İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/836 E. 2020/490 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/836
- Karar No
- 2020/490
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/836 Esas KARAR NO : 2020/490 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/07/2018 KARAR TARİHİ : 07/10/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı şirkete bir takım mutfak malzemelerinin satıldığını, müvekkili şirket ile davalı arasında 2016 yılından itibaren toplam 91.422,43 TL'lik ticaret yapıldığını, davalı şirket tarafından fatura karşılığı alınan malzemelere ilişkin teslim öncesi verilen siparişlere ilişkin ve diğer hususlar yönünden sipariş sözleşmelerinin de yapılmış olduğunu, malzemenin satışının yapılmış olduğunu, davalı şirketin toplamda 91.422,43 TL müvekkili şirkete borçlu olduğunu, müvekkili tarafından fatura karşılığı gönderilen malzemelere ilişkin ödeme talebinde bulunduğunda davalı şirket ortağı ve yetkilisi olan...in malzemeler ve fatura münderecatının eksiksiz olarak teslim alındığını kabul ederek faturalı borçlarının tamamını fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ödemeyi 25/04/2017 tarihinde kabul ve taahhüt etmiş olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında haricen borcun ödenmesine ilişkin yapılan tüm görüşmelerde davalı şirket tarafından işin sürüncemede bırakılması üzerine Karşıyaka ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında genel haciz yolu ile fatura alacağından doğan alacakları yönünden takip yapıldığını, davalı şirket tarafından borca ve ferilerine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davalarında yetkili mahkemenin takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yerdeki mahkeme olduğunu, bu nevi davaların dinlenebilmesi için mahkemenin bulunduğu yerdeki icra dairesinde usulüne uygun takip yapılmış olması gerektiğini, davacı tarafın Karşıyaka ... İcra Dairesinde takip başlattığını, dolayısıyla bu dava bakımından yetkili mahkemenin Karşıyaka Mahkemeleri olduğunu, yetkisiz mahkemede açılmış davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da dava konusu faturaların davalı şirkete tebliğ edilmediğini, davalı şirketin bu faturaları ve içeriklerini teslim alması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, ... isimli şahıs tarafından taahhüdün verildiği beyan edilen tarihte davalı şirket ile hiçbir hukuki ve organik bağının bulunmadığını ve şirketi temsile yetkili olmadığını belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. DELİLLER: -Karşıyaka ... İcra Dairesi'nin... sayılı takip dosyası, -İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 06/08/2018 tarihli yazısı ve eki, -Takibe dayanak faturalar ve sevk irsaliyeleri, -Karşıyaka Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 11/10/2019 tarihli yazısı ve eki, -İzmir SGK İl Müdürlüğü'nün 30/12/2019 tarihli yazısı ve eki, -Bilirkişi ...'in 25/02/2019 tarihli raporu. Karşıyaka ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklının ...Züccaciye Ticaret ve Sanayi A.Ş, borçlunun İzmir ... Otelcilik Tur. İnş. San ve Tic. Ltd Şti olduğu, 91.422,43TL asıl alacak, 10.338,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 101.760,79 TL alacak üzerinden 24/05/2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlunun 04/06/2018 tarihinde, borca, ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 17. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesi yer almaktadır. Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerlidir. Yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. Bu yeni düzenleme, 01.10.2011 tarihinden sonra açılacak davalar bakımından uygulanmakla birlikte, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 19. maddesinin 2. bendi “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmünü içermektedir. Mahkemece re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek haller, dava şartı olan, kesin yetki halleridir. HMK'nın 18. maddesi kesin yetkinin olduğu hallerde tarafların yetki sözleşmesi yapamayacaklarını açıkca düzenlemiştir. Bu nedenle yetki sözleşmesi kesin yetkinin olduğu hallerde yapılamaz. Yetki sözleşmesinin yapılmış olması da resen yetkisizlik kararı verilebilecek hallerden değildir(Bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/15056 Esas-2017/319 Karar sayılı ilamı). Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı aleyhinde ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının takibe yasal süresi içerisinde itiraz ettiği, itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu, davacının işbu dava ile itirazın iptali isteğinde bulunduğu, dava dilekçesinin davalıya 31/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalının adli tatile denk gelen cevap süresinin 07/09/2018 tarihine kadar uzadığı, davalının yasal süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunduğu ve yetkili mahkeme olarak Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesini gösterdiği, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan "Sözleşme" başlıklı belge içeriğine göre taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğacak uyuşmazlıklarda münhasır yetkili mahkeme olarak Karşıyaka Mahkemelerinin yetkili kılındığı, bu nedenle davalının yetki ilk itirazının yerinde olduğu, mahkememizin dava konusu uyuşmazlık bakımından yetkili olmadığı anlaşılmakla davanın yetki yönünden usulden reddine ve mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraflar arasındaki yetki sözleşmesi uyarınca DAVANIN YETKİ YÖNÜNDEN USULDEN REDDİNE, MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE, 2-Karar kesinleştiğinde HMK'nın 20. maddesi gereğince süresinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 3-Gönderme başvuru dilekçesinin süreler geçtikten sonra verildiği tespit edildiğinde dava dosyasının ele alınarak davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine, 4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin HMK' nun 331/2. maddesi gereğince yetkili mahkemece nazara alınmasına, Dair, tarafların yüzlerine karşı yapılan yargılama sonunda HMK 341 ve 345 maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya eş değer bir başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup anlatıldı.07/10/2020 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA