İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/809 E. 2025/335 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/809
Karar No
2025/335
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/809 KARAR NO : 2025/335 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2016 MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN İZMİR 2.ATM'NİN 2017/251 ESAS 2017/324 KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/03/2017 KARAR TARİHİ : 17/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği 19/12/2016 tarihli dilekçesinde ; davacı ile davalı arasında 13/06/2016 tarihinde sözleşme konusu alanın dolgusunun yapılması ve üzerinin asfaltlanması konusunda sözleşme akdedildiğini, sözleşme tanzimi sonrasında davalı yanca hemen dolgu işlerine başlanacağı ve bir sorun olmadığının belirtildiğini, davacı tarafça alana loder, silindir ve su tankeri getirilerek işe başlanmak üzere alanda hazır edildiğini ancak Balçova Belediyesi' nden zabıtaların gelerek dolgu ve düzeltme işlerinin yapılamayacağını, daha önce yapılan dolguların ise Balçova Belediyesi mülkiyetinde olan alana yapıldığından kaldırılması gerektiğini belirttiğini, davalı şirket yetkililerince sözleşme imzalanmadan önce başka hafriyatçılara yaptırılan dolgunun kaldırılarak karayollarının tasarruf hakkı bulunan sınırlarının içine çekilmesi, bunun yapılması halinde işin yapılmasına engel bir durumun kalmayacağının belirtildiğini, davalının talebi üzerine davacı tarafça sözleşme kapsamına dahil olmayan ciddi miktarda dolgunun karayolları genel müdürlüğünün tasarruf hakkının bulunduğu alan içine taşınması işinin de yapılmak zorunda kaldığını, davacı tarafın bu iş ile uğraşırken Karayolları Genel Müdürlüğü ekiplerinin gelerek ortada hali hazırda kurumları tarafından uygulanabilir nitelikte bir projenin oluşturulmadığı ve projesi olmadığı içinde inşaat yönetim izinlerinin bulunmadığı alanda davacı tarafça dolgu yapılamayacağının belirtildiğini ve şifahi olarak işin durdurulmasının istenildiğini, davacı tarafça bu durumun davalıya bildirildiğini, davalı şirket yetkilisi ... tarafından karayolları ile görüşüldüğü, sorun çıkmayacağı, proje onayının bir kaç hafta içinde gerçekleşeceğinin belirtildiğini, bunun üzerine davacının yeniden faaliyete geçmek için girişimde bulunduğunu, bir kaç gün çalışılmadan yeniden Karayolları Genel Müdürlüğüne bağlı ekiplerin gelerek bu şartlarda işin devam ettiremeyeceklerini belirttiklerini, bu şekilde bir kaç kez davalı şirket yetkililerince davacının işe başlamasının istendiğini ancak 25/10/2016 tarihinde ceza kesilerek işin durdurulmasının kesin bir dille davacı şirket yetkililerine bildirildiğini, davacı tarafça sözleşme konusu işin yasal çerçevede yapılmasının mümkün olmadığının anlaşıldığını, davalı şirket yetkililerinin gerçek durumu davacıdan gizlediğini, ortada yasal, gerçek ve fenne uygun bir projenin olmaması ve onay ve izinleri alınmış bir işin başlamasına esas olacak bir zeminin bulunmaması nedeniyle davalıya İzmir... Noterliği' nin 22/11/2016 tarih... sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnamede davalı tarafa Karayolları Genel Müdürlüğüne ait alan içinde uygulanabilir fenne ve tekniğe uygun projelerin yapılması sağlanarak onay ve üretim izinlerinin alınması konusunda 7 gün süre verildiğini, ihtarnamenin 24/11/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, süre sonunda her hangi bir proje ve üretime olanak sağlayacak izinlerin temin edilemediğini, bunun üzerine davacı tarafça akdin feshi cihetine gidilerek davalı tarafa İzmir... Noterliği' nin 09/12/2016 tarih... yevmiye numaralı 13/06/2016 tarihli sözleşmenin feshine yönelik ihtarnamenin gönderildiğini, ihtarnamenin 13/12/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, sözleşmenin davalının akde ve hukuka aykırı eylemlerinden dolayı feshedilmiş olması nedeniyle davalıdan 40.000,00-TL proje onaylarını ve dolgu izinlerini almaması ve fakat her an alınacağı yönündeki beyanları nedeniyle sözleşme konusu alanda davacı şirketin sözleşme gereğince bulundurması gereken ekipman ve araçların burada tutulması nedeniyle bu makine, ekipman ve araçlardan başka yerde yararlanılamamasından ve/veya 3. Kişilerin işlerinde kullanılamamasından doğan zararlar karşılığı , 100.000,00-TL Balçova Belediye Başkanlığı' na ait alanda daha önce davalının talimatı ile başkaca kişilere yaptırılan dolguların kaldırılarak karayollarına ait sınır içine taşıtılmasından kaynaklanan alacak, 60.000,00-TL davacının İzmir içinde yaptığı kazı işlerinden doğan malzemeyi bu alana dökememesi nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı' nın belirtiği dolgu alanlarına dökmek zorunda kalması ve bunun için para ödemesinden kaynaklanan zararının yine dava konusu alanın şehir merkezine olan yakınlığı nedeniyle buraya döküm yapılabilse idi davacının sözleşme süresince belediyenin yasal döküm sahasına hafriyat malzemeleri taşımasından kaynaklanan nakliye maliyeti artışından kaynaklanan zararının aynı şekilde yakın bir alana dolgu yapılacağı kanaati ile davacının aldığı hafriyat işlerine daha düşük fiyat vermesine bağlı gelir düşüşü ile davalının kusuru nedeniyle bu alanın tamamını doldurması halinde davacı şirketin ciddi gelir elde edecek olmasına rağmen davalının kusuru nedeniyle dolguyu yapamamasından kaynaklanan gelir yoksunluluğunun talep edildiğini ayrıca dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yazılan cezanın yenilmesine de davalının kusurunun neden olduğu o halde ceza bedelinin de davacı tarafça ödenmesi gerektiğini, davalının 02/12/2016 tarihi itibariyle temerrüte düştüğünü, tarafların tacir olması gözetilerek ticari işlerde uygulanan reeskont faiz oranı üzerinden faiz talep edildiğini, davada hesapların tam olarak yapılabilmesinin keşif ve bilirkişi incelemesi ile mümkün olacağını, bu aşamada belirsiz alacak kalemleri yönünden belirsiz, diğer alacaklar yönünden kısmı dava açıldığını, davanın esasını davalının temerrütte olup olmadığının oluşturduğunu, sözleşme koşulları göz önüne alındığında; davalının işin başlaması için gerekli edim ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve davacının zararını gidermek ile yükümlü olduğunu, davalının davacı tarafça yapılacak işin en sonunda ortaya çıkacak 20 dönüm alanın asfaltlanması işinin yapılmadan işin terk edilmesi