İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/795 E. 2020/391 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/795
- Karar No
- 2020/391
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/795 Esas KARAR NO : 2020/391 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 10/06/2016 KARAR TARİHİ : 09/09/2020 Davacı tarafından davalı aleyhinde açılan menfi tespit davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından imzalanarak davalıya verilen 29/08/2015 keşide tarihli ve 05/09/2015 vadeli 45.000,00 TL bedelli bononun müvekkili tarafından ödenerek davalıdan iade alındığını, imza kısmının müvekkilince yırtılarak senedin iptal edildiğini, iptal edilen bono aslının halen müvekkilinde olduğunu, ancak davalının aynı bonoya dayalı olarak İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı takip dosyasında icra takibi başlattığını, müvekkilinden tekrar tahsil edilmeye çalışıldığını, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, davalı tarafından takibe konulan senedin sahte ya da müvekkili tarafından daha önce bedeli ödenen senedin renkli fotokopisi olduğunu belirterek İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına konu bono nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, müvekkili lehine haksız icra tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan menfi tespit davasının tamamen kötüniyetli ve bir kurgudan ibaret olduğunu, müvekkilinin Narlıdere Bakım ve Dinlenme evinin çalışanı olması nedeniyle davacı ile tanıştığını, davacının müvekiline hayvancılığı geliştirme kredisi kullanmak amacıyla bir proje geliştirdiğini söyleyerek müvekkilini ikna ettiğini, müvekkilinden kendisine borç para vermesini istediğini ve kredi onaylandığında parayı iade edeceğini söylediğini, müvekkilinin bu nedenle davacıya toplamda 45.000,00 TL para verdiğini, davacının krediyi alamadığını söyleyerek parayı geri ödemediğini, bunun üzerine davacının müvekkiline 45.000,00 TL bedelli senet verdiğini, senet bedelini tahsil etmek üzere dava dışı... adlı birinin aracılık yapmak istediğini, bu kişinin davacının köylüsü ve yeğeni olduğunu söylediğini, müvekkilinin de senedi bu kişiye verdiğini, daha sonra bu kişinin de senet bedelini tahsil etmediğini, müvekkilinin daha sonra bu kişiden senedi aldığını ve davaya konu takibe koyduğunu, takibe dayanak belgenin buruşturulmuş bir kağıt ve renkli fotokopi olduğunu, müvekkilinin davacı ve dava dışı...adlı kişi tarafından kandırıldığını, takibe dayanak belgenin senet aslı olmadığının icra memurları tarafından dahi anlaşılmadığını belirterek davacının taleplerinin reddine, %40'tan aşağı olmamak üzere müvekkili lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takibine dayanak belgenin fotokopi olduğu ve bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı menfi tespit isteğine ilişkindir. DELİLLER: -İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın...nolu soruşturma dosyası sureti, -İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin...Esas sayılı gerekçeli kararı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 6102 Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekir. TTK'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her safhasında ve re'sen nazara alınmalıdır. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davalı tarafından davacı aleyhinde İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senedine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, davacının iş bu dava ile kambiyo senedinin bedelinin ödenerek davalıdan senet aslının teslim alındığı, davalının fotokopi yoluyla çoğaltmak suretiyle takibe dayanak belgeyi edindiği, takip dayanağının renkli fotokopi olduğu ve davalının mükerrer tahsilat maksadıyla hareket ettiğini iddia ettiği, davalı tarafından da takibe dayanak belgenin fotokopi olduğunun kabul edildiği, davalının şikayeti üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada takibe dayanak belgenin renkli fotokopi olduğunun bilirkişi marifetiyle tespit edildiği, davacı ve dava dışı kişiler hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik iddiası ile dava açıldığı, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında bu kapsamda yargılama yapıldığı, tarafları tacir olmayan somut uyuşmazlıkta takibe dayanak belgenin renkli fotokopi olduğunun ihtilafsız olduğu ve bu nedenle kambiyo senedi vasfına sahip olmadığı dikkate alındığında davalıya karşı ileri sürülen talep ve talebin dayanağı olan maddi olgular itibariyle davanın mutlak ticari dava olarak kabulüne olanak bulunmadığı, bu durumda davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine, 3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararına karşı taraflarca kanun yoluna başvurulmaması durumunda kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına ( İHTARAT YAPILDI), Dair tarafların yokluklarında verilen kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile ya da tarafların bulundukları yer Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.09/09/2020 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA