İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/906 E. 2019/339 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/906
Karar No
2019/339
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/906 Esas KARAR NO : 2019/339 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/08/2018 KARAR TARİHİ : 11/04/2019 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, mahkememize verdiği 06/08/2018 tarihli dilekçesinde; davalı firmanın Bolvadin İlçesi'nde patates üreticileri ile 2015 yılı Şubat ayı başında bir toplantı yaparak sözlü anlaşma yaptığını, buna istinaden davacının patates üretimi yapmayı taahhüt ettiğini, davalı firmanın tohum ve gübre gibi tüm ihtiyaçları temin etmeyi ve üretilen patatesleri satın almayı kabul ettiğini, davalı tarafın üretilen patateslerden beyaz patates cinsindeki ürünleri 50 mm. ve 50 mm 'den büyük olanları boyutuna göre kilogramını 0,50 TL 'ye küçük olanları kilogramını 0,25 TL' ye almayı kabul ettiğini, bunun yanında sarı patatese ilişkin olarak aynı şartlarda bir anlaşma yapıldığını, yazılı sözleşmeye herhangi bir meblağ yazılmadığını, davacıdan 2 adet teminat senedi alındığını birisinin üzerine 265.000,00 TL yazıldığını, diğerinin üzerine herhangi bir meblağ yazılmadığını, bunların teminat senedi olduğunun tarafların imzaladığı sözleşmede yazılı olduğunu, davalının 2015 yılı Nisan ayında Dione cinsi patates üretimleri için tohumları davacıya teslim ettiğini, davacının da üretim açısından üzerine düşen tüm yükümlülüğü yerine getirdiğini ancak 15 Mayıs 2015 'ten sonra söz konusu tohumlarda çıkış problemleri yaşandığını bunun üzerine Bolvadin AHM'nin ... D. İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını ve tespitte davacının zararının başlangıçta % 35 olduğu sonucuna varıldığını, buna ilişkin olarak Bolvadin AHM' nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile tazminat davası açıldığını, davacının üretilen 92 ton beyaz patatesi davalı şirkete teslim ettiğini, davacıya bu patatesler için herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının teslim ettiği patatesler dolayısıyla 44.420,46 TL alacaklı olduğunu, bu alacağın İzmir... ATM'nin... sayılı dosyasındaki ek bilirkişi raporu ile belgeli olduğunu, 92 ton patatesin bedeli ödenmediğinden davacının sarı patatesleri vermek istemediğini, patateslerin verilmemesinin sebebinin davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranması olduğunu, davacının patatesleri kimseye satmadığını, deposunda bulundurduğunu, daha sonra davacının adresine gönderilen ihtarnamedeki sözleşmenin davacının iradesi dışında doldurularak gönderildiğini bu konuda davacı tarafça davalı hakkında Bolvadin CBS'ye özel belgede sahtecilikten dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu, Bolvadin ASCM'nin... sayılı dosyasında şirket yetkililerinin yargılandığını, davalının teminat senedi olarak verilen 265.000,00 TL'lik bonoyu ihtiyati haciz kararı ile işleme koyduğunu, davalı şirketin davacının deposunda bulunan sarı patatesleri İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasına istinaden Bolvadin İcra Müdürlüğü'nün ...talimat dosyası kapsamında haczederek davacıyı zor durumda bırakma niyeti ile hareket ettiğini, haciz masrafının yüksek çıkarak davacının zarara uğraması için yüzlerce işçi getirildiğini, vinç vb. gerekli olmayan ekipmanlar ile gelerek davacıyı zarara soktuklarını, davacı tarafça İzmir ... ATM 'nin ... sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, davada davacının 199.810,41 TL 'lik bölüm yönünden borçlu olmadığına karar verildiğini, davalının İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası ile patateslere haciz işlemi tesis ettiğini, 330.520 kg triplo cinsi patatesin değerinin 280.942,00 olarak belirlendiğini, İzmir... ATM'nin ... sayılı dosyası ile davacının 65.189,59 TL borçlu olduğunun yazıldığını, davacının 330.520 kg triplo cinsi patatesinin değerinin 280.942,00 TL olduğu düşünüldüğünde, davacının halen 215.752,41 TL alacaklı olduğunun görüleceğini ayrıca haciz masrafları dolayısıyla davacının zarara