ihtimalini garantiye almak için davacıdan 500.000,00-TL meblağlı teminat istediğini, davacının bu hususu kabul ederek... Bankası Yeşilyurt Şubesi' nin...numaralı 30/12/2016 keşide tarihli 500.000,00-TL bedelli çekini teminat olarak verdiğini, davacı şirketin dolgu işinden elde edeceği asıl gelirin ödendiği ileri sürülecek olan 200.000,00-TL olmadığını, davacının dolguyu yapabilmesi halinde bundan çok daha yüksek miktarda gelir elde edebileceğini, bu gelirin elde edilemediğini yine 200,000,00-TL sözleşme gereğince ödeme yapılmış gibi oluşturulan düzenlemenin de gerçeği yansıtmadığını, davalının davacıya sanki böyle bir ödeme yapmış gibi kayıt oluşturulmasını sağladığını, kesilen fatura ve bankadan geçirilen para işlemi ile de ödeme gerçekleşmiş gibi belge düzenleterek dolgu alanda gerçekleşmesi muhtemel kaza ve riskler için işin bedeli ödenmiş, anahtar teslim iş verilmiş gibi bir durum oluşturarak kaza ve vs... doğacak risklerden kurtulmak istediğini, sözleşmede belirtilen 200.000,00-TL ödemenin gerçek bir ödeme olmadığının yapılacak inceleme ile görüleceğini, teminat çekinin davalıdan iadesinin istenildiğini ancak çekin iade edilmediğini, çek üzerinde çekin teminat çeki olduğuna dair bir ibare bulunmadığını, bu yüzden çekin 3. Kişilere tedavülünü engelleyecek ve 3. Kişilerin müvekkilinden bu çekin karşılığını tahsil etmesini durduracak bir yöntem bulunmadığını, HMK' nın 398 ve devamı maddelerindeki ihtiyati tedbirin yasal koşullarının oluştuğunu belirtmiş , taraflar arasında akdedilmiş olan 13/06/2016 tarihli yapım sözleşmesinin davalının kusuru ve akde aykırılığı sebebiyle davacı tarafından haklı nedenler ile feshedilmiş olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak feshin davalının kusuru ile ve davacı tarafından haklı nedenler ile gerçekleştiğinin belirlenmesi, davacı tarafça akdin feshedilmek zorunda kalınmasına bağlı olarak doğan zarar ve ziyan karşılığında olmak üzere 40.000,00-TL davalının proje onaylarını ve dolgu izinlerini almaması ve fakat her an alacağı yönündeki beyanları nedeniyle sözleşme konusu alanda sözleşme gereğince bulundurulması gereken ekipman ve araçların bu alanda bulundurulmasına rağmen işin yapılmaması nedeniyle ve bu makinelerden başka yerde yararlanılamamasına veya başka yerde veya 3. Kişilerin işlerinde kullanılamamasından doğan zarar , 100.000,00-TL Balçova Belediye Başkanlığı' na ait alanda daha önce davalının talimatı ile başkaca kişilere yaptırılan dolguların kaldırılarak karayollarına ait sınır içine taşıtılmasından kaynaklanan alacak, 60.000,00-TL davacının İzmir içinde yaptığı kazı işlerinden doğan malzemeyi bu alana dökememesi nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı' nın belirtiği dolgu alanlarına dökmek zorunda kalması ve bunun için para ödemesinden kaynaklanan zararının yine dava konusu alanın şehir merkezine olan yakınlığı nedeniyle buraya döküm yapılabilse idi davacının sözleşme süresince belediyenin yasal döküm sahasına hafriyat malzemeleri taşımasından kaynaklanan nakliye maliyeti artışından kaynaklanan zararının aynı şekilde yakın bir alana dolgu yapılacağı kanaati ile davacının aldığı hafriyat işlerine daha düşük fiyat vermesine bağlı gelir düşüşü ile davalının kusuru nedeniyle bu alanın tamamını doldurması halinde davacı şirketin ciddi gelir elde edecek olmasına rağmen davalının kusuru nedeniyle dolguyu yapamamasından kaynaklanan gelir kaybı karşılığında doğan zararının , 1.236,00-TL ruhsatsız ve izinsiz döküm yapmaktan dolayı karayolları tarafından davacı şirkete kesilen cezanın iadesi olmak üzere toplam 201.236,00-TL alacak ve zarar karşılığının temerrüt tarihi olan 02/12/2016 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan reeskont faiz oranı üzerinden davalıdan tahsiline, sözleşmenin 5. Maddesinde belirtilen 500.000,00-TL' lik teminat çekinin akdin davacı tarafından ifasının davalının kusuru ve akde aykırılığı sebebiyle gerçekleştirilememiş olması nedeniyle davalının temerrütü dolayısıyla gerçekleşmeyen işin teminatı olarak verilen ... Bankasının 7568968 numaralı 500.000,00-TL meblağlı 30/12/2016 keşide tarihli çekinin mahkeme yazı işleri müdürlüğü kasasına veya mahkemece belirlenecek başka bir yere tedbiren tesliminin sağlanması, çek bedelinin mahkemece gerek duyulursa mahkemenin belirleyeceği bir bankaya bloke edilerek vadeli bir hesapta tutulması ve haklı çıkacak tarafa ödenmesi ve/veya kesin ve süresiz banka teminat mektubuna bağlanması ve mektup karşılığının dava sonucunda haklı çıkacak tarafa iadesi veya ödenmesinin sağlanması, her halde davalı yanca çekin mahkemeye ibraz edilmemesi halinde çekin karşılıksız kaşesi vurulmaması için tedbiren ödeme yasağı getirilmesi veya keşide tarihinden önce mahkeme yazı işleri müdürlüğü kasasına veya mahkemece takdir edilecek başkaca bir yere tedbiren tesliminin sağlanmaması halinde çekin ödemesinin durdurularak çekin karşılığının mahkemece belirtilerek bir vadeli hesapta tutulmasına yönelik ihtiyati tedbir karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili Mahkememize verdiği 25/01/2017 tarihli cevap dilekçesinde; davalı ile davacı arasında akdedilen 13/06/2016 tarihli sözleşme kapsamında yapılması gereken menfez, palyalama ve dolgu yapım işlerinin yapılmaması ve yarım kalması nedeninin davalı şirkete kusur izafesi ile açıklanmaya çalışılması ile akabinde sözleşmenin haklı nedenle feshinin kabul edilemeyeceğini, davacı şirketin fesih ihbar konulu ihtarnamelerinde ve dava dilekçesinde açıklamaya çalıştığı şekilde bu eksikliklere ana gerekçe olarak sunulan proje yoksunluğu hususunun söz konusu olmadığı gibi projenin onaylı olmaması gibi bir durumun ortada olmadığını, iş bedelinin sözleşme başında davacı şirkete peşin olarak ödenmiş olmasına rağmen işi yarım bırakarak sözleşmede belirtilen sürenin dolmasına az bir zaman kala işin yetiştirilemeyeceği ortaya çıkınca bir kısım bahaneler ile sözde haklı sebeple sözleşmenin fesih yoluna gitmeleri ve akabinde dava açmalarının dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından imzalanan sözleşme sonunda ek olarak projenin bulunduğunun açık seçik yazılı olduğunu ve ihtar gününe kadar geçen 6 ay boyunca bir ihtirazı kayıt ileri sürülmediğini ayrıca halen bir sureti davalı şirkette bulunan proje aslının altında da davacı şirket yetkilisi tarafından ıslak imzalı