İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/230 E. 2023/372 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/230
Karar No
2023/372
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/230 Esas KARAR NO : 2023/372 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/03/2021 KARAR TARİHİ : 02/05/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı yazılım şirketinden 18/07/2016 fatura tarihli 111.800 ABD doları bedelli... isimli lisanslı bilgisayar programı satın aldığını, ilgili satın alımda, lisanslı bilgisayar programlarının yanında teknik destek, eğitim ve servis hizmetleri de mevcut olduğunu, söz konusu ... yazılım sistemi, fabrikada gerekli olabilecek işleme, ve delme işlemleri ve bunun gibi operasyonlar için gelişmiş stratejileri ve çizimleri yapma olanağı sunan bir bir yazılım sistemi olduğunu, müvekkili tarafından lisanslı olduğu düşünülerek alınan yazılım sistemi yüklenen bilgisayarda bir süre kullanıldığını, lakin yazılım sistemin kurulu olduğu bilgisayar teknik gerekçe ile farklı bir nedenle çöktüğünü, ve yeniden işletim sistemi kurulduğunu, aynı bilgisayara yeniden işletim sistemi kurulduğunu, bilgisayara, bedeli ödenerek süresiz kullanım imkanı satın aldığını, davacının sattığı ... isimli yazılım programını yüklemek istediğini, fakat müvekkili ilgili yazılım programını yeniden işletim sisteminden çalıştırmadığını, müvekkilli önce davalıyı sonra da ... aradığını, ... programın deneme sürümü benzer bir sürüm olduğunu bildirdiğini, yeniden program satın alma gerektirdiğini ilettiğini, davalıdan buna ilişkin hiç bir olumlu cevap alınmadığını, programın yeni kurulmuş işletim sisteminde çalışmamasının nedenini araştırıldığını, lisanslı bir program olduğunu düşünerek satın aldığını, ürünün aslında bir deneme sürümü olduğunu fark ettiğini, programın deneme sürümünü, satın almış olan müvekkilinin yazılım şirketi olan davalı şirket ile görüşerek bu durumu anlattığını, fakat sözlü pek çok talep ve uyarısına rağmen müvekkilinin yazılım sistemi ile ilgili sorunları giderilmediğini, müvekkilinin fatura bedeli olan 11.800- ABD doları ödenmesine rağmen söz konusu yazılım programından hiç bir türlü fayda elde edemediğini, belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; ayıplı ifa sebebiyle müvekkilimizin uğramış olduğu zarara mahsuben şimdilik 50,00 ABD Doları ve dolar üzerinden Ticari Temerrüt faizi oranında hükmedilecek faizi ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkilinden ... ve ... talep edildiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında ürün sipariş ve sözleşme formu 27/01/2016 tarihinde imzalandığını, sözleşmeye istinaden davalı KDV dahil 11.800.USD ödeyeceğini, ödeme şekline sözleşmede açıkça yer verildiğini, müvekkili tarafından tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, DVD ve lisanlar 02/02/2016 tarihinde eksiksiz olarak teslim edildiğini, davacı tarafın sonraki yıllar içinde bakım anlaşması olmasa da müvekkili tarafından 2017 ve2018 yılında yükümlülüğü olmamasına rağmen eğitim ve lisans iade etme ve aktif etme hizmetleri verildiğini, davacı tarafın sektörde uzun yıllardır çalışmakta olan basiretli tacir olduğunu, davacı şirket çalışanlarının eğitime katıldıklarını, iade edilen durumun gizli ayıp dahi olmadığını, gizli ayıp kabul edilse dahi bildirim yükümlülüğünün söz konusu olduğunu, aksi durumda varsa dahi satılanı ayıpla kabullenmiş sayıldığını, TKK 23 yollaması ile TBK 223 maddesinde de bu durumun açık olduğunu, belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla,usule ilişkin itirazlarımızın kabulü ile; dava konusu miktar miktar bölünebilir olmadığından kısmi dava olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine aksi kanaat halinde eksik harcı tamamlamak üzere davacı tarafa kesin süre verilmesine, zamanaşımı itirazımın kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, Usul ve yasaya aykırı davanın esastan reddine, davacının HMK 329 gereği müvekkil ile aramızda kararlaştırılan vekalet ücretimizi ödemeye ve disiplin para cezasına mahkum edilmesine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava; TBK' nın 227/1. Maddesine dayalı ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Davacı, davalı yazılım şirketinden ... isimli lisanslı bilgisayar programı satın aldığını, programın kullanıldığı bilgisayarın farklı nedenler ile çökmesi sonrası yazılımın kullanılamadığını bu hali ile beklenen yararın sağlanmamasından ötürü sözleşmeden dönerek ödenen bedelin iadesini talep etmektedir. Davalı, distribütörü olduğu dava dışı firmanın lisanslı programının davacı bilgisayarına kurulduğunu ve gerekli eğitimlerin verildiğini, üründe ayıbın bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Dava konusu lisanslı program davacı tarafın talebi üzerinde üretilmemiş olduğundan var olan bir yazılım programının davacı bilgisayarına yüklenmiş olması nedeniyle taraflar arasında ki ihtilafın satım sözleşmesinden kaynaklandığı kanaatine varılmıştır. Mahkememizin 31/05/2022 tarihli celsesi 1 nolu ara karar gereğince; davacının davalıdan satın aldığı programın lisanslı ve sözleşmeye uygun olup olmadığı, davacının iddiasına göre bilgisayarın çökmesinde yazılım programının ayıplı olup olmamasının öneminin olup olmadığı, davacının iddialarının yerinde olup olmadığı, ayıplı ifa varsa gizli ya da açık ayıplı olup olmadığı, sonradan zamanla ortaya çıkan bir ayıp olup olmadığı, davacının kullanım ile ilgili bir kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa davalının eksik ve kusurlu ifasının tüm fiziki işe oranının ne olduğu, davacının bu kapsamda talep edebileceği zarar miktarının ne olduğu konusunda,Bilirkişilerden alınan raporun sonuç kısmına göre;"Bilgisayar Mühendisliği Açısından •Davacının davalıdan lisanslı ürün satın aldığının, gerek... müşteri portaline girişte kullanılan lisans anahtarının kabulü gerekse de davalının satış sonrası ...irmasından gönderilen teyit yazısında görüldüğü, •... açısından; uygulamanın yüklü olduğu bilgisayarın çökmesi sonucu mevcut lisansın etkinliğinin kaldırılıp lisansın boşa çıkarılamaması sebebi ile hala etkin ve kullanımda olduğunun varsayıldığı, •Davalının uygulama üreticisi... ile olan anlaşmasının sonlanması nedeni ile yasal olarak destek vermediği ve destek için yetkili firmaya yönlendirdiği, •Davacı istemeden de olsa bilgisayarının göçmesi nedeni ile lisans transfer işlemini yapamadığı için yasal ve ödemesini yaptığı lisansını kullanamadığı, •...isans sözleşmeleri ve son kullanıcı lisans anlaşmaları gereği lisansın 2045 yılına kadar geçerli olmasına rağmen davacının teknik destek hizmeti ve uygulama sürüm yükseltmelerinden bakım anlaşması yapmadığı için yararlanamadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak davalı lisanslı ürün satışı yapmış, müşteri bilgilerini düzenli bir şekild... firmasına iletmiş ve ...firması da bu bilgileri kendi kayıtlarına almıştır. Davalının ... firması ile olan sözleşmesinin sonlanması nedeni ile o güne kadarki sattığı lisanların devrinin Türkiye’de yetkili diğer firmalardan birine yapılmış olması gereklidir ki davalı da bu devirin...Teknolojik Yazılımlar ve Makina Tic. A.Ş. firmasına olduğunu beyan etmektedir. Buna göre de bu firmaya resmi kanaldan lisansın kendilerinde olup olmadığı ve bakım hizmeti alınmasa bile lisansın boşa çıkarılmasının talep edilmesi, eğer bu firma ya da lisansın devir olduğu bir başka yetkili firma işlemi yapamıyor ise durumun doğrudan üretici firma ...’e iletilmesi gerekliliği düşünülmektedir. Mali İnceleme açısından; •Davacı defterlerinde her ne kadar Davacı ... Mak.San.Tic.Ltd.Şti’nin taraflar arasındaki cari hesaptan dolayı Davalı ... Müh.Yaz.Dan.ve Mak.İn.Gıda San.Tic.Ltd.Şti’den 5.438,00 TL alacaklı kaldığı tespit edilmiş ise de, iş bu davada dava konusunun cari hesap bakiyesi olmadığı anlaşılmakta olup; •Sayın Mahkeme’nin görevlendirmesinde açıklanan “ayıplı ifa nedeniyle davacının zararının bulunup/bulmadığı” konusunda inceleme yapmak için Davacı taraftan zarara ilişkin dayanak belgeler ve defter kayıtları talep edilmiştir. Ancak davacı tarafça zarara dayanak herhangi bir belge sunulmamıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde; sözleşmeden dönme kapsamında fatura bedelinin iadesi hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalıya ödenen bedelinin iadesi talep etmiştir. Bu kapsamda Davalı ... Müh.Yaz.Dan.ve Mak.İn.Gıda San.Tic.Ltd.Şti’nin 18.07.2016 tarihinde... numaralı fatura ile ...açıklamalı KDV dahil 35.437,00 TL bedelli fatura düzenlendiği ve Davacı defterlerinde Davalıya yapılan ödeme toplamının 40.875,00 TL olduğu tespit edilmiştir" şeklinde rapor sundukları görülmüştür. Mahkememizin 20/10/2022 tarihli celsesi 2 nolu ara karar gereğince; Dosyaya sunulan yazılım mühendisi bilirkişi raporu açık ve anlaşılabilir olmadığından ayrıca ara kararı da karşılamadığından; taraflar arasında var olan yazılımın ayıplı olup olmadığı (kullanılabilir olup olmadığı), kullanılamıyor ise bu durumun hangi tarafın kusurundan kaynaklandığı ve davacının kabule zorlanıp zorlanamayacağı ayrıca davalı tarafın rapora itirazlarının değerlendirilmesi hususunda Bilirkişiden alınan raporun sonuç kısmına göre;"Taraflar arasında var olan yazılımın ayıplı olup olmadığı (kullanılabilir olup olmadığı), Taraflar arasında var olan yazılımın kullanılabilir durumda olmadığı 02.09.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu incelendiğinde gerçekleştirilen tespit edilmiştir. Davacının dava konusu içerisindeki özelliklere sahip bilgisayardaki format atmadan önce kullanabildiği yazılımı format tarihinden itibaren kullanamadığı görülmektedir. Kullanılamıyor ise bu durumun hangi tarafın kusurundan kaynaklandığı, 02.09.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu incelendiğinde dava konusu yazılımın davacı tarafından davalının teknik desteği ile kullandığı ve bu nedenle dava konusu yazılımın 01.04.2019 tarihinden sonrasında taraflar arasındaki sözleşmenin tarafı olarak yerine getirmesi gereken edimleri yerine getiremeyecek olan davalının bu hakları davacının sözleşmedeki edimlerine zarar vermeyecek şekilde devretmesi gerektiği görülmektedir. Bu durumda davacının dava konusu bilgisayarının çökmesi nedeniyle davalı ile 01.10.2019 tarihinde iletişime geçtiği, davalının ise bu konuda kendisinin değil ... şirketinin yetkili olduğu ve sözleşmenin bu şirket ile devam ettiğini ifade ettiği tespit edilmiştir 02.09.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davalının bu konuda Türkiye’deki bir yerel yetkili şirkete haklarını devretmesi konusunda ise yorumda bulumuş olsa da davalı yetkilisi bu konuda davacıya bir gerçek lisans sahibi ... olmak üzere iki farklı şirket iletişimi göndermiş olduğu tespit edilmiştir. ... yazılım incelendiğinde ise dava konusu yazılımın yetkili satıcılarından birisi olduğu görülmektedir. Yukarıda ifade edilen iletişim ve davalının dava konusu yazılımın distrübitörü olduğu tarihten sonrasında dava konusu yazılımın format atıldığı bilgisayar hakkında iletişime geçilmiş olması nedeniyle davalının dava konusu yazılımın lisanslanması konusunda üstüne düşen edimleri yerine getirdiği, davacının ise 01.10.2019 tarihinden itibaren 2045 yılına kadar lisansı bulunan bir yazılımı kullanamadığı tespit edilmiştir. Bu konuda davacının mağduriyetinin nedeni davalı değil dava dışı ... şirketi olduğu tespit edilmiştir. davacının kabule zorlanıp zorlanamayacağı Davacının Resim-1 içerisinde özellikleri görülen dava konusu yazılımın 2045 yılına kadar kullanım haklarına sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu konuda davacının kabulünü gerektiren bir durum yoktur çünkü zaten davacı bu yazılımın kullanım haklarına sahiptir."şeklinde rapor sunduğu görülmüştür. Tüm bu nedenler ile,...ve ... Pro isimli lisanslı bilgisayar programının davacı tarafından satın alındığı, davalının satımı dava dışı lisans sahibi firma ile yapılan 16/06/2014 tarihli " Protokol" başlıklı distribütör sözleşmesine göre gerçekleştirdiği, ürünün halihazırda kullanılmadığı, 28/03/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre distribütör davalının dava konusu yazılımın lisanslanması konusunda üstüne düşen edimleri yerine getirdiği, 01/10/2019 tarihinden 2045 yılına kadar lisansı bulunan yazılımın davacı tarafça kullanılamamasının davalının kusurundan anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Sübut bulunmayan davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (179,90 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna, eksik kalan harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 399,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yatırılan ve harcanan 23,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/05/2023 Katip ... E imza Hakim ... E imza

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/230, K. 2023/372, T. 02.05.2023, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-230-e-2023-372-k-6551edd4a503