İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/980 E. 2024/1059 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/980
Karar No
2024/1059
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/980 Esas KARAR NO : 2024/1059 DAVA : İstirdat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2021 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Uyuşmazlık konusu tesisle ilgili olarak, davacı ile davalı arasında ‘Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması’ imzalandığını, bu Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasının ‘Karşılıklı Yükümlülükler’ başlıklı 4. maddesinin ‘A-Mali Yükümlülükler’ bölümünde; ‘1. Dağıtım Sistemi Kullanım Fiyatı Üzerinden Hesaplanan Bedellerin Ödenmesi: (1) a) Üretim ve tüketim tesislerinin aynı yerde olması halinde sisteme verdiği ve sistemden çektiği net enerji miktarları için ayrı ayrı, b) Üretim ve tüketim tesislerinin aynı yerde olmaması halinde sisteme verdiği ve sistemden çektiği enerji miktarları için ayrı ayrı, dağıtım sistemi kullanım bedeli öder. (2) Sistem kullanım fiyatı, bağlantı anlaşmasında belirlenen bağlantı anlaşma gücü esas alınarak hesaplanır. ‘ denildiğini, Anılan maddede belirtilen ‘Sistem Kullanım/Dağıtım Bedeli’nin 01.07.2021 tarihinden itibaren aşağıdaki gibi olduğunu; Dava tarihi itibariyle müvekkilinin üreterek dağıtım sistemine verdiği her kWh elektrik enerjisine karşılık 5,6882 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedelinin alındığını, Yukarıdaki tabloda da görüleceği üzere; dağıtım hizmeti alan elektrik üreticileri arasında sistem kullanım/dağıtım bedelleri bakımından ‘üretici’ ve ‘lisanssız üretici’ şeklinde bir ayrım yapıldığını, bu bağlamda müvekkilinden 5,6882 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alınırken, aynı hizmeti alan diğer üreticilerden ise sadece 2,722 kuruş alındığını, 2016 yılı sonuna kadar üreticiler ile lisanssız elektrik üreticileri arasında dağıtım sistem kullanım bedeli olarak aynı ücret alınmakta iken, 01.01.2017 tarihinden itibaren üreticiler ile lisanssız üreticilere uygulanan sistem kullanım/dağıtım bedellerinin farklılaştırıldığını ve lisanssız üreticilerden daha fazla sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmaya başlandığını, tamamen aynı hizmeti alan ve aralarında herhangi bir ayrım yapılmasına hukuken imkan bulunmayan elektrik üreticilerine farklı tarife uygulanmasının ve müvekkilinden üreticilere göre 2 kat fazla ücret alınmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu ayrım nedeniyle müvekkilinden haksız yere fazladan tahsil edilen tutarın 400.000,00 TL’nin üzerinde olduğunu düşündüklerini, toplam alacak miktarının yargılama aşamasında yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, haksız alınan toplam tutarın davalı taraftan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, dava konusu tahsilatın, Elektrik Piyasası Kanununa aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu lisanssız elektrik üretim tesislerinin hukuki altyapısının 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 14. maddesinde düzenlendiğini, anılan maddeye göre bu tesislerin yenilenebilir enerji kaynaklarının ülke ekonomisine kazandırılması amacıyla desteklendiğini ve bu kapsamda ‘lisans alma’ ve ‘şirket kurum’ yükümlülüklerinden de muaf tutulduklarını, bunun dışında başkaca hiçbir konuda, lisanslı ve lisanssız elektrik üretim faaliyeti arasında ayrım yapılmadığını, Nitekim 12.05.2019 tarih ve 30772 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ‘Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği’nin 1. maddesine göre lisanssız elektrik üretimi ile küçük ölçekli üretim tesislerinin ülke ekonomisine kazandırılması ve küçük ölçekli üretim kaynaklarının etkin şekilde kullanımının sağlanması ile elektrik şebekesinde meydana gelen kayıp miktarlarının düşürülmesinin amaçlandığının açıkça belirtildiğini, Dağıtım bedellerinin nasıl belirleneceğinin 6446 sayılı Kanunun ‘Tarifeler ve Tüketicilerin Desteklenmesi’ başlıklı 17.6 maddesinin (ç) bendinde düzenlendiğini, anılan maddede; ‘ç) Dağıtım Tarifeleri; Dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifeleri, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerir’ denildiğini, belirtilen açık kanun hükmünden hareketle üreticilerden alınan sistem kullanım/dağıtım bedeli bakımından diğer üreticilere göre farklı muamele yapılmasına imkan olmadığını, hatta bunlar arasında ayrım yapılmasının açıkça yasaklandığını, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda dağıtım tariflerinin nasıl belirleneceğinin 17/6-ç maddesinde açıkça düzen altına alındığını, buna göre; ‘Dağıtım Tarifeleri; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur’ denildiğini, dolayısıyla bu madde hükmüne göre davalı tarafından belirlenecek sistem kullanım/dağıtım bedelinin lisanslı – lisanssız ayrımı yapılmaksızın tüm üreticiler yönünden söz konusu maddede belirtile yöntemle dağıtım bedelini belirlemiş is, bu tarifenin herhangi bir ayrım yapılmaksızın lisanslı – lisanssız tüm üreticiler yönünden de uygulanmasının (en fazla varsa ek maliyetler eklenmek suretiyle uygulanmasının) zorunlu olduğunu, Müvekkilinden fazla dağıtım sistem kullanım tahsilatı yapılmasını gerektirecek herhangi bir sebep (ek maliyet yada farklı hizmet) olmadığını, uyuşmazlık konusu sistem kullanım/dağıtım bedelinin üretilen elektriğin sisteme verilmesi karşılığı alınan bir bedel olduğunu, yani dağıtım şirketi tarafından sunulan bir hizmetin karşılığı olduğunu, bu bedelin nasıl belirleneceğinin ve tahsil edileceğinin yani uygulanma şeklinin 31.12.2015 tarih ve 29579 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ‘Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar’da düzenlendiğini, Usul ve Esasların 16.2 maddesinde; ‘Elektrik Piyasası Kanununun 14. maddesinin birinci fıkrasının b bendi kapsamındaki lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller üretim tesislerinin sistem üzerinde oluşturdukları ek maliyetler dikkate alınarak farklılaştırılabilir’ düzenlemesinin bulunduğunu, özetle sistem kullanım/dağıtım bedelinin farklılaştırılmasının ön koşulunun müvekkilinin üretim tesisinin dağıtım sistemi üzerinde ek maliyet oluşturması olduğunu, varlığı iddia edilen ek maliyetin hesabında ve ortaya konulmasında 6446 sayılı Kanunun yukarıda zikredilen 17/6.ç maddesine göre dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşacağının açıkça hükme bağlandığını, nitekim anılan kanun hükmünün uygulanması için yürürlüğe konulan 19.06.2020 tarih ve 31160 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ‘Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği’nin 20.ç maddesine göre davalı dağıtım şirketi tarafından ‘fiyata dönüştürülmüş maliyet analizlerinin’ hazırlanma zorunluluğunun bulunduğunu, ‘Fiyata dönüştürülmüş Maliyet Analizleri’ sayesinde ‘Tarife Uygulama Usul ve Esaslar’ının 16.2 maddesinde bahsi geçen ve davalı tarafından varlığı iddia edilen ‘lisanssız elektrik üreticilerinin dağıtım sistemi üzerinde oluşturduğu iddia olunan ek maliyetin’ somut şekilde ortaya çıkacağını, nitekim bu sayede müvekkili gibi lisanssız üreticilerden alınan fazla bedelin denetime elverişli hale geleceğini, halbuki uyuşmazlık konusu olay bağlamında davalı şirket tarafından lisanssız üreticiler bakımından hazırlanmış herhangi bir ‘fiyata dönüştürülmüş maliyet analizi’nin olmadığının aşikar olduğunu, ek maliyet olmadığı yönündeki iddialarının doğrulanması için her tarife dönemine ait olmak üzere hazırlanmış ‘fiyata dönüştürülmüş maliyet analizlerinin’ olup olmadığının davalı şirketten sorulmasını talep ettiklerini, dolayısıyla somut olay bağlamında davalı şirketin, mevzuatta açıkça belirlenen Ek Maliyet sebebini ortaya koymadan sanki ek maliyet varmış gibi müvekkilinden fazla ve fahiş miktarda tahsilat yaptığını, müvekkilinden daha fazla dağıtım sistem kullanım bedeli alınmasının herhangi teknik veya finansal sebebinin olmadığını, Olayı somut hale getirmek gerekirse; birbirine komşu parsellerde kurulu olan ve her kisi de aynı trafo üzerinden dağıtım sistemine bağlanan iki farklı GES’in olduğu bir örnekte, her iki tesisin de sistem üzerinde oluşturduğu maliyet tamamen aynı olduğu halde, müvekkilinden (üretilen 1.800.000 kWh karşılığı) müvekkilinden 100.142,88 TL yıllık sistem kullanım/dağıtım bedeli alınırken diğer üreticiden sadece 55.627,56 TL yıllık sistem kullanım bedeli alınmakta olduğunu, bu tablonun dahi tek başına haklılıklarını ortaya koymaya yeterli olduğunu, bu nedenlerle davanın belirsiz alacak davası olarak kabulüne, yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve yargılama sırasında ortaya çıkacak gerçek alacak tutarına talebin artırılmak üzere müvekkilinden iş bu dava tarihine kadar fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedelleri ve KDV ile birlikte oluşan toplam tutar için şimdilik 1.000,00 TL alacağın davalı taraftan tahsiline, alacağa konu bedeller için her bir faturada fazladan ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya her halükarda en yüksek ticari faiz / değişken oranda avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Davacı şirketin lisanssız elektrik üretim tesisi işletmekte olduğunu, 12.09.2017 tarihind...arafından geçici kabulü yapılarak devreye alınan üretim tesisi için Sistem Kullanım Anlaşmasının 25.09.2017 tarihinde davacı şirket ile yapıldığını, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Yönetmeliği kapsamında düzenlenmesi gereken Sistem kullanım bedellerinin davacı şirkete aylık olarak tahakkuk ettirilmekte olduğunu, sistem kullanım bedeli fiyatlarının EPDK tarafından 29.12.2016 tarih – 6368 sayılı Kurul Kararı ile 11.05.2017 tarih ve... sayılı Kurul Kararı çerçevesinde belirlendiğini, Yukarıda belirtilen kurul kararlarında 31.12.2017 tarihinden önce geçici kabul tutanağı alan ve 31.12.2017 tarihinden önce ilgili şebeke işletmecisinden geçici kabule hazır tutanağı alan tesisler için sistem kullanım bedelinde EPDK tarafından belirlenen birim fiyatlara %75 oranında indirim uygulanacağının belirtildiğini, bu şartları sağlamayan Lisanssız üreticiler için ise, EPDK tarafından belirli periyotlarla yayımlanan tarifeler ile belirlenmiş olan, 31.12.2017 tarihinden sonra geçici kabul alan lisanssız üreticilere uygulanacak birim fiyat üzerinden sistem kullanım bedellerinin hesaplandığını, Davacının talebinin Elektrik Piyasası mevzuatına, Sistem Kullanım Anlaşmasına ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Kurul Kararlarına açıkça aykırı olduğunu, yürürlükteki mevzuat düzenlemeleri ve kurul kararları iptal edilmedikçe müvekkil şirket tarafından uygulamaya devam edileceğini, davacı şirketin lisanssız üretim tesisine sahip olduğunu, davacı lisanssız elektrik üreticisi olduğu halde, EPDK tarafından belirli periyotlarla yayımlanan elektrik tarife tablolarında ‘üretici’ (Lisanslı) tesisler için veriş yönünde tek terimli dağıtım tarifesi üzerinden sistem kullanım bedeli alınması gerektiği iddiasında bulunduğunu, haksız olarak bedel iadesi talebinin, davacı için sebepsiz zenginleşmeye neden olabileceğini, davacı tarafın açık mevzuat hükümlerine, Kurul Kararlarına rağmen, iptal talebinde bulunmadan, mevzuata aykırı sonuç çıkaracak talepte bulunmasının hak arama özgürlüğünün aşılması olduğunu, Davacı tarafın Elektrik Piyasası Kanununa aykırı olarak nitelendirdiği olay ve işlemin, bizzat kurum tarafından aynı Kanuna göre çıkarılan Kurul Kararları çerçevesinde gerçekleştirildiğini, Kanuna ve Kurul Kararlarına aykırı bir durumun bulunmadığını, şayet davacının Kurul Kararlarının Kanuna aykırı olduğu iddiası varsa, bu iddianın başvuru yeri adli yargı mercileri olmadığını, muhatabının da müvekkil şirket olmadığını, hukukun genel ifadelerine (eşitlik, dürüstlük kuralları gibi) dayanılarak , hukuka uygun bir işlemin hukuka aykırı olarak nitelendirilemeyeceğini, davacının talebinin ve iddiasının muhatabının EPDK olması gerektiğini, müvekkil şirketin Elektrik Piyasası mevzuatını uygulamak ve buna uymakla yükümlü olduğunu, davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, Davanın görevli yargı yerinde açılmaması nedeniyle usulden reddine, Davanın zamanaşımı itirazımız nedeniyle usulden reddine, hukuka aykırılık bulunmaması nedenleri ile dayanağı bulunmayan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Tüketim kayıtları, abonelik kayıtları, EPDK kararları, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26/09/2022 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Dosya içeriğindeki belgeler ve bu konudaki yasal mevzuat incelendiğinde; a) Davacı şirketin işletmekte olduğu Günsonu 10 GES için davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ile Günsonu 10 Enerji Üretim Dan. San. Tic. A.Ş. arasında 25.09.2017 tarihinde ‘Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması’ imzalanmıştır. Bu Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasının ‘Karşılıklı Yükümlülükler’ başlıklı 4. maddesinin ‘A-Mali Yükümlülükler’ bölümünde; ‘1. Dağıtım Sistemi Kullanım Fiyatı Üzerinden Hesaplanan Bedellerin Ödenmesi: (1) a) Üretim ve tüketim tesislerinin aynı yerde olması halinde sisteme verdiği ve sistemden çektiği net enerji miktarları için ayrı ayrı, b) Üretim ve tüketim tesislerinin aynı yerde olmaması halinde sisteme verdiği ve sistemden çektiği enerji miktarları için ayrı ayrı, dağıtım sistemi kullanım bedeli öder.’ denilmektedir. b) Lisanslı yada Lisanssız elektrik üreticilerine uygulanacak ‘dağıtım sistem kullanım bedeli birim fiyatları’ Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından belirli periyotlarla belirlenerek yayımlanmaktadır. 4628 sayılı EPDK’nun Görev ve Yetkileri hakkında Kanunun 4. maddesinde; ‘Madde 4 – Kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip ve bu Kanun ile kendisine verilen görevleri yerine getirmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kurulmuştur. Kurum, tüzel kişilerin yetkili oldukları faaliyetleri ve bu faaliyetlerden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini tanımlayan Kurul onaylı lisansların verilmesinden, işletme hakkı devri kapsamındaki mevcut sözleşmelerin bu Kanun hükümlerine göre düzenlenmesinden, piyasa performansının izlenmesinden, performans standartlarının ve dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin oluşturulmasından, tadilinden ve uygulattırılmasından, denetlenmesinden, bu Kanunda yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten ve bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden ve piyasada bu Kanuna uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan sorumludur.’ denilmektedir. 4628 Sayılı Kanunun‘Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu ve Kurul Başkanlığı’ başlıklı 5. maddesinde;….. l) Bu Kanun hükümlerine, çıkarılan yönetmelik hükümlerine, Kurul tarafından onaylanan tarife ve yönetmeliklere, lisans hüküm ve şartlarına ve Kurul kararlarına aykırı davranıldığı durumlarda, idari para cezası vermek ve lisansları iptal etmek.’EPDK’nun görevleri arasında sayılmıştır. - 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanununun‘Tarifeler ve Tüketicilerin Desteklenmesi’ başlıklı 17. maddesinde; ‘MADDE 17 – (1) (Değişik: 4/6/2016-6719/21 md.) Bu Kanun kapsamında düzenlenen ve bir sonraki dönem uygulanması önerilen tarifeler, ilgili tüzel kişi tarafından Kurulca belirlenen usul ve esaslara göre, tarife konusu faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içerecek şekilde hazırlanır ve onaylanmak üzere Kuruma sunulur. Kurul, mevzuat çerçevesinde uygun bulmadığı tarife tekliflerinin revize edilmesini ister veya gerekmesi hâlinde resen revize ederek onaylar. İlgili tüzel kişiler Kurul tarafından onaylanan tarifeleri uygulamakla yükümlüdür.’ hükmüne haizdir. Dolayısıyla davalı...Elektrik Dağıtım A.