şekilde " aslı alınmıştır " ibaresinin kayıt edildiğini, davacı firmanın proje sahası dışına çıkması sebebiyle Balçova Belediyesi tarafından davalı şirket aleyhine belediye arazisine haksız işgalden dolayı ecrimisil tahakkuk ettirildiğini, yapılan itirazlar sonuç vermeyince davalı şirketin davacı şirketin proje sahası dışındaki iştigaliyetinden dolayı Balçova Kaymakamlığı' nın 3091 sayılı Kanun hükümlerine göre vermiş olduğu men-i müdahale kararına maruz kaldığını, maddi zararlar yanında şirket itibarının zedelenmesi nedeniyle manevi zarara da uğradığını ayrıca tahakkuk eden ecrimisil aleyhine de İzmir... İdare Mahkemesi' ne dava açıldığını, davacı firmanın sözleşmeyi fesih iradesindeki haklı sebepleri kabul etmenin mümkün olmadığını aksine sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklere uymadığından dolayı sözleşmenin davacı tarafından haksız olarak feshedilmiş olduğunu ayrıca 13/12/2016 tarihi itibariyle sözleşmede belirtilen süre dolduğu için sözleşmenin kendiliğinden fesholduğunun kabulünün gerektiğini, bunun için yeni bir karar alınmasına luzum olmadığını, davacı firmanın belirlenen süre içinde taahhütlerini yerine getirmediği için sözleşmenin 8. Maddesinde belirlenen cezai şartlardan sorumlu olduğunun da kabulünün gerektiğini, bu itibarla tediye alınan çek bedelinin zararları ve tazminatları karşılamasının mümkün gözükmediğini, hiç bir işlem yapmayan davacı firmaya nakit 200.000,00-TL peşin olarak yapıldığı için çek bedelinden kalan 300.000,00-TL' nin de zarar, ziyan ve cezai şartlar bedeli olarak mahsup edilmesinin sözleşmeye ve hukuka uygun olduğunu belirtmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili İzmir... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasına verdiği 08/03/2017 tarihli dava dilekçesinde ; davacı ile davalı arasında 13/06/2016 tarihli eser sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye davalının aykırı davranması sebebiyle, sözleşmenin en esaslı unsuru olan projelerin yasaya ve fenne uygun olarak hazırlanarak onaylatılması gerekirken davalı tarafından bunun yapılmadığını, bunun üzerine davalıya ihtar keşide edildiğini, verilen sürede ve projelerin hazırlanarak onaylatılmaması nedeni ile davalıya fesih bildirimi gönderilerek sözleşmenin fesih yoluna gidildiğini, davalının akde aykırılığı nedeniyle İzmir... Atm' nin... E. Sayılı dosyası ile akde aykırılığa bağlı taleplerde bulunulduğunu, söz konusu dosyadan... Bankası Yeşilyurt Şubesi' ne ait 30/12/2016 tarihli 500.000,00-TL çekin ödenmesini engellenmesi yönünde tedbir talep edildiğini, mahkemece tedbir kararı verildiğini ancak tedbirin 3. Kişileri bağlayıcı nitelikte olmadığını, çekin ciro edilmek suretiyle 3. Kişilere devir edildiğini, bu sebeple çekin tahsilinin engellenmesinin mümkün olmadığını, İzmir... Atm dosyasında yalnızca tedbir talep edildiğinden bu dava ile davacıya ödettirilen 500.000,00-TL' nin iadesinin talep edildiğini, davacının 13/06/2016 tarihli sözleşme dolayısıyla ticari itibar kaybına uğradığı ve manevi olarak da zarar gördüğünü belirtmiş, 500.000,00-TL haksız ve akde aykırı biçimde davalı yanca tahsil edilmemesi veya ödenmesinin sağlanmaması gereken teminat çeki bedelinin haksız şekilde ödenmesine neden olunduğu tarih olan 30/12/2016 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan reeskont faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 100.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30/12/2016 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan reeskont faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili İzmir ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasına verdiği 17/04/2017 tarihli cevap dilekçesinde ; davacının, asıl dava dosyasındaki talepleri ile birleşen dosyadaki talepleri göz önüne alındığında; birleşen davanın öncelikle derdestlik ve dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının birleşen davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığını, davalı ile davacı arasında akdedilen 13/06/2016 tarihli sözleşme kapsamında yapılması gereken menfez, palyalama ve dolgu yapım işlerinin yapılmaması ve yarım kalması nedeninin davalı şirkete kusur izafesi ile açıklanmaya çalışılması ile akabinde sözleşmenin haklı nedenle feshinin kabul edilemeyeceğini, davacı şirketin fesih ihbar konulu ihtarnamelerinde ve dava dilekçesinde açıklamaya çalıştığı şekilde bu eksikliklere ana gerekçe olarak sunulan proje yoksunluğu hususunun söz konusu olmadığı gibi projenin onaylı olmaması gibi bir durumun ortada olmadığını, iş bedelinin sözleşme başında davacı şirkete peşin olarak ödenmiş olmasına rağmen işi yarım bırakarak sözleşmede belirtilen sürenin dolmasına az bir zaman kala işin yetiştirilemeyeceği ortaya çıkınca bir kısım bahaneler ile sözde haklı sebeple sözleşmenin fesih yoluna gitmeleri ve akabinde dava açmalarının dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından imzalanan sözleşme sonunda ek olarak projenin bulunduğunun açık seçik şekilde yazılı olduğunu ve ihtar gününe kadar geçen 6 ay boyunca bir ihtirazı kayıt ileri sürülmediğini ayrıca halen bir sureti davalı şirkette bulunan proje aslının altında da davacı şirket yetkilisi tarafından ıslak imzalı şekilde " aslı alınmıştır " ibaresinin kayıt edildiğini, davacı firmanın proje sahası dışına çıkması sebebiyle Balçova Belediyesi tarafından davalı şirket aleyhine belediye arazisine haksız işgalden dolayı ecrimisil tahakkuk ettirildiğini, yapılan itirazlar sonuç vermeyince davalı şirketin, davacı şirketin proje sahası dışındaki iştigaliyetinden dolayı Balçova Kaymakamlığı' nın 3091 sayılı Kanun hükümlerine göre vermiş olduğu men-i müdahale kararına maruz kaldığını, maddi zararlar yanında şirket itibarının zedelenmesi nedeniyle manevi zarara da uğradığını ayrıca tahakkuk eden ecrimisil aleyhine de İzmir ... İdare Mahkemesi' ne dava açıldığını, davacı firmanın sözleşmeyi fesih iradesindeki haklı sebepleri kabul etmenin mümkün olmadığını aksine sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklere uymadığından dolayı sözleşmenin davacı tarafından haksız olarak feshedilmiş olduğunu ayrıca 13/12/2016 tarihi itibariyle sözleşmede belirtilen süre dolduğu için sözleşmenin kendiliğinden fesholduğunun kabulünün gerektiğini, bunun için yeni bir karar alınmasına lüzum olmadığını, davacı firmanın belirlenen süre içinde taahhütlerini yerine getirmediği için sözleşmenin 8. Maddesinde belirlenen cezai şartlardan sorumlu olduğunun da kabulünün gerektiğini, bu itibarla tediye alınan çek bedelinin zararları ve tazminatları karşılamasının mümkün gözükmediğini, hiç bir işlem yapmayan davacı firmaya nakit 200.000,00-TL peşin olarak verildiği için çek bedelinden kalan 300.000,00-TL' nin de zarar, ziyan ve cezai şartlar bedeli olarak mahsup edilmesinin sözleşmeye ve hukuka uygun olduğunu, davacı firmanın kendilerine banka kanalı ile yapılan 200.000,00-TL' lik ödemeyi de inkar kasıtlarına bir anlam vermenin de mümkün olmadığını, bankadan direk olarak davacı şirket hesabına yapılan ödemenin davacı tarafça inkar edilemediğini, buna karşılık 200.000,00-TL' lik ödemenin efektif bir işlem olmadığı yönündeki itirazlarında elle tutulur yanı olmadığını, tediye edilen çekin sözleşmede yazılan teminat değil, olayların ortaya çıkması akabinde davalı şirketin ödediği peşinatın iadesi ve oluşan zararların bir kısmının karşılığı olduğunu, davacı firmaya sözleşme imzası akabinde proje sahasını içeren krokinin de imza karşılığı teslim edildiğini, davacının sözleşme ve proje kapsamı dışında işlem yaparak sözleşmeyi inkar ettiğini belirtmiş , davanın reddine karar verilmesinin talep etmiştir. İzmir.. ATM' since her iki dosya arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan bahisle dosyanın dosyamız ile birleştirilmesine karar verilmiş , dosya Mahkememize devredilmiş , yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur. Mahkememizin 24/10/2019 gün ve... Karar sayılı kararı ile; "...A)MAHKEMEMİZİN... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; 1-Davanın Kısmen KABULÜ ile , 72.414,00 TL nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE, B) MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN İZMİR...ATM'NİN ... KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN ; 1-Davacının maddi tazminat talebinin Kısmen KABULÜ ile, 300.000,00 TL nin 30/12/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Maddi tazminat talebi ile ilgili fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE, 2-Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE,..." dair verilen kararın İstinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı ilamı ile; "...Her ne kadar davacı vekili, iş sahibine 22.11.2016 tarihinde gönderilen ihtarnameye rağmen, verilen 7 günlük süre içerisinde proje onayının yapılarak müvekkiline teslim edilmemiş olması nedeniyle projeye konu işin yapılamadığını, bu nedenle feshin haklı olduğunu belirtmiş, mahkemece de bu yönde bir kabul ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; sözleşmede işin teslim süresinin 6 ay olarak belirlendiği, bu sürenin sözleşmenin imzalandığı tarihten başladığı, sözleşme ekinde proje ve diğer bilgilerin davacı yükleniciye teslim edildiğinin belirtildiği, taraflarca belirlenen altı aylık süreye göre işin, 13.12.2016 tarihinde teslim edilmesi gerekirken, proje onayının bulunmadığı, bu nedenle işin yapılamadığı ihbarının, sözleşmenin imzalandığı tarihten 5 ay 9 gün sonra gönderilen 22.11.2016 tarihli ihtarname ile bildirilmiş olması karşısında davacı yüklenicinin genel ihbar yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamı ile davacı yüklenicinin genel ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği sabittir. Belirtilen nedenle mahkemece, davacı yüklenicinin sözleşme gereğince işin yapılacağı alanda bulundurduğu araç ve tüm ekipman nedeniyle oluşan menfi zararının hesabında, genel ihbar yükümlülüğünün makul sürede yapılması gerektiği gözetilerek bu süre ile sınırlı olmak üzere ve söz konusu araç ve ekipmanların bu sürede çalıştırılmaması nedeniyle davacının yapmaktan kurtulduğu giderler de gözetilerek, bir bedel belirlenmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması ve manevi tazminata ilişkin olarak da dosyaya sunulan tüm deliller toplanmadan özellikle İstinaf eden davacı tanıkları dinlenmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması dairemizce doğru görülmemiş, verilen kararın niteliği gereğince tarafların sair istinaf nedenleri bu aşamada incelenmeksizin kararın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesinde de; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması" halinde, HMK'nın 353/(1)-a bendi uyarınca bölge adliye mahkemesinin, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği yönünde düzenleme getirilmiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6. maddesi uyarınca taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir..." gerekçesiyle Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya Mahkememize gönderilmiş , dosya yeniden esasa alınarak yargılamaya Mahkememizce devam olunuştur. İstinaf ilamı öncesinde ; İzmir Çevre Yolu Limontepe mevkii Balçova İzmir adresinde bulunan " ... Alışveriş Merkezi Kuzey - Kuzey Doğu bölgesinde yapılmak istenilen dolgu alanı ve otopark ile ilgili olarak onaylanmış ve izinleri alınmış bir proje olup olmadığı, var ise hangi tarihte hazırlandığı, hangi tarihte onaylandığı ve üretim izinlerinin bulunup bulunmadığı ve projenin olması halinde onaylı örnekleri ile proje uygulama verilerine ilişkin kayıtların gönderilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğüne yazı yazılmış, alınan 27/12/2017 tarihli yazı cevabında İzmir Çevreyolu Km 2+600 deki Balçova B Tipi Otoyol Hizmet Tesisinin Projelendirilmesi, Bakımı, Yapımı, İşletilmesi, İşletme Süresince Gayrisafi Hasıla Üzerinden İdareye Yıllık Pay Ödenmesi Ve Görev Süresi Sonunda İdareye Bedelsiz Ve Kullanılabilir Durumda Devredilmesi İşinin... Ofisi AŞ taahhüdünde devam ettiği, söz konusu iş kapsamında yazıda belirtilen ...Yatırım Tekstil Gıda Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ 'nin alt taşeron olarak işletme yapmakta olup ana yüklenici olan ... Petrol Ofisi AŞ nin idareye karşı sorumlu olduğu, ilgili yazıda belirtilen Balçova...Otoyol Hizmet Tesisinde ( ... AVM ) Kuzey- Kuzey Doğu bölgesinde yapılmak istenilen dolgu alan ve otopark ile ilgili söz konusu tesiste görevli firma olan ... Ofisi AŞ 'nin genel müdürlüğe ulaşmış herhangi bir talebi ve bu talepler ile ilgili genel müdürlükçe onaylanmış bir proje bulunmadığı belirtilmiştir. İzmir ... İdare Mahkemesi ' nin...Esas sayılı dosyasının incelemesinde; davacının ... Yatırım Teks Gıda Tur İnş San Tic AŞ, davalının Balçova Belediye Başkanlığı, davanın Ecrimisil Taahhukukunun ve Düzeltme İhbarnamesinin İptali Davası olduğu, mahkemece 30/03/2017 tarihinde dava konusu Balçova Belediye Encümeninin 07/10/2016 tarih ...sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin hukuka aykırılığı açık olan 5.131.632,65 TL 'lik kısmının uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden... sayılı kanunun 27. Maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, dava konusu işlemin 435.119,35 TL ecrimisil taahhukukuna ilişkin kısmı yönünden ise yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği, söz konusu karara itiraz edildiği, itiraz üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin 04/05/2017 tarihi ile itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir. İstinaf ilamı öncesinde davacı tarafça yapılan sözleşme fesih işleminin haklı olup olmadığı, sözleşme dolayısıyla davalı tarafından davacı tarafa ödeme yapılıp yapılmadığı,... Bankası ' nın 30/12/2016 tarihli 500.000,00 TL bedelli çekinin sözleşmeye dayalı teminat çeki olup olmadığı, bu çek dolayısıyla davacının davalıya borçlu olup olmadığı ile davacı tarafça sözleşmenin feshi sebebiyle maddi ve manevi tazminat talep edilip edilemeyeceği, edilebilecek ise bunu miktarının belirlenmesine yönelik olarak yerinde ve taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde İnşaat Mühendisi, Harita Mühendisi, SMMM ve Hafriyat Uzmanı bilirkişiden oluşturulan 4 kişilik bilirkişi kurulu vasıtası ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 10/10/2018 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda ;... Esas sayılı dosya yönünden sözleşme dışı fazladan yapılan işlerin bedelinin 18.378,00 TL olduğu, sözleşme gereği bulundurulması gereken ekipman ve araçların kira bedelinin 52.800,00 TL olduğu, davacının İzmir içinde yaptığı kazı işlerinden doğan malzemeyi bu alana dökememesi nedeniyle uğradığı zararın 18.977,00 TL olduğu, ruhsatsız ve izinsiz döküm yapmaktan dolayı Karayolları tarafından davacı şirkete kesilen cezaların bedelinin 1.236,00 TL olduğu, birleşen İzmir.. ATM'nin... Karar sayılı dosyası yönünden davacı şirket tarafından davalı şirkete verilen ve davacı tarafından tahsil edilen ... Bankası ' nın... nolu 500.000,00 TL bedelli çekinin sözleşmeye dayalı teminat çeki olduğu görüşüne varıldığı, davalı firma tarafından davacı firmaya nakit 200.000,00 TL peşin olarak ödeme yapıldığı için çek bedelinden 300.000,00 TL nin de zarar, ziyan ve cezai şartlar bedeli olarak mahsup edilmesini sözleşmeye ve hukuka uygun olduğu beyan ederek etmiş olduğu ve davacının sözleşme kapsamındaki işleri yapmadığı göz önüne alındığında, davalı tarafından tahsil edilen 500.000,00 TL çek bedelinden davacıya verilen 200.000,00 TL iş bedelinin mahsup edilmesi halinde davacı şirketin teminat çekine ilişkin kalan alacağının 300.000,00 TL olduğu, manevi tazminatın takdirinin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirlenmiştir. İstinaf ilamı öncesinde taraflarca rapora itiraz edildiğinden itirazlar doğrultusunda ve ayrıca taraf ticari defterleri de incelenerek değerlendirme yapılmasına yönelik bilirkişi kurulundan ek rapor istenilmiş, alınan 04/09/2019 havale tarihli ek bilirkişi kurulu raporunda ; davacıya ait ticari defterlerin açılış kayıtlarının muntazaman süresi içerisinde yaptırıldığı, yasal defterlerin birbirini teyit eder vaziyette işli olduğu, TTK 64 /3 maddeleri ve ilgili maddeleri gereği yaptırılması zorunlu sene sonu ibraz onaylarının muntazaman yaptırıldığı, davacıya ait defterlerin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalıya ait defterlerinde açılış kayıtlarının muntazaman süresi içerisinde yaptırıldığı, yasal defterlerin birbirini teyid eder vaziyette işli olduğu, TTK 64/3 ve ilgili maddeler gereği yaptırılması zorunlu sene sonu ibraz onaylarının muntazaman yaptırıldığı, davalıya ait defterlerinde sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı defterlerinde çekin verilen teminat açıklaması ile kayıtlara intikal ettirildiği, davalı tarafından davacıya 200.000,00 TL lik ödeme yapıldığı yönünde muhasebe kaydının mevcut olduğu, çekin 300.000,00 TL lik kısmının karşılıksız kaldığının görüldüğü, davacının almış olduğu 200.000,00 TL lik ödemeye karşılık yaptığı işleri kapsayan bir faturanın tanzim edilmediği, davalı defterlerinde davalı tarafından davacıya 13/06/2016 sözleşme tarihi itibariyle " ...olu dekont... Müh İnş Teks Ltd " açıklaması mukabili 200.000,00 TL lik ödemede bulunduğu, yine 500.000,000 TL lik çekin " ...çek no ... " açıklaması yapılmak suretiyle davacı lehine davalı kayıtlarına intikal ettirildiği ve çek bedelinin 300.000,00 TL lik kısmının karşılıksız kaldığı, davacının bu çek bakiye bedelinden dolayı davalıya herhangi bir borcunun olmadığının tespit edildiği, sözleşmenin esası ve işin tanımı başlıklı 2. Maddesinde " Yüklenici iş veren tarafından hazırlanan ve Karayolları tarafından onaylanacak olan ekte yer alan projelere uygun olarak ( bir örneği sanal ortamda ayrıca CD olarak verilmiştir ) tüm masrafları ve sorumlulukları yükleniciye ait olmak tam ve eksiksiz olmak , imalat, dolgu ve gerekli tüm imalatların , işlemlerin yapılması "düzenlemesinin ,sözleşmenin işverenin yükümlülükleri başlıklı 7. Maddesinde " İşveren proje ile bağlantılı olup elde ettiği veya sonradan elde ettiği ve hizmetlerin yüklenici tarafından uygun şekilde yerine getirilmesi için gereken bütün bilgileri yükleniciye verecektir " düzenlemesinin bulunduğu, davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibine keşide edilen İzmir... Noterliğinin 22/11/2016 tarih ve... yevmiye nolu ihtarnamesinde "... Sözleşmenin temelini oluşturan projeye ve yasal mevzuata uygun imalat yapılması konusu bu hali ile gerçekleştirilmesi imkansız bir hal almıştır, ortada uygulanabilir bir proje olmadığı gibi müvekkilce bir şekilde dolgu yapılmak istendiğinde ise Karayolları tarafından müvekkili şirkete inşaat ve dolgu izinlerinin de bulunmadığından bahisle cezalar yazılmıştır, anılan durum nedeniyle de sözleşmenin belirtilen kısmında tanımlanan işin bu şekli ile müvekkilce sizin kusurunuzdan kaynaklanan nedenlerle işin ifasının gerçekleştirilmesi bu tarihe kadar mümkün olmamıştır, Karayolları Genel Müdürlüğünce kesilen cezalar karşısında hem yasal onaylanmış ve izinleri alınmış bir projenin olmadığının ortaya çıkması hem de izinlerinin alınmamış olması nedeniyle dolgu yapımına da tasarruf hakkı sahibi kurum tarafından izin verilmeyerek ceza kesilmesi karşısında yer tesliminin de gerçekleştirilmediği ortaya çıkmıştır, iş bu ihtarın tarafımıza ulaştığı tarihten itibaren 7 takvim günü içerisinde Karayolları Genel Müdürlüğünden onaylatmış proje örneklerinin bu projeye ilişkin uygulama ve üretim izinlerinin müvekkili şirkete ulaştırılmasının sağlanmasını ... " şeklinde ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya 24/11/2016 tarihinde tebliğ edildiği, 13/12/2016 işin teslim tarihi itibariyle Karayolları Genel Müdürlüğünden proje onayının alınmadığının dosyadaki yazışmalardan tespit edildiği, davacı tarafça yapılan sözleşme fesih işleminin haklı olup olmadığı hususlarının takdirinin mahkemeye ait olduğu, sözleşme bedeli başlıklı 2. Maddede " İşbu sözleşmenin 2. Maddesinde yer alan tüm işler ekli projeye uygun olarak ( asfalt, dolgu vs..hepsi dahil ) yüklenici tarafından KDV dahil 200.000,00 TL dir , yüklenici bu bedelin üstünde herhangi bir bedel talebinde bulunmayacaktır, bu bedel iş veren tarafından yüklenicinin hesabına peşin ve nakden ödenecektir, " düzenlemesinin bulunduğu, davacı tarafın bilirkişilerin bedeli mukabilinde 3-4 milyon liraya yapılabilecek bir işin 200.000,00 TL ye yapılmasının söz konusu olmayacağı ortaya konarak bu durumun gerçek bir iş bedeli olarak ödeme olmadığına işaret ettiği takdir edilmeliydi şeklindeki iddiasının takdirinin mahkemeye ait olduğu, heyetteki harita mühendisi tarafından yapılan ölçümleme sonucu yapılan dolgu yapılması ve terasa yayılmasının değerinin işlerin yapıldığı tarihteki yerel serbest piyasa rayiçlerine göre belirlendiği, 13/06/2016 tarihli sözleşme tarihi ile ceza kesilerek işin durdurulduğu, 25/10/2016 tarihi arasındaki 4 ay 12 günlük süredeki loder , su tankeri ve silindirin kira bedelinin yerel serbest piyasa rayiçlerine göre hesap edildiği, kök raporda davalı tarafından davacı firmaya nakit 200.000,00 TL peşin olarak ödeme yapıldığı için çek bedelinden kalan 300.000,00 TL nin de zarar ziyan ve cezai şartlar bedeli olarak mahsup edilmesini sözleşmeye ve hukuka uygun olduğunu beyan ederek ve etmiş olduğu davacının sözleşme kapsamındaki işleri yapmadığı göz önüne alındığında davalı tarafından tahsil edilen 500.000,00 TL çek bedelinden davacıya verilen 200.000,00 TL iş bedelinin mahsup edilerek davacı şirketin teminat çekine ilişkin kalan alacağınıın 300.000,00 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği, davalı tarafından tahsil edilen çek bedelinin 500.000,00 TL olduğu, davalının mahsup isteğinin olup olmadığı ve mahsup edilip edilmeyeceği konusunun hususunun mahkemenin takdirinde olduğu ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. İstinaf ilamı doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor istenmiş, alınan 15/03/2023 tarihli Bilirkişi Heyeti 2.ek Raporunda; kök raporda, davacının sözleşme gereğince inşaat alanında bulundurulması gereken ..., Su Tankeri ve Silindir v.b. ekipman ve araçların 13.06.2016 sözleşme tarihi ile ceza kesilerek işin durdurulduğu 25.10.2016 tarihi arasındaki 4 ay 12 günlük süredeki rayiç kira bedeli 52.800.-TL hesap edildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi... K. Sayılı Kararı doğrultusunda yeniden hesaplandığı, buna göre; Sözleşmede işin teslim süresinin 6 ay olarak belirlendiği göz önüne alınarak davacı yüklenicinin proje onayının bulunmadığı, bu nedenle işin yapılamadığına ilişkin davalı iş sahibine genel ihbar yükümlülüğünü 30 günlük sürenin yerine getirmesinin makul olduğu göz önüne alınarak 30 günlük süredeki loder, su tankeri ve silindirin rayiç kira bedelinin hesabı; 400.-TL/gün x 30 gün= 12.000.-TL hesap edildiği, davacı tarafından talep edilen alacak ve tazminat kalemlerinin dökümünün; Birleşen dosyada manevi tazminatın takdirinin mahkemeye ait olduğu görüşüne varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. İstinaf ilamı doğrultusunda dinlenilen davacı Tanığı ..... ; davacı şirkette 2019 ile 2020 yılları arasında işçi olarak çalıştığını ,işten kendi isteği ile ayrıldığını ,işveren ile arasında herhangi bir dava bulunmadığını , çalıştığı dönemde şirketin hafriyat işlerinde çalıştığını ve hafriyat işlerinin sorumlusu kendisi olduğunu , 2016 yılı Haziran ayı içerisinde hafriyat işi ile ilgili çalışmaya başladıklarını, çalışmaya başladıklarında davalı tarafından kaynaklanan eksiklikler sebebiyle işin durdurulduğunu ve ayrıca çeşitli kurumlardan cezalar yazıldığını , davalı şirket tarafından yapılan işlerin bedeli ödenmediği gibi davacı şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini, davacı şirket bu sebeple zor duruma düştüğü için kendisinin oturduğu ve şirket sahibi ağabeyi ...a ait evin satılmak zorunda kaldığını, yapılan işin parasını alamadıkları halde davacı şirket tarafından verilen teminat çekinin davalı tarafça bozdurularak şirketin zararının artmasına sebebiyet verildiğini, yine bu sebeplerle davacı şirketin çalışanlarına ücretleri verilemediğini, kendisinin davacı şirket çalışanı olduğunu ancak çalışanların ödemelerinin yapılması görevinin kendisine ait olduğunu , bu yüzden o dönem işçi ücretlerinin ödenmediğini bildiğini ayrıca dava konusu edilen işin hafriyat işi olduğunu , aynı zamanda dava konusu edilen işe güvenerek Yeşilyurt Hatay'da da başka bir hafriyat işi aldıklarını ancak dava konusu iş yapılamadığı için diğer işte de kar kaybı ve zararın oluştuğunu , davacı şirketin borcu ve teminat çekini ödeyebilmek için araçlarını da piyasa fiyatının altında satmak zorunda kaldığını beyan etmiş , davacı tanığı ..... ; te 2014-2017 yılları arasında davacı şirkette operatör olarak çalıştığını , şirket battığı için iş akdinin sona erdiğini , davacı şirket ile arasında herhangi bir dava bulunmadığını , taraflar arasında sözleşme doğrultusunda iş konusu yerde dolgu yapmak üzere çalışmaya başladıklarını ancak çalışmaya başlamalarına rağmen izinler alınmadığı için 2-3 ay kadar beklemek zorunda kaldıklarını, çalışmaya başladıklarında da resmi kurumlardan gelerek kendilerine ceza yazdıklarını, bu ceza işleminin birden fazla kez gerçekleştiğini , cezaların sebebinin de gerekli izinlerin davalı tarafından alınmamış olmasına rağmen alındığının bildirilmesi olduğunu , cezalardan sonra da yine iki ay kadar daha beklediklerini, ondan sonra da şirketin kendisinin bildiği kadarıyla bu iş ile ilgili ödemeleri alamadığından battığını ve kendisinin iş akdinin de bu sebeple sona erdiğini , dava konusu işte çalıştığı süre içerisinde ücretlerini alamadığını , halen de o işle ilgili ücretlerini de almadığını beyan etmiştir. İstinaf ilamı sonrasında alınan rapora itiraz edildiğinden taraf itirazları ile istinaf ilamları doğrultusunda ek rapor düzenlenmesi için dosya bir kez daha bilirkişi heyetine tevdi edilmiş , alınan 26/06/2024 tarihli bilirkişi heyeti 2. Ek raporunda; kök raporda, davacının sözleşme gereğince inşaat alanında bulundurulması gereken..., Su Tankeri ve Silindir v.b. ekipman ve araçların 13.06.2016 sözleşme tarihi ile ceza kesilerek işin durdurulduğu 25.10.2016 tarihi arasındaki 4 ay 12 günlük süredeki rayiç kira bedeli 52.800.-TL hesap edildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi ... K. sayılı kararı doğrultusunda yeniden hesaplandığı, buna göre; sözleşmede işin teslim süresinin 6 ay olarak belirlendiği göz önüne alınarak davacı yüklenicinin proje onayının bulunmadığı, bu nedenle işin yapılamadığına ilişkin davalı iş sahibine genel ihbar yükümlülüğünü 30 günlük sürenin yerine getirmesinin makul olduğu göz önüne alınarak 30 günlük süredeki loder, su tankeri ve silindirin rayiç kira bedelinin hesabı; 400.-TL/gün x 30 gün= 12.000.-TL hesap edildiği, davacı tarafından talep edilen alacak ve tazminat kalemlerinin dökümü;¸ birleşen dosyada manevi tazminatın takdirinin mahkemeye ait olduğu görüşüne varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Alınan ek rapora taraflarca itiraz edildiğinden taraf itirazlarının değerlendirilmesi ile ayrıca İstinaf ilamında bahsi geçen "davacının yapmaktan kurtulduğu giderler de" gözetilerek inceleme ve hesaplama yapılarak ek rapor düzenlenmesi için dosya bir kez daha bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş , alınan 24/02/2025 tarihli bilirkişi heyeti 4. ek raporunda; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi ... K. Sayılı Kararı doğrultusunda ; davalı iş sahibine genel ihbar yükümlülüğünü 30 günlük sürenin yerine getirmesinin makul olduğu göz önüne alınarak 30 günlük süredeki loder, su tankeri ve silindirin davacının yapmaktan kurtulduğu %25 giderler de gözetilerek, rayiç kira bedelinin hesabı; 400.-TL/gün x 30 gün x (1-0.25) = 9.000.-TL hesap edildiği, davacı tarafından talep edilen alacak ve tazminat kalemlerinin dökümünün aşağıdaki şekilde olduğu belirtilmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça taraflar arasında akdedilen 13/06/2016 tarihli yapım sözleşmesinin davalının kusuru ve akde aykırılığı nedeniyle haklı sebeplerle fesih edildiğinden bahisle feshin haklı nedenle gerçekleştiğinin belirlenmesi ve oluşan zararın giderilmesine yönelik olarak davalı hakkında Mahkememizde dava açıldığı, davacı tarafça ayrıca dava konusu edilen sözleşme sebebiyle davalı tarafa teminat olarak verilen çekin haksız olarak paraya çevrildiğinden bahisle oluşan maddi ve manevi zararın giderilmesine yönelik olarak İzmir... ATM'nin ...Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, her iki dava dosyasının birleştirilerek yargılamanın Mahkememiz ana dosyası üzerinden sürdürüldüğü, Taraflar arasında " İşveren tarafından hazırlanan ve Karayolları tarafından onaylanacak olan projelere uygun olarak tüm masrafları ve sorumlulukları yükleniciye ait olmak tam ve eksiksiz olmak, imalat, dolgu ve gerekli tüm imalatların işlemlerinin yapılması " hususunda KDV dahil 200.000,00 TL götürü bedelli 7 sayfa ve 12 maddeden oluşan 13/06/2016 tarihli " Yapım Sözleşmesi " nin düzenlendiği, sözleşmenin 3. Maddesinde tüm işlerin sözleşmenin imzalanmasını müteakip 6 ay içerisinde tamamlanacağının kararlaştırıldığı, sözleşme eki olarak proje, taahhüt işleri şartnamesi, kontrollük şartnamesi, yüklenici çalıştırma şartnamesi, CD proje yer alan şeklinde düzenlendiği ve projenin davacıya teslim edildiği ancak projenin Karayolları veya Belediye tarafından onaylanmadığı, davacı tarafça onaylanmış projenin sunulmasına yönelik olarak davalıya İzmir... Noterliği ' nin 22/11/2016 tarih... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiği, ihtarnamenin 24/11/2016 tarihinde tebliğ edildiği ancak davalı tarafça onaylı projenin davacı tarafa teslim edilmediği, projenin teslim edilmemiş olması sebebiyle sözleşmenin yürürlüğe girmediği, sözleşme doğrultusunda davalı tarafça davacı tarafa 200.000,00 TL lik ödeme yapıldığı, ödemenin her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, yine sözleşme doğrultusunda davacı tarafça davalı tarafa 500.000,00 TL teminat çeki verildiği, teminat çekinin davalı tarafça bankaya ibraz edilerek bedelinin tahsil edildiği, Davacı tarafça TBK 123. Maddesi gereğince davalı tarafa ifa için uygun bir süre verildiği ve süre sonunda TBK 125. Maddesinde belirtilen seçimlik haklarından sözleşmeden dönme hakkını kullandığı , sözleşmenin fesih edildiği aşama göz önüne alındığında feshin geriye etkili fesih niteliğinde bulunduğu ve davacı tarafça sözleşmenin haklı sebeplerle fesih edildiği, davacı tarafça sözleşmenin haklı sebeplerle fesih edilmiş olması sebebiyle menfi zararın talep edilebileceği, Davacının dava dilekçesinde talep ettiği, sözleşme konusu alanda sözleşme gereğince bulundurulması gereken ekipman ve araçların bu alanda bulundurulmasına rağmen işin yapılmaması nedeniyle ve bu makinelerden başka yerde yararlanılamamasına veya başka yerde veya 3. Kişilerin işlerinde kullanılamamasından doğan zarar, Balçova Belediye Başkanlığı' na ait alanda daha önce davalının talimatı ile başkaca kişilere yaptırılan dolguların kaldırılarak karayollarına ait sınır içine taşıtılmasından kaynaklanan alacak ve izinsiz döküm yapmaktan dolayı karayolları tarafından davacı şirkete kesilen cezanın iadesi talebinin menfi zarar kapsamında kaldığı , Davacının dava dilekçesinde talep ettiği, sözleşme konusu alanda sözleşme gereğince bulundurulması gereken ekipman ve araçların bu alanda bulundurulmasına rağmen işin yapılmaması nedeniyle ve bu makinelerden başka yerde yararlanılamamasına veya başka yerde veya 3. Kişilerin işlerinde kullanılamamasından doğan zarar yönünden davacı