İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/529 E. 2023/312 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/529
- Karar No
- 2023/312
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/529 Esas KARAR NO : 2023/312 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 03/05/2016 KARAR TARİHİ : 02/05/2023 Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ; Müvekkil şirket ile davalı arasında imzalanan 05/01/2015 tarihli İş Sözleşmesi ve ekinde bulunan Rekabet Yasağı Sözleşmesi uyarınca: davalının faaliyet alanı aynı olan başka iş yerinde çalışmaması gerektiği ancak davalının 05.01.2016 tarihli istifa dilekçesi ile müvekkil şirketten işten ayrıldığı ve akabinde müvekkil şirket ile aynı işi yapan... Yazılım Tasarım ve Reklam Hizmetleri Limited Şirketi adı ile faaliyet gösteren şirkete rekabet yasağına aykırı olarak çalıştığı ve müvekkile ilişkin gizli bilgi niteliğindeki verileri rakip firma ve üçüncü kişiler ile paylaştığı tespit edildiğinden fazlaya ilişkin hak ve taleplerimiz saklı kalmak kaydı ile 30.000,00 TL cezai şartın müvekkil şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin Celal Bayar Üniversitesinden mezun olduğunu, üniversite eğitimine devam ederken iş hayatında tecrübe kazanmak amacıyla eş zamanlı olarak ... Kilma Sanayi Ticaret Eş şirketinde parttime mühendis olarak iki sene çalıştığını, eğitim kariyerine Açıköğretim Fakültesinde Lojistik Yönetim bölümünü tamamlayarak devam ettiğini ve ardından davacı şirket ile iş görüşmesi yaptığını. İş görüşmesinde müvekkiline Google'un İstanbul ofislerinde eğitim alacağının söylendiği ve yapılan iş sözleşmesi ile birlikte ödeme tarihi boş bir senet imzalattırıldığı, müvekkilinin davacı şirkete işe başladıktan sonra ilk üç ay müşteri temsilcisi olarak görev yaptığını, ardından teknik ofiste çalıştırıldığını, teknik ofiste çalışanların müşteri portföyünü yönetmediklerini, zaten müşterilerle iletişim halinde de olmadıklarını, davacı şirketin sertifikaların alınması için döküman hazırladıklarını beyan ettiklerini, bununla kastedilenin internete ücretsiz olarak dağıtılan Google firmasına ait eğitim setlerinin çıktılarının olduğunu, davacı şirketin çalışanlarına hiç bir eğitim vermeksizin çalışanlarına baskı yaparak ayrı bir e-mail hesabı ile usulsüz olarak internet ortamından sınava soktuğunu ve şirket çalışanlarının aldıkları sertifikaları sertifika süresi doluncaya kadar şirket yararına kullandıklarını, davacı şirketin veri tabanı olarak adlandırdığı şeyin aslında satış temsilcilerinin Google aramalar sonucunda bulduğu binlerce firmadan ibaret olduğunu, veri tabanın herkese internet uzaklığında olduğunu, müvekkilinin haklı nedenle iş değişikliği yaptığını, yeni işinde eski faaliyet alanında çalışmadığı gibi ayrıca eski şirketinin hiç bir müşterisi ile muhattap olmadığını, müvekkilinin iddia edildiği gibi 25.000 adedindeki müşterisini tek tek aramadığını ve bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğundan kötü niyetli açılmış davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMEMİZİN ... KARAR SAYILI KARARININ GEREKÇESİ : "Uyuşmazlığın tespiti; Taraflar arasında 05.01.2015 tarihinde imzalanan sözleşmeyi davalının feshetmesinin sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı, davacının hak kazanıp kazanmayacağı noktalarında toplanmaktadır. Dava, cezai şart bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı ile davalı arasında 05.01.2015 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ile davalı hakkında rekabet yasağının ön görüldüğü, 05.01.2016 tarihinde davacı şirketteki çalışması sona eren davalının dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, taraflar arasında imzalanan belirsiz iş sözleşmesinin 10-b maddesi uyarınca sözleşmenin işçi tarafından haksız olarak feshedilmesi hallerinde, " fesih tarihinden itibaren üç yıl boyunca işin mahiyeti itibari ile bölge sınırlaması olmayacağından tüm Türkiye coğrafyası sınırları içerisinde işverence üçüncü madde de belirtilen iştigal konusu Google, Facebook reklamcılığı olan kişi, kurum, ajans, özel ve tüzel kişilerde ... çalışmamayı taahhüt eder." düzenlemenin kararlaştırıldığı, bu düzenlemenin TBK'nun 455. Maddesinde belirtilen 2 yıllık süreye aykırı olduğu, sözleşmenin tüm Türkiye'yi kapsaması, davalının iktisadi geleceğini hakkaniyete aykırı şekilde güçleştirdiği, dolayısıyla taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki