İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/270 E. 2020/554 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/270
Karar No
2020/554
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/270 Esas KARAR NO : 2020/554 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 24/06/2020 KARAR TARİHİ : 21/10/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişkiden kaynaklanan alacaklar nedeniyle davalılara ihtarname gönderildiğini, ihtarname sonrası tarafların bir araya geldiğini ve anlaşma başlıklı belgeyi düzenlediklerini, bu sözleşme gereğince davalıların ödemeyi taahhüt ettikleri 108.000,00 TL ve 60.000,00 TL'yi ödemediklerini, bunun üzerine 60.000,00 TL'lik alacak kaleminin tahsili için davalı taraf aleyhinde takip başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, takibe konu alacağın yazılı belgeden kaynaklandığını belirterek davalıların İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyasına itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı ...Petrol Ltd. Şti. cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davacı arasında ticari veya başka bir münasebet bulunmadığını, davacı ile diğer davalı ... arasında faizle alınan paranın kısmen ödenmemesi üzerine taraflar arasında davaya konu sözleşmenin imzalandığını, ancak bu sözleşmeden dolayı müvekkili şirketin ne şeklen ne de esasen bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın tacir sıfatına olmadığını, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir Davalı ...'a usulüne uygun tebligat yapılmış, adı geçen davalı davaya cevap vermemiştir. DAVA: Dava, taraflar arasındaki şahsi borç ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. DELİLLER: -Manisa Vergi Dairesinin 30/06/2020 ve 06/07/2020 tarihli yazısı, -İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün bila tarihli yazısı, -İzmir ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası sureti, -İzmir Karşıyaka Vergi Dairesinin 14/07/2020 tarihli yazısı, -Manisa Ticaret Sicil Müdürlüğünün 02/07/2020 tarihli yazısı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalılar aleyhinde İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığı, davalı borçluların 18/11/2019 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiği ve takibin durduğu, itiraz üzerine takip alacaklısı davacı tarafından işbu davanın yasal süresinde ikame edildiği, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu 29/04/2019 tarihli "Anlaşma" başlıklı belgenin ikinci kısmında yer alan 60.000,00 TL'lik şahsi alacağa istinaden itirazın iptali talebinde bulunduğu, uyuşmazlığın niteliğine göre dava mutlak ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği gibi İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü, Manisa Ticaret Sicil Müdürlüğü ile İzmir ve Manisa Vergi Dairesi Müdürlüklerinin cevabi yazılarına göre davacının ve davalı ...'nın tacir olarak ticaret siciline kayıtlı olmadığı, vergi kayıtlarının bulunmadığı, bu nedenlerle davacı ve davalı ...'nın tacir olarak kabul edilemeyeceği, davacı tarafından davalılara karşı ileri sürülen talep ve talebin dayanağı olan maddi olgular bakımından her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş olması şartı gerçekleşmediğinden davanın nisbi ticari dava olarak kabulüne de olanak bulunmadığı, ayrıca somut olayda TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı, bu durumda davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine, 3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararına karşı taraflarca kanun yoluna başvurulmaması durumunda kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına ( İHTARAT YAPILDI), Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile ya da tarafların bulundukları yer Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/10/2020 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/270, K. 2020/554, T. 21.10.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-270-e-2020-554-k-c4b96030917a