Ş. EPDK tarafından onaylanan tarifeleri aynen uygulamakla yükümlüdür. Farklı bir tarife uygulaması halinde EPDK tarafından davalı şirkete verilen dağıtım lisansının iptali söz konusudur. c) ‘Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği’nin ‘İhtiyaç Fazlası Enerjinin Tespiti’ başlıklı 23. maddesinde; ‘MADDE 23 – (1) Lisanssız üretim yapan gerçek ve tüzel kişilerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yapmaları esastır.’denilmektedir. Görüleceği için gerek 5346 sayılı Yasada gerekse Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinde, ‘lisanssız üretim yapan gerçek yada tüzel kişilerin kendi ihtiyaçları için üretim yapmaları’ esas alınmış, bunların ürettikleri ihtiyaç fazlası elektrik enerjisinin sisteme vermeleri halinde belirlenen bedelden 10 yıl süre ile satın alınacağı belirtilmiştir. Uygulamada ise (2019 yılına kadar) yenilenebilir kaynaklardan üretim yapacak lisanssız üretim tesislerinin hangi tüketim tesisi ile ilişkili olacağı ve üretiminin ne kadarının ihtiyaç fazlası olacağı gözetilmeden kurulmalarına izin verildiği için, Yasa ve Yönetmelik ile belirlenen ‘kendi ihtiyaçları için üretim yapması’ koşulu 2. planda kalmıştır. Yasanın ve Yönetmeliğin en önemli amaçlarından biri olan ‘kendi ihtiyacı için üretim yapılması’nınsebebi; üretilen enerjinin tamamı yada önemli bölümünün üretildiği yerde (çatı uygulamalarında olduğu gibi) tüketilmesi, böylece tüketim tesisinin dağıtım şebekesini kullanmadan enerji ihtiyacının hemen yanındaki üretim tesisinden karşılanarak elektrik dağıtım şebekesinde enerjinin iletilmesi sırasında oluşan kayıpların önlenmesidir. Buna karşılık lisanssız yenilenebilir elektrik üretim tesislerinin kurulumunun başlangıç sürecinde öncelik ‘kendi tüketim ihtiyacının karşılanması’ olarak alınmadığından, kurulan üretim tesisleri, tüketim noktalarından kopuk, tüketim olarak sadece kendi iç ihtiyacının olduğu, ürettiği elektrik enerjisinin binde 3-5’i seviyesinde tüketim yapan tesisler olarak kurulmuştur. Lisanslı Elektrik üretim santralleri ise; lisans alma, şirket kurma, yarışmaya katılma prosedürlerini yerine getirerek sadece elektrik üretimi amaçlı olarak kurulan ve ürettikleri elektrik enerjisini satarak faaliyet gösteren şirketlerdir. Özetle; yasa ve Yönetmelikte lisanssız yenilenebilir elektrik üretim tesislerinin kurulum amacı ile lisanslı elektrik üretim tesislerinin tümüyle farklı olduğu görülmektedir. Bu yüzden lisanslı elektrik üreticileri ile yenilenebilir enerji kaynaklarından üretim yapan lisanssız elektrik üretim tesislerinin ‘eşit taraflar olmadığı’, lisanslı üreticilerin kendi aralarında ‘eşit taraf’, lisanssız elektrik üreticilerinin de kendi aralarında ‘eşit taraf’ değerlendirilebileceği görüşüne varılmıştır. d) Yenilenebilir enerji kaynaklarından lisanssız elektrik üretiminin başladığı tarihten bu yana yurt genelinde 10738 üretim tesisi yapılmış olup, bunun çok büyük kısmı (10492 adedi) lisanssız GES projelerinden oluşmakta, yine bu tesislerin büyük bölümü de kendi ihtiyaçları için değil, ürettikleri enerjiyi devlete satmak amacıyla faaliyet göstermektedir. Lisanssız GES tesislerinin gün içindeki üretim profilleri incelendiğinde; saat 06.00 – 18.00 arasında üretim yaptıklarından bu saatler arasında dağıtım şebekesinin yoğun olarak kullandıkları, diğer saatler içinde şebeke kullanımı olmadığından dağıtım şebekesinin söz konusu santrallerin üretim yaptığı bu pik saatlere göre revize edilmesi/planlanması gereğinin ortaya çıktığı görülmektedir. Lisanssız GES tesislerinin üretim profili ‘Orta Gerilim Ticarethane’ abone grubunun tüketim profili ile benzerlik göstermektedir. Lisanssız dağıtım tesisleri en fazla 1 MW gücünde olduğundan dağıtım şebekesine bağlanmakta, bu yüzden hem dağıtım sistemini hem de iletim sistemini kullanmaktadır. Lisanslı üretim tesislerinin üretim güçlerinin daha büyük olması sebebiyle ilgili TEİAŞ trafo merkezine kadar dağıtım hattı bu şirketler tarafından kurulduğundan, lisanslı üretim tesislerinin büyük çoğunluğu dağıtım sistemi için yük oluşturmamakta, sadece iletim sistemini kullanmaktadır. Ayrıca lisanslı üretim tesislerinin yük profillerinin günün her saatinde daha düzgün olduğu görülmektedir. Lisanslı üretim tesisleri ile lisanssız üretim tesislerinin ulusal elektrik sistemini kullanımlarının çok farklı olması dikkate alındığında bu iki üretici grubunun farklı (lisanslı üreticilerin daha düşük, lisanssız üreticilerin daha yüksek) dağıtım sistem kullanım bedeli ödemelerinin doğal olduğu kanaatine varılmıştır. e) Lisanslı elektrik üreticileri şirket kurma ve lisans alma suretiyle faaliyet gösterirken, lisanssız elektrik üreticileri şirket kurma ve lisans alma işlemlerinden muaf tutulmuştur. Bunun dışında lisanslı üreticiler devletin belirlediği alanlarda üretim yapabilmek için ihaleye/yarışmaya girme, gerektiğinde uzun süreli kaynak ölçümü yapma zorunluluğunda iken, lisanssız elektrik üreticileri için böyle bir zorunluluk bulunmamaktadır. f) Lisanslı elektrik üreticileri doğrudan TEİAŞ iletim sistemine ayrı ayrı bağlı olduğundan ürettikleri elektrik enerjisinin gerilim, frekans ve verilen güç yönünden istenilen koşulları sağlayıp sağlamadığı sürekli ölçülerek denetlenmekte, herhangi bir aykırı durum oluşması halinde cezai yaptırımlarla karşılaşmaktadır. Lisansız elektrik üreticisi birden fazla tesisin aynı dağıtım fiderine bağlanması halinde ise; bu tesislerden kaynaklı gerilim yada frekans dengesizliğinin hangi tesisten kaynaklandığının tespiti mümkün olmamaktadır. Ayrıca, lisanssız elektrik üretim tesislerinin tüketim noktalarından uzak, dağıtık yapıda kurulmuş olmaları sebebiyle gerek bu tesislerde üretilen enerjinin iletimi, gerekse dağıtık şebekenin yönetilmesi dağıtım şirketleri açısından ek yük anlamına gelmektedir. g)Bunun dışında lisanslı elektrik üreticileri ürettikleri enerji için EPİAŞ sistemine bildirimde bulunmak ve taahhüt ettikleri elektrik enerjisini sisteme vermek durumundadır. Taahhüt edilen enerjinin sisteme verilememesi yada taahhüt edilenden daha fazla enerji verilmesi halinde lisanslı üreticiler Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliğine göre hesaplanacak ‘dengesizlik maliyeti’ne katlanmak durumundadır. Buna karşılık lisanssız elektrik üreticileri dengeleme uygulamasından muaf olduğundan bu tür bir maliyete katlanmaları gerekmemektedir. h)29 Aralık 2016 tarih ve 29933 sayılı ResmiGazete’de yayımlanan 26.12.2016 tarih ve 6808 sayılı Kurul Kararı ile Dağıtım Lisansı sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin, Tarife Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslarda değişikliğe gidilerek yapılacak düzenlemenin alt yapısı oluşturulmuştur. Söz konusu düzenlemenin 16. Maddesinin ikinci fıkrasının; “21 inci maddede belirtilen bağlantı durumuna göre, dağıtım sistemi kullanıcısı üreticilere üretim faaliyetleri için dağıtım bedeli, güç bedeli ve gerekmesi halinde güç aşım bedelinin yanı sıra bu maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen koşullar çerçevesinde reaktif enerji bedeli de uygulanır. Elektrik Piyasası Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının b bendi kapsamındaki lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, üretim tesislerinin sistem üzerinde oluşturdukları ek maliyetler dikkate alınarak farklılaştırılabilir. Söz konusu lisanssız üreticilere dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, 31/12/2017 tarihinden önce geçici kabul alan tesisler için 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun kapsamında belirlenen fiyatlardan yararlanılan süre boyunca Kurul tarafından belirlenecek oranda indirimli uygulanır.” şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir. Söz konusu kurul kararı ile 01.01.2017 tarihinden itibaren lisanslı ve lisanssız elektrik üreticilerine uygulanan dağıtım sistemi kullanım bedelleri farklılaştırılmıştır. Bu kurul kararının iptali için bazı lisanssız üreticiler tarafından idari yargıda davalar açılmış olup, Lisanssız üreticilere yönelik dağıtım tarifesi bakımından iptal davasına konu olan düzenlemeler Danıştay 13. Dairesi tarafından hukuka aykırı görülmemiştir. Danıştay...Dairesinin 26.10.2021 tarihli ve ...K sayılı kararında; ‘Bu itibarla, 6446. sayılı Kanunun 14.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendi kapsamındaki lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin üretim tesislerinin sistem üzerinde oluşturdukları ek maliyetler dikkate alınarak farklılaştırılmasında ve söz konusu farklılaştırmaya istinaden dağıtım bedelinin belirlendiği üreticiler için veriş yönünde tek terimli dağıtım tarifesine yönelik dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır’ denilmektedir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından yapılan incelemede oybirliği ile temyiz başvurularının reddine karar verilmiş, dolayısıyla ilk derece kararları kesinleşmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı şirkete ait lisanssız elektrik üretim tesisi için, bu tesisin sisteme verdiği elektrik enerjisine lisanslı elektrik üreticilerinden farklı dağıtım sistem kullanım bedeli uygulanmasının yürürlükteki mevzuata ve Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği amacına uygun olduğu, objektif teknik gerekçelerinin bulunduğu görüşüne varılmıştır. Sayın Mahkemenizce aksi görüşe varılması halinde; Davacı şirketten dava tarihine kadar tahsil edilen dağıtım sistem kullanım bedeli tutarı KDV hariç: 263.967,97 TL, KDV dahil: 311.482,20 TL’dir. Davacı şirkete, lisanslı elektrik üreticilerine uygulanan dağıtım sistem kullanım bedeli uygulanmış olsa dava tarihine kadar ödemesi gereken bedel KDV hariç: 124.509,98 TL, KDV dahil: 146.921,77 TL’dir. Lisanslı elektrik üreticisine uygulanan dağıtım sistem kullanım bedeli ile davacı lisanssız elektrik üreticisine uygulanan dağıtım sistem kullanım bedeli arasındaki fark; KDV hariç: 139.457,99 TL, KDV dahil: 164.560,42 TL olarak hesaplanmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi tarafından düzenlenen 09/01/2023 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre; "... Davacı vekilinin 26.09.2022 tarihli bilirkişi raporumuza karşı 10.10.2022 tarihli dilekçesi ile yapmış olduğu itirazlar yukarıdaki bölümlerde değerlendirilmiş olup, kök raporumuzdaki görüş ve kanaatimizde herhangi bir değişiklik meydana gelmemiştir. Sayın Mahkemenizce ek rapor için görevlendirme yazısında; davacı şirketin ihtiyacı dahilinde almış olduğu elektrik enerjisi için tahakkuk ettirilen