İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/43 E. 2020/85 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/43
- Karar No
- 2020/85
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/43 KARAR NO : 2020/85 DAVA : Menfi Tespit, İstirdat DAVA TARİHİ : 17/01/2020 KARAR TARİHİ : 05/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit, İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile; Müvekkili şirket ile davalı arasında 12.09.2019 tarihinde akdedilen “Sözleşme” davalı, müvekkili şirkete ait...Bilsev villasında, detayları sözleşme çerçevesinde belirtilmiş alüminyum doğrama ve panjur yapımı ve montajı işini üstlendiği, akdedilen sözleşmede işin teslim tarihi 02.12.2019 olarak belirlendiği, işin bedeli 220.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, sözleşme imzalandıktan sonra toplam bedelin 20.000-TL'si banka havalesi aracılığı ile 100.000,00-TL'si ise 50.000,00-TL tutarında iki ayrı çek ile ödendiği, yapılan ödemeye dair davalı taraftan tahsilat makbuzu alındığı, kalan 100.000,00-TL'nin ise işin teslimi tarihinde ödenmesi öngörüldüğü, sözleşme ile kararlaştırılan işin teslim tarihi olan 02.12.2019 tarihine gelindiğinde, davalı taraf, sözleşmede üstlendiği edimleri yerine getirmeyerek taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davrandığı, bu nedenle müvekkili şirket tarafından davalıya ödenmiş olan 20.000,00-TL ve devredilmiş olan 50.000,00-TL tutarındaki iki çekin toplam tutarınca davalı taraf sebepsiz zenginleşmiş, bunun yanında ne kendisine verilen çekleri iade etmiş ne de havale yoluyla kendisine ödenen tutarı geri verdiği, sözleşmesel ilişki kapsamında davalı tarafın üstlendiği edimi ifa etmemesi üzerine müvekkil şirket sözleşmeden döndüğü, işbu yargılama ile davalı tarafça taahhüt edilen işlerin yapılmadığının tespiti ile müvekkil şirketçe düzenlenerek davalıya devredilen çeklerin bedelsizliğine karar verilmesi talep edilmediği, davalı tarafça yapımı taahhüt edilen ancak ifa edilmeyen işlerin, HMK m. 401 tahtında belirtildiği üzere, mahkemece tespiti için edim konusu taşınmaz üzerinde tensiben delil tespiti yaptırılmasını talep edildiği, yapılması planlanan işin işbu yargılama sona erene kadar müvekkil şirketçe başka bir üçüncü kişiye yaptırılması mümkün olduğundan, henüz inceleme sırası gelmemiş olsa da sözleşme konusu işin davalı tarafından ifa edilmediğinin tespit edilmesi; yaptırılması icap eden işlerin müvekkil şirketçe bir hak kaybına uğranacağı düşüncesi içerisine girilmeden özgürce tamamlattırılabilmesi;müvekkil şirketin haklılığının ortaya konulması ve maruz kalacağı zararın önüne geçilmesi adına, müvekkil şirkete ait .../ İZMİR’de bulunan taşınmazda delil tespiti yaptırılması gerektiği, dava sonuçlanıncaya kadar davaya konu çekler hakkında ödeme kararı verilmesi akabinde ...Bankasına müzekkere yazılması, müvekkil şirketin yargılama boyunca çeklerden doğan sorumluluğu nedeniyle borç/haciz tehdidi altında bulunmamasını sağlayacak ve olası hak kayıplarının önüne geçeceği, bu nedenle davalının sözleşme ile yükümlendiği işi yapmamış olduğunun tespiti adına tensiben delil tespiti yapılmasına, müvekkil şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, mezkur çekler hakkında ödeme yasağı kararı verilmesine, davaya konu çeklerin iptaline ve dava konunsu çeklerin iptaline dair kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; Dava, bedelsiz olduğu iddia edilen çeklerin iptaline ilişkin menfi tespit davası olduğu, dolayısı ile zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın açılan dava, dava şartlarından yoksun olduğu, bu sebeple, dava şartları yokluğundan davanın reddi gerektiği, eser sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması geçerlilik şartı olup, karşı yanın sözleşmede imzası bulunmamakta olduğu, eser sözleşmesi kural olarak her iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler olduğundan, davacı kendi edimini yerine getirmeksizin, müvekkilinin eseri meydana getirmesini talep edilemeyeceği, sözleşmenin 6 no lu maddesine göre, davacı tarafından ödenmesi gereken 100.000,00 TL daha bakiye bulunmadığı, benzer şekilde, 20.09.2019 tarihli sözleşmenin 6 no lu maddesinde, davaya konu 2 adet çekin 90 ve 120 gün vadeli olarak düzenleneceği belirtilmişse de, dosya içeriğinde mevcut çeklerin 130 gün vadeli olarak düzenlendiği görüldüğü, müvekkili şirket sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin çok büyük bir oranını yerine getirdiği, dava konusu çeklerin vade tarihleri 01.02.2020 olduğu, çekler hakkında ödeme yasağının devam etmesi halinde müvekkilinin maddi olarak çok zor duruma düşeceği, tedavül eden çekler nedeni ile, 3.kişilerin icra takiplerine maruz kalabileceği, böylece, 40.000,00 TL daha alacağı olmasına rağmen, icra takiplerinin ferileri doğabilecek ve zararı çok daha yüksek rakamlara ulaşabileceği, karşı yanın ise, tedbir kararı ile korunacak bir menfaati bulunmamakta olduğu, yapılan işler ve müvekkilinin hak edişleri fotoğraflar ile belgelendirildiği, müvekkilinin, 20 yıllık yerleşik ticaretini aynı ünvan ve ikamet altında sürdürmekte olduğu, bugüne değin 1 tane ödenmemiş çeki bulunmadığı gibi, ilk defa ticari bir davaya taraf olmuştur. Ticaretini çok titiz bir şekilde sürdürdüğü, dolayısı ile tedbir kararı verilmesini gerektirecek