İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/614 E. 2018/490 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/614
Karar No
2018/490
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/614 Esas KARAR NO : 2018/490 DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 22/05/2018 KARAR TARİHİ : 23/05/2018 Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya heyetçe ele alındı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, mahkememize verdiği 22/05/2018 tarihli dilekçesinde: Müvekkilinin 10/07/2013 tarihinde ...icil numarası ile dava dışı iki hissedar ile birlikte...ş. Tur. Mimarlık San Tic. Ltd. Şti kurduğunu, 05/12/2016 tarihinde davalının şirketin % 50 hissesini almak suretiyle şirkete ortak olduğunu ve davalının şirkete süresiz olarak tek başına yetkili müdür olarak atandığını, şirketin merkezinin Dikili olarak belirlendiğini, şirketin Dikili Ticaret Sicil Müdürlüğünde... sicil no'su ile... Mah. ... sokak No: ... adresinde aktif olduğunu v... AŞ' nin Dikili, Bergama, Çandarlı, Kınık ve çevresindeki bayisi olarak faaliyette bulunduğunu, davalı şirket müdürünün son 4 aylık süreçte hiçbir hukuki ,fiili geçerli ve gerekçeli sebep olmaksızın davacının şirketten ayrılmasını , hissesini kendisine devretmesini istediğini, bu istek yerine gelmeyince şirketin günlük ve haftalık hesaplarını davacıyla paylaşmadığını, şirketin genel kurulunda alması gereken tüm kararları tek başına almaya başladığını, davacıya ve bayisi bulundukları ...AŞ' ye haksız ihtarlar keşide ettiğini,... AŞ nezdinde davacıyı ve şirketi kötü duruma düşürdüğünü, son alınan bilgiye göre davalı şirketin % 100 'lük iş kapasitesini oluşturan ... AŞ ile bayilik sözleşmesini davacının bilgisi ve onayı dışında genel kurulun alması gereken olağanüstü bir karar olması gerekirken müdürlük hak ve yetkisini kötüye kullanarak tek başına bayilik sözleşmesini fesh ettiğini, davalının davaya konu şirketin faaliyet gösterdiği adreste davacının bilgisi ve onayı dışında ... İnş. Tur. Yat. San. Tic. Ltd.Şti adında bir şirketi devraldığını ve şirketin bayilik konusunu ... Ltd. Şti' den alıp planlı bir şekilde % 80 'inin kendisine ait olduğu...Şirketine aktarmaya çalıştığını, davalının şirket faaliyet konusu haricinde davacının bilgi ve onayı dışında yaklaşık 1.300.000,00 TL tutarında tavuk ticareti yaptığını, bu işten yaklaşık 209.000,00 TL tutarında kar elde edildiğini, ancak yapılan incelemede bu paranın şirket hesaplarında olmadığının tespit edildiğini, davalı tarafından şirket muhasebesine verilen bilgiler ışığında 31/12/2017 tarihi itibariyle şirket sermaye analizinin 705.532,68 TL fazla olduğu ,yine davacı tarafından 27/03/2018 tarihli muhasebeye verilen bilgiler ışığında şirket sermayesinin 374.221,00 TL olduğu, 25/04/2018 tarihinde 539.164,86 TL olduğunun beyan edildiğini, aradan kısa bir süre geçmiş olmasına ve şirketin bu zaman diliminde kar etmesine rağmen aradaki farkın davalı şirket müdürüne sorulduğu ancak bu hususun açıklanamadığını, davalının şirket hesabından 562.750,00 TL yi davacının bilgi ve onayı dışında kendi şahsi hesabına aktardığını, bu aktarımın şirket karar defterine şerh edilmediğini, muhasebe kayıtlarının açıklamasının yapılmadığını ve hukuka uygun bir aktarım olmadığını, bu durumun şirket müdürünün görev ve yetkilerini hukuka aykırı olarak kullandığının ayrı bir göstergesi olduğunu, şirket içi iletişim ve kurallar gereğince şirketin günlük satış raporlarının mail ve Whatsapp yoluyla davacıya iletilmesi gerekirken son 4 aydır bu bilgilendirmenin yapılmadığını, davalının 15 yıldır şirket muhasebesini yürüten mali müşavir ... den muhasebe kayıtlarını , ortaklık kararı olmadan alarak ...adında başka bir muhasebeciye devrettiğini, bunun şaibeli bir durum oluşturduğunu belirtmiş , TTK 630 ve ilgili maddeleri gereğince haklı sebeple özel hukuktan ve ceza hukukundan doğan fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydıyla öncelikle tedbiren ve akabinde nihai karar olarak şirket müdürünün görevden alınması temsil yetkisinin geri alınması ve bu süreçte ... Gıda İnş. Tur Mimarlık San Tic Ltd. Şti 'ne kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar davacı tarafça, dava dışı ... Gıda İnş. Tur Mimarlık San Tic Ltd. Şti müdürünün görevden alınması, temsil yetkisinin sona erdirilmesi ve dava dışı şirkete kayyım atanmasına yönelik olarak mahkememize dava açılmış ise de: Davacı tarafın talebi göz önüne alındığında uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkemenin HMK' nin 14/2. maddesindeki " Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. " düzenlemesi doğrultusunda tüzel kişi şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olduğu, dava dışı...Gıda İnş. Tur Mimarlık San Tic Ltd. Şti' nin merkez adresinin...Mah... n sokak No:...Dikili-İzmir adresi olduğu HSYK' nun 26/03/2014 tarih ve 141 nolu Genel Kurul Kararı ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetki alanının İzmir Merkez, Kemalpaşa, Menderes, Seferihisar, Selçuk, Torbalı ve Urla olarak belirlendiği , Dikili ilçesinin İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetki alanının dışında kaldığı ve adres itibariyle yetkili mahkemenin Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, TTK 636 ve HMK' nin 14/2. maddesindeki yetki kuralının kesin yetki kuralı niteliğinde olduğu, HMK' nin 19. maddesi gereğince yetkinin kesin olduğu davalarda mahkemenin yetkili olup olmadığını dava sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorunda olduğu, HMK' nin 114/ç madddesi gereğince yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili bulunması hususunun dava şartı niteliğinde olduğu, HMK' nin 115/1. madddesi gereğince mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmasının ve HMK' nin 115/2. maddesi gereğince dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-Taraflardan birinin HMK' nın 20. maddesi uyarınca iki hafta içerisinde başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın yetkili Dikili Asliye Hukuk ( Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile ) gönderilmesine, 3- Davacının ihtiyati tedbir talebinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, 4-Harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca, yetkili mahkemece değerlendirilmesine, 5-Taraflardan birinin iki hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde, taraflardan birisinin talebi halinde mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, aynı karar ile harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca hüküm altına alınmasına," Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 23/05/2018 Başkan ... E imza Üye ... eimza Üye ... eimza Katip ... eimza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/614, K. 2018/490, T. 23.05.2018, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-614-e-2018-490-k-8b13ace04094