İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/399 E. 2025/561 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/399
Karar No
2025/561
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/399 KARAR NO : 2025/561 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/07/2019 KARAR TARİHİ : 03/07/2025 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/07/2019 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği 31/07/2019 havale tarihli dava dilekçesinde; davacı... Turizm Petrol Gıda Nakl. İth. İhr. San. Ve Tic.Ltd.Şti (işveren olarak anılmaktadır) ve davalı... Sera Profil San. Ve Tic. A.Ş(yüklenici olarak anılmaktadır) ' nin 14.08.2015 tarihinde Modern Düz Çatı Muz Üretim Serası Malzeme Üretim, Tedarik ve Montaj Sözleşmesi'ni imzaladıklarını, "Sözleşmenin konusu madde 4: İş bu sözleşme konusu, işverenin tarifi ve yüklenici tarafından projelendirilmesi üzerine, teknik şartnamede ayrıntılı olarak belirtilen malzeme kalemlerinin , işin niteliği gereği, yüklenici tarafından üretilmesi ve/veya tedarik edilerek montaj edilmesi işidir." , sözleşmenin başlığından ve ilgili maddesinden anlaşılacağı üzere davacının , muz üretimi yapılması amacıyla sera yapımı için davalı şirket ile sözleşme yaptığını, sözleşmede de görüleceği üzere davalı şirketin, muz üretim serası için malzeme üretimini ve/veya tedarik ederek montajını yapacağını, bunun karşılığında müvekkili şirketin sözleşmenin 10. Maddesinde belirtilen tutar olan 1.121.000.000,00-TL ödeme yapacağını, sözleşmede kararlaştırılan ve m.10 da belirtilen bedellerin ödemesinin, sözleşme tarihinden itibaren davalı yüklenicinin hesabına havale ve çek karşılığında yapıldığını , sözleşme sonucu davacı işveren şirketin, ediminin bir gereği olan para borcu için 340.000,00-TL eft/havele ve 70.850,00-TL çek ödemesi şeklinde toplamda 410.850,00-TL ödeme yaptığını, yapılan ödemelere rağmen ise davalı yüklenici tarafından işe başlanması beklenirken, yüklenicinin işe başlamadığını, "İşe başlama, bitirme ve süre uzatımı madde 11: İş bu sözleşmenin 8.maddesinde tarif edilen işlere ait teslim süresi işin teslim yerinin montaja uygun şekilde yükleniciye ya da yetkilisine teslim edilmesiyle başlar ve aşağıda belirtilen mücbir sebeplerden ve süre uzatımını gerektiren hallerden herhangi biri gerçekleşmediği takdirde 75 gündür. Arazide çalışmayı engelleyecek, arazi kullanımı koşulları, hava muhalefeti ve benzeri nedenler, yüklenici tarafından tutanak altına alınarak, geçen süreler sözleşme sonunu eklenecektir. Ayrıca sözleşmenin 9.maddesinde ve ve 11.maddesinde yer alan hususlardan dolayı yüklenici sözleşme süresine ek yapma hakkını saklı tutar." müvekkili şirketin, sözleşmede belirtildiği üzere işin teslim yerini montaja uygun olarak Nisan 2016'da davalı yükleniciye teslim ettiğini, arazinin tesliminden sonra ise işe başlaması gereken davalı yüklenicinin işe başlamadığını, ortada davalı yüklenicinin ediminin ifasını geciktirecek ya da imkansız kılacak bir herhangi bir mücbir sebep v.s bulunmadığını, mücbir sebepler ve süre uzatımını gerektirecek hallerin olması durumunda ise sözleşmenin 11.2.maddesi gereği davalı yüklenicinin mücbir sebebin vukuundan itibaren 15 gün içinde davacı müvekkiline yazılı olarak müracaat etmesi gerektiğini, söz konusu geçen süreler ise sözleşme sonuna ekleneceğini, davalı yüklenicinin, süre uzatımına neden olacak mücbir sebep v.s gibi nedenlerle davacı işverene yazılı müracaat etmediğini, hal böyle olunca sözleşmenin arazinin tesliminden itibaren 75 gün içinde bitmesi gerektiğini, davalı yüklenicinin sözleşme konusu serayı bitirmek bir yana daha başlamadığını, borç muaccel hale gelmesine rağmen, henüz ifada bulunulmadığını ve gecikmeyi haklı kılacak bir sebep de bulunmadığını, "İşin Sona Erdirilmesi Madde 12: Taraflar, sözleşme ve eklerinden doğan yükümlülüklerini yerine getiremediği ve yazılı olarak bildirilen 15 günlük ek sürede gereğini yapmadığı takdirde verilen ek sürenin sonunda taraflar sözleşmeyi feshetme hakkını saklı tutar." davalı yüklenici şirketin, yapılan ödemeye rağmen işe başlamaması, eseri teslim etme zamanı gelmesine karşın çalışmalara başlamaması nasıl bir tutum sergilediğini ortaya koyduğunu, bu nedenle sözleşmenin ilgili maddesi gereğince davalı şirkete herhangi bir ihtarda ve ek süre vermeye gerek olmadığını, "Türk Borçlar Kanunu Madde 112- Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. " "TBK Madde 125- 1)Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. 2)Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. 3)Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir." sözleşme ifa edilemediği için davalının temerrüde düştüğü ortada olduğunu, davalı yüklenicinin temerrüdü nedeniyle zarara uğradığını, davacı müvekkilinin, daha elverişli şartlarda üçüncü kişilerle sözleşme yapma fırsatını kaçırdığını, müvekkilinin malvarlığının halihazır durumu ile sözleşme yapılmamış olsaydı arzedeceği durum arasındaki fark, müvekkilimin zarara uğradığını gösterir nitelikte olduğunu, müvekkilinin zararının daha sağlıklı ve verimli hesaplanması için bilirkişi raporunun alınmasını talep ettiklerini, T.C. Yargıtay... Hukuk Dairesi ...K "...Sözleşmeden dönen taraf ise ancak BK'nın 108/II. maddesinde öngörülen menfi zararını, başka bir anlatımla, cebinden çıkan paranın tahsilini isteyebilir. Menfi zarar ise, somut olayda, kaçırılan fırsattan ibarettir. Yani, davacı iş sahibi, davalı ile sözleşme yapmamış olsaydı, o tarih itibarıyla davalının teklifine en yakın teklifte bulunmuş başka yüklenici varsa, o yüklenicinin teklif ettiği fiyat ile (o tarihte başka fiyat teklif eden yüklenici yok ise anılan tarih itibarıyla o işin raiç bedeli ile) davacı iş sahibinin sözleşmenin feshini müteakip makul süre içerisinde kalan eksik işler için başka yükleniciye ödediği bedel arasındaki fark menfi zarardır. Davada eksik işler bedeli adı altında bir talepte bulunulduğuna göre, bu talebin içerisinde menfi zararın tahsili istemi de mevcut olduğundan, mahkemece az yukarıda açıklanan yönteme uygun biçimde menfi zarar hesaplanmak, davalının hak ettiği imalat bedeli ve ödemeler göz önünde bulundurulmak ve bu suretle sonuca gidelmek ve cezai şart talebinin de reddine karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile davanın yazılı biçimde kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir..." T.C Yargıtay. ... Hukuk Dairesi ...rar iş sahibinin yüklenici tarafından üstlenilen işin yerine getirileceği inancıyla onunla sözleşme yaptığı tarihte bir başkasıyla müsait sözleşme yapma imkanı varken bu imkanı kaçırması ve bu kez de yüklenicinin işi yapmamasından dolayı işin bir başka kimseye yaptırılması nedeniyle aradaki farktan doğan zarardır. Fesihle birlikte davacı taraf, fazla ödediğini isteme hakkına kavuşmuştur..." T.C. Yargıtay.... Hukuk Dairesi 28.9.1993,... "...Davacı, akti feshettiğini bildirmek suretiyle uğradığı zararın giderilmesini istemiştir. Sözleşme feshedildiğine göre burada olumlu zarar yani kar yoksunluğu zarara değil, olumsuz zarar yani sözleşme kurulmamış olsaydı davacı yüklenicinin malvarlığı ne durumda olacak idiyse, sözleşmenin kurulmasından dolayı malvarlığında meydana gelen fiili eksilme tazminat olarak talep edilebilir. Menfi zarar denilen bu tazminat kalemlerine davacı yüklenicinin bu sözleşme dolayısıyla iyiniyetle yapmış olduğu giderler ile yine bu sözleşme yapılmış olması nedeniyle kaçırmış olduğu fırsatlar, yani başka bir sözleşme yapma olanağını kaçırmış olmasından dolayı uğradığı zararlar girer. Ancak, bu suretle hesap edilecek olumsuz zararın tutarı hiçbir durumda olumlu zarar tutarını geçemez. Öyle ise mahkemece yapılacak iş, davacıdan bu husustaki delilleri sorulmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalının fesih nedeniyle uğramış olduğu menfi zararının neden ibaret olduğu saptanıp, hüküm altına alınan miktarı geçmemek üzere, tahsile karar verilmek olmalıdır. Bu husus gözden uzak tutularak mahkemece sözleşmenin feshine rağmen kar mahrumiyetine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir ..." sonuç olarak, iş sahibi müvekkili ile yüklenici şirket arasında akdedilen sözleşme neticesinde müvekkilinin gerekli ödemeyi yapmasına ve işin teslim tarihinin geçmesine rağmen davalı yüklenicinin işe başlamadığını, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkili tarafından gerçekleştirilen ifanın iadesi ile zararın tazmini için dava açma zorunluluğu hasıl olduğunu, ikame ettikleri dava bilirkişi incelemesine muhtaç bir dava olduğundan belirsiz alacak davası olarak ikame edilmekteyse de, davanın gerçek değeri belirli olduğunda eksik harcın ikmal edileceğini belirtmiş ,davanın kabulü ile, müvekkilinin söz konusu sözleşme nedeniyle uğramış olduğu zarar ile davalı şirketin yerine getirmediği hizmete denk gelen bakiye meblağın BİLİRKİŞİ MARİFETİYLE TESPİTİNE KARAR VERİLMESİNİ, tespit sonrası müvekkili tarafından yapılan ödemenin yasal faizi ile birlikte iadesine (şimdilik 5.000 TL) ve HMK M.107 uyarınca fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL zararın sözleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili Mahkememize verdiği 09/09/2019 havale tarihli cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde anlatılan olayların gerçekleri yansıtmadığı gibi davanın gerek esas gerekse usul yönünden reddi gerektiğini, taraflar arasında 14.08.2015 tarihinde "Modern Düz Çatı Muz Üretim Serası Malzeme Üretim Tedarik Ve Montaj Sözleşmesi" imzalandığını, bu sözleşme ile kararlaştırılan edimlerin davacı tarafça sözleşmeye uygun şekilde yerine getirilmemiş olup dava dilekçesinde yapıldığı iddia edilen çek ile yapılan ödemeler müvekkilinin ticari itibarını korumak amacıyla çekin karşılıksız çıkmasını engellemek için davacıya gönderilen nakit iade ödemeleriyle gerçekleştiğini, kısaca davacının sözleşme kapsamında çek ile ödeme yaptığını , çekleri ödeyemeyince müvekkilinin çekin ödeme gününde nakit destek sağlayarak karşılıksız çıkmasını engellediğini, bu hususun gerek müvekkilin ticari kayıtlarının gerekse banka kayıtlarının incelenmesiyle anlaşılacağını, dolayısı ile müvekkiline yapıldığı iddia edilen ödemelerin geri alındığını, bu bedellerin en kısa zamanda ödeneceği, geçici bir ödeme sıkıntısı olduğu, imalat ve tedarik işlemlerine devam edilebileceği vs. söz ve telkinlerde bulunulduğunu ancak sözü verilen peşinat bakiye miktarının tüm taleplere rağmen çeşitli bahanelerle ödenmediğini, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 7.2. Maddesinde "İşveren, işin işin teslim yerinin fiziki ve teknik koşullarını, teknik şartnamede belirtilen şartlara ve yerleşim planına uygun olarak, montaj yapılmaya hazır hale getirmekle yükümlüdür." hükmü yer aldığını, davacı sözleşmeden itibaren seranın kurulacağı alanın altyapısını uygun hale getireceğini taahhüt etmiş ise de altyapı hazır hale getirilmediğinden müvekkili şirketçe üretilerek ve tedarik edilerek irsaliyeli ve faturalı olarak şantiye alanına sevk edilen malzemelerin montajının gerçekleştirilemediğini, davacının kendi yükümlülüklerini gerektiği gibi yerine getirmemiş olmasına rağmen işin yapılmadığını iddia edemeyeceğini, altyapı olmadan işin yapılmasının mümkün olmadığını, nitekim bu hususa ilişkin sözleşmenin 8.2. Maddesi incelendiğinde davacının iddialarının yersiz olduğunun anlaşılacağını, arazinin tesliminin müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için ön koşullardan biri olduğunu, sözleşmenin 11.1.1. Maddesine göre müvekkilinin yükümlülüğünde bulunan teslim süresinin; arazinin müvekkiline sözleşmeye ve teknik şartnameye uygun şekilde teslim edilmemiş olması nedeniyle başlamadığını, bu hususların yazışmalarda da sözlü görüşmelerde de defaten dile getirildiğini ,mailler gönderildiğini , arazinin teknik şartnameye uygun hale getirilmesi istenilmiş ise de sonuç alınamadığını, davacı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması ve dolayısı ile üretimi yapılan malzemelerin sevkiyatının yapılmaması, fabrikadaki imalat ve stok düzenini bozduğunu, bunun yanı sıra ödemenin sözleşmeyle kararlaştırılan şekilde yapılmamış olması sonucu müvekkili şirketin mali sıkıntıya düşmesine neden olunduğunu, gerek davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri gerekse müvekkiline verilen çeklerin yine müvekkili tarafından ödenmiş olması nedenleriyle müvekkili şirketin mağdur ve alacaklı konumda olduğunu, davacının sözleşmeden kaynaklanan; iş teslim yerinin sözleşmeye ve teknik şartnameye uygun şekilde teslim edilmesi yükümlülüğü ile ödeme yükümlülüğünü gereği gibi ifa etmediğini, bu nedenle kanunen müvekkile rücu edebileceği bir zararından bahsedilemeyeceğini, davacının bir zararı varsa bu zarardan kendisinin sorumlu olduğunu, bu halde işin yapılmamış/yapılamamış olmasından davacı sorumlu olduğundan bu anlamda müvekkiline karşı ileri sürebileceği bir hakkı bulunmadığını, tüm bunların yanı sıra dava her ne kadar belirsiz alacak davası olarak açılmış ise de davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ödemelerin miktarı ile iş teslim yerine gönderilen malzemelerin bedellerinin açıkça belli olduğunu, davacı talepleri dikkatle incelendiğinde bu taleplerin nitelikleri gereği belirlenebilir durumda olduğunu, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olmadığından davacı tarafa dava değerini bildirmesi ve verilecek kesin süre içinde eksik harcın yatırılması hususunda muhtıra gönderilmesini talep ettiklerini, aksi halde belirlenebilir bir alacağa ilişkin açılan bu davanın HMK ve Harçlar Kanununa aykırılık nedeniyle işlemden kaldırılması gerektiğini belirtmiş, tüm talep ve dava hakları saklı kalmak üzere; öncelikle usule aykırı şekilde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın belirlenebilir bir alacağa dayanması nedeniyle davacı tarafa dava değerini bildirmesi ve verilecek kesin süre içinde eksik harcın yatırılması hususunda muhtıra gönderilmesine, davacının sözleşme şartlarını yerine getirmeksizin ikame ettiği haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekiline Mahkememizin 26/11/2020 tarihli celsesinde ; dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmının "2" nolu bendinde belirtilen tazminat istemini açıklamak ve dava konusu sözleşme kapsamında mahallinde davacı tarafça yapılan ve halen mevcut olup, keşfen incelemeyi gerektiren bir imalat bulunup bulunmadığı, halen muhafaza edilip edilmediği konusunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık süre verilmiş , davacı vekili Mahkememize verdiği 10/12/2020 havale tarihli dilekçesinde; 26/11/2020 tarihli tensip zaptının (3) nolu ara kararı ile "Davacı vekiline dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmının "2" nolu bendinde tazminat istemini açıklamak üzere 2 haftalık süre verilmesine, dilekçe sunulduğunda bir örneğinin karşı tarafa tebliğine " ve (4) nolu ara kararı ile "Davacı vekiline dava konusu sözleşme kapsamında mahallinde davacı tarafça yapılan ve halen mevcut olup, keşfen incelemeyi gerektiren bir imalat bulunup bulunmadığı, halen muhafaza edilip edilmediği konusunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık süre verilmesine," şeklinde ara karar oluşturulduğunu, süresi içerisinde ara kararı yerine getirdiklerini, 3 nolu ara karar gereği : mahkeme huzurundaki davada davalı sıfatıyla yer alan... Sera Profil San. Ve Tic. A.Ş. nin müvekkili şirketle yapmış olduğu sözleşme uyarınca yerine getirmediği edimlere karşılık gelen bakiye tutarın ne kadar olduğu, işin gerçekleştirilmemesi dolayısıyla seranın müvekkili şirketçe işletilemediği ve kazanç kaybına uğradığı göz önüne alınarak uğranılan menfi zararların veyahut müspet zararların ne kadar olduğu bunların tespiti amacıyla bilirkişi marifetiyle bir hesaplama yapılmasını talep etmekle beraber bu sözleşmeye konu seranın yapımı için müvekkili şirket tarafından yüklenici davalı şirkete ödenen bedellerin de hesaplanacak olan zararla beraber hesaplanarak taraflarına ödenmesi konusunda talep söz konusu olduğunu, dosya içeriğinde dava dilekçesi ve eklerinde davalı yüklenici şirkete ödenen miktarların aşikar olduğunu, yüklenicinin davalı tarafından sera yapılmış olsaydı elde edilecek gelirin bilirkişi marifetiyle hesaplanması ve bu hesaplamaya göre bu gelir elde edilmediği için uğranılan zararın ortaya çıkacağını, yada başka bir yüklenici ile anlaşılmış olsaydı nasıl bir kazanç oluşacaktı yani menfi veya müspet zararlarla beraber gecikme tazminatı ve gecikme faizinin neler olabileceği bunların tazminata nasıl dahi edileceği belirli veya belirlenebilmesi mümkün olmadığından net bir tazminat miktarının belli edilmesinin mümkün olmayacağını, bu nedenlerle bilirkişi marifetiyle hesaplanacak zararlarla beraber yüklenici davalı işverene ödenen paranın faiziyle beraber ödenmesini talep ettiklerini, 4 nolu ara karar gereği; halen mevcut olup muhafazası sorunlu olan keşfen incelemeyi gerektiren imalatlar bulunduğundan biran önce mahalinde keşif yapılması talep olunduğunu belirtmiştir. Dinlenen davacı tanığı... ; davacı... Turizm şirketini tanımadığını , bahsedilen tesfiye işlemini kendisinin yapmadığını , yapılıp yapılmadığını da bilmediğini , davaya konu yerde...'a ait seranın tamiratını 2006 yılında yaptıklarını , onun dışında o yerde herhangi bir iş yapmadığını kendisini neden tanık yazdıklarını da bilmediğini beyan etmiş , tanık... ; taraf olan şirketleri bildiğini , bu şirketlerin muz sera yapım işe ile uğraştıklarını , taraflar arasındaki problemin hatırladığı kadarı ile ...bulunan serası hakkında olduğunu , öncelikle davalı şirketin ... sera yapılacak olan zemini düzlettirdiğini , daha sonra davalı şirketin muz seraları için angrajman demiri getirdiğini , ... bunları Anamur ' da çalışan bir ameleye yaptırdığını , direklerin dikildiğini , asıl bu direklerin üzerine dikilecek olan direkler için İzmir ' deki firma olan davacı firmanın bir ekip gönderdiğini , bir hafta kaldıklarını bir kaç demir diktiklerini ve daha sonra bu şirketin elemanlarının gittiklerini , seranın yaklaşık olarak 20 dönüm kadar olduğunu , işi neden yarım bırakıp gittiklerini bilmediğini , taraflar arasında herhangi bir ödeme oldu mu çekle ödeme yapıldımı bilmediğini , sadece bu seranın yarım kaldığını bildiğini beyan etmiştir. Dinlenen davalı tanıklarından ... ; sera kurulumu ile ilgili olarak taşeron olarak iş yaptığını , davalı şirketten ... ' in kendisini aradığını , Anamur'a giderek dava konusu sera ile ilgili zeminde işlerin yapılıp yapılmadığını denetlemesini istediğini , dava konusu seranın yapılacağı yere Anamur'a gittiğini , normal şartlarda sera yapılırken zemine en az 1 metre derinliğinde etrafına çukur eşilmesi gerektiğini ancak dava konusu yerde sadece 20 santim kadar derinlik yapıldığını , etrafının da taşla örülüp içine beton döküldüğünü , normal şartlarda 1 metre derinliğinde çukur eşilerek yaklaşık 1 metre uzunluğundaki demirinde açılan çukura betonun içine gömülmesi gerektiğini , gördüğü yerde ise 1 metrelik demirin yaklaşık 20 santiminin çukurun içine gömülü olduğunu , 80 santimlik kısmınında dışarıda durduğunu , davaya konu yerde yaklaşık 20 santim çukur eşildiğini , bunun üzerine davalı firma sahibini aradığını ve gördüklerini anlattığını , yapılan işin usulüne uygun olmadığını, kullanım sırasında yıkılabileceğini kendisine ilettiğini beyan etmiş ,tanı...; davalı... A.Ş. 'nin alt taşeronu olarak çalıştığını , ondan aldığı işleri yaptığını ,... ' u da....'dan aldığı iş sebebi ile tanıdığını , ...' in kendisini seranın yapılacağı davacıya ait yere gönderdiğini , burada sera kurulum, inşaat ve montaj işine başladıklarını ,iş yapılacak yerin beton işinin yapılmasının davacının sorumluluğunda olduğunu , onların bu işi yaptıklarını fakat yapılan iş sağlıklı olmadığı için kendisinin diktiğim direklerin yıkıldığını , bunu fotoğrafladığını , davalıya fotoğrafları gönderdiğini , onlarında kendisine işi bıraktırdıklarını , davacıya ait iş yerinde 10 -12 gün çalıştığını ,12.000,00.-TL masraf ettiğini ve alacağımı da alamadığını , iş durduğu için...'den parasını alamadığını , davacı tarafın angalaj betonlarını çok zayıf yaptığını o yüzden de diktikleri direklerin sabit bir şekilde durmadığını beyan etmiştir. Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar bir mali müşavir bilirkişi marifetiyle incelenmek ve yine mahallinde keşfen bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacı şirkete ait ticari defterlere ne şekilde yansıdığı, taraflar arasındaki ticari sözleşme kapsamında davacı tarafça davalıya ne miktar ödeme yapıldığı, yine taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı tarafça üstlenilen edimlerin yerine getirilmediği , bu nedenle zarara uğradığı davacı tarafça iddia edildiğinden, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının edimlerini yerine getirip getirmediği, sözleşme kapsamında taraflarca yapılan iş veya imalatlar mahallinde mevcutsa tek tek tespit edilerek sonuç olarak sözleşme kapsamında davalının edimlerini yerine getirip getirmediği, getirmiş ise ne oranda yerine getirdiği, davalı tarafın sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirmediğinin mahallinde tespiti halinde davacı tarafın dava dilekçesinde talep etmiş olduğu zararlara ilişkin olarak davacı şirket kayıtları, dosya kapsamı belgeler incelenmek suretiyle davacı tarafın bu yöndeki iddiasının yerinde olup olmadığı, bir zararı doğmuş ise ne oranda zarara uğradığı konusunda keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması için talimat yazılmış, talimat mahkemesi tarafından yapılan keşif sonucu alınan 07/10/2022 tarihli ziraat mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişi kurulu raporunda; inceleme-tespit ve değerlendirme bölümünde ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, dava konusu Mersin İli Aydıncık ilçesi...mahallesi... parselde bulunan 46.440,57 m2 tapu alanına sahip KARGİR EV VE TARLA niteliğindeki dava konusu ana taşınmazın mahallinde 05.09.2022 keşif tarihinde mahkeme heyeti ile birlikte yerinde yapılan incelemelerde; taraflar arasında 14.08.2015 tarihinde imzalanmış olan “Modern Düz Çatı Muz Üretim Serası Malzeme Üretim, Tedarik ve Montaj Sözleşmesine göre; Davalı Yüklenici tarafından yapılması gereken Sera ile ilgili hiçbir imalata rastlanmamış olup, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının edimlerini yerine getirmediğinin tespit edildiğinin ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtildiği ,14/11/2022 tarihli ziraat mühendisi , inşaat mühendisi ve mali müşavir bilirkişi kurulu raporunda ; mali müşavir tarafından yapılan inceleme ve tespitlere göre; davacı ve davalı arasında ticari ilişki olduğu, davalı tarafından 2015 yılında 325.000,32 TL tutarında fatura düzenlendiği bu faturanın davacı tarafından davalıya iade edildiği, davalı tarafından 29.02.2016 Tarihli 16966 no'lu ve 340.021,72 TL Tutarlı fatura düzenlendiği ve faturanın taraflarca defter kayıtlarına alındığı, davalı tarafından 07.11.2016 tarihli ve ...No'lu 109.813,16 TL tutarında fatura düzenlendiği davalı tarafından defter kayıtlarına alındığı ve BS formu ile vergi dairesine beyan edildiği ancak davacı kayıtlarında bu faturanın işlenmediği, davacının defter kayıtlarında 2015 yılında davalıya verilen çeklerin ve banka kayıtlarının yer almadığı, 2016 defter açılış kaydında davalı hesaplarına rastlanmadığı, davacının 2015 yılında verdiği çekleri 29.02.2016 tarihinde kayda aldığı, diğer kayıtlarla birlikte davacı defter kayıtlarına göre 31.12.2016 tarihi itibariyle davalının davacıdan 175.871,72 TL alacaklı olduğu, davalı kayıtlarına göre ise davalının davacıdan 30.691,88 TL alacaklı olduğu, gerek davalının gerekse davacının defter kayıtlarına göre davacının davalıdan bir alacağının olmadığı, tarafından yapılan hesaplamalara göre 2015 yılında davacının 599.993,00 TL tutarında havale ve çeklerle ödeme yaptığı, davalının 29.02.2016 tarihli 340.021,72 TL fatura düzenlendiği ve taraflarca kayda alındığı ve 599.993,00-340.021,72 — 259.971,28 TL davacının alacağı kaldığı, davalının 40.000,00 TL + 10.850,00 TL ve 20.000,00 TL davacıya çeklerin ödenmesi için havale yaptığı buna göre 189.121,28 TL alacak kaldığı ve bu alacak içinde yer alan 3 adet çekin (40.000+35.000+35.000) 110.000,00 TL karşılıksız çıktığı ve alacağın 189.121,28-110.000,00 — 79.121,28 TL kaldığı buna göre davalı tarafından 07.11.2016 tarihinde düzenlenen 109.813,16 TL tutarlı fatura dikkate alınmadığında davacının davalıdan 79.121,28 TL alacağının olacağı, davalının 07.11.2016 tarihinde düzenlenen 109.813.16 TL tutarlı faturanın kabulü halinde ise davacının davalıya (109.813,16-79.121,28) 30.691,88 TL borçlu olacağı yani davacının bir alacağının olmadığı, davalının sözleşme konusu işlerin yapmadığının kabulü halinde davacının ödediği tutarı ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile talep edebileceği ve bu tutarın 410.843,00 TL olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, teknik bilirkişilerin inceleme ve tespitlerine göre; yukarıda inceleme-tespit ve değerlendirme bölümünde ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, dava konusu Mersin İli... ilçesi ... mahallesi... parselde bulunan 46.440,57m” tapu alanına sahip KARGİR EV VE TARLA niteliğindeki dava konusu ana taşınmazın mahallinde 05.09.2022 keşif tarihinde mahkeme heyeti ile birlikte yerinde yapılan incelemelerde; taraflar arasında 14.08.2015 tarihinde imzalanmış olan “Modern Düz Çatı Muz Üretim Serası Malzeme Üretim, Tedarik ve Montaj Sözleşmesine göre; davalı yüklenici tarafından yapılması gereken sera ile ilgili hiçbir imalata rastlanmamış olup, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının edimlerini yerine getirmediğinin tespit edildiği görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Rapora itiraz edildiğinden davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde HMK 278/4.maddesi gereğince yerinde inceleme yapılmak suretiyle taraf vekillerinin rapora itirazları tek tek değerlendirilmek ve ayrıca davacı tarafın dava dilekçesindeki davaya konu sözleşme nedeniyle davacının uğradığı iddia edilen zarar ile ilgili hiçbir değerlendirme yapılmadığı, bu kapsamda tüm dosya kapsamı belgeler, mahallinde yapılan keşfen inceleme ve tüm dosya kapsamı belgeler , bu yöndeki davacı talebi de değerlendirilmek kaydıyla bilirkişi heyetinden ek rapor istenilmiş, alınan 31/05/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; 14.11.2022 tarihli Kök Raporda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, dava konusu Mersin İli ... ilçesi... mahallesi ... parselde bulunan 46.440,57m2 tapu alanına sahip KARGİR EV VE TARLA niteliğindeki dava konusu ana taşınmazın mahallinde 05.09.2022 keşif tarihinde Mahkeme Heyeti ile birlikte yerinde yapılan incelemeler neticesinde; taraflar arasında 14.08.2015 tarihinde imzalanmış olan “Modern Düz Çatı Muz Üretim Serası Malzeme Üretim, Tedarik ve Montaj Sözleşmesine göre; davalı yüklenici tarafından yapılması gereken sera ile ilgili hiçbir imalata rastlanmamış olup, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının edimlerini yerine getirmediğinin tespit edildiği, mahkemenin 27.12.2022 tarih 11 no.lu celsede almış olduğu karara istinaden, tüm dosya kapsamı belgeler, mahallinde yapılan keşfen inceleme ve tüm dosya kapsamı belgeler, davacı ve davalı talepleri ile bilirkişi heyeti kök raporuna itirazlar değerlendirilmiş olup; dosyasında mevcut sözleşme ekinde taraflarca hazırlanan ve onaylanan TEKNİK ŞARTNAME ve YERLEŞİM PLANI'na rastlanmadığından, işveren sorumluluğunda olan arazi tesviyesi, ankraj çukurlarının açılması, betonarme ve kalıp işlerinin TEKNİK ŞARTNAME ve YERLEŞİM PLANI. ile ölçü ve detayları olmadan uygun olup olmadığı ile ilgili bir değerlendirme yapılamadığı, sözleşmede teknik detayları(genel tarifi) yazılı yapıdaki bir seranın en az ne kadar derinlikte ankraj çukurlarına sahip olması gerektiği, yapılan tespitlerdeki derinliğin yeterli olup olmadığı, arazide sera alanına yetecek çukurun kazılıp kazılmamış olduğu, çukurlar arasındaki mesafe farklarının imalatı yapılacak seraya uygun olup olmadığı bu bağlamda davacının sözleşme ile yüklenmiş olduğu edimlerini gereği gibi yerine getirip getirmediği hususlarında kesin bir değerlendirme yapılabilmesi için sözleşme eki TEKNİK ŞARTNAME ve YERLEŞİM PLANI ile ölçü ve detayların dosyasına sunulması gerektiği, bununla beraber davalı vekili Av....tarafından keşif esnasında dosyasına sunulan dava konusu yere ait fotoğraflarda; sera kısmı galvanizli çelik konstrüksiyon imalatlarına başlandığı, kolonların bir kısmının ankraj çubuklarına bağlandığı ancak ankraj çubukları temel betonunun yer yer havada kaldığı ve bazı yerlerde devrilmiş olduğu görüldüğü ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Ek rapora da itiraz edildiğinden bilirkişiler... ve...'dan tarafların itirazları doğrultusunda itirazları değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesi istenilmiş, alınan 24/03/2024 tarihli bilirkişi heyeti 2. Ek raporunda; 14.11.2022 tarihli bilirkişi heyeti kök raporu ve 31.05.2023 tarihli bilirkişi heyeti 1. ek raporunda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, dava konusu Mersin İli Aydıncık ilçesi... mahallesi ... parselde bulunan 46.440,57m2 tapu alanına sahip KARGİR EV VE TARLA niteliğindeki dava konusu ana taşınmazın mahallinde 05.09.2022 keşif tarihinde mahkeme heyeti ile birlikte yerinde ve dosyasındaki tüm bilgi ve belgelerde yapılan incelemeler neticesinde; taraflar arasında 14.08.2015 tarihinde imzalanmış olan “Modern Düz Çatı Muz Üretim Serası Malzeme Üretim, Tedarik ve Montaj Sözleşmesine göre; davalı yüklenici tarafından yapılması gereken sera ile ilgili hiçbir imalata rastlanmamış olup, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının edimlerini yerine getirmediğinin tespit edildiği, mahkemenin 12.09.2023 tarih 13 no.lu celsede almış olduğu karara istinaden, tarafların itirazları doğrultusunda itirazları değerlendirilerek bilirkişi heyeti 2.ek raporu tanzim edildiği, davaya konu taşınmaz üzerindeki muhtemel seranın yıllık verim ve net gelir hesabı yapılırken İlçe Tarım Müdürlüğü’nden alınan yıllık toplam veri değerleri dikkate alındığı, buna göre davaya konu, Mersin İli... İlçesi ... Mahallesi ... parselde 25.000,00m² lik alanda kurulacak olan Muz serasından; • 2016 yılında elde edilecek Net Gelir:193.125,00 TL • 2017 yılında elde edilecek Net Gelir:253.875,00 TL • 2018 yılında elde edilecek Net Gelir:325.750,00 TL • 2019 yılında elde edilecek Net Gelir:446.193,75 TL • 2020 yılında elde edilecek Net Gelir:581.000,00 TL • 2021 yılında elde edilecek Net Gelir:552.500,00 TL • 2022 yılında elde edilecek Net Gelir:407.988,75 TL olarak hesaplandığı, Dosyasında, işveren tarafından hazırlanan ankraj yerlerini gösteren ve taraflar arasında hazırlanarak onaylanan, yerleşim planı olmadığından “Gotik Çoklu Tünel Modern Sera” maliyetini oluşturan " tamamen GZR galvanizli çelik sera, polietilen plastik yan ve üst örtü (çift kat), nakliye giderleri, tüm montaj giderlerinin de" munzam zarar hesaplamasının yapılamadığı, davalı vekili Av. ... tarafından İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi ' ne sunulan 26.06.2023 tarihli “31.05.2023 tarihli bilirkişi raporu hakkında beyan ve taleplerimizdir.” konulu dilekçe ekinde sunulu Proje Teklif Dosyası ve Yerleşim Planı incelendiğinde, ankraj çukurları, betonarme ve kalıp işleri ile ilgili ölçü ve detayların yine olmadığının görüldüğü, dosyasına sunulan sözleşme, proje teklif dosyası ve yerleşim planı incelendiğinde; düz çatılı, galvanizli modüler sera yapısının tünel açıklığı, kolon aralığı, kolon boyu, tünel sayısı, sera eni ve uzunluğu ile sera alanı, havalandırma tipi, kolon profilleri, aşık profilleri, kiriş profilleri, direk üstü profiller, kiriş destek profilleri, rüzgar gergileri, plastik üst örtü ve kapı ile ilgili teknik bilgiler mevcut olup, tamamen yüklenicinin(davalı) sorumluluğunda üretim ve montajı yapılacak sera üst yapısı ile ilgili teknik hususların bulunduğu görülmekte olup, işverenin(davacı) sorumluluğunda olan, arazinin tesviyesi, ankraj çukurları ile betonarme ve kalıp işlerine ait hiçbir açıklama ve çizim bulunmadığı, bu nedenle daha önce keşif esnasında yapılan tespitlerdeki muhtelif ölçülerdeki ankraj çukuru ve betonlama işlemi ile sözleşmede ve Proje Teklif Dosyasında yazılı detaylara göre imal edilecek bir sera için gerekli ankraj çukurunun ölçülerinin ve betonlama işleminin uyumlu olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılamadığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. İkinci ek rapora da itiraz edildiğinden bilirkişilerden her iki tarafın raporlara itirazları değerlendirilmek suretiyle ek rapor sunulması istenmiş, alınan 19/08/2024 tarihli bilirkişi heyeti 3. Ek raporunda; 14.11.2022 tarihli bilirkişi heyeti kök raporu, 31.05.2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu ve 24.03.2024 tarihli bilirkişi heyeti 2. ek raporunda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, dava konusu Mersin İli, ... ilçesi,... mahallesi ... parselde bulunan 46.440,57m2 tapu alanına sahip KARGİR EV VE TARLA niteliğindeki dava konusu ana taşınmazın mahallinde 05.09.2022 keşif tarihinde mahkeme heyeti ile birlikte yerinde ve dosyasındaki tüm bilgi ve belgelerde yapılan incelemeler neticesinde; taraflar arasında 14.08.2015 tarihinde imzalanmış olan “... Çatı Muz Üretim Serası Malzeme Üretim, Tedarik ve Montaj Sözleşmesine göre; davalı yüklenici tarafından yapılması gereken sera ile ilgili hiçbir imalata rastlanmamış olup, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının edimlerini yerine getirmediğinin tespit edildiği, mahkemenin almış olduğu karara istinaden, tarafların itirazları doğrultusunda itirazları değerlendirilerek bilirkişi heyeti 3.ek raporu tanzim edildiği, dosyasında, işveren tarafından hazırlanan ankraj yerlerini gösteren ve taraflar arasında hazırlanarak onaylanan, yerleşim planı olmadığından “... Tünel Modern Sera” maliyetini oluşturan " tamamen GZR galvanizli çelik sera, polietilen plastik yan ve üst örtü (çift kat), nakliye giderleri, tüm montaj giderlerinin de" munzam zarar hesaplamasının yapılamadığı, davalı vekili Av. ... tarafından İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi ' ne sunulan 26.06.2023 tarihli “31.05.2023 tarihli bilirkişi raporu hakkında beyan ve taleplerimizdir.” konulu dilekçe ekinde sunulu Proje Teklif Dosyası ve Yerleşim Planı incelendiğinde, ankraj çukurları, betonarme ve kalıp işleri ile ilgili ölçü ve detayların yine olmadığının, görüldüğü, dosyasına sunulan sözleşme, proje teklif dosyası ve yerleşim planı incelendiğinde; düz çatılı, galvanizli modüler sera yapısının tünel açıklığı, kolon aralığı, kolon boyu, tünel sayısı, sera eni ve uzunluğu ile sera alanı, havalandırma tipi, kolon profilleri, aşık profilleri, kiriş profilleri, direk üstü profiller, kiriş destek profilleri, rüzgar gergileri, plastik üst örtü ve kapı ile ilgili teknik bilgilerin mevcut olduğu, bunların tamamen yüklenicinin(davalı) sorumluluğunda üretim ve montajı yapılacak sera üst yapısı ile ilgili teknik hususların bulunduğu görülmekte olup, işvrenin(davacı) sorumluluğunda olan, arazinin tesviyesi, ankraj çukurları ile betonarme ve kalıp işlerine ait hiçbir açıklama ve çizim bulunmadığı, bu nedenle tarafımızdan; daha önce keşif esnasında yapılan tespitlerdeki muhtelif ölçülerdeki ankraj çukuru ve betonlama işlemi ile sözleşmede ve Proje Teklif Dosyasında yazılı detaylara göre imal edilecek bir sera için gerekli ankraj çukurunun ölçülerinin ve betonlama işleminin uyumlu olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılamadığı, 2015 Yılındaki hasılatın ilave edilmemesi normal olup, seranın bitimi ile üretim yapılamayacağından ve 2016 yılında üretimin başlaması nedeniyle 2015 Yılı için bir hesaplama yapılmadığı, yapılan hesaplamaların 05.09.2022 keşif tarihi itibarı ile yapılmış olup davacının 2023 ve 2024 yılı gelir kaybı talebi ile ilgili olarak; bir değerlendirme yapılamadığı, seranın yıllık verim ve net gelir hesabı yapılırken, Anamur İlçe Tarım Müdürlüğü verileri kullanılmakta olup, bu verilere göre yılda kaç hasılat yapılırsa yapılsın Dekar başına elde edilen ortalama verim üzerinden yıllık net gelir hesaplandığı, yapılan inceleme ve tespitlerde; 1-Davacının ödediği tutarın 410.843,00 TL, 2-Gelir kaybının (2016-2022) 2.760.432,50 TL, 3-Keşif tarihi itibarı ile dava konusu seranın maliyetinin 7.075.172,70 TL, olduğu ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Davacı vekili Mahkememize verdiği 27/12/2024 tarihli dava arttırım dilekçesi ile; davacı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla talep ettikleri 5.000,00 TL ödeme iadesini, bilirkişi raporu doğrultusunda 405.843,00 TL artırmak suretiyle 410.843,00 TL olarak, davacı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla talep ettikleri 5.000,00 TL zararı, bilirkişi raporu doğrultusunda 2.755.432,50 TL artırmak suretiyle 2.760.432,50 TL olarak talep ettiklerini belirterek, 410.843,00 TL bedel iadesi ile 2.760.432,50 TL zarar olmak üzere toplam 3.171.275,50 TL'nin davalıdan sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili Mahkememize verdi 17/01/2025 havale tarihli talep arttırım dilekçesine karşı itiraz dilekçesinde; Mahkememize muhtelif defalar sundukları dilekçelerinde raporlardaki eksikliklere ve hukuka aykırılıklara itiraz edilmiş olup, davacının bu eksiklikler gözetilmeden eksik bilirkişi raporu doğrultusunda talep artırımının hukuka uygun olmadığını, cevap dilekçelerinde de belirttikleri üzere bu dava her ne kadar belirsiz alacak davası olarak açılmış ise de davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ödemelerin miktarı ile iş teslim yerine gönderilen malzemelerin bedellerinin açıkça belli olduğunu, davacı talepleri dikkatle incelendiğinde bu taleplerin nitelikleri gereği belirlenebilir durumda olduğunun aşikar olduğunu, bu nedenle davacının belirlenebilir alacağı için düşük harçla açtığı davada talep arttırım talebinde bulunabilmesinin olanaksız olduğunu, davacının, hayatın olağan akışına aykırı hatalı değerlendirmeler, yanlış hesaplamalar ve hukuka aykırı birçok husustan oluşan, dilekçeleri ile itirazlarını belirttikleri bilirkişi raporları doğrultusunda dava değerinin arttırılması talebinde bulunduğunu, bilirkişi raporuna beyanlarını içerir dilekçeleri ile de ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacının talep arttırımını dayandırdığı bilirkişi raporunda esaslı maddi ve hukuki hatalar mevcut olup itirazlarına konu teşkil ettiğini, öte yandan davacı yanın taleplerine karşı zamanaşımı def’inde bulunduklarını, arttırılan tutarların zamanaşımına uğradığını, böyle bir alacağa hükmedilecek olsa dahi zamanaşımı nedeni ile alacağa hükmedilemeyeceğini, hükmedilecek olsa dahi yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, bu nedenle hem talep arttırım öncesi için hem de talep arttırım sonrası için zamanaşımı itirazının baki olduğunu, sonuç olarak, bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir dilekçelerinde de ayrıntılı olarak açıkladıkları üzere, dosyaya sunulmuş bulunan bilirkişi raporlarında esaslı maddi ve hukuki hatalar mevcut olduğundan, davacının bu hatalı bilirkişi raporuna dayanarak talep arttırımında bulunması yerinde olmadığından, talep arttırımının reddi gerektiğini belirtmiş , bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarını ihtiva eden dilekçelerinde ayrıntılı şekilde açıkladıkları itirazları doğrultusunda yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına, dava tarihinde davacının alacağının belirlenebilir olduğu göz önünde bulunudurularak sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının hatalı bilirkişi raporuna dayanarak sunmuş olduğu talep arttırım dilekçesinin reddine, zamanaşımı itirazlarımızın kabulüne, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Talep artırım dilekçesi sunulduktan sonra dosya heyete tevdi edilmiş , yargılamaya heyetçe devam olunmuştur. Dava konusu edilen seranın dava tarihi itibariyle maliyeti konusunda ek rapor düzenlenmesi için dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş , alınan 17/04/2025 tarihli bilirkişi 4. Ek raporunda; 14.11.2022 tarihli bilirkişi heyeti kök raporu, 31.05.2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu ve 24.03.2024 tarihli bilirkişi heyeti 2. ek raporu ve 19.08.2024 tarihli bilirkişi heyeti 3. ek raporlarında ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, dava konusu Mersin İli, Aydıncık ilçesi,... mahallesi ... parselde bulunan 46.440,57m2 tapu alanına sahip KARGİR EV VE TARLA niteliğindeki dava konusu ana taşınmazın mahallinde 05.09.2022 keşif tarihinde mahkeme heyeti ile birlikte yerinde ve dosyasındaki tüm bilgi ve belgelerde yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; taraflar arasında 14.08.2015 tarihinde imzalanmış olan “... Çatı Muz Üretim Serası Malzeme Üretim, Tedarik ve Montaj İşi” Sözleşmesine göre; davalı yüklenici tarafından yapılması gereken sera ile ilgili hiçbir imalata rastlanmamış olup, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının edimlerini yerine getirmediğinin tespit edildiği, dosyasında, işveren tarafından hazırlanan ankraj yerlerini gösteren ve taraflar arasında hazırlanarak onaylanan, yerleşim planı olmadığından “... Tünel Modern Sera” maliyetini oluşturan " tamamen GZR galvanizli çelik sera, polietilen plastik yan ve üst örtü (çift kat), nakliye giderleri, tüm montaj giderlerinin de" munzam zarar hesaplaması yapılamadığı, dosyasına sunulan sözleşme, proje teklif dosyası ve yerleşim planı incelendiğinde; düz çatılı, galvanizli modüler sera yapısının tünel açıklığı, kolon aralığı, kolon boyu, tünel sayısı, sera eni ve uzunluğu ile sera alanı, havalandırma tipi, kolon profilleri, aşık profilleri, kiriş profilleri, direk üstü profiller, kiriş destek profilleri, rüzgar gergileri, plastik üst örtü ve kapı ile ilgili teknik bilgilerin mevcut olduğu, bunlar tamamen yüklenicinin(davalı) sorumluluğunda üretim ve montajı yapılacak sera üst yapısı ile ilgili teknik hususların bulunduğu görülmekte olup, işverenin(davacı) sorumluluğunda olan, arazinin tesviyesi, ankraj çukurları ile betonarme ve kalıp işlerine ait hiçbir açıklama ve çizim bulunmadığı, bu nedenle daha önce keşif esnasında yapılan tespitlerdeki muhtelif ölçülerdeki ankraj çukuru ve betonlama işlemi ile sözleşmede ve Proje Teklif Dosyasında yazılı detaylara göre imal edilecek bir sera için gerekli ankraj çukurunun ölçülerinin ve betonlama işleminin uyumlu olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılamadığı, buna göre davaya konu 14.08.2015 Sözleşme Tarihli "...Çatı Muz Üretim Serası Malzeme Üretim Tedarik Ve Montajı İşi” ‘nin; 1- 14.08.2015 Tarihli Sözleşme Bedelinin Katma Değer Vergisi HARİÇ 950.000,00 TL, 2- Davacının ödediği tutarın 410.843,00TL, 3-Gelir kaybının (2016-2022) 2.760.432,50 TL, 4- (31.07.2019) Dava tarihi itibarı ile dava konusu seranın maliyetinin 1.717.040,69TL, 5- (05.09.2022) Keşif tarihi itibarı ile dava konusu seranın maliyetinin 7.075.172,70TL, olduğu ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Davalı vekiline Mahkememizin 27/02/2025 tarihli celsesinde 13/12/2022 tarihli dilekçe ekinde sunulan 25/10/2016 tarih ve 04/11/2015 tarihli belgelerin davacı tarafa tebliği ile ilgili belge bulunup bulunmadığı konusunda beyanda bulunmak 2 haftalık süre verilmiş , davalı vekili Mahkememize verdiği 14/03/2025 tarihli dilekçesinde ; söz konusu belgelerin e-posta yolu ile iletildiğini belirtmiş ve buna ilişkin belgeleri ibraz etmiştir. Davalı vekiline Mahkememizin 15/05/2025 tarihli celsesinde dosyaya sunulan 25/10/2016 ve 04/12/2015 tarihli belgelerin davacı tarafa tebliğine ilişkin yemin deliline dayanıp dayanmayacağı hususunda beyanda bulunmak üzere iki haftalık süre verilmiş , davalı vekili Mahkememize verdiği 29/05/2025 tarihli dilekçesinde ; E-posta iletim kayıtlarının tarafların iradesine bağlı olarak oluşturulmuş, teknik olarak doğrulanabilen bir veri olduğundan serbestçe tasarruf edilemeyen vakıalar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden yemin delili sunma hakkından vazgeçildiği anlamına gelmemek üzere "dosyaya sunulan 25.10.2016 ve 04.12.2025 tarihli belgelerin davacı tarafa tebliğine ilişkin" yemin teklifi etmelerinin kanunen mümkün olmadığını , davanın türü itibariyle ispat yükünün davacıda olduğu ve TBK md. 97 uyarınca davacının ancak kendi edimini ifa etmiş veya ifasını önermişse müvekkilden ediminin ifasını talep edebileceği hususunun dikkate alınmasına, dosyaya sunulan ihtarlar karşısında, müvekkilinin iş yapması için araziyi hazır hale getirdiğini bildiren bir tek kayıt dahi sunamamış olan davacı tarafın, sözleşme şartlarını layıkı veçhile yerine getirmediği, böylelikle davasını ispatlayamadığı göz önünde bulundurularak, haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça taraflar arasında akdedilen 14.08.2015 tarihli sözleşmenin davalının kusuru ve akde aykırılığı nedeniyle haklı sebeplerle fesih edildiğinden bahisle yapılan ödemenin iadesi ve oluşan zararın giderilmesine yönelik olarak davalı hakkında Mahkememizde dava açıldığı, Taraflar arasında "işverenin tarifi ve yüklenici tarafından projelendirilmesi üzerine, teknik şartnamede ayrıntılı olarak belirtilen malzeme kalemlerinin , işin niteliği gereği, yüklenici tarafından üretilmesi ve/veya tedarik edilerek montaj edilmesi işidir. " konulu KDV hariç 950.000,00 TL götürü bedelli 14.08.2015 tarihli " ... Çatı Muz Üretim Serası Malzeme Üretim, Tedarik ve Montaj Sözleşmesi'ni " nin imza altına alındığı , sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu , Sözleşmenin 7.2. Maddesinde "İşveren, işin işin teslim yerinin fiziki ve teknik koşullarını, teknik şartnamede belirtilen şartlara ve yerleşim planına uygun olarak, montaj yapılmaya hazır hale getirmekle yükümlüdür." düzenlemesinin , sözleşmenin 11/1. Maddesinde : İş bu sözleşmenin 8.maddesinde tarif edilen işlere ait teslim süresi işin teslim yerinin montaja uygun şekilde yükleniciye ya da yetkilisine teslim edilmesiyle başlar ve aşağıda belirtilen mücbir sebeplerden ve süre uzatımını gerektiren hallerden herhangi biri gerçekleşmediği takdirde 75 gündür. Arazide çalışmayı engelleyecek, arazi kullanımı koşulları, hava muhalefeti ve benzeri nedenler, yüklenici tarafından tutanak altına alınarak, geçen süreler sözleşme sonunu eklenecektir. Ayrıca sözleşmenin 9.maddesinde ve ve 11.maddesinde yer alan hususlardan dolayı yüklenici sözleşme süresine ek yapma hakkını saklı tutar." düzenlemesinin 12 .maddesinde " Taraflar, sözleşme ve eklerinden doğan yükümlülüklerini yerine getiremediği ve yazılı olarak bildirilen 15 günlük ek sürede gereğini yapmadığı takdirde verilen ek sürenin sonunda taraflar sözleşmeyi feshetme hakkını saklı tutar." düzenlemesinin bulunduğu , Davacı tarafça sözleşmenin yüklenicinin kusuru ile yerine getirilmediğinden bahisle sözleşmeyi feshettiği ve dava dilekçesinde yapılan ödemenin yasal faizi ile iadesine yönelik " şimdilik " 5.000,00 TL ve " daha elverişli şartlarda üçüncü kişilerle sözleşme yapma fırsatını kaçırma " kaynaklı oluşan zararın tazminine yönelik talepte bulunduğu , Davalı tarafça ise davacının sözleşmeden itibaren seranın kurulacağı alanın altyapısını uygun hale getireceğini taahhüt etmesine rağmen altyapı hazır hale getirilmediğinden davalı şirketçe üretilerek ve tedarik edilerek irsaliyeli ve faturalı olarak şantiye alanına sevk edilen malzemelerin montajının gerçekleştirilemediğini, altyapı olmadan işin yapılmasının mümkün olmadığını savunduğu , Alınan bilirkişi kurulu rapor ve ek raporlarında da belirtildiği üzere taraflar arasında 14.08.2015 tarihinde imzalanmış olan “... Çatı Muz Üretim Serası Malzeme Üretim, Tedarik ve Montaj Sözleşmesine göre; davalı yüklenici tarafından yapılması gereken sera ile ilgili hiçbir imalata rastlanmamış olup, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının edimlerini yerine getirmediğinin tespit edildiği, Sözleşmenin yüklenici tarafından sözleşme koşullarına uygun olarak yerine getirilmediği konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı ihtilafın sözleşmenin 7.2. Maddesindeki düzenleme doğrultusunda işveren davacının işin teslim yerinin fiziki ve teknik koşullarını, teknik şartnamede belirtilen şartlara ve yerleşim planına uygun olarak, montaj yapılmaya