İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/144 E. 2020/702 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/144
Karar No
2020/702
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/144 Esas KARAR NO : 2020/702 DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 31/01/2018 KARAR TARİHİ : 04/12/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Ortaklıktan Çıkarma davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin %70'inin dava dışı ... %30 hissesinin ise davalıya ait olduğunu, davalının şirket kuruluş sözleşmesi ile şirketin yönetimi ve temsili konusunda tek yönetim kurulu üyesi olarak belirlendiğini, bu yetkisinin 2017 yılında yapılan olağanüstü genel kurula kadar devam ettiğini, olağanüstü genel kurulda davalının bu yetkisine son verildiğini ve ibra edilmediğini, ayrıca söz konusu toplantıda davalının şirketi zarara uğratması nedeniyle ortaklıktan çıkarılması için mahkemeye başvurulmasına karar verildiğini, davalının kendisine verilen yetkiyi kötüye kullandığını ve suiistimal ettiğini, şirket hesabındaki parayı kendi şahsi hesabına aktardığını, davalının bankalara verdiği talimata istinaden şirket ödemelerinin yapılamadığını, ayrıca şirket ortakları arasındaki ihtilaf gerekçe gösterilerek şirket borçlarının ödenmesinin bankalarca istendiğini, ayrıca davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, şirket çalışanlarına haksız menfaat temin ettiğini, şirketin uğradığı zararlar için davalı ve dava dışı çalışanına yönelik tazminat davaları açıldığını belirterek davalının haklı sebeplerle anonim şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; anonim şirket ortağı hakkında ortaklıktan çıkarma davasının açılamayacağını, yasada öngörülen hallerin dava konusu uyuşmazlıkta uygulanma imkanının bulunmadığını, davaya dayanak olağanüstü genel kurul kararının usulsüz olduğunu, iptali için dava açıldığını, müvekkilinin şirketi özenli şekilde yönettiğini, herhangi bir zarara uğratmadığını, şirketten şahsi alacağının bulunduğunu, yapılan para transferlerinin buna ilişkin olduğunu, davacı şirketin diğer ortağının şirketi zarara uğrattığını ve davalı müvekkiline sorumluluğu yüklemeye çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, anonim şirket ortağı olan davalının haklı nedenlerle ortaklıktan çıkarılması isteğine ilişkindir. DELİLLER: -İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 02/03/2018-07/10/2019 tarihli yazısı ve eki, -İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararı ve eki, -İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 30/09/2019 tarihli yazısı ve eki, -Karabağlar Tapu Müdürlüğü'nün 04/10/2019 tarihli yazısı ve eki, -... Bankası A. Ş'nin 14/10/2019-25/10/2019 tarihli yazıları ve eki, -... Bankası A. Ş'nin 18/10/2019 tarihli yazısı ve eki, -Mersin ... İş Mahkemesi'nin...Esas sayılı dava dosyasının sureti, -...Bankası A. Ş'nin 18/10/2019-21/10/2019 tarihli yazıları ve eki, -...A. Ş'nin 30/10/2019 tarihli yazısı ve eki, -...Bankası A. Ş'nin 06/11/2019 tarihli yazısı ve eki. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Türk Ticaret Kanunu'nda pay sahipliğini sona erdiren haller; payın devri, birleşme, ortaklığın tasfiyesi, sermaye koyma borcunda temerrüt nedeniyle ortaklıktan ıskat ve payın itfasıdır. Pay sahipliğini sona erdiren haller sınırlı olarak düzenlenmiş olup ana sözleşme ile başkaca nedenler öngörülemez. Bazı kanun hükümlerinin öngördüğü nedenler dışında bir çıkarılma nedeni düzenlenemeyeceği gibi aynı zamanda çıkma hakkı ve nedenleri de öngörülemez (Mehmet Bahtiyar, Ortaklıklar Hukuku, 12. Bası, s.287-288). Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı, davalının eylemleriyle ortaklık ilişkisini sürdürülemez hale getirdiğini ileri sürerek davalının anonim şirket ortaklığından çıkarılmasını talep etmektedir. TTK'nın 353. maddesi, "Pay sahipleri, sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmedikçe ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte kârı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamaz." hükmünü içermektedir. Aynı Kanun'un 393. maddesi ise yönetim kurulu üyesinin müzakereye katılma yasağını düzenlemektedir. Her iki kanun maddesinde, anonim şirket ortağının, haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına dair bir düzenleme yoktur. Yine TTK'nın 208. maddesi, şirketler topluluğuna ilişkin bir düzenleme olup, hakim şirketin, bazı yasal koşulların mevcudiyeti halinde azınlık paylarını satın alma hakkını düzenlemektedir. Bu hükmün somut olayda uygulanma yeri yoktur. Fesih ve tasfiye davalarına ilişkin TTK'nın 531. maddesinde de, fesih yerine çıkarma kararı verme imkanı tanınmıştır. Bu madde hükmü, şirket feshi ve tasfiye davalarında uygulanmak üzere getirilmiş bir düzenlemedir. Anılan maddede fesih ve tasfiye talebi mahkemece haklı bulunursa, fesih yerine davacı ortağın çıkarılmasına karar verilebileceği hükme bağlanmıştır. Ortada fesih ve tasfiye davası bulunmadığından TTK'nın 531. maddesinin somut olayda uygulanma yeri yoktur. Kaldı ki, bu maddede, davalının değil, davacı ortağın çıkarılmasına karar verilebileceğinden söz edilmektedir. Kanun koyucu, limited şirket ortağının, şirket tarafından alınacak kararla ve haklı sebeplerle mahkeme kararıyla şirket ortaklığından çıkarılmasını düzenlediği halde (TTK m.640), anonim şirketlere ilişkin düzenlemelerde böyle bir yasal imkan tanımamıştır. Sonuç olarak, ileri sürülen haklı sebep ne olursa olsun, anonim şirketin, ortağının ortaklıktan çıkarılmasını talep hakkı bulunmamaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda anonim şirketlerde ortaklıktan haklı nedenle çıkarmaya ilişkin hüküm bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 54,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 18,50 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Mahkememizce yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 Yılı AAÜT'nin 13. maddesi uyarınca 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.04/12/2020 Katip ... E-İMZA Hakim... E-İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/144, K. 2020/702, T. 04.12.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-144-e-2020-702-k-516b4668d957