İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/504 E. 2024/873 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/504
Karar No
2024/873
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/504 Esas KARAR NO : 2024/873 DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/04/2016 KARAR TARİHİ : 03/10/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davacı şirketin, 1995 yılında kurulmuş olup, her türlü güvenlik zafiyetine karşı alarmlar, kasalar gibi güvenlik sistemlerinin kurulumu ve kontrol, bakım hizmetlerini yürüten bir şirket olduğunu, Davalıların güvenlik sektöründe çalışmakta olduğunu, 2011 yılında kurulmuş olan dava dışı...Güvenlik A.Ş. bayii olarak faaliyetlerine devam ettiklerini, davalıların, davacı şirkete ait müşteri bilgilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek bu müşterilere ulaştığını ve kendilerine ait telefonlar ile davacı şirketi arayarak müşterileri gibi konuşarak bilgi ve abonelik iptali istemlerinde bulunulduğunu, davacı adına yapılan delil tespiti istemi sonucunda dava dışı...e davacı şirkete ait müşterilerin listesi olduğu mahkeme kanalıyla tespit edildiğini, davalıların hukuka aykırı şekilde müşteri bilgilerini bulundurmalarının TTK’nun 55/D maddesi uyarınca haksız rekebet olduğunu, davalılarının eylemi aynı zamanda TTK’nun 55/A-8. ve 55/B-4. maddeleri uyarınca da haksız rekabet olduğunu, davalıların haksız rekabet eylemleri dolayısıyla davacı şirketin %30 oranında müşteri kaybına uğradığını, bu nedenlerle TTK’nun 55. ve devamı maddelerine aykırı şekilde davacı şirket aleyhine haksız rekabet içinde bulunan davalılar aleyhine; öncelikle davalılara tebligat yapılmaksızın işbu davamızda delil olmak üzere davacı şirkete ait müşteri bilgilerinin davalılar elinde bulunup bulunmadığının belirlenmesi için davalılara ait iş yerlerinde keşif yapılmasına, davalılar tarafından yapılan haksız rekabetin tespiti ile menine, davalılarca yapılan haksız rekabet dolayısıyla davacı şirketin uğradığı zararın tespit edilmesi şu an mümkün olmadığından Mahkemece yapılacak yargılama sonucunda ortaya çıkacak zarar tespitine göre arttırılmak üzere şimdilik belirsiz alacak davası şeklinde her bir taraftan 1.000’er Lira maddi, 1.000’er Lira manevi tazminatın davalılardan alınarak davacı şirkete verilmesine, davacı şirketin uğradığı zarar tespit edilemez ise makul bir tazminatın davacı şirkete verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinini ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesi ile talep edilen 2.000 TL maddi tazminatın 998.000 TL daha arttırarak net 1.000.000,00 TL tazminatın dava açılış tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Güvenlik Sist. San ve Tic. Ltd. Şti. Vekili, dilekçesinde özetle; Davalı şirketin çalışma usülünün rekabet yasağına aykırılık teşkil etmediğini, Dava dilekçesinde bahsi geçen ”davacı tarafa ait müşteri listesinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesi” vakasına kanıt olarak, Bakırköy ...Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan delil tespitinin davalı şirkete değil, davalı şirketin bayisi olduğu firmanın başka bir bayisine yapıldığını ve durumun firmanın tüm bayileri için örnek teşkil edemeyeceğini, davalı şirket çalışanlarının, gün içerisinde mobil olarak gezinmek suretiyle güvenlik sistemi kullanabilecek işyerlerinin ziyaret edilmekte ve bu şekilde müşteri çevresinin genişletilmeye çalışıltığını, davacı ...kullanıcılarının hedef alınmayıp herkese yönelik olarak yapılan bu tanıtımlarda sadece ürün özellikleri, ürün fiyatları ve mevcutsa kampanyalardan bahsedildiğini, ürünlerin fiyat belirlemesinin dava dışı ... A.Ş.’ye ait olup bayi olarak davalı ... Güvenlik...Ltd.Şti.’nin fiyat belirleme yetkisinin bulunmadığını, davalı şirketin hukuka aykırı olarak ya da rıza hilafında yaptığı herhangi bir işlem olmadığını, ziyaretler esnasında yapılan görüşmelerde, davalı şirket kullanıcısı olmak istediğini beyan eden firma/şahıslara, başkaca firmaların sistemlerini kullanmakta iseler önce bu aboneliklerini iptal etmek durumunda olduklarının bildirildiğini, abonelik iptali işlemleri ile uğraşmak istemeyen kullanıcıların da davalı şirket çalışanlarının işlemleri halletmesini talep ettiklerini, bu durumda müşterilerin kendi rızaları ile telefon görüşmelerinde kullanılacak olan parolayı bildirmekte, müşterinin talebine istinaden de davalı şirket çalışanlarının telefon yolu ile davacı şirkete ulaşarak, müşteriler adına abonelik iptali işlemlerini başlattıklarını, davacı şirketin geniş bir müşteri kitlesine sahip olması karşısında, davalı ... Güvenlik...Ltd.Şti.’nin görüşme yaptığı firma ve şahısların davacı taraf abonesi olma ihtimalinin de olmasının ticari hayatın olağan bir durumu olduğunu, ileri sürülen iddiaları kanıtlayan herhangi bir delilin mevcut olmadığını, davacı şirket vekilinin değişik iş sayılı dosya kapsamında olmayan, asılsız iddialarını sanki değişik iş sayılı dosyada varmış gibi dilekçesinde aksettirdiğini, davacı şirketin tazminat taleplerinin hukuka uygun olmayıp, ispat edilemediğini, bu nedenlerle haksız ve dayanaksız iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... Güvenlik Sist.ve Tek. Hiz. Tic. Ltd. Şti. Vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin dava dışı ... A.Ş.’nin bölge bayii olup, bu kapsamda güvenlik sistemleri alanında ticari faaliyet gösterdiğini, davacının bu davayı ikame etmesindeki amacın, davalı... Güvenlik Ltd.Şti.’ni, diğer davalı firmayı ve ... A.Ş. ve bunun haricindeki irili ufaklı tüm güvenlik firmalarını yıldırarak kendisine bağımlı hale getirmek olduğunu, davalı şirket ile aynı piyasada iş yaptıkları davacı firmanın müşterisi olabileceğini ilk etapta bilemeyeceği müşteri ziyaretlerinde kendi firmasının tanıtımını yapmasında abesle iştigal bir durumun bulunmadığını, serbest piyasa koşullarında ve TTK’nun getirmiş olduğu çerçeve dahilinde , daha önce davacı firma müşterisi olan bazı kişi veya işyerlerinini de davacı firma yerine davalı şirket veya başkaca firmalarla çalışmaya başlamasının da kanaatlerince hayatın olağan akışına uygun olduğunu, davacı şirkette olan aboneliğini iptal etmek istediğini beyan eden ve buna muvafakat eden kişilere, aboneliğin iptali konusunda davalı şirket çalışanları tarafından, yine iptal talebinde bulunanların iptal prosedürü ile uğraşmak istememeleri nedeni ile yardımcı olunduğunu, davacının davasının dayanağı olduğunu iddia ettiği Bakırköy ...Sulh Hukuk Mahkemesi’nin... Değişik İş sayılı dosyasındaki tespit ile ilgili davalı şirketin yakından uzaktan hiçbir ilgisinin bulunmadığını, yine davacının dayanak delil olarak göstermiş olduğu mail adreslerinin de davalı şirket ile ilginin bulunmadığını, davacının davalı... Güvenlik Ltd.Şti.’nin TTK’nun 55/A-8 maddesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğu iddasının da dayanaksız ve gerçek dışı olduğunu, davacının müşterisi olduğunu belirttiği bazı müşterilerin, kendi istekleri ve hiçbir yönlendirme olmaksızın dava dışı ... A.Ş.’ye ulmış olup, ana firmanın yönlendirmesi ile bölge bayii olarak davalı... Güvenlik Ltd.Şti.’ne yönlendirildiğini, davacının %30 firmalarının zarar ettiği ve bunun nedeninin haksız rekabet hükümlerine aykırılık olduğu iddasının gerçekleri yansıtmadığını, davacının ticari defterleri ile %30 zarar ettiği anlaşılmış olsa bile bu zararın neyden kaynaklandığının ve iddialar ile nedensellik bağının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın öncelikle husumet nedeni ile reddine, aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Ticaret Sicil Belgeleri, tanık beyanları, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişiden alınan 27/02/2018 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Dosya içeriğinde bulunan üzerinde... güvenlik şüpheli ses kaydı yazılı olan prınco marka CD ve üzerinde İzmir yazılı olan... marka DVD bilgisayar ortamında açılarak ses kayıtlarının incelemesi yapılmış... olarak adlandırılan ses kaydı ile 28. Görüşme ile 454. Görüşme arasında yer alan Müşteri hizmetleri yetkilileri (...) görevlileri ile yapılan telefon görüşmeleri incelenerek ses kayıtlarının çözümü ve dökümü yapılmıştır. ... ... olarak adlandırılan ses kaydında ... görevlisi ile görüşen ... isimli şahsın güvenlik kameralarının ve yardımcı aparatların fiyatlarını abonelik ve satın alma fiyatlarını öğrenmek için aradığı belirlemiştir. Ses kayıtlarında kendisini... olarak tanıtan bayanın aynı kişiler olduğu ve çeşitli farklı kişilere ait abonelik bilgilerini vererek iptal başvurusunda bulunduğu ayrıca abonelikler ile ilgili bilgi aldığı belirlenmiştir. Kendisini... olarak tanıtan bayanın 32. Görüşmede...simli şahısla müşteri temsilcisi ile görüştüğü ve ... olarak kendini tanıtan şahsın daha sonraki telefon görüşmelerinde kendisini ...olarak tanıtıyor. Ses kayıtlarının genelinde Kendilerini farklı isimlerle tanıtan bayan ve erkek şahısların müşteri temsilcilerine aboneleri ile ilgili bilgiler vererek çeşitli şifre işlemlerini gerçekleştirdikten sonra müşteri bilgilerini güncelledikleri iptal başvurusunda bulundukları ayrıca sistemde kayıtlı olan telefon numaralarını değiştirdikleri belirlenmiştir. Şahısların öncelikli olarak müşterilere telefon numaralarını vererek sistemde kayıtlı olan telefonlardan adres bilgilerine ulaştıkları çağrı merkezi görevlilerinden adres bilgilerini teyit ettikten sonra sisteme erişmek için gerekli olan şifrelerin harflerini verdikleri bu şifrelerin harflerinin bazılarının doğru olduğu bazılarının yanlış çıktığı belirlenmiştir. Çeşitli aşamalardan geçirilerek müşteri bilgilerini teyit etikten sonra bu şahısların abonelerin sistemleri için iptal başvurusunda bulundukları ya da fatura bilgilerini aldıkları sonrasında sisteme kayıtlı olan telefon numaralarını değiştirdikleri belirlenmiştir..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucunda... Talimat sayılı dosyasında bilirkişi heyetinden alınan 18/09/2019 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...6100 sayılı HMK.'nun 266C ve 6754 sayılı kanunun 3/3 hükmü gereğince bütün takdir ve yorumlar münhasıran yüce Mahkemenize ait olmak üzere Dava konusu somut olayda tüm dosya kapsamı tarafımızdan incelenmiş olup nihai karar mahkemeye ait olmak üzere aşağıdaki sonuca ulaşılmıştır; 1- CD çözüm tutanaklarında konuşmaların, davalılar ile irtibatlı olduğu mütalaa edilmiştir. 2- Haksız rekabet olduğu mütalaa edilmiştir. 3- Davacının gelir kaybının 6,501,13TL olabileceği kanaatına varılmıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetinden alınan 19/10/2021 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...1) Davalı ... Güvenlik Sist. Ltd. Şti.’nin 2015 ve 2016 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK 64/3. Maddesine göre noterden açılış onaylarının ve yevmiye defterlerinin kapanış onaylarının yaptırılmış olduğu, ,Takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olmak üzere; davacı şirketin ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfına sahip olma niteliğinde olduğu, 2) Davalı... Güvenlik Sist…Ltd.Şti. 2015 ve 2016 yılı ticari defterlerini incelemeye sunmamış olup, GİB onaylı 2015 ve 2016 yılı Kurumlar vergisi Beyannamelerini ve ilgili hesaplara ait beyanname ile uyumlu muavin defter dökümlerini sunmuştur. 3) Davalı şirketlerin dava dışı ... Sistemleri A.Ş.’nin bayisi olarak ticari faaliyet gösterdiği, abonelere dava dışı ... Sistemleri A.Ş. tarafından fatura düzenlendiği ve abonelere ait bilgilerin dava dışı ... Sistemleri A.Ş. kayıtlarında yer aldığı kanaatine varılmıştır. 4) Alarm İzleme Merkezleri; 5188 Sayılı ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN ile buna dayanılarak çıkarılan ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK ile düzenlenmiş “Alarm sistemleri aracılığıyla sürekli olarak yapılan sesli ve/veya hareketli izleme sırasında kaydedilen ihbarların değenlendirilerek hizmet alanın talebi doğrultusunda ilgili kişi ve birimlere bilgi vermek üzere..” kurulmuş, ilgili Valilikler tarafından izin verilmiş kuruluşlardır. Dava konusu tarafların da bu alanda hizmet verdikleri, dolayısı ile hizmet verdikleri şahıs ve kuruluşlara bu amaçla alt yapı sağladıkları anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki hususlarda; tanımlanan kuruluş ve teknik faaliyetleri yönünden bu konudaki kanun, yönetmelik ve genelgeler ile yapılan düzenlemelere aykırı, kusur atfedilecek bir hususa rastlanmamıştır. 5) CD ÇÖZÜM TUTANAKLARI HUSUSUNDA İSE , Her ne kadar CD çözüm tutanakların davalılarla irtibatlı olup olmadığının tespiti talep edilse de tutanaklarda ve içerikte... Güvenlik ve ...Güvenlik şirketleri ve çalışan adları geçmektedir. DAVALILARLA İLİŞKİ KURULAMAMIŞTIR. ( Dosyaya sunulu bilirkişi raporundaki döküm incelenmiştir. Ancak öncelikle taraflarla ilişkisi kurulamamıştır. Tutanaklarda da bilgilendirme mevcut değildir. Görüşmelerde ... nolu kayıtt... adlı çalışanın görüşmede ‘ güveniniz kalmaz çünkü benim verdiğim fiyatlara yakın fiyatlar değil, neredeyse yarıya yakın fiyatlar yani bilemiyorum nasıl bir fiyat, yani benim verdiğim fiyatlar gerçek fiyat, bana inanın …. ulusal bir firma olduğumuz için kesinlikle dolarla çalışmıyoruz sürpriz bir fiyat ile karşılaşmazsınız…..’ gibi ifadeleri mevcuttur. Cd tutanak dökümünden ve bilirkişi raporundan bu görüşmelerin hangi firma çalışanı tarafından yapıldığı anlaşılamamıştır. Ancak anılı konuşmalar davalılar çalışanları tarafından yapıldı ise, DAVALILARLA ÇÖZÜM TUTANAKLARINDAN... NOLU KAYIT ARASINDA BİR İLİŞKİ KURULABİLİR İSE TTK 55/ A-I kapsamında ( Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle , Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek ) haksız rekabet teşkil etmektedir. ) 6) Davalı şirketler ... A.ş.’nin bayiileridir. Öncelikle dava dosyası incelendiğinde görüldüğü üzere davalı şirketlerde Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliğince ... D.İŞ dosyasındaki gibi tespit edilmiş bir müşteri listesi yoktur. Davacının eski çalışanının ... A.Ş.’nin satış müdür olması dışında dosyada mevcut tek maddi delil arama dökümleridir. ... Güvenlik’e ait olduğu belirtilen ve internet çıktıları EK-3 ‘te sunulan (... ) numara ile davacı şirketin 184 kez iptal ya da bilgi için arandığı açıktır. Anılı aramaların 156 adedi Temmuz 2015 ile Kasım 2015 arasında 5 ay içerisinde çok kısa bir zamanda yapılmıştır. ... Güvenlik Şirketi’ne ait olduğu belirtilen ve internet çıktıları EK-4’te sunulan numaralar ile de davacı şirketin 57 kez iptal ya da bilgi için arandığı açıktır. ABONELİK SÖZLEŞMELERİ YÖNETMELİĞİ madde 23 dikkate alındığında önemli olan hususun abonelik iptalinin ne şekilde yapılmış olduğu görüşündeyim. o Abonelik iptalleri abonellerin imzalarını havi evraklar ayrıca gönderilerek yapılıyor ise işlem hukukidir. o Bu şekilde yapılmadan abonelik iptali sadece beyanlarda geçen parolalar ile parolaların davalı şirketlerin çalışanlarınca bildirilmesi sureti ile yapılıyor ise işlem hukuki değildir. Anılı abonelik iptalleri abone imzaları ile yapılmamış ve sadece parolalar ile yapılmış ve hukuki değil ise TTK 55/ A-VIII ( Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak ) ve TTK 55/ B- IV ( Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici kredisi sözleşmesi yapmış olan alıcının veya kredi alan kişinin, bu sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmesine yöneltmek ) uyarınca haksız rekabet teşkil etmektedir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetinden alınan 23/10/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenizin 24.01.2023 tarihli ara kararı ile görevlendirilmiş olup; dosyaya sunulan iptal formlarının yapılan abone iptal çağrılarına istinaden düzenlenip düzenlenmediği, davacı şirketin dava konusu iptallerden önceki son 5 yıldaki abonelik iptali sayıları ile dava konusu abonelik iptali sayısı arasında olağan dışı artış bulunup bulunmadığı ve ortalama yıllık iptal sayısına nazaran ne miktarda daha fazla iptal yaşandığı, bundan dolayı oluşan zararın miktarı hususunda ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından dava dosyasına 10.01.2023 tarihli dilekçe ekinde sunulan abonelikleri iptal edilen müşterilere ait ekipman söküm formaları incelenmiştir. İşbu formlar ; davacı şirkete ait olan cihazların sökümünün yapıldığını belirtilen ve iptali yapan müşterilerin de imzasının bulunduğu formlar olup, 2015-2016 yıllarına aittir. İşbu formlarda iptal nedenlerinin belirtmediği görülmüştür. Dava dosyasında son 5 yıldaki abonelik iptal sayıları mevcut olmadığından, dava konusu abonelik iptal sayısı arasındaki fark tespit edilememiştir. Davacı şirketin adresi İstanbul olup, ticari defter ve kayıtları üzerinde bu hususta inceleme yapılamamıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetinden alınan 07/03/2024 Tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Yapılan incelemeler sonucunda Davacının Davalılar tarafından Haksız fiile dayalı olarak abonelik iptaline dayalı kayıplarının olduğu iddiası ile ilgili olarak; 2014,2015 ve 2016 yıllarında yükselen oranda “BAŞKA FİRMA İLE ÇALIŞMAK İSTİYORUM” açıklaması ile aboneliğini iptal edenlerin olduğu, 2017 yılında ise bu oranın azalmaya başladığı tespit edildiği, Dava konusu haksız fiil iddiasına konu eylemin iptallere etkisi olup olmadığının değerlendirilmesi hususunun Sayın mahkemenin takdirinde olduğu, Sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup; davacı ve davalının diğer sair taleplerinin Takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu bildirir, Hukuki nitelendirme ve değerlendirme ile Nihai Takdir Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere; görüş ve kanaatimizi belirten işbu rapor takdir ve tensiplerinize saygı ile arz edilmektedir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, haksız rekabetin tespiti, meni ve haksız rekabetten kaynaklanan zararın tazminine ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2-Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıların uzun yıllardır güvenlik sistemleri sektöründe faaliyet gösteren tanınmış bir şirket olduğu, davalıların da güvenlik sektöründe çalışan ... A.Ş.'nin bayileri oldukları, davalıların davacının müşterilerine ait bilgileri hukuka aykırı olarak ele geçirerek müşterilere ulaştıkları, sonrasında ise müşteri gibi konuşarak abonelik iptali talebinde bulundukları, davalı şirketlerin elde ettikleri müşteri bilgileri yoluyla davacının müşterilerine ulaşarak kendilerinin daha ucuz fiyata daha iyi hizmet verdikleri şeklinde beyanlarla davacının müşterilerini çekmeye çalıştıkları, davalılara ait telefon hatları üzerinden davacıya çok sayıda iptal talebi geldiği, davalı... Güvenlik şirketine ait telefon hattından 184 kez ve davalı ... Güvenlik şirketine ait hatlardan ise 57 kez arama yapılarak sözleşme iptali yapılması istendiği, Bakırköy ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyasında dava dışı ... A.Ş.'nin başka bir bayisinde davacı şirketin müşteri listesinin bulunduğunun tespit edildiği, ... A.Ş. Bayilerinin davacı şirket müşterilerine telefon yoluyla ulaşarak yeni müşteri edinimi amaçladığı, davalıların da bu şekilde davacı şirket müşteri bilgilerini elde etmiş olabilecekleri, davalıların hukuka aykırı olarak davacı şirket müşteri bilgilerini bulundurmalarının TTK 55/d maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini, ayrıca davalıların eylemlerinin TTK 55/a-8 ve 55/b-4 maddeleri uyarınca da haksız rekabet teşkil ettiğini, davacı şirketin davalıların dava konusu eylemleri nedeniyle %30'a yakın oranda müşteri kaybına uğradığı ileri sürülerek her bir davalıdan ayrı ayrı 1.000,00-TL maddi ve 1.000,00-TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı ... Güvenlik Sistemleri Nak.Gıda.Med.Tur.İnş.Şan.ve Tic.Ltd.Şti. Vekili cevap dilekçesinde, davalı şirketin çalışma yöntemlerinin haksız rekabet teşkil etmediğini, davacı şirketin iddialarının varsayımdan ibaret olduğunu, davacının ileri sürdüğü delil tespiti dosyasının farklı bir bayiye ilişkin olduğunu, bu durumun dava dışı şirketin tüm bayileri için örnek teşkil etmeyeceğini, davalı şirkette hiçbir şekilde davacı şirkete ait müşteri bilgilerinin bulunmadığını, davalı şirketin önceden bir tespit olmadan kapıdan satış yöntemiyle satış gerçekleştirdiğini, fiyatların davalı bayi tarafından belirlenmesinin mümkün olmadığını ve dava dışı ... A.Ş. Tarafından belirlendiğini, davalının satış yaptığı müşterilerin daha önce mevcut olan aboneliklerini sonlandırmaları gerektiği ve bu işlem için müşterilerin uğraşmak istememeleri üzerine müşterilerin rızası ile davacı şirkete ulaşılarak abonelik iptal işlemlerinin gerçekleştirildiği, gerçekleştirilen telefon görüşmelerinin sadece talep işlemi olup aboneliğin sonlandırılmasını sağlamadığı, aboneliğin müşterinin onayı ve davacı şirketin demontaj ekibinin formu imzalatılarak sistemlerin ve aboneliğin sona erdiğirildiği, davacı şirketin geniş bir müşteri ağı olması nedeniyle davalının satış ve görüşme yaptığı müşterilerin davacı abonesi olma ihtimalinin olağan bir durum olduğu, sektörde faaliyet gösteren şirket sayısındaki artış nedeniyle davacı şirket abone sayısının azalmasının olağan bir sonuç olduğu, davalının haksız rekabet teşkil edecek bir eyleminin bulunmadığı ve sair hususlar savunularak davanın reddi talep edilmiştir. Davalı... Güvenlik Sis.ve Tek.Hiz.Tic.Ltd.Şti. Vekili cevap dilekçesinde, davacı şirketin tekel olma amacıyla piyasanın tümüne hakim olma çabasıyla hareket ettiğini, davacının haksız rekabet iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının bu davayı açmasındaki amacın diğer güvenlik şirketlerini yıldırarak kendisine bağımlı hale getirmeye yönelik olduğu, davalı şirketin 12 kişilik ekibiyle belirlibölgelerde işyeri ve ev ziyaretleriyle fiyat teklifi verdiği ve bu teklifleri uygun bulan müşterilerle çalıştığı, rastgele yapılan ziyaretlerde tanıtım yapılan kişilerin davacı şirket müşterisi olduklarının bilinemeyeceği, davalı şirketin abonelik yaptırmak isteyen müşterilerinin mevcut aboneliklerinin sonlandırılması konusunda müşterilerinin muvafakatlarıyla yardımcı olunduğu, işlemlerin müşterilerin daha önce belirledikleri parola ile gerçekleştirildiği, davacı şirketin delil olarak dayandığı delil tespiti dosyasının davalı şirketle ilgisinin bulunmadığı ve sair hususlar savunularak davanın reddi talep edilmiştir. 