hazır hale getirme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği noktasında toplandığı , Alınan bilirkişi kurulu rapor ve ek raporlarında da belirtildiği üzere işverenin sorumluluğunu yerine getirip getirmediği konusunda işveren sorumluluğunda olan arazi tesviyesi, ankraj çukurlarının açılması, betonarme ve kalıp işleri ile ilgili sözleşmeye ek teknik şartname ve yerleşim planı ile ölçü ve detaylar bulunmadığından bu husus ile ilgili bir teknik bir değerlendirme yapılamadığı , davalı tarafça bu hususta davacının sözlü ve e-posta ile uyarıldığı ve sözleşmenin yerine getirilmesinin ihtar edildiğinin iddia ve edildiği ancak 6102 Sayılı TTK .nun 18/3 maddesindeki " Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. " düzenlemesi göz önüne alındığında sözlü ve e-posta uyarı ve ihtarlarının davacı işvereni temerrüde düşürmeye yeterli olmayacağı ve davacı işverenin haklı sebeble sözleşmeyi feshettiği , 6098 sayılı TBK ' nun 475. Maddesinde " Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz. " 6098 sayılı TBK ' nun 125. Maddesinde de "Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir. " düzenlemesinin bulunduğu , Söz konusu düzenlemeler doğrultusunda dava konusu eserin TBK 475. Maddesi kapsamında iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olduğu , davacı tarafın sözleşmeyi haklı sebeb ile feshettiği ve davacının TBK 125. Maddesi kapsamında daha önce yapmış olduğu ödemeyi geri isteyebileceği , davacı tarafça bu kalem yönünden dava dilekçesinde 5.000,00 TL talepte bulunulduğu ve daha sonra talebin 410.843,00 TL ye yükseltildiği , davacının bu kalem yönünden davanın belirsiz alacak davası olduğunu iddia ettiği ancak davacı tarafça yapılan ödeme miktarı belli ve bilinebilir nitelikte olduğundan bu talep yönünden davanın kısmi dava niteliğinde olduğu , davalı tarafça talep arttırım dilekçesine karşı zaman aşımı definin ileri sürüldüğü ,taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu , 6098 sayılı TBK ' nun 147/6 .maddesinde "Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar. " için 5 yıllık zaman aşımı süresinin öngörüldüğü , davalı yüklenicinin sözleşmenin üzerine yüklediği yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediği ve sözleşmenin feshine ağır kusuru ile sebebiyet verdiği , bu husus göz önüne alındığında eldeki davada 6098 sayılı TBK ' nun 146, maddesindeki 10 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanması gerektiği , zaman aşımı süresinin henüz dolmadığı ve davalının zaman aşımı definin reddinin gerektiği , Davacı tarafça davalı tarafa 410.843,00 TL lik ödeme yapıldığı davalı tarafça sözleşme doğrultusunda yapılan işler ile ilgili 29.02.2016 Tarihli... no'lu ve 340.021,72 TL tutarlı fatura düzenlendiği ve faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu sözleşme feshedildiğinden TBK 125. Maddesi kapsamında fatura bedelinin davacıdan talep edilebileceği , davacı tarafça yapılan ödeme miktarı olan 410.843,00 TL den davalı tarafça düzenlenen ve ticari defterlere kayıt edilen fatura bedeli olan 340.021,72 TL nin mahsubu sonucu davacının davalıdan yapılan ödemenin iadesi talebi yönünden 70.821,28 TL tutarında alacaklı olduğu , bu bedelin 5.000,00 TL lik bölümüne dava kalan bölümüne ıslah tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği , Davacının tazminat talebi yönünden davacı tarafça sözleşmeden dönüldüğünden menfi zarar talep edilebileceği , dava dilekçesinde" daha elverişli şartlarda üçüncü kişilerle sözleşme yapma fırsatını kaçırma " ve daha sonra sunulan açıklama dilekçesinde " " yüklenicinin davalı tarafından sera yapılmış olsaydı elde edilecek gelir " " başka bir yüklenici ile anlaşılmış olsaydı elde edilecek kazanç " talep edildiği , daha elverişli şartlarda üçüncü kişilerle sözleşme yapma fırsatını kaçırma talebinin menfi zarar kapsamında kaldığı ve davacı tarafça bu kalem yönünden talepte bulunulabileceği, Bilirkişi kurulu rapor ve ek raporlarında belirtiği üzere dava tarihi itibarı ile dava konusu seranın maliyetinin 1.717.040,69 TL tutarında bulunduğu , dava konusu edilen sözleşmede bedelin 950.000,00 TL olarak belirtildiği , belirlenen iki rakam arasındaki fark olan 767.040,69 TL nin davacının menfi zararı olduğu ve davacı tarafça belirsiz alacak davası kapsamında davalıdan dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte talep edilebileceği , Davacının yüklenicinin davalı tarafından sera yapılmış olsaydı elde edilecek gelir ile ilgili talebinin kar kaybı niteliğinde olduğu ve müspet zarar kapsamında kaldığı , davacı taraf sözleşmeden dönme hakkını kullandığından ancak menfi zarar talep edebileceği , müspet zarar talep edemeyeceği bu sebeble davacının kar kaybı talebinin reddinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış , davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Ödeme iadesi talebi yönünden 70.821,28 TL nin 5.000,00 TL lik bölümüne dava tarihi olan 31/07/2019 geriye kalan 65.821,28 TL lik bölümüne ıslah tarihi olan 27/12/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Tazminat talebi yönünden 767.040,69 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Alınması gereken 57.234,35 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 54.003,00 TL harç toplamı olan 54.173,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.060,57 TL harcın davalı tarafça tamamlanmasına , 3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen ödeme iadesi talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak dacıya verilmesine, Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 119.056,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen ödeme iadesi talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 54.403,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/3 maddesi hükmüne göre hesap ve takdir edilen 119.056,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan tebligat ve posta masrafı 147,80 TL, keşif araç ücreti, 2.250,00 TL, keşif harcı 571,90 TL ve bilirkişi inceleme ücreti 3.150,00 TL olmak üzere toplam 6.119,70 TL yargılama giderinin red ve kabule göre 1.616,65 TL lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan bölümünün davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan 350,00 TL tebligat ve posta masrafı yargılama giderinin red ve kabule göre 257,52 TL lik bölümünün davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan bölümünün davalı üzerinde bırakılmasına, 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 348,74 TL lik bölümünün davalıdan, 971,26 TL lik bölümünün davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafça yapılan 54.224,58 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av....n yüzüne karşı, açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/07/2025 Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/399, K. 2025/561, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-399-e-2025-561-k-fe5dde11b390