tarafça davalı iş sahibine 22.11.2016 tarihinde gönderilen ihtarnameye rağmen, verilen 7 günlük süre içerisinde proje onayının yapılarak davacıya teslim edilmemiş olması nedeniyle projeye konu işin yapılamadığı, bu nedenle feshin haklı olduğunun belirtildiği , Mahkememizce de bu husus göz önüne alındığında feshin haklı olduğunun kabul edildiği , sözleşmede işin teslim süresinin 6 ay olarak belirlendiği, bu sürenin sözleşmenin imzalandığı tarihten başladığı, sözleşme ekinde proje ve diğer bilgilerin davacı yükleniciye teslim edildiğinin belirtildiği, taraflarca belirlenen altı aylık süreye göre işin, 13.12.2016 tarihinde teslim edilmesi gerekirken, proje onayının bulunmadığı, bu nedenle işin yapılamadığı ihbarının, sözleşmenin imzalandığı tarihten 5 ay 9 gün sonra gönderilen 22.11.2016 tarihli ihtarname ile bildirilmiş olması karşısında davacı yüklenicinin genel ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinin sabit olduğu ve davacı yüklenicinin sözleşme gereğince işin yapılacağı alanda bulundurduğu araç ve tüm ekipman nedeniyle oluşan menfi zararının hesabında, genel ihbar yükümlülüğünün makul sürede yapılması gerektiği gözetilerek bu süre ile sınırlı olmak üzere ve söz konusu araç ve ekipmanların bu sürede çalıştırılmaması nedeniyle davacının yapmaktan kurtulduğu giderler de gözetilerek, bir bedel belirlenmesi gerektiği , bilirkişi kurulu rapor ve ek raporlarında da belirtildiği üzere genel ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmesi için makul sürenin 30 günlük süre olduğu , söz konusu 30 günlük süredeki loder, su tankeri ve silindirin davacının yapmaktan kurtulduğu %25 giderler de gözetilerek, rayiç kira bedelinin 400.-TL/gün x 30 gün x (1-0.25) = 9.000.-TL olarak hesap edildiği, Balçova Belediye Başkanlığı' na ait alanda daha önce davalının talimatı ile başkaca kişilere yaptırılan dolguların kaldırılarak karayollarına ait sınır içine taşıtılmasından kaynaklanan alacak miktarının 18.378,00 TL olarak ve izinsiz döküm yapmaktan dolayı karayolları tarafından davacı şirkete kesilen cezanın iadesi talebinin 1.236,00 olarak hesap edildiği ve söz konusu üç kalem yönünden davacı tarafça talep edilebilecek miktarın 28.614,00 TL tutarında olduğu , asıl davanın bu miktar üzerinden kabulünün gerektiği , davacının asıl dosyadaki diğer talebinin ise kar kaybı niteliğinde olduğu, kar kaybının menfi zarar kapsamında olmayıp, müsbet zarar kapsamında olduğu ve söz konusu talebin reddinin gerektiği, Birleşen dosya yönünden birleşen dosyaya konu çekin taraflar arasında imza altına alınan sözleşmenin teminatı niteliğinde olduğu, çekin davalı tarafça bankaya ibraz edilerek bedelinin 30/12/2016 tarihi itibariyle tahsil edildiği, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin geriye etkili olarak fesih edilmiş olması sebebiyle taraflar arasındaki sözleşme ilişkinin tasfiyesinin gerektiği, söz konusu tasfiye kapsamında davacının dava konusu edilen iş nedeniyle davalıdan aldığı 200.000,00 TL lik ödemenin davalı tarafça paraya çevrilen teminat çeki bedelinden düşülmesinin ve geriye kalan ve 300.000,00 TL 'nin davalı tarafından davacıya iadesinin gerektiği, davacı tarafça birleşen dosyada manevi tazminat talebinde de bulunulduğu ve manevi tazminat talebinin dayanağının haksız olarak yapılan ödeme sonucu davacı şirketin ekonomik olarak zor duruma düşmesi ,ödemelerini aksatması ve bu sebeple ticari itibarının sarsılması olarak gösterildiği ancak davacının yaptığı bir sözleşme esnasında ödeyemeyeceği veya ödemesi halinde ekonomik olarak zor duruma düşmesine sebebiyet verecek bir miktarda teminat çeki vermesinin basiretli tacir kavramına uymadığı, davacının çeki verirken talep halinde bu çekin ödenebileceğini ön görmesi ve bu öngörüye göre ekonomik durumunu ayarlamasının gerektiği, yalnızca maddi zararın oluşmuş olmasının manevi zararın oluştuğuna karine olmayacağı , davacının manevi tazminat talebi yönünden Türk Medeni Kanunun 24,25 ve TBK' nun 58. Maddelerinin ön gördüğü, manevi tazminat ödenmesini gerektirir şekilde kişilik haklarının saldırıya uğradığına dair herhangi bir iddia ve kanıt ileri sürülmediği , manevi tazminatın yasal koşullarının oluştuğunun ispat edilemediği incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, dava ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)MAHKEMEMİZİN... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN ; 1-Davanın Kısmen KABULÜ ile , 28.614,00 TL nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine , Fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE , 2-Alınması gerekli 1.954,62-TL harcın peşin alınan 3.436,61-TL ile daha sonra tamamlanan 8.538,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 10.020,74 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 28.614,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından İstinaf ilamı öncesinde yapılan yargılama gideri 4.808,19 TL ile İstinaf ilamı sonrasında yapılan tebligat ve posta masrafı 514,11-TL, bilirkişi inceleme ücreti 6.000,00 TL olmak üzere toplam 11.322,30-TL yargılama giderinin red ve kabule göre 1.609,93 TL lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça yatırılan 12.008,86-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B) MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN İZMİR...ATM'NİN... KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN ; 1-Davacının maddi tazminat talebinin Kısmen KABULÜ ile , 300.000,00 TL nin 30/12/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine , Maddi tazminat talebi ile ilgili fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE , 2-Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli 20.493,00-TL harçtan peşin alınan 10.246,50-TL harçtan mahsubu ile bakiye 10.246,50 -TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine , 4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 48.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 32.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 10.282,50-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar davacı vekili Av. ..... ile davalı vekili Av. ...nın yüzüne karşı, açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2025 Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/809, K. 2025/335, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-809-e-2025-335-k-1f4df8b3181e