3-Dava dilekçesi ve delil durumu itibariyle yapılan inceleme sonucu davacının haksız rekabet iddiasının iki ayrı başlık altında incelenebileceği değerlendirilmiştir. A-Davacı şirkete ait müşteri bilgilerinin elde bulundurulduğu iddiası, B-Davacı müşterilerinin abonelik iptallerine aracılık edilmesi. 4-Dosya kapsamına göre yapılan incelemede, Bakırköy ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında dava dışı ...'a ait "... Cad. ... Sokak ... İş Hanı Kat:.. Şirinevler/İstanbul" adresinde delil tespitinde bulunulduğu ve tespit sırasında davacı şirketin çok sayıda müşteri listesi sayfasının bulunduğu, satış ve pazarlama metodlarına ilişkin yazılı-basılı materyallerin yer aldığının tespit edildiği, bunların içerisinde davacı şirket müşterilerine yönelik pazarlama stratejilerinin de yer aldığının belirlendiği görülmüştür. Her ne kadar davacı tarafça davalı şirketler nezdinde de benzer liste ve materyallerin bulunduğu ileri sürülerek delil tespiti talep edilmiş ise de, mahkememizin 13/04/2016 tarihli ara kararı ile delil tespiti talebinin reddedildiği, yargılama aşamasında da davalı şirketler nezdinde davacı müşteri listelerinin bulunduğuna dair somut bir delil gösterilmediği, kaldı ki dava dilekçesinde de davalılar hakkındaki bu iddiaların dayanağının salt ... A.Ş. Bayisi olmalarından ve dava dışı şirketin tüm bayilerinde, Bakırköy ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.İş sayılı dosyasında yapılan tespite benzer nitelikte haksız rekabet oluşturacak bilgi ve belgelerin bulunabileceği varsayımına dayandığı, ancak davacının bu yöndeki iddiasını ispatlar yazılı bir delil sunulmadığı gibi dava aşamasında dinlenen tanıkların da davalı şirketlerin davacı şirket müşteri bilgilerini elinde bulundurduğuna dair bir anlatımda bulunmadıkları, bu haliyle davacı şirketin davalıların müşteri bilgilerini elinde bulundurduklarını ispat edemediği değerlendirilmiştir. 5-Davacı tarafın bir diğer haksız rekabet iddiası davalı şirketlere ait telefon hatları üzerinden davacı şirket müşterilerinin abonelik iptallerinin gerçekleştirilmesine yönelik olup, her iki davalı taraf da cevap dilekçeleriyle bu hususta vakıayı ikrar etmiş ancak abonelik iptallerinin abonelerin kendi istek ve muvafakati kapsamında müşterilere yardımcı olunması için gerçekleştirildiği, abonelere önceden bir ulaşım sağlanmasının söz konusu olmadığı savunulmuştur. Bu yönden davacı abonelerinin abonelik iptaline ilişkin telefon görüşmelerinin davalı şirketler tarafından gerçekleştirildiği olduğu gerek telefon görüşme kayıtları gerekse davalı şirketlerin ikrarı ile sabittir. Uyuşmazlık ise bu iptal taleplerinin haksız rekabet teşkil edip etmeyeceği noktasında toplanmaktadır. 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54. maddesinde haksız rekabetin amacı ve genel ilkesi "Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır." şeklinde belirtildikten sonra, aynı Kanun’un 55. maddesinde uygulamada sık karşılaşılan ve dürüstlük kurallarına aykırı olan bazı davranış ve fiil örnekleri sayılmıştır. Bu çerçevede bir davranış veya uygulamanın haksız rekabet teşkil edip etmediği belirlenirken öncelikle özel hüküm niteliğindeki 55. maddesinde sayılan hallerden birinin var olup olmadığına bakılması gerekmektedir. Bu maddede sayılan hallerden birisi söz konusu ise haksız rekabetin varlığı kabul edilecek, somut davranış veya uygulama bu maddede sayılan haksız rekabet hallerine tam olarak uymuyorsa veya bu hallerin kapsamına örnekseme yoluyla dolaylı olarak da dahil edilemiyorsa, ancak bu takdirde genel hüküm niteliğindeki TTK’nin 54/2 maddesinin uygulanması mümkün olacaktır. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde TTK'nın 55/d, 55/1-a-8 ve 55/b-4 maddelerine yönelik olarak haksız rekabet koşullarının oluştuğu ileri sürülmüş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33.maddesi uyarınca Hâkim, Türk hukukunu resen uygular. Vakıaların anlatımı ve iddiaların ileri sürülmesi tarafların tasarrufunda olmakla birlikte uyuşmazlıkta hangi normun uygulanacağının hakim tarafından resen belirlenmesi gerekmektedir. Bu çerçevede davacının iddialarının haksız rekabet içeren davranışlardan örnekseme yoluyla sayılan hükümlerin tamamı yönünden ve TTK 54/2. Maddesindeki genel hüküm yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. 7-TTK 55/1-a hükmü altında yer alan örneksemeler yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmede, madde metninde "Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar" örnekseme yoluyla sayılmış ancak bunlar sınırlandırılmamıştır. Somut uyuşmazlıkta davacı şirkete ait aboneliklerin sonlandırılması amacıyla yapılan telefon aramalarının davalı şirketlere ait telefon hatları üzerinden gerçekleştirildiği ileri sürülmüş, bu husus davalı taraflarca da cevap dilekçelerinde ikrar edilmiştir. Davalı taraflar cevap dilekçelerinde abonelik başlatacak müşterilerin önceki aboneliklerinin sonlandırılması için müşterilerin bilgisi, isteği ve muvafakat etmesiyle bu aramaların gerçekleştirildiği, bunun bir talep niteliğinde olduğu ve doğrudan abonelik sonlandırıcı bir işlem olmadığı savunulmuştur. Dosya kapsamında sunulan ve toplanan delillerin birlikte incelenmesinde, davalı şirketin reklam ve satış yöntemi olarak davacı müşteri bilgilerini elinde bulundurarak ve salt bu müşteri bilgilerinden hareketle ulaştığı müşterilere tanıtım ve pazarlama faaliyetleri yürütmek suretiyle ticari faaliyette bulunduğunun ispat edilemediği, davalı tanıklarının davalı cevap dilekçesinde savunulan pazarlama yöntemlerini doğrular şekilde anlatımda bulundukları, davacı tarafça sunulan deliller arasında davalı şirketlerin dürüstlük kuralına aykırı pazarlama yöntemleri içerisine girdiğine dair bir delil sunulmadığı, davalı şirketlerin müşteri olarak kazandıkları yeni müşterilerin önceki aboneliği iptal ettirmeleri konusunda yine bu müşterilerin bilgi ve rızalarıyla abonelik sözleşmelerinin sonlandırılması şeklindeki eylemin, müşterinin yeni abonelik tesisine iradi olarak karar vermesinden sonraki bir süreçte meydana geldiği dikkate alındığında bu hususun saldırgan bir satış yöntemi olarak değerlendirilemeyeceği, zira eylemin müşterinin davalılarla çalışmaya başlayıp davacıyla olan aboneliğini sonlandırmasından sonraki bir sürece ilişkin olduğu, yine aramaların aboneliği sonlandıran müşteri şifre ve bilgilerinin kullanılması suretiyle gerçekleştirildiği, müşterinin kendi rızasının bulunduğu, nitekim davacı tarafça dosyaya sunulan abonelik iptal sonrası servis söküm/montaj formlarında da abone imzalarının yer aldığı da gözetildiğinde davalı şirket çalışanlarınca gerçekleştirilen çağrı merkezi aramalarının müşterilerin bilgisi ve isteği doğrultusunda gerçekleştirildiğinin kabulü gerektiği ve tek başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği değerlendirilmiştir. 8-Gerekçenin 7 nolu bölümünde açıklandığı üzere davalılarca abonelik iptal işlemlerine aracılık edilmiş olması tek başına haksız rekabet olarak değerlendirilmemiş ise de, davalıların eylemleri neticesinde davacı şirketin abone sayısında azalma meydana gelip gelmediği yönünde bilirkişi heyet raporu alınmış, dosyaya sunulan 06/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirket kayıtlarına göre 2014 yılında 4.066(%17,74), 2015 yılında 5.245(%21,80), 2016 yılında 4.578(%18,53), 2017 yılında 3.178(%12,83) aboneliğin sonlandırılmış olduğu, toplam iptal edilen abonelik iptal sayısı ve oranlarının davalılara isnat edilen ve mahkememizin kabulünde olan "abonelik iptal başvuru aramaları" eylemlerinin gerçekleştirildiği 2015 yılı içerisinde 2014 yılına göre belirgin bir artış mevcut ise de, toplam abone sayısına oranla iptal oranlarında misli düzeyinde bir artışın bulunmadığı gibi eylemin sona erdiği 2016 yılında da 4.578 adet gibi yüksek bir sayıda abonelik iptali gerçekleştirildiği, bu haliyle davalıların eylemleriyle davacının müşteri kaybı arasında doğrudan bir bağlantı bulunduğuna dair somut bir tespit yapılamadığı gibi istatistik olarak abonelik ve abonelik iptal sayılarına yansıyan bir olumsuz durumun da yer almadığı dikkate alınarak haksız rekabetin varlığının ispat edilemediği değerlendirilmiştir. 9-TTK 55/1-b hükmü yönünden yapılan incelemede, madde metniyle sözleşmeyi ihlal veya sona erdirmeye yönelik hareketlerin yine örnekseme yoluyla düzenlenmiş olduğu, somut uyuşmazlık yönünden davalı şirketlerin davacı nezdinde abonelikleri bulunan şirketlerin sözleşmelerini feshetmeleri için haksız rekabet oluşturacak şekilde hareket ettiklerine dair dosya kapsamına giren somut bir delilin bulunmadığı gözetilerek bu yönden de haksız rekabetin varlığının ispat edilemediği değerlendirilmiştir. 10-TTK 55/1-d hükmü yönünden yapılan incelemede, madde metninin "Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur." şeklinde düzenlendiği, madde metninde açıkça üretim ve iş sıralarının "hukuka aykırı" olarak ifşa edilmesi veye elde edilmesine ilişkin düzenleme yer aldığı, davalının cevap dilekçesinde davalılarla çalışmaya başlayan müşterilerin daha önceden davacı şirket abonesi olunduğunun bilinerek buna yönelik özel bir satış stratejisi ve haksız rekabet teşkil edecek şekilde pazarlama yöntemi uygulandığının ispat edilemediği, davalı taraflarca müşterilerin önceden aboneliklerinin bulunup bulunmadığının bilinmediğinin savunulduğu, davalı savunmalarının aksine davalıların müşteri bilgilerini ellerinde bulundurduklarına veya başkaca bir bilgi veya ticari sırrı hukuka aykırı olarak ele geçirip kullandığına dair bir delil bulunmadığı, bu haliyle davalının eylemlerinin TTK 55/1-d kapsamında da haksız rekabetin varlığının ispat edilemediği değerlendirilmiştir. 11-Sonuç itibariyle, ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere dosya kapsamında toplanan delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesinde, davacı tarafça ispat edilen eylemlerin davalıların çağrı merkezi aramalarından ibaret olduğu ve bu hususun davalıların da kabulünde olup abonelik iptallerinin gerçekleştirilmesine yönelik bir dizi görüşmelerden oluştuğu, görüşmeler sırasında müşteri şifrelerinin ve telefon bilgilerinin çağrı merkezine sunulduğu, bu bilgilerin müşterilerin kendileri tarafından davalı şirkete verildiğinin anlaşıldığı, davacı şirket tarafından abonelik sonlandırılması sonrasında söküm formlarının da yine abonelerce imzalanmış olduğu, dolayısıyla gerçekleştirilen arama ve iptal işlemlerinin müşterilerin iradesini yansıtıp davalıların bu noktadaki eylemlerin aracılık etmekten ibaret olduğu, davalıların müşterilerin aboneliklerini iptal ederek kendileriyle çalışmaya yönlendirmek için haksız fiil oluşturacak şekilde hareket ettiklerini gösterir somut bir delilin gösterilmediği, bunun yanında davacı şirketin abonelik iptal sayılarında haksız rekabet oluşturduğu ileri sürülen dönem için orantısız düzeyde bir artışın da meydana gelmediği, bu haliyle haksız rekabete yönelik davacı iddialarının ispat edilememiş olduğu kabul edildiğinden davanın reddine karar verilmiştir. 12-Davacı tarafça her iki davalı için ayrı ayrı haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat talepleri ileri sürülmüş olup her bir davalı yönünden haksız rekabetin tespiti ve maddi tazminat yönünden 1 maktu vekalet ücreti(AAÜT 13/4) ve manevi tazminat davası için de yine ayrı bir vekalet ücreti takdir edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 68,31-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 17.043,35-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 16.684,06-TL harcın kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca her bir davalı yönünden ayrı ayrı 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ayrı ayrı verilmesine, 4-Manevi tazminat davası yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca her bir davalı yönünden ayrı ayrı 1.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ayrı ayrı verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı ... Kurumsal Hizmetler Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından posta ve tebligat masrafı olarak yapılan 152,65-TL ile bilirkişi ücreti olarak yapılan 1.250,00-TL toplamı 1.402,65‬-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine, 7-Davalı... Güvenlik Sistemleri Ve Teknoloji Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi tarafından posta ve tebligat masrafı olarak yapılan 94,00-TL ile bilirkişi ücreti olarak yapılan 1.250,00-TL toplamı 1.344,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, Dair, davalı... Güvenlik ve davalı ... Güvenlik vekillerinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/504, K. 2024/873, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-504-e-2024-873-k-f323d7db55ef