rekabet yasağı şartının geçerli olmadığı, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak davacı tarafın talepte bulunamayacağı sonuç ve kanaatine ulaşıldığından davacı tarafın sunmuş olduğu delillerin toplanmasına gerek görülmeden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle ... Karar ve 28.03.2017 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiği görülmüştür. İZMİR BAM ... HUKUK DAİRESİ'NİN... KARAR SAYILI KARARI : "GEREKÇE : Dava, rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı cezai şartın tahsili istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Taraflar arasında akdedilen 05.01.2015 tarihli İş Sözleşmesinin 10-b maddesinde ve bu sözleşmeye ek olarak düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinin 2.maddesinde ''işçi, iş verenin yanından ayrıldıktan sonra (hizmet akdinin iş verence haklı nedenle feshi veya işçi tarafından haksız olarak feshi hallerinde) fesih tarihinden itibaren 3 yıl boyunca işin mahiyeti itibariyle bölge sınırlaması olmayacağından tüm Türkiye coğrafi sınırları içinde iş verence 3. maddede belirtilen iştigal konularından iştigal konusu google ve facebook reklamcılığı olan kişi, kurum, ajans özel ve tüzel kişiliklerde ... çalışmamayı veya aynı konuda kendisi bir iş kurmamayı ....satıcı, üretici, şirket ortağı olmamayı kabul ve taahhüt etmektedir. İşçi adres gezgininin müşterisi olan şahıs firması veya şirketlerde işbu sözleşmenin 3. maddesinde sayılan işlerin tamamı ile ilgili olarak çalışmayacağını kabul beyan ve taahhüt eder'', rekabet yasağı sözleşmesinin 7. maddesinde de "işbu sözleşme hükümlerine aykırı davranılması halinde 25.000 Euro tutarında cezai şartı iş verenin herhangi bir yazılı ihtarına gerek kalmaksızın ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder" düzenlemesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki 05.01.2015 tarihli sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 05.01.2016 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 444. ve 445. maddelerinin tatbik edilmesi gerekmekte olup sözleşmede 3 yıllık rekabet yasağı süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik kısıtlama yapılmaksızın rekabet yasağının tüm Türkiye coğrafyası sınırları içerisinde geçerli olacağı belirlenmiştir. TBK'nın 445/1. fıkrasında bu tür sözleşmeler bakımından yer ve zaman sınırlaması öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir. Bu durumda sözleşmenin geçersiz olmadığı nazara alınarak mahkemece rekabet yasağında belirtilen süre içerisinde davalının davacı şirket zararına yol açacak şekilde rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunup bulunmadığının tespiti ve taraflar arasındaki 05.01.2015 tarihli sözleşmenin 6098 sayılı TBK'nın 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip tartışılarak ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hiç bir delil toplanmadan sözleşmenin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri esaslı deliller toplanmadan karar verildiğinden, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre istinaf yoluna başvuran davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle ... Karar ve 27.05.2020 tarihli karar ile mahkememizin ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İzmir BAM ....Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı kararı kapsamında mahkememizce yapılan yargılama sırasında davacı ve davalı tanıkları dinlenilerek beyanları zapta geçilmiştir. Ayrıca davalının bağlı bulunduğu SGK'ya müzekkere yazılarak davalıya ait sigortalı hizmet döküm cetvelinin bir sureti getirtilerek dosyamız arasına delil olarak eklenmiştir. Yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ...Yazılım Tasarım Reklam Hizmetleri Ltd. Şti, ... Yazılım Tasarım ve Reklam Hizmetleri Ltd. Şti. ve yine ... Yazılım Tasarım Bilişim Reklam Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait ticaret sicil dosyalarının bir örneği getirtilerek dosyamız arasına eklenmiştir. Yine İzmir BAM ...Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı kararı kapsamında taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunup bulunmadığı, bu kapsamda davacının cezai şart isteminin yerinde olup olmadığının tespiti açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 16.09.2022 tarihli raporda sonuç olarak ; Davacının veritabanı olarak ifade ettiği bilgilerin davacının potansiyel müşterileri için halka açık bilgiler olduğu, bu şirketlerin davacının müşterisi olduktan sonra ise davacıya özel ve halka açık olmayan bilgiler ile bu profillerin zenginleştirildiği ve ödeme bilgileri ve notlar ile müşteriler için oluşturulan kampanya bilgilerinin veritabanını oluşturduğu, davalının, davacı işyerinde davacının müşterilerinden belirli sayıdakilerine bağlı değil, tamamına hitap edecek şekilde; müşteri portföylerinin incelenmesi, değerlendirilmesi ve gerek Google Maps, gerekse davacı müşterilerinin web siteleri, gerek davacı müşterileri hakkındaki üçüncü sitelerde yapılan yorumların incelenmesini sağladığı, davacı çalışanları ile Google Chat ve Gmail üzerinden iletişime geçerek bu müşteriler hakkında tespit edilen hataların giderilmesini ve gerçekleştirilmesi kararlaştırılan işlerin dağılımının sağlanmasını yönettiği, davacı çalışanlarının incelenen potansiyel müşteriler için aramalar gerçekleştirilmesini, bu aramalar sonucunda oluşturulan notların incelenmesi ve davacının müşteri portföyünün arttırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirdiği, davalının, davacının müşterilerinin; iletişim bilgilerine, kampanya bilgilerine, ödeme bilgilerine ve tarihlerine, müşteri hakkında davacı çalışanlarının almış olduğu notlara, müşterilerin davacı işyerinin ... hesabındaki tüm bilgilere ... com hesabı üzerinden ulaşabildiği ve değiştirebildiği, davalının, davacı işyerinden ayrıldıktan sonra teknik müdürü olarak çalıştığı ... ve kurucu ortağı olduğu ... Reklam Ajanslarının müşteri portföyü incelendiğinde ve davalının davacı işyerinde çalışırken not alarak üzerinde çalıştığı 1318 şirket arasında bu şirketlerin bulunup bulunmadığı incelendiğinde davacıda çalıştığı süre boyunca hizmet verdiği şirketlerin şu anda çalıştığı şirketlerin müşterisi olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Yine aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, düzenlenen 20.02.2023 tarihli ek raporda; davacı itirazları incelendiğinde davacının bilirkişi kök raporundaki teknik değerlendirmeye itirazının bulunmadığının tespit edildiği, öncelikle belirtilmesi gerektiği gibi, davalı eski işçinin, davacının mesleki sırlarına hakim olma imkanının bulunup bulunmadığı ve bu sırların ihlal edilip edilmediği hususunun hukuki değil teknik bir konu olduğu, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kök raporda, davalı eski çalışanın, davacının mesleki sırlarına hakim bir konumda iş gördüğünün belirtildiği, bu yönüyle rekabet yasağı sözleşmesinin ilk geçerlilik koşulu olan “hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse” koşulunun mevcut olduğunun teknik olarak tespit edildiği, ancak kök raporda, davalı eski işçinin yeni iş yerinde, davacıya ait müşteri bilgilerini kullanıldığına dair bir tespitin bulunmadığının da aynı açıklıkta belirlendiği, diğer bir ifadeyle, davalı eski işçinin, yeni işinde davacıya ait müşteri bilgilerini kullanmadığı, yeni işyerindeki müşterilerin, eskilerinden farklı olduğunun teknik olarak belirlendiği, bu teknik tespite bağlı hukuki analizin mahkemenin taktirinde olduğu, ayrıca dava konusu somut olayda, yer yönünden bir sınırlama yapılmadığı, bu sebeple bir işçi konumundaki davalının tüm yurt çapındaki çalışmasının hiçbir karşılık ödenmeksizin kaldırılmasının kanunun ifadesiyle “Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez” hükmüne uygun olup olmadığı takdirinin de mahkemeye ait olduğu, yine aynı şekilde kanunda bu sınırlamanın 2 yılı geçemeyeceğinin açıkça düzenlendiği, dava konusu somut olayda sözleşmenin 10/g bendi gereğince rekabet yasağına aykırılık halinde, 25.000 Euro ceza ödeneceğinin kararlaştırıldığı, mahkemece, fiilen müşteri çevresine el atılmasa bile, sadece rakip bir işletmede çalışmanın rekabet yasağının ihlali olarak yorumlanması ve buna bağlı olarak cezanın işletilmesinin mümkün olduğu kanaatine ulaşılması halinde; somut olayın özelliklerine göre davalı işçinin tüm yurt çapındaki çalışmasını yasaklamanın kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkını ve işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak sınırlandırmadığı kanaatine ulaşılması halinde, bu yasak, sözleşmeyle 3 yıllık süre için getirildiğinden, kanundaki iki yıllık süreye uyarlandığında, bu cezanın 2/3'lük kısmını 16.666,66 Euro olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Taraflar arasında akdedilen 05.01.2015 