cezai şart olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı, İş sözleşmesinde, “hangi sebeple sona ererse ersin personelin, işveren ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir firmada veya rakip bir firmada veya şirketin faaliyet konusunu oluşturan alanlarda faaliyet gösteren bir firmada iş sözleşmesinin sona erme tarihinden itibaren 12 ay müddet ile işverenin merkez ofisinin bulunduğu coğrafi bölgede çalışamaz, ortak olamaz, danışmanlık yapamaz, kendisi ya da 1. dereceden akrabaları adına bir işletme kuramaz veya kurduramaz.” Hükmünün bulunduğu, Davalı ...’in 23.05.2013 tarihinde Davacı şirketten istifa ederek ayrıldığı, 16.09.2013 tarihinde (3 Ay, 24 Gün Sonra) ... Paz. Ltd. Şti.’de işe başladığı, Kanaatine ulaşmak mümkün olup, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere arz ederiz..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, rekabet yasağı sözleşmesi ve haksız rekabetten kaynaklanan maddi tazminat davası olup, Mahkememizin 18/09/2018 tarih ve... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi...Hukuk Dairesinin 19/01/2022 tarih ve... Karar sayılı ilamıyla: "...Dava; davalı ... yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444. ve devamı maddeleri uyarınca işçinin rekabet yasağına dayalı olarak açılan cezai şart alacağının tahsili, davalı şirket yönünden ise TTK' nın 55 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak haksız rekabetin önlemesi ve maddi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece; yapılan yargılama sonucunda yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır. Davalı ..., davacı şirkette işletme müdürü-sorumlu denetçi olarak çalışmış olup, davacının iddialarının; bu davalının davalı şirkette işe başlamasından sonra ticari sırlarının kullanılarak daha kalitesiz malzemeyle düşük fiyatla kendi ürünleri ve pazarlama stratejileri taklit edilmek suretiyle haksız rekabete başlandığı yönündedir. Davacı vekili, davalıların müvekkilinin müşteri portföyünü elde etmek kastıyla şube açtıklarını da ileri sürmüştür. Davalı taraf ise, sözkonusu ürünlerin geleneksel olarak yıllardan beri tüketilen, pazarlarda dahi satılan, üretimi teknik bilgi gerektirmeyen gıda ürünleri olup, müvekkilinin Türkiye'de değil, sadece yurtdışına satış yapmakta olduğunu, hangi sırrın kullanıldığına dair davacı tarafça açıklama yapılmadığını, bir kimsenin rekabet içindeki iki şirkette çalışmasının haksız rekabet yapıldığını göstermediğini, müvekkili tarafından davacı ürünlerindeki "tapas" ifadesinin değil "fit fit", "tarla" ifadelerinin kullanılmakta olduğunu, kaldı ki tapas'ın İspanyolca atıştırmalık anlamında olduğunu, ayırt edicilik niteliğinde olmadığını, ürünlerin karıştırılmasının mümkün olmadığını, kendi ürünlerinde "..." ibaresinin ön planda olup, fit-fit markasının dikkat çekici olduğunu, çift taraflı etiket kullanıldığını, içerisinde ceviz ya da badem vs.olan bir ürünün görselinde bu meyvelerin olmasının doğal olduğunu, ürün kutularının da yazı, resim, marka olarak çok farklı olduğunu, davacının zararı ya da kusuru ispata dair bir delil sunmadığını, davalı ...'in davacıdan ayrıldıktan sonra başka yerde çalışmış olup sonrasında müvekkili şirkette işe başladığını, SGK kayıtlarının incelemesini beyan ettiği görülmüştür. Taraflar arasındaki İzmir Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasındaki davada, davacı tarafından davalı şirkete karşı ambalaj ve etiket tasarımının hükümsüzlüğü ve aynı sebepten haksız rekabete dayalı tazminat isteminde bulunulduğu, davanın reddi yönünde verilen kararın istinaf ve temyiz incelemeleri sonucunda onanarak kesinleştiği görülmekle, işbu davadaki talebin ise; davacının eski işçisinin davalı şirkette işe başlamasına dayalı ve davacı şirketteki iş, üretim, pazarlama vs. ticari sırlarının bu kişi ve davalı şirket tarafından haksız yere kullanılarak daha düşük kaliteyle daha ucuz ve benzer içerikte ürünler üretilmesine dayalı haksız rekabet hükümleriyle tazminat iste... ilişkin olduğu anlaşılmakla, konusu farklı eldeki dava bakımından dava şartlarının mevcut olduğu görülmüştür. Dava dilekçesi içeriği incelendiğinde, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde davalı ... bakımından TBK 444. maddesi hükümlerinin irdelenmesinin yersiz ve hatalı olduğu yönündeki itirazlarının reddi gerekmiştir. Zira, dava dilekçesinde açıkça işçiyle yapılan rekabet sözleşmesinden ve şartlarının geçerliliğinden bahsedilerek anılan davalı hakkında bu kapsamda da ileri sürülen iddialar bulunduğu sabit olup, sözkonusu iddiaların davayı iş hukuku davası haline getirmeyeceği de açıktır. Bunun yanı sıra, mahkemece TTK'nın haksız rekabete ilişkin hükümleri de tartışılmış ise de, sözkonusu inceleme ve değerlendirmeler eksik incelemeye dayalı olup, dosyanın mevcut kapsamı itibariyle ve alınan yetersiz bilirkişi raporlarına göre bir karar verilmesi ise mümkün değildir. Şöyle ki; Dava konusu ürünlerin içeriğinin anonim olması bakımından üretim sırrı teşkil etmeyeceğine dair gıda mühendisi bilirkişi ağırlıklı heyetten alınan raporlar doğrultusunda davacının korunması gerekli ticari bir sırrı bulunmadığı şeklinde varılan sonuçta ürün içerikleri itibariyle yeterli inceleme yapılmış olması nedeniyle bir isabetsizlik olmamakla birlikte, ürünlerin içeriği dışındaki diğer sebeplere dayalı haksız rekabet iddiaları bakımından ve davalı ...'in rekabet yasağına aykırı eylemlerine dair iddialar bakımından mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan, bu yönde hiçbir bilirkişi incelemesi de olmaksızın verilen karar eksik incelemeye dayalı olmuştur. Mahkemece yapılması gereken iş; davalı ...' e ait tüm SGK kayıtları da dosya içine alınıp (davacıdan sonra davadışı başka bir şirkette çalıştığı iddiası da araştırılıp, rekabet yasağına ilişkin sözleşmedeki süre de dikkate alınarak) sözleşmedeki rekabet yasağına dair hükümler, davalının iş pozisyonu, davacının müşteri portföyü, fuar, maliyet bilgileri gibi mali sırları, kalite kontrol usulleri, pazarlama stratejileri gibi işletme sırları kapsamında sahip olabileceği bilgilerle davalı şirketteki çalışmasının rekabet yasağına aykırı bir durum oluşturup oluşturmayacağının belirlenmesi, davacının bu yönlerden zarar görmesi ya da zarar ihtimalinin bulunmasının sözkonusu olup olmadığının saptanması, bu hususta davalı defterleri de incelenmek ve davalı...nin çalışmaya başlamasından sonra davalı müşteri portföyü bakımından davacı iddiaları ve raporlara itirazları bakımından da değerlendirme yapılmak suretiyle yeni bir bilirkişi heyetinden ayrıntılı ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınmasından ibarettir. Davacı vekilinin, davalı ... vekilinin vekalet ücreti alacağına hak kazanmadığı yönündeki itirazlarının ise, karar kaldırma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir..." gerekçesi ile kararın kaldırıldığı görülmüştür. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına kaydı yapılan dosyanın yapılan yargılaması sonunda; 1-Mahkememizce istinaf kaldırma kararı sonrasında dosya işletme yönetimi, mali müşavir ve gıda mühendisi bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, istinaf bozma ilamında işaret edilen hususlarda rapor düzenlenmesi istenilmiştir. Dosyaya sunulan 13/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; -Davacı şirketin 2011-2014 yılları arasında satışlarında artış olduğu, 2015 yılında düşüş olduğu ancak 2013 yılı satışlarından daha yüksek miktarda satış gerçekleştirildiği, -Davacı tarafça dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden müşteri portföyüne ilişkin karşılaştırma yapmanın mümkün olmadığı, daha önce sunulan 13/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilebileceği, -Davalı ...'in davalı şirket nezdinde çalışmaya başladığı 2013 yılı itibariyle davalı şirketin satışlarının 2012-2013 yıllarında artış gösterdiği, 2014 ve 2015 yıllarında ise satışların azaldığı, -2014 ve 2015 yıllarında dava konusu Fit-Fit ürünlerinin 2014 yılı için 862.947,17-TL yurtdışı satışı, 2015 yılında ise 462.326,57-TL yurtiçi-yurtdışı satışı gerçekleştirildiği, -Davacı şirket tarafından üretilen ürünlerin özel üretim tekniği bulunduğuna veya davacı şirket tarafından üreti... başlandığına dair delil bulunmadığı, -Dava konusu ürünlerin üretim metodlarının gıda mühendisinin eğitimi gereği edindiği bilgisi dahilinde bilebileceği, ticari sır olamayacağı, -Ürünlerin birebir aynı özelliklerde olmadıkları, -Ambalaj tasarımlarıyla ilgili benzerlik söz konusu ise de Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nde açılan davanın reddedilmiş olduğu, -Davalı ...'in yürüttüğü görev ve pozisyon itibariyle maliyet bilgileri, iş yapılış şekli metodu ve geliştirme teknikleri, müşteri portföyü ve ürün geliştirme bilgilerine erişebilecek bir pozisyonda çalıştığı, Yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı davacı tarafça itiraz bildirilmemiş, davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı itirazlar ileri sürülmüştür. Dosya kapsamında, gerek istinaf kaldırma kararı öncesinde gerekse istinaf kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporları ve diğer dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar davacı tarafça davalı ... yönünden işçinin rekabet yasağına, davalı...Gıda(Eski ünvan ...) yönünden ise TTK 55.maddesi kapsamında haksız rekabet iddiasına dayalı olarak tazminat davası açılmış ise de, davalı ...'e yönelik açılan İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında görülen benzer nitelikli bir davada davanın reddine karar verildiği ve kararın istinaf denetiminden geçerek kesinleştiği, davacının ve davalının aynı olduğu bu davada İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nce "Somut olayda, davalı işçinin davacı şirkette çalıştığı konum itibariyle davacıya ait ticari sırlara, üretim teknolojisi yada özel üretim biçimi gibi üretim sırlarına ya da müşteri çevresine erişebilme imkanı ve ihtimali bulunuyor ise de, davacı işverene zarar verebilme ihtimal ve riskinin mevcut olmadığı, zira davacının faaliyet gösterdiği alandaki yöntemlerin genel geçer ve bu alanda faaliyet gösteren dava dışı üçüncü kişiler tarafından da bilinip uygulandığı, yüksek teknoloji gerektiren işlemler olmadığı, davalının davacı şirketten önce çalıştığı dava dışı... ... Unvanlı şirkette de benzer ürünlerin üretilip kamu oyuna sunulduğu, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun somut olaya uygun ve denetime elverişli bulunduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamıştır." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Her ne kadar mahkememiz dava dosyası ile İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının aynı konuya ilişkin olduğu savunularak derdestlik itirazı ileri sürülmüş ise de mahkememizde ileri sürülen talep sonucu ile zmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında ileri sürülen talep sonuçlarının farklı olduğu ve farklı hukuki vakıalara dayanıldığı gözetilerek derdestlik ve kesin hükme yönelik dava şartı noksanlıklarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Kesinleşmiş mahkeme kararı ile davalı ...'in davacı şirkete ait müşteri çevresi, ticari sır, üretim teknikleri gibi bir kısım bilgilere ulaşma imkanı bulunmakta ise de benzer bir sektörde çalışmanın davacı şirkete zarar verebilecek nitelikte kabul edilmediği görülmekle, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında da davacı şirketin iştigal alanı olan gıda ürünlerinin üretim yöntemlerinin sektörde herkesçe bilinen yöntemler olduğu, davacı şirketin herkesçe bilinen yöntemler dışında farklı bir üretim metodu geliştirdiğine dair bir delil bulunmadığı, müşteri çevresi yönüyle tehlike yaratmasının mümkün olup olmadığı yönünden ise dosyaya sunulan bilgi ve belgeler itibariyle davacının satışlarında önemli bir düşüş gerçekleşmediği dikkate alındığında bu yönde bir tehlikenin de gerçekleşmemiş olduğu, davacı şirket nezdinde davalının toplam çalışma süresinin yaklaşık 1,5 yıl olduğu, davacının yaşı ve meslek kıdemi dikkate alındığında 1,5 yıllık bir çalışması nedeniyle edindiği müşteri çevresine dair bilgilerin davalının gıda mühendisi olarak uzun yıllar edindiği tecrübelerini aynı sektörde değerlendiremeyip farklı sektörde çalışma mecburiyetine sevk etmesinin rekabet yasağı