maddi şartlar bulunmadığı, çeklerin ödenmesi halinde de davaya istirdat davası olarak devam etme imkanı mevcut olduğu gibi keşif esnasında da davacının haksızlığı ortaya çıkacağı, zorunlu arabuluculuk şartlarını dahi yerine getirmeksizin usuli eksikler ile dava açarak hiç bir işin yapılmadığını beyan ederek çekler hakkında ödeme yasağı kararı verilmesine sebep olduğu, kaldı ki ödeme yasağı da muhatap bankaya ulaşmış, yani tedbir kararı yerine getirildiği, dolayısı ile karşı yan kötü niyetli olup, alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; Dava dilekçesi içeriğinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davalının sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediği iddiasıyla bu sözleşme kapsamında iş bedeli olarak davacı tarafça davalıya verildiği iddia olunan 2 adet çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik menfi tespit ve yine sözleşme kapsamında davacı tarafça davalıya iş bedeli olarak peşin olarak ödendiği bildirilen tutarın davalının sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediği iddiası ile bu miktar kadar davalının sebepsiz zenginleştiğinden iadesi istemine yönelik olup, dava dilekçesinde harca esas değer olarak davaya konu 2 adet çek bedeli ve ödenen 20.000,00 TL olmak üzere 120.000,00 TL olarak gösterilmiş olup, bu miktar üzerinden de peşin harç yatırılarak makbuzu dosyaya ibraz edilmiştir. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesine eklenen 5/A maddesiyle " Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. " şeklinde düzenleme getirilmiştir. 6325 Sayılı kanuna eklenen 18/A- maddesiyle ise " İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmişse arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereğini yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkartılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenleme getirilmiştir. Yukarıda belirtilen bu yasal düzenlemeler kapsamında TTK'ya eklenen 5/A maddesi gereğince 01/01/2019 tarihinden itibaren ticari dava niteliğindeki konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde ise 6100 Sayılı HMK'nın 115/2. maddesi gereğince ise dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Dava konusu somut uyuşmazlığın taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davalının edimlerini yerine getirmediği iddiasıyla davacı tarafça davalıya başlangıçta sözleşme konusu iş bedeline istinaden peşin olarak ödendiği iddia olunan bedelin iadesi ve yine davalının sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediğinden bedelsiz kaldığı iddiasıyla davacı tarafça davalıya verildiği bildirilen dava konusu 2 adet çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik menfi tespit davası olup, iş bu davada her iki taraf tacir olduğu gibi, kambiyo senedide TTK'da düzenlenmiş olup, TTK 4.maddesi gereğince kambiyo senetleri ile ilgili davalar mutlak ticari dava niteliğinde bulunmakta olup mahkememizde açılan iş bu davanın da niteliği itibariyle ticari bir dava olması nedeniyle dava şartı arabuluculuk kapsamında kaldığının kabulünün gerektiği, buna göre yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edildiği, ticari dava niteliğinde olan iş bu davanın ise arabuluculuğa başvurulmadan açılmış olduğu ve sonradan tamamlanabilir nitelikte bulunmadığı düşünülmekle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verme gereği doğmuştur. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin... Karar ve 24.10.2019 tarihli kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Karar ve 28.06.2019 tarihli kararları ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin...Karar ve 13.12.2019 tarihli kararları da bu yöndedir.) Yine iş bu dava hasımlı olarak açılmış bir menfi tespit ve istirdat davası olup, koşulları oluşmuş ise verilecek ihtiyati tedbir kararının ancak taraflar arasında hüküm ifade etmek üzere verilebileceği, görülmekte olan bir dava dosyası üzerinden davada taraf olmayan dava dışı 3.şahısların hukukunu etkiler nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gibi arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş olması nedeniyle mahkememizce daha önce 17.01.2020 tarihli tensibin 13.nolu bendi gereğince verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 6102 TTK'nın 5/A-1 maddesi ve 6325 Sayılı Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesi gereğince Arabuluculuğa başvurulmaksızın işbu davanın açılmış olduğu anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın reddine, İş bu dava hasımlı olarak açılmış bir menfi tespit ve istirdat davası olup, koşulları oluşmuş ise verilecek ihtiyati tedbir kararının ancak taraflar arasında hüküm ifade etmek üzere verilebileceği, dava dışı 3.şahısların hukukunu etkiler nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gibi arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş olması nedeniyle mahkememizce daha önce 17.01.2020 tarihli tensibin 13.nolu bendi gereğince verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 54,40-TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta yatırılan 2.049,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.994,90-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.400,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/02/2020
Katip ... E imza
Hakim ... E imza