tarihli İş Sözleşmesinin incelenmesinden, 10/b maddesi ve iş bu sözleşmeye ek olarak taraflar arasında düzenlenen "Rekabet Yasağı Sözleşmesi"nin 2.maddesinde ''İşçi, iş verenin yanından ayrıldıktan sonra (hizmet akdinin iş verence haklı nedenle feshi veya işçi tarafından haksız olarak feshi hallerinde) fesih tarihinden itibaren 3 yıl boyunca işin mahiyeti itibariyle bölge sınırlaması olmayacağından tüm Türkiye coğrafi sınırları içinde, iş verence 3. maddede belirtilen iştigal konularından iştigal konusu google ve facebook reklamcılığı olan kişi, kurum, ajans özel ve tüzel kişiliklerde ... çalışmamayı veya aynı konuda kendisi bir iş kurmamayı bayi, acente, distrübütör, satıcı, dağıtıcı, üretici, şirket ortağı olmamayı kabul ve taahhüt etmektedir. İşçi adres gezgininin müşterisi olan şahıs firması veya şirketlerde işbu sözleşmenin 3. maddesinde sayılan işlerin tamamı ile ilgili olarak çalışmayacağını kabul beyan ve taahhüt eder..." hükmünün yer aldığı, yine taraflar arasındaki 05.01.2015 tarihli İş Sözleşmesi'nin 10/g maddesinde "personelin işbu sözleşmenin 10.madde hükmüne aykırı davranması halinde 25.000 Euro cezai şartı iş verenin herhangi bir ihtarına gerek kalmaksızın iş verenin talebi üzerine itiraz etmeksizin ödemeyi kabul veya taahhüt ettiği" hükmünün yer aldığı, yine Rekabet Yasağı Sözleşmesinin 7. maddesinde de benzer düzenlemenin yer aldığı görülmüştür. Dava, taraflar arasındaki İş Sözleşmesi ve bu sözleşmeye ek olarak düzenlenen Rekabet Yasağı Sözleşmesi kapsamında davalının rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükmünü ihlal ettiğinden bahisle yine İş Sözleşmesi ve Rekabet Yasağı Sözleşmesi kapsamında doğduğu iddia olunan cezai şart bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Bu kapsamda davaya konu uyuşmazlığa TBK'nın Rekabet Yasağı 444 ve devamındaki maddelerin uygulanması gerekmektedir. TBK'nın Rekabet Yasağı başlıklı 444.maddesine göre " Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." Yine TBK'nın 445.maddesine göre "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir" İzmir BAM ...Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı kararından sonra mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporda sonuç olarak; davacı şirketin veri tabanı olarak ifade ettiği bilgilerin davacının potansiyel müşterileri için halka açık bilgiler olduğu, bu bilgilerin davacı şirketin müşterisi olduktan sonra ise davacıya özel ve halka açık olmayan bilgiler ile bu profillerin zenginleştirildiği ve ödeme bilgileri ve notlar ile müşterileri için oluşturulan kampanya bilgilerinin veri tabanının oluşturulduğu, davalı işçinin davacı iş yerinde çalışırken davacı müşterilerin iletişim bilgilerine, kampanya bilgilerine, ödeme bilgilerine ve tarihlerine, müşteri hakkında davacı çalışanların aldığı notlara, müşterinin davacı işyerinin ... hesabındaki tüm bilgilerine ...hesabı üzerinden erişebildiği ve değiştirebildiği tespit edilmiş ise de, davalının davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra teknik müdür olarak çalıştırıldığı ... ... Ltd. Şti ve kurucu ortağı olduğu ... Reklam Ajanlarının müşteri portföyü incelendiğinde iş bu müşteri portföyü içeriğinde davacı şirkette çalışırken üzerinde çalıştığı 1.318 şirketin bu şirketler arasında yer almadığı, davacı şirkette çalıştığı dönemde hizmet verdiği şirketlerin şuanda çalıştığı şirketlerin müşterisi olmadığı, bu kapsamda davalının yeni işinde davacıya ait müşteri bilgilerini kullanmadığı, yeni iş yerindeki müşterilerinin eskilerinden farklı olduğunun bilirkişi heyeti tarafından tespit edilmiş olması karşısında İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında belirtildiği üzere davalının, davacı şirketin zararına yol açacak şekilde rekabet yasağına aykırı faaliyetinin bulunduğu hususunun mahkememizce yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamı belgelere nazaran tespit edilememiş olması karşısında davanın reddine karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM / Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; Davanın REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 179,90 TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta mahkememize yatırılan 512,33 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 332,43 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/05/2023 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza