İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/399 E. 2024/754 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/399
- Karar No
- 2024/754
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/399 KARAR NO : 2024/754 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 10/05/2024 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... Profil Demir Çelik San. Ve Tic. A.Ş.'na ait olan ... ... Mah... Cd. No:..Aliağa/İzmir adresindeki taşınmaz müvekkil şirket nezdinde... numaralı "İşyerim Güvende Paket Sigorta Poliçesi" ile sigortalı bulunduğunu, Sigortalı işyerinde 15/09/2022 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiğini, hırsızlık olayının fark edilmesi ile birlikte işletme çalışanları içerisinde yapılan sorgulamalar ve kamera görüntülerinin incelenmesi sonucunda işletmede işçi olarak çalışan davalı...'ın depo içerisinden yedek parça çaldığı tespit edildiğini, Hırsızlık olayı sonucunda uğranılan zararın tespiti için şirket bilirkişisi ile birlikte kolluk kuvvetlerince zarar ziyan tespit tutanağı hazırlandığını, söz konusu hırsızlık olay ile ilgili davalının kolluk kuvvetleri tarafından yapılan sorgusunda, davalı suçunu kabul etmiş, şahıs Aliağa Sulh Ceza Hakimliği'nin ...8 sayılı dosyasından verilen karar ile hakkında tutuklama kararı verildiğini, somut olayda uyuşmazlığın müvekkil sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın haksız fiil nedeniyle kusurlu karşı taraftan rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup işbu alacağın tahsili amacıyla tarafımızca borçlular aleyhine İzmir ... İcra Md.... E. Dosyası ile icra takibi başlatılmış olup, davalı/borçlunun takibe haksız şekilde itiraz ettiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı cevap dilekçesinde özetle; Dava dosyasında davalı olarak bulunduğunu, Erzurum ilinde ikamet ettiğini, avukatı bulunmadığını, dosya ile ilgili tüm bilgi ve belgeleri dosyaya bilahare sunacağını, Aliağa ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yargılandığını, karşı tarafça sunulacak delil ve beyanlara karşı delil bildirme ve beyanda bulunma hakkını saklı tuttuğunu, huzurdaki davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. Somut olayda, davacının dava dışı şirket ...Profil Demir Çelik San. Ve Tic. A.Ş. İle 'İşyerim güvende Paket Sigorta Poliçesi' kapsamında sigorta sözleşmesi imzalandığı, davacı şirketin işyerinde hırsızlık meydana geldiği, davacı tarafından dava dışı ... Profil Demir Çelik San. Ve Tic. A.Ş. Ne 186.501,00 TL tazminat ödendiği, ödenen tazminatın davalı ...dan rücuen tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı neticesinde takibinin durduğu, akabinde davacının davalı aleyhinde itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemiyle huzurdaki davayı ikame ettiği, somut olayda her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren nispi ticari dava söz konusu olmadığı gibi TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir mutlak ticari dava niteliğindeki bir uyuşmazlıktan da söz edilemeyeceği, zira davalı ile davacı arasında 6102 sayılı yasadan kaynaklı poliçe ilişkisinin bulunmadığı, davacının iş yerinde zarara uğrayan sigortalısının yerine geçmek suretiyle 6102 sayılı yasanın halefiyet kuralları çerçevesinde davalıya istemli bulunduğu, halefiyet ilkesi gereği açılan bu tür davaların ayrı bir dava olmadığı, davacının sigortalısının meydana gelen zarar sebebiyle davalıya yönelteceği taleplerinin asliye hukuk mahkemesinde dava etmesi gerektiği, bu durumda halefiyete dayalı olarak dava açan davacının da zarar tazmini istemlerini davalıya yöneltmesi halinde asliye hukuk mahkemesinde dava açması gerektiği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı, bu durumda davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1)Davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2)Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3)Görevli Mahkemenin İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 4)6100 sayılı yasanın 20.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, 5)Yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır