İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/605 E. 2021/203 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/605
Karar No
2021/203
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/605 Esas KARAR NO : 2021/203 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/11/2020 KARAR TARİHİ : 12/02/2021 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...’ın Kocaeli ... Aile Mahkemesinin ...karar sayılı mahkeme ilamı ile boşandıklarını, hazırlanan protokol uyarında müvekkilinin davalıya 40.000 TL tazminat ödemesi noktasında anlaştıklarını, müvekkilinin protokol dışında taraflar arasında boşanma davası açılmadan önce 10.000 TL bedelli 4 adet bonoyu imzalayarak davalıya verdiğini, müvekkili tarafından imzalanan senetlerin müvekkilinin ödeyeceği tazminat için davalının müvekkiline güvenmemesinden dolayı haricen yine aynı alacak için istenildiğini, davalının müvekkili tarafından imzalanan senetleri takibe koyduğunu ve takibin kesinleşmesinden kaynaklı müvekkilinin mal varlığına haciz konulduğunu, davalının haksız bir şekilde güven vermek için imzalanan senetler ile kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını belirterek öncelikle Siverek İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesine, takibin iptaline ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ticari dava olmadığı, senetlerin evlilik birliğinden kaynaklanan mal paylaşımına ilişkin olarak müvekkiline verildiğini, boşanma protokolündeki bedelin boşanmadan kaynaklanan maddi tazminata ilişkin olduğunu, davacının kötü niyetli olarak hareket ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, boşanma anlaşma protokolü kapsamında davalıya verildiği iddia olunan senetlerin bedelsiz olduğu iddiasına dayalı menfi tespit isteğine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile Asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. Aile mahkemeleri; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun ile kurulan özel bir mahkemedir. Yasanın 4. maddesinde 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun İkinci Kitabına göre aile hukukundan doğan dava ve işler aile mahkemesinin görevi içinde sayılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı ile davalının evli olduğu, Kocaeli... Aile Mahkemesinin 28/12/2016 tarih ve... karar sayılı ilamı ile anlaşmalı olarak boşandıkları, anlaşmalı boşanma protokolünde 40.000 TL maddi tazminatın davacı koca tarafından iş bu davanın davalısı olan davalı eşe verileceğinin kararlaştırıldığı, anılan ilamda bu hususun karara bağlandığı, dosyamız davacısı olan koca tarafından protokolde ve ilamda belirtilen tazminata ilişkin olarak davalıya 4 adet toplam bedeli 40.000 TL olan teminat senetlerinin verildiği, davalının bu senetler ile ilamı ayrı ayrı icraya koyduğu, mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığı, senetlerin bedelsiz olduğu ve teminat amacıyla verildiği iddiası ile iş bu davayı ikame ettiği, davalının ise protokolde ve ilamda belirtilen meblağın boşanmadan kaynaklanan maddi tazminata ilişkin olduğu, senetlere konu alacağın ise boşanmadan kaynaklanan mal paylaşımına ilişkin olduğunu savunduğu, taraflar arasında söz konusu senetlerin evlilik birliğinin sona ermesi nedeniyle düzenlendiği hususunda ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın senetlerin protokoldeki bedele ilişkin olup olmadığı, teminat amacıyla verilip verilmediği ve davalının katılma alacağının bulunup bulunmadığı ile bedelsiz olup olmadığı hususlarında toplandığı, taraflar arasında düzenlenmiş kambiyo senedi bulunmakta ise de uyuşmazlığın temelde aile hukukundan kaynaklanan menfi tespit isteğine ilişkin olduğu, bu nedenle somut olayda senedin bedelsiz olup olmadığını, teminat amacıyla verilip verilmediğini ve davalının alacağının bulunup bulunmadığını tartışma ve görev yetkisinin Aile Mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, mahkememizin dava konusu uyuşmazlık bakımından görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Aile Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Aile Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Aile Mahkemesine gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine, 3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararına karşı taraflarca kanun yoluna başvurulmaması durumunda kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına ( İHTARAT YAPILMADI), Dair verilen kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile ya da tarafların bulundukları yer Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2021 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/605, K. 2021/203, T. 12.02.2021, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-605-e-2021-203-k-e4753c175faa