dağıtım bedeli ile davacının üreterek dağıtım sistemine verdiği dağıtım bedeli miktarları yönünden ayrı ayrı yeniden hesaplama yapılması istenilmiştir. a) Davacı şirkete ait lisanssız güneş enerjisi santrali, güneşin olmadığı saatlerde üretim yapamadığı için, santralin iç ihtiyacı (aydınlatma, görevlilerin elektrik kullanımı vb) için gerekli elektrik enerjisini dağıtım sisteminden çekmekte, çektiği bu elektrik enerjisi çift yönlü sayaç ile kaydedilmektedir. Dağıtım şebekesinden çekilen elektrik enerjisi miktarları dosya içerisindeki CD’de kayıtlıdır. Davacı şirkete dağıtım şebekesinden çekmiş olduğu elektrik enerjisi için ‘tek terimli, tek zamanlı orta gerilim ticarethane’ abone grubuna uygulanan dağıtım sistem kullanım bedeli uygulanmakta ve her ay sonunda çekilen elektrik enerjisi için... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından fatura tahakkuk ettirilmektedir. Yukarıdaki tabloda davacının ihtiyacı için dağıtım şebekesinden çekmiş olduğu elektrik enerjisi için ödediği dağıtım sistem kullanım bedeli KDV hariç: 6.222,57 TL, KDV dahil 7.342,63 TL olarak hesaplanmıştır. b) Davacı şirketin üreterek dağıtım sistemine verdiği ihtiyaç fazlası elektrik enerjisi için ödemiş olduğu ‘dağıtım sistem kullanım bedeli’ ise kök raporumuzdaki tabloda hesaplanmış olup, toplam ödediği tutar KDV hariç: 263.967,97 TL, KDV dahil ise; 311.482,20 TL’dir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Ankara...Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucunda....alimat dosyasından bilirkişi heyetinden alınan 24/09/2023 tarihli rapora göre; "..Bilirkişi raporu hazırlanmak üzere tarafımıza tevdi edilen dosya kapsamında bulunan belge ve bilgilerin incelenmesi sonucunda, Raporumuzun önceki bölümünde yer verilen tespit ve değerlendirmelerimiz uyarınca hukuki takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 1. Lisanslı GES ve Lisansız GES arasındaki Dağıtım Bedelindeki Farklılaşmaya Sebep Olan Maliyetlerin; ilgili mevzuatlar kapsamında detayları Raporumuzun 5. Bölümünde açıklanan ve analizi yapılan teknik hususlardan dolayı Lisanslı Güneş Enerji Santrali ile Lisanssız Güneş Enerji Santrali arasında ek maliyet oluştuğuna ilişkin Heyetimizce net bir tespit yapılamadığı, 2. Davaya konu olan dağıtım bedeli tarifesi, 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 5 inci maddesinin (e) fıkrası, bu Kanun doğrultusunda 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 17 nci maddesi ve yine bu doğrultuda oluşturulan ikincil mevzuat çerçevesinde belirlenmektedir. Düzenlemeye tabii tarifelerin EPDK’nın karar alma organı olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun kararıyla yürürlüğe girmektedir. EPDK tarafından Kurul Kararlarında onaylanan tarifeleri elektrik dağıtım şirketleri uygulamakla yükümlü olup, söz konusu Kurul Kararları iptal edilmedikçe Davalı Elektrik Dağıtım ġirketinin Kurul tarafından belirlenen tarifelerden farklı bir bedel uygulamasının mümkün olmadığı, EPDK’nın onayladığı tarifeye esas Kurul Kararlarının iptali için Danıştay... Daire ...Esas No ve ... Karar Nolu kararında ve diğer Kararlarda da oy çokluğu ile davanın reddine karar verildiği, bu sebeple de EPDK Kurul Kararlarının halihazırda yürürlükte olduğu, 3. Dosya kapsamında bulunan CD içeriğindeki belge ve faturalara göre EK-A Tabloda hesap edildiği üzere; Davacı GÜNSONU 10 Enerji Üretim Dan.San.Tic. A.ġ. ait dava tarihine kadar tahsil edilen dağıtım sistem kullanım bedeli tutarı 263.967,97 TL, KDV Dahil 311.482,21 TL’dır. Davacı GÜNSONU 10 Enerji Üretim Dan.San.Tic. A.ġ.’ne, Lisanslı Güneş Enerji Santrali üreticilerine uygulanan dağıtım sistem kullanım bedeli tarifesi üzerinden tahsil edilmiş olsaydı Davacı ġirket tarafından ödenmesi gereken bedel KDV Hariç 124.509,98 TL, KDV Dahil 146.921,78 TL’dır. Lisanslı Güneş Enerji Santrali Üreticisine uygulanan dağıtım sistem kullanım bedeli ile davacı lisanssız Güneş Enerji Santrali Üreticisine uygulanan dağıtım sistem kullanım bedeli arasındaki fark; KDV Dahil 164.560,43 TL olarak hesap edilmiştir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetinden alınan 16/06/2024 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre; "...Bilirkişi ek raporu hazırlanmak üzere tarafımıza tevdi edilen dosya kapsamına sunulan tarafların bilirkişi raporuna itirazlarının incelenmesi sonucunda, Sayın Mahkemenin de talebi ve tarafımıza verdiği görev sınırları içerisinde; 1. Kök Raporumuzda Lisanslı ... arasındaki Dağıtım Bedelindeki Farklılaşmaya Sebep Olan Maliyetlerin; ilgili mevzuatlar kapsamında detayları Raporumuzun 5. Bölümünde açıklanan ve analizi yapılan teknik hususlardan dolayı Lisanslı Güneş Enerji Santrali ile Lisanssız Güneş Enerji Santrali arasında ek maliyet oluştuğuna ilişkin Heyetimizce net bir tespit yapılamadığı kanaatimizi değiştirecek herhangi bir teknik husus bulunmaması sebebiyle kanaatimizin aynen devam ettiği, 2. Davacının sistemde ihtiyaç için kullanılan elektrik enerjisi için ödediği dağıtım sistem kullanım bedeli EK-A tabloda hesap edildiği üzere KDV Dahil 7.342,63 TL olduğu, 3. Davacının ihtiyaç fazlası elektrik enerjisi için Dağıtım Sistemine verdiği elektrik enerjisinin dağıtım sistem bedeli yukarıda EK-B tabloda hesap edildiği üzere KDV Dahil 311.482,21 TL olduğu, 4. Davacı... Enerji Üretim Dan.San.Tic. A.Ş.’ne, Lisanslı Güneş Enerji Santrali üreticilerine uygulanan dağıtım sistem kullanım bedeli tarifesi üzerinden tahsil edilmiş olsaydı Davacı Şirket tarafından ödenmesi gereken bedel kök raporumuzda hesap edildiği üzere KDV Dahil 146.921,78 TL olacağı, 5. Davaya konu olan dağıtım bedeli tarifesi, 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 5 inci maddesinin (e) fıkrası, bu Kanun doğrultusunda 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 17 nci maddesi ve yine bu doğrultuda oluşturulan ikincil mevzuat çerçevesinde belirlenmektedir. Düzenlemeye tabii tarifelerin EPDK’nın karar alma organı olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun kararıyla yürürlüğe girmektedir. EPDK tarafından Kurul Kararlarında onaylanan tarifeleri elektrik dağıtım şirketleri uygulamakla yükümlü olup, söz konusu Kurul Kararları iptal edilmedikçe Davalı Elektrik Dağıtım Şirketinin Kurul tarafından belirlenen tarifelerden farklı bir bedel uygulamasının mümkün olmadığı, EPDK’nın onayladığı tarifeye esas Kurul Kararlarının iptali için Danıştay... Daire... Karar Nolu kararında ve diğer Kararlarda da oy çokluğu ile davanın reddine karar verildiği, bu sebeple de EPDK Kurul Kararlarının halihazırda yürürlükte olduğu," şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, taraflar arasındaki Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasına dayalı olarak davalı tarafça düzenlenen faturalarla istenen ve tahsil edilen sistem kullanım ve dağıtım bedellerinin istirdatı istemine ilişkindir. 2-Davalının yargı yolu itirazının, uyuşmazlığın tacir olan taraflar arasında imzalanmış olan "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması"ndan kaynaklandığı, TTK'nun 4. maddesi uyarınca nispi ticari dava niteliğinde olduğu, aynı Yasa'nın 5. maddesi uyarınca Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu, somut uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme olmadığı gözetilerek yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. (Benzer değerlendirme için bkz: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesi'nin 2021/1863 Esas 2021/1723 Karar sayılı ilamı) Davalı vekilinin, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağına itirazının, 2016 yılından bu yana satılan elektrik miktarı ile lisanslı üreticilerle arasındaki dağıtım bedeli farkının ve maliyet farkının hesaplanmasının dava tarihi itibari ile davacıdan beklenemeyecek olması karşısında yerinde olmadığına, zamanaşımına ilişin itirazın ise uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklanması ve davacının 2016 yılından sonraki döneme ilişkin fazla ödemenin iadesini talep etmesi karşısında yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. 3-Davacının lisanssız elektrik üreticisi olup davalı ile sistem kullanım anlaşması imzaladığı ve bu kapsamda davalıya dağıtım bedeli ödemesi yaptığı her iki tarafın da kabulünde olup, uyuşmazlık davalı ile dağıtım sistemi kullanım sözleşmesi imzalayan davacıdan, lisanslı elektrik üreticilerine nazaran daha yüksek tutardan tahsilat yapılmasının, sözleşmeye, genel işlem koşullarına, Medeni Kanun'un 2.maddesine ve normlar hiyerarşisine aykırı olup olmadığı, lisanssız üreticinin, lisanslı üreticiye nazaran dağıtım sistemine ek yük getirip getirmediği ve sistemde ek maliyet oluşturup oluşturmadığı, ek yük getirmiyor ve ek maliyet oluşturmuyor ise, davalının davacıdan tahsil etmesi gereken tutardan daha yüksek bir tutarda tahsilat yapıp yapmadığı, tahsil etmiş ise bu tutarın ne kadar olduğu ve davacıya iadesinin gerekip gerekmeyeceği noktalarında toplanmaktadır. Davacı her ne kadar tarife hükümlerinin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu iddia etmiş ise de, tarafların tacir oldukları, TTK'nun 18/2. maddesi uyarınca basiretli davranma zorunlulukları bulunduğu, tacirler arasındaki genel işlem koşullarının daha sıkı kurallara bağlı olduğu, genel işlem koşulunun unsurları; sözleşmenin koşullarını oluşturması, sözleşme kurulmadan önce düzenlenmesi, birden fazla sözleşme ilişkisinde kullanılmak üzere düzenlenmesi ve genel işlem koşulları kullanan tarafından sözleşmeye dâhil edilmek niyetiyle karşı âkide sunulması olup genel işlem koşulu olduğu iddia edilen tarifenin ise sözleşme koşullarından olmayıp sözleşme devam ederken dava dışı EPDK tarafından belirlendiği gözetildiğinde, uyuşmazlık konusu alanda faaliyet gösteren tüm alıcı ve satıcılara uygulanan tarife hükümlerinin genel işlem koşulu olarak kabulünün mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. 4-Mahkememizce uyuşmazlık konusu hususlar hukuki değerlendirmeyi gerektirmekte ise de davacı iddialarının teknik yönden incelenmesi ve lisanslı üreticilere uygulanan tarifelerin davacıya uygulanması halinde ne miktarda daha az tahsilat yapılacağının tespiti yönünde bilirkişi rapor ve ek raporları alınmıştır. Düzenlenen 26/09/2022 tarihli heyet raporu, 09/01/2023 tarihli ek rapor, 24/09/2023 tarihli heyet raporu ve 16/06/2024 tarihli ek raporlarda davalı tarafça uygulanan tarifelerin yürürlükte bulunan EPDK tarife ve yönetmeliklerine uygun olduğu, davacıya lisanssız üreticiler için öngörülen tarifelerin uygulanması nedeniyle lisanslı üreticilere nazaran 146.921,78-TL fazla faturalandırma yapıldığı yönünde görüş bildirilmiştir. 5-Dosya kapsamının incelenmesinde davacı ile davalı arasında ...kullanıcı no ile 25/09/2017 tarihli "Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" imzalandığı, sözleşme içeriğinde uygulanacak tarifelerle ilgili doğrudan bir belirleme yapılmadığı ve EPDK'nin yönetmelik, tebliğ ve alt düzenleyici işlemlerine atıf yapıldığı görülmüştür. Davacı tarafça, 31/12/2015 tarih ve... Mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 30/12/2015 tarih ve 5999-3 sayılı Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 29/12/2016 tarih ve 29933 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 26/12/2016 tarih ve 6808 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararıyla değişik 16. maddesinin 2. Fıkrası ile lisanssız üreticiler ile lisanslı üreticiler arasında farklı tarifelerin uygulanmasının normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, 6446 sayılı Kanun'un 17/6-ç bendinde dağıtım tarifelerinin taraflar arasında ayrım gözetmeksizin ve eşit olarak uygulanması gerektiğinin düzenlendiği, yine aynı kanunun dağıtım tarifelerinin belirlenmesine ilişkin kıstaslarda maliyet analizleri yapılarak farklılaştırmaya gidilebileceği, oysa davalı tarafça bir maliyet, lisanssız üreticiler için ek maliyet analizi yapılmadığını ve bu nedenle farklı tarife uygulanması mümkün olmadığı, 19/06/2020 tarihli "Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği" 20/ç maddesine göre davalı dağıtım şirketi tarafından fiyata dönüştürülmüş maliyet analizleri hazırlanması gerektiği ileri sürülmüş ise de; EPDK'nın uyuşmazlık konusu tarife farklılaştırılmasına ilişkin 26/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan değişikliğiyle ilgili olarak Danıştay ...Dairesi'nin... Karar sayılı dosyasıyla iptal davası açıldığı, Danıştay ...Dairesi'nin 23/09/2020 tarihli kararında "Lisanssız üreticilerin gerçekleştirdikleri üretimi dağıtım sistemine vermek suretiyle sistemi yoğun bir şekilde kullanımı, sistemin teknik ve ekonomik işleyişini sekteye uğrattığı gibi, üretimlerini ticarî faaliyete konu ederek kendilerine tanınan muafiyet sınırı aşılmaktadır. Kanun koyucunun yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretimine yönelik lisanssız üreticileri birtakım yükümlülüklerden muaf tutması, söz konusu üreticilerin lisanslı üreticiler gibi doğrudan piyasa faaliyetine konu edilebilecek elektrik üretimi gerçekleştirecekleri anlamı taşımamaktadır. Aksinin kabulü hâlinde, farklı koşullar ile yükümlülüklere tâbi kılınan lisanslı ve lisanssız üreticilerin aynı amaca matuf piyasa faaliyetinde bulunabileceklerinin öngörülmesi beklenirdi. Oysaki, lisanssız üreticilerin öncelikle tüketimlerini karşılamakla yükümlü kılındığı açıktır. Bu itibarla, lisanssız üreticilerin gerçekleştirdiği üretimin ticarî faaliyete konu edilmesinin sonucu olarak ödeyecekleri dağıtım bedelinin farklılaştırılmasında eşit taraflar arasında ayrım gözetilmemesi ilkesine aykırılık olmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nun... karar sayılı ilamı ile kesinleştiği, Bu hali ile dava dışı EPDK tarafından lisanslı ve lisanssız üreticiler arasında dağıtım sistemi kullanım bedellerinin farklılaştırılabilmesinin hukuka uygun olduğunun Danıştay tarafından hüküm altına alındığı, somut uyuşmazlıkta davacının faturalandırmaların tarifelere aykırı olarak gerçekleştirildiğine dair bir iddiasının bulunmadığı, iddianın uygulanan tarifeye ilişkin olduğu, bu haliyle Danıştay tarafından denetlenerek üst normlara uygunluğu kesin olarak hükme bağlanmış tarifelerin davalı tarafça uygulanmasında davalıya yükletilebilecek bir hatalı uygulama bulunmadığı ve davalının tahsil ettiği kullanım ve dağıtım bedellerinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Davacı tarafın Yönetmeliğin 20/ç maddesi uyarınca ek maliyetler belirlenerek tarifenin bu yönden yerinde olmadığına ilişkin talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, Danıştay 13.Dairesi'nin ve Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu kararlarında da belirtildiği üzere lisanssız üreticilerin plansız üretimlerinin dağıtım sistemine ek maliyet getirebileceğinin kabul edilebilecek olmasına karşın bu maliyetin uzun süreli araştırma, veri toplama ve tahminler ile diğer üreticilerin üretim miktarı, arz miktarı, arıza ve kesintilerin önceden belirlenemeyecek olması ve diğer değişkenler dikkate alındığında fatura tarihinde ve hatta sonrasında belirlenmesinin mümkün olmayacağının açık olduğu, dağıtım bedellerinin de davalı tarafından değil dava dışı EPDK tarafından belirlenen tarife uyarınca belirlendiği ve davalının yalnız tarife gereği dağıtım bedellerinin tahsilini yaptığı dikkate alındığında davalının salt maliyet analizleri oluşturmamış olmasının davacıya lisanslı üreticilerle aynı tarifenin uygulanmasını gerektirmeyeceği değerlendirildiğinden talebin bu yönden de yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 -TL harçtan peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Davacının sarf ettiği yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/980, K. 2024/1059, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-980-e-2024-1059-k-265e54b812ca