sokulduğunu, gururunun incitildiğini, Bolvadin'in küçük bir ilçe olması sebebiyle davacının saygınlığını yitirdiğini, davacının 2015 yılındaki kazancını elde edemediğini, ailesi ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerle mağdur olduğunu, davacının 92 ton patatesin bedeli ödenmediğinden ve ihtarnamelere cevap verilmediğinden sarı patatesi vermek istemediğini, bu sebepten dolayı davalı şirketin davacı hakkında güveni kötüye kullandığı iddiası ile suç duyurusunda bulunduğunu ancak kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, suç duyurusu nedeniyle davacının ifadesinin alındığını, sağlık kontrolünden geçirildiğini, davacıya oldukça kaba davranıldığını ve davacının incindiğini bu sebeple 50.000,00 TL manevi tazminat talep edildiğini, davacının patateslerinin 27/10/2015 tarihinde haczedildiğini, haksız haciz tarihinde davacının 280.942,00 TL'yi vadeli, döviz yada altına yatırmış olması halinde karının fazla olacağını, davacının mahrum kaldığı parayı kendi işinde kullanması halinde de fazla kar edeceğinin ortada olduğunu, davacının çiftçi olup gelirinin yalnızca çiftçilikten elde ettiği gelir olduğunu, bu husus göz önüne alındığında 50.000,00 TL maddi tazminat talebinin olduğunu belirtmiş , fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla haciz tarihi olan 12/10/2015 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte patates bedeli olan 215.752,41 TL'nin, haksız haciz sebebi ile davacının psikolojik olarak yıpranması sebebi ile 50.000,00 TL manevi ve zarara uğraması sebebi ile 50.000,00 TL maddi tazminatın davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize verdiği 03/10/2018 tarihli cevap dilekçesinde ; davacının davalı ile aralarında imzalanmış olan 10/03/2015 tarihli olan patates üretim sözleşmesi hükümlerini açıkça ihlal ettiğini ve mülkiyeti davalıya ait olan patatesleri teslim etmesi gerekirken patatesleri sakladığını ve cebri icra yoluyla haciz edilip muhafaza altına alınmasına sebep olduğunu, bu durumun açıkça sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, sözleşme kapsamında davalı tarafça davacıya toplam 55.736,85 TL bedelli 42.450 kg tohum ile 46.651,70 TL tutarında ilaç ve gübre verildiğini, sözleşme doğrultusunda davacının en az 530 ton ürün teslim etmeyi taahhüt ettiğini ancak davacının 28/09/2015 tarihinde 27.000 kg dione cinsi patatesi davalıya teslim ettiğini, kalan patatesleri teslim etmeyerek kendisine ait depoda sakladığını, taraflar arasında imza altına alınan sözleşmenin 3.2 maddesi hükmü doğrultusunda 29/09/2015 tarihinde Bolvadin CBS'ye suç duyurusunda bulunulduğunu, şikayete ilişkin olarak şüpheli hakkında üzerine atılı suçtan eylemin hukuki ihtilaf oluşturması nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, suç duyurusunun ardından davacının 92.500 kg patatesi davalı şirkete teslim ettiğini, teslim alınan patateslerin fire düşüldükten sonra toplamda 92.100 kg olup sözleşmede belirlenen satın alma fiyatına göre değeri olan 38.198,00 TL'nin davacının cari hesabından düşüldüğünü, davacı tarafından gerçekleştirilen sözleşmeye aykırı eylemler sebebiyle davalı şirket tarafından gerekli ve zorunlu bildirimleri içeren ihtarlara rağmen davacı tarafından hiçbir surette sözleşmeye uygun davranılmadığını, davacının hasatı daha sonra gerçekleştirilen triplo cinsi patatesleri kendisine ait depoda sakladığını, davacının sözleşme hüküm ve koşullarına uygun davranması gerekirken hasatı gerçekleştirilen patatesleri davalı şirkete teslim etmeyeceğini açıkça belirttiğini, bunun üzerine patates yumrularının 5 derecenin üzerinde depolandıklarında kısa süre sonra yumrudaki dinlenme süresinin sona ererek yumruların sürmeye başlayacağını, bu durumun ise önemli kalite ve ağırlık kayıplarını ve her iki taraf içinde daha fazla zararın doğumuna neden olacağından sözleşme kapsamında davacı tarafından davalı şirkete verilen 265.000,00 TL bedelli senet ile ilgili davacı yanın kusurundan kaynaklı olarak icrai takibata geçildiğini ve ihtiyati haciz uygulandığını ,İzmir... İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı yazısı ile Bolvadin İcra Müdürlüğü'nce söz konusu patateslerin haczedildiğini ve muhafaza altına alınmasının talep edildiğini ancak İcra Müdürlüğünce patateslerin taşınmasına ilişkin ekip ve ekipmanların davalı şirket tarafından temin edilmesinin talep edildiğini, Bolvadin İcra Müdürlüğü dosyası kapsamında 12/10/2015-17/10/2015 tarihleri arasında haciz ve muhafaza işlemleri gerçekleştirildiğini toplamda 330.520 kg patatesin haczedilerek muhafaza altına alındığını, haciz ile ilgili işlemlerin davalı şirket tarafından değil Bolvadin İcra Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildiğini, bu işlemlere ilişkin olarak davalı şirketin herhangi bir dahilinin bulunmadığını, haczedilen ve muhafaza altına alınan ürünlerin 23/10/2015 tarihinde davalı şirket tarafından 150.471,00 TL bedelle alacağa karşılık satın alındığını, dava dilekçesinde bahsi geçen ... ATM'nin... sayılı dosyasının İstinaf incelemesinde olup henüz kesinleşmediğini,.. ATM dosyasında davalı şirketin 65.189,59 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bu alacak nedeniyle de haciz işlemleriyle ilgili masrafların yapılmasının gerektiğini, davaya konu olan senedin teminat senedi olarak değil davalı şirket tarafından masraflar ve davacıya verilen tohum ve gübre bedellerine karşılık borçlanması nedeniyle düzenlendiğini ve davalı şirkete teslim edildiğini, senet metninde senedin teminat senedi olduğuna yönelik hiçbir ibare bulunmadığını belirtmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar davacı tarafça, davacı ile davalı arasında imza altına alınan patates üretim sözleşmesi gereğince davalının sözleşmenin kendisine yüklediği edimleri yerine getirmediği ve davacı hakkında haksız haciz işlemi uyguladığından bahisle oluşan maddi ve manevi zararın giderilmesine yönelik olarak davalı hakkında mahkememize dava açılmış ise de; Davanın yasal dayanaklarının 6098 sayılı TBK' da düzenlenen "Sözleşmeden Doğan Borç İlişkileri " ile " Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri " hükümleri olduğu dolayısıyla mutlak ticari davanın söz konusu olmadığı ,dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile de nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapıldığı, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerektiği, davacı 'nın dolayısı ile davanın taraflarından birinin tacir sıfatına haiz olmadığı bu hususlar göz önüne alındığında davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen nispi ticari dava niteliğinde de olmadığı ve Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği, Türk Ticaret Kanunu İle Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 sayılı yasanın 2. Maddesi ile 6102 sayılı yasanın 5. Maddesinin değiştirildiği, bu değişiklik sonucu, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağının belirlendiği, davanın açıldığı tarih itibariyle davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı içerisinde kalıp, mahkememizin görev alanı içerisinde olmadığı, görev hususunun kamu düzeni ile ilgili dava şartı niteliğinde olup, yargılamanın her safhasında ve resen nazara alınmasının ve 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Taraflardan birinin HMK' nın 20. maddesi uyarınca iki hafta içerisinde başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, 3-Harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca, görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Taraflardan birinin iki hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde, taraflardan birisinin talebi halinde mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, aynı karar ile harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca hüküm altına alınmasına," Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av.... 'un yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/04/2019 Başkan... E imza Üye ... eimza Üye ... eimza Katip... eimza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/906, K. 2019/339, T. 11.04.2019, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-906-e-2019-339-k-ac7b6e84fd3f