sözleşmesinin amacını aşan bir sonuç olduğu, bu haliyle davacı aleyhinde rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali koşulları oluşmadığı değerlendirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir. Davalı...Gıda yönünden yapılan incelemede, davalı tarafa ticari defter ve kayıtları sunması hususunda verilen kesin süre içerisinde bir kısım ticari defter ve kayıtların bilirkişi incelemesinde sunulduğu görülmüş olup, davacı tarafça dosyaya sunulan bilgi ve belgelerle yapılan karşılaştırmanın taraflar arasında müşteri geçişi bulunup bulunmadığını tespite elverişli olmadığı yönünde bilirkişi raporu düzenlendiği görülmüştür. Davacı tarafça dava dilekçesinde davalı şirketin bir kısım fuarlarda, davacının ürettiği ürünlerle benzer ürünleri pazarlamaya çalıştığı ileri sürülmüştür. Davalı şirketin ürettiği ürünlerin genel geçer bilgilerle üretilebilecek olduğu gerek mahkememize sunulan bilirkişi raporları ile gerekse İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davada tespit edilmiş olup, sektörde gerçekleştirilen fuarlarda tanıtım yapılmasının ve müşterilere ürünün tanıtılmasının haksız rekabet olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, zira ürünler arasındaki ambalaj tasarım benzerliğine dair açılan davanın "Davalıya ait dava konusu ... nolu çoklu etiket tasarımının yeni ve ayırt edici olduğu, davalının kullandığı ambalajda iltibasa yol açabilecek bir yanaşma bulunmadığı, iki tarafın ambalaj ve tasarımlarının birbirleri ile farklılık içerdiği, kuru meyveye ilişkin taraf ürünlerinin ambalajında benzer görsellerin kopya kullanılmasının doğal bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile reddine karar verildiği, kararın önce istinaf denetiminden geçtiği ve sonrasında Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, buna göre davalı şirketin iltibasa yol açmayacağı kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olan ambalajlar ve yine anonim üretim teknikleriyle ürettiği ürünlerini fuarlarda tanıtmasının haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceği, fuarların genel amacının ürün tanıtımı olduğu ve davacının müşterilerinin de ürünleri görmek üzere geldikleri fuarda davalı şirketin ürün tanıtımı gerçekleştirmesinin haksız rekabet olarak kabulünün de mümkün olmadığı, davalı ...'in fuara katılım sağladığı ve davacının ambalaj tasarımlama aşamasında aktif olarak yer aldığı ancak bu hususlarda Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nde gerçekleştirilen yargılamanın davacı aleyhinde sonuçlandığı, bu itibarla bu yönde bir haksız rekabet bulunduğunun da ispat edilemediği, yine davacı tarafça davacıların müşteri çevresine satış yapılması için davalı ...'in müşteri çevresiyle ilgili edindiği bilgilerden faydalandığı ileri sürülmüş ise de bu hususta dosyada somut bir delil bulunmadığı, mail yazışmalarının davalı ... veya davalı şirket elinden çıkmadığı, davacının bu yöndeki iddialarını ispatlayan somut bir delil gösterilmediği değerlendirilmekle haksız rekabet koşullarının oluşmadığı, davacının diğer haksız rekabet iddiaları yönünden ise özellikle üretilen ürünlerin üretim yöntemlerinin anonim olduğu, davalı ...'in mesleğindeki kıde... bağlı olarak elde ettiği sektör tecrübesi, davacı şirketin satışlarında haksız rekabet olgusunu gösterir önemli bir azalma ve davalı şirketin satışlarında davacı şirket aleyhinde gelişen bir artış bulunmadığı hususları birlikte gözetilerek haksız rekabet oluşturmayacağı değerlendirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90-TL harcın, peşin olarak alınan 1.707,75-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.527,85-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalılar yararına takdir edilen 16.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, 4-Davacının sarf ettiği yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı...Gıda Tarım Üretim İthalat İhr.San.ve Tic.A.Ş. tarafından posta masrafı olarak sarf edilen 150,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/05/2023 Katip... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır