İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/384 E. 2023/1070 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/384
- Karar No
- 2023/1070
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2021/384 Esas KARAR NO : 2023/1070 DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/05/2021 KARAR TARİHİ : 26/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Davalıların mirasbırakanı ...’ın, kooperatife olan borçları (4.075,00 TL’si aidat, 3.078,37 TL’si gecikme faizi, 5,00 TL’si elektrik pano bedeli olmak üzere toplam 7.158,37 TL) için İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ancak mirasçılardan ...ın 06.12.2018 tarihli dilekçesinden, annesi ...’ın vefat ettiğinin öğrenilmesi üzerine icra takibinin mirasçılara yöneltildiğini ve ödeme emrinin, ...’a 30.06.2020 tarihinde, ...’a 01.07.2020 tari-hinde tebliğ edildiğini, Kendilerine ödeme emri tebliğ edilen davalıların, “Takip alacaklısı kooperatife herhangi bir üyelimiz söz konusu olmadığından takibe konu tüm borca, faize ve ferilerine itiraz ediyoruz” şeklinde itiraz ederek takibin durdurulmasını sağladıklarını; annelerinin mirasını reddetmeyen davalıların, kooperatif ortağı olan annesinin ortaklık borçlarına itiraz etmekle haksız ve kötü niyetli hare-ket ettiklerini belirterek, Davanın kabulü ile haksız itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, Kötü niyetli itiraz nedeniyle davalıların, alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkûm edilmesini talep ettiği görülmüştür. SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde; Müvekkillerinin, alacaklının icra takibine konu ettiği ve dosyaya ibraz ettiği belgelere, "Annemiz ..., icra takibi başlatılmadan önce vefat etmiştir. Mirasçılar aleyhine icra takibi yapılması gerekirken, ölmüş kişinin aleyhine icra takibi yapılması, maddi bir hataya ve kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmadığından, alacaklının bu tutumu, dürüstlük kuralları ile bağdaşmamaktadır. ...’ın nüfus kaydının çıkartılması mümkündür. Alacaklı ancak maddi yanılgı ve dürüstlük kuralına aykırı olmayan durumlarda HMK’nun 124/3-4 maddesi uyarınca taraf değişikliği yapmak suretiyle yanlışlığı düzeltebilir. İşbu takip dosyasında ek takip talebi düzenleyerek takibi usulünce mirasçılara yöneltmek mümkün değildir" gerekçesiyle itiraz ettiklerini, dava konusu icra takibinde, 01.01.2007 / 31.12.2015 tarihleri arasında birikmiş aidat borçları ile 31.10.2018 tarihi itibariyle işlemiş faiz, su ve İzsu katılım bedelinin talep edildiğini; aradan uzunca bir zaman geçtiğini; davalıların annesi ...’ın borçları konusun-da çok dikkatli bir kişi olması nedeniyle, kooperatife olan borçlarını ödemiş olma ihtimalinin yüksek olduğunu ancak makbuzları bulmalarının mümkün olmadığını; bu nedenle zamanaşımı itira-zında bulunduklarını, Müvekkillerinin, davacı kooperatif yönetiminin (kooperatife ait defterlerin) usule uygun tutulmadığı yönünde duyumlar aldıklarını; bu nedenle kooperatifin eski yöneticilerinin aleyhine açılmış soruşturma ve ceza davası olup, olmadığının araştırılmasını istediklerini, Yukarıdaki iddialarını, sunacakları delillerle ispat edeceklerini belirterek, Müvekkillerinin aleyhine açılan davanın reddedilmesini, Haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle, kooperatif aleyhine, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ettiği görülmüştür. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE : 1-.Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır. 2- Uyuşmazlık; ön inceleme duruşmasında; "Davacı ile davalı tarafın; icra takibine dayanak aidat alacağı ve elektrik pano bedelinden dolayı davalıların davacıya borçlu olup olmadığı borçlu ise miktarı hususlarında uyuşamadıkları görüldü." şeklinde belirlenmiştir. 3- Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir. Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır. 4- İİK'nın 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmünü içermektedir. Bu hükme göre; itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlar. İtiraz tebliğ edilmedikçe süre başlamaz. Ayrıca icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına gelmez. Bu nedenlerle davalı tarafından yapılan borca itiraz gereği icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, takip dosyasının incelenmesinde borçlunun itirazına ilişkin dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmesi yönünde bir dilekçeye ve tebliğine ilişkin bir mazbataya rastlanmamıştır. Buna göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemediği ve işbu davanın hak düşürücü süre dolmadan açılmış olduğu anlaşılmaktadır. 5- Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır. Mahkememizce aldırılan 08/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Dava, ortaklıktan ve hizmet bedellerinden kaynaklanan kooperatif alacağının tahsili için baş-latılan icra takibine (İzmir... İcra Dairesi,...) yapılan itirazın iptaline ilişkin olup, incele-me bölümünde ayrıntılı olarak hesap ve tespit edildiği üzere, Davacı kooperatifin ortağı olan davalıların murisi ...’ın, 2015/Ara-lık ayı itibariyle 4.075,00 TL + 5,00 TL = 4.080,00 TL anapara borcu bulunmaktadır. Takip tarihi itibariyle talep edilebilecek faiz miktarı 1.851,41 TL olarak hesaplanmıştır, şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Mahkememizce aldırılan 22/02/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda; Delillerin nihai takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, mevcut delillerin, davalıların murisi ...'ın, davacı S. S. ... Konut Yapı Kooperatifi'ne ortak olduğunun ve ortaklık nedeniyle kendisine bir adet konut tahsis ve teslim edildiğinin kabulü için yeterli olduğu sonucuna varılmıştır. Taraflar arasındaki ortaklık ilişkisi, taşınmazın satılması ile birlikte 2015/Aralık ayı itibariyle sona ermiştir. Bundan sonraki parasal yükümlülüklerin, taşınmazı satın alan ve kooperatife ortak olan ali ...'dan talep ve tahsili edildiği anlaşılmaktadır. Davalıların murisi ..., takip döneminde (2011/Kasım — 2015/Aralık) davacı kooperatifin ortağı, hem bağımsız bölümün malikidir. Bu durumda kooperatifçilik faaliyetleri ile ilgili giderlerin yanı sıra Siteye (konutlara) verilen hizmetlerin bedelinden de sorumlu tutulabilecektir, şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Mahkememizce aldırılan 03/08/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; Kök raporumuzda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere dava konusu icra takibinde, 4.075,00 TL’si aidat alacağı, 3.078,37 TL’si aidat faiz gecikme faizi, 5.00 TL’si elektrik pano bedeli olmak üzere toplam 7.158,37 TL talep edilmiştir. Sayın Mahkemenizin talimatları gereğince, 5 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınarak yeniden yapılan hesaplamalar sonunda, takip tarihi (26.11.2018) itibariyle, takip dönemi için talep edilebilecek alacak miktarı aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir.-Aidat alacağı : 1.675,00 TL-Aidat gecikme faizi: 1.065,09 TL Elektrik pano bedel +: 5,00 TL Toplam: 2.745,09 TL şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. 6- Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Davacı Kooperatifin ...'dan birikmiş aidat alacağının bulunduğu, adı geçen şahıs aleyhine İzmir... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği sonrası takip borçlusunun borca itiraz ettiği, ancak sonrasına ...'ın vefat etmiş olduğu, Karşıyaka ... Noterliği'nin 17.09.2019 tarih ve... yevmiye nolu Mirasçılık Belgesi ile murisin geride 2 mirasçı bıraktığı, mirasçıların ... ve ...'dan ibaret olduğu, bu nedenle işbu itirazın iptali davasının mirasçılara yöneltilmiş olduğu, davalıların cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu görülmüştür. Her ne kadar TBK m.147/1-b.4 hükmü uyarınca Kooperatifin Aidat Alacakları 5 yıllık zamanaşımına tabi olup bu 5 yıllık zamanaşımı süresi icra takip tarihinden 5 yıl geriye gidilerek hesap edilmekte ise de; dava dilekçesi ve tensip zaptının davalı ...'a 28.06.2021, ...'a ise 09.08.2021 tarihinde tebliğ olunduğu, fakat müşterek Cevap Dilekçelerinin 16.09.2021 tarihinde mahkememize sunulmuş olduğu, cevap dilekçesinin süresinde olmadığı, dolayısıyla zamanaşımı definin hukuki sonuç doğurmayacağı yönündeki değerlendirmemizle 08.04.2022 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak aşağıdaki karar hükmolunmuştur. İşlemiş faizlere ilişkin talep ise borçluya ihtarname gönderilerek temerrüte düşürülmemiş olduğu görülmekle reddedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalı itirazlarının kısmen iptaline takibin 4.075,00-TL aidat asıl alacağı ile 5,00-TL elektrik pano bedeli asıl alacağı ve de 1.851,41-TL işlemiş faiz üzerinden devamına, FAZLAYA DAİR İSTEMİN REDDİNE, 2- İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacağın % 20 'si oranında hesaplanan 816,00- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 405,37-TL harçtan peşin alınan 59,30-TL nin mahsubu ile bakiye 346,07-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca 5.931,41-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13,14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL'nin kabul ve red oranına göre 1.126,89-TL'sinin davalıdan, bakiye 233,10-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 6- Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 1.226,96-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7- Davacı tarafından yapılan 600,00-TL Bilirkişi ücreti, 180,00-TL posta ve tebligat ücreti ile 127,10-TL ilk başvuru harcı olmak üzere toplam 907,10-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 751,62-TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; tarafların yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 26/12/2023 Katip... e-imza Hakim... e-imza