İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1417 E. 2021/204 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2014/1417
Karar No
2021/204
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/1417 Esas KARAR NO : 2021/204 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 11/11/2014 KARAR TARİHİ : 23/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle; Davacı şirketin taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı şirket hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla faiz ve ferileriyle birlikte toplam 124.250,30 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlu vekilinin icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesiyle borcun 37.069,52 TL'lik kısmını kabul ederek geriye kalan kısım asıl alacak faiz ve ferilerine itiraz ettiği, bu kapsamda itiraza uğrayan kısım yönünden icra takibinin durdurulmasına karar verildiğinden bahisle davalı borçlunun icra takibine vaki haksız ve kötüniyetli itirazının iptaliyle takibin itiraza uğrayan 87.180,78 TL 'lik kısım üzerinden devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Cevap: Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle; Takibe konu faturaların davalı şirkete tebliğ edilmediği, bu hususunun davacı tarafça ispatlanmasının gerektiği, ayrıca takibe konu faturalara dayanak alacağın davacı tarafça ispatlanması gerektiği gibi takip talepnamesindeki işlemiş faiz isteminin de yerinde olmadığı, ayrıca davacı tarafından verilen hizmetin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak ifa edilmediği, düzenlenen fatura bedellerinin fahiş olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki belirlenmiş bir iş bedelinin bulunmadığı, bu hususta bilirkişi incelemesinin yaptırılmasının gerektiği, takibe konu fatura muhteviyatı incelendiğinde bu faturalar gereği hizmetin hangi mağazaya verildiği hususunun anlaşılmadığı, bu nedenle davaya konu alacağın likit olmadığından davacını icra inkar tazminatı isteminin de yerinde olmadığından açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 1-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası getirtilmiş olup, dosyanın incelenmesinden davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhinde 13.01.2014 tarihinde 107.972,36 TL 05.05.2013 tarihli cari hesap alacağı, 16.277,94 TL TTK 530.maddesi gereğince işlemiş faiz olmak üzere toplam 124.250,30 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlu vekilinin süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesiyle ödeme emrinin davalı borçlu şirkete tebliğ edildiği tarih itibariyle davalı şirketin davacıya vadesi gelmiş 37.069,52 TL borcunun bulunmadığı, dolayısıyla bu meblağ dışında davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı, belirtilerek bakiye asıl alacak ve buna ilişkin faiz ve fer'ilerinin tamamına itiraz edildiği bildirilmiş olup, itiraz edilen kısım açısından takibin durmuş olduğu anlaşılmıştır. 2-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bir mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılması açısından Ankara Nöbetçi ATM'ye yazılmış olup, mali müşavir bilirkişi... tarafından düzenlenen 16.03.2016 tarihli raporda sonuç olarak: Davacı şirketin incelenen 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yılı ticari defter ve kayıtlarının açılış ve kapanışlarının süresi içerisinde yapıldığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2010 yılından önce başladığı ve 2009 yılından 2010 yılına davacının davalıya olan borç bakiyesinin devrettiği, davacının 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yılları içerisinde çeşitli tarih ve tutarlarda davalı adına düzenlemiş olduğu faturaları ticari defterlerine kaydettiği, davalı tarafça çeşitli tarih ve tutarlarda yapılan ödemeler sonucunda 2013 yılı kapanış kaydında ve icra takibinin başladığı tarihte davacının davalıdan bakiye 107.972,36 TL alacak kaydının bulunmadığı, 13.01.2014 tarihinde 107.970,36 TL cari hesap alacağı için icra takibi başlatan davacının 2013 yılından devreden bu alacak kaydının aynen 2014 yılına devrettiği, ancak icra takibinden sonra çeşitli tarih ve tutarlarda yapılan 51.570,78 TL'lik ödeme ile davalı alacağının 56.401,58 TL'ye düştüğü ve bu hususunun 31.12.2014 tarihli kapanış kaydı ile kayıtlarına intikal ettiği sonuç olarak davacı defterlerine göre cari borcun 37.069,52 TL'Lik kısmını kabul eden davalı tarafça icra takibi sonrası 51.570,78 TL ödeme yapılması sonucu takibin 87.180,78 TL'lik kısmı için durmasına sebep olan davalının kabul ettiği borçtan 14.501,26 TL fazla ödeme yaparak davalının takip konusu borcunun ödeme yaptığı kadarına kabul etmiş sayılacağı, takibin duran kısmının 14.501,26 TL'si için durması isteminin ve kararının yerinde olmayacağı, takip sonrası yapılan ödemelerle davacı tarafın 56.401,58 TL alacaka için takibin devamını isteyebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında talimat yoluyla aynı bilirkişiden taraf vekillerinin rapora beyan ve itirazlarının değerlendirilebilmesi açısından ek rapor alınmış olup, mali müşavir bilirkişi tarafından 30.01.2020 tarihli ek raporda kök rapordaki görüşün aynen muhafaza edildiği bildirilmiştir. 3-Yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında talimatla alınan davacı şirket ticari defterlerindeki kayıtlar ile davalı şirkete ait ticari defterlerin ticari defterlere ait kayıtların karşılaştırılabilmesi açısından mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış olup, mali müşavir ... tarafından düzenlenen 22.08.2017 tarihli raporda sonuç olarak davalı şirketin incelenen 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, ve 2015 yılı ticari defter ve kayıtlarının açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı, davalı şirket kayıtlarına göre icra takibine dayanak olarak gösterilen cari hesap tarihi olan 05.05.2013 tarihinde davacı şirketin davalı şirketten 41.817,98 TL cari hesap alacağının olduğunun görüldüğü, yine 13.01.2014 icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 37.141,60 TL cari hesap alacağının bulunduğunun görüldüğü, yine ödeme emrinin davalı tarafa tebliğ edildiği, 17.01.2014 döneminde ise davacını davalıdan 37.069,52 TL cari hesap alacağının bulunduğunun bildirildiği, davalı şirketin davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas dosyasına yapılan 37.069,52 TL'lik asıl alacak tutarına ilişkin ödemesiyle 28.01.2014 tarihi itibariyle davalı defterlerinde davacı alacağının sıfırlandığı, bu tarihten sonra 26.09.2014-20.02.2015 tarihi itibariyle davalı defterlerinde görünen cari hesap işlemleri sonucu 20.02.2015 tarihi itibariyle davalının defter kayıtlarında davacının 17.479,21 TL cari hesap alacağının görüldüğünün tespit edildiği, icra takip dosyasına konu alacağın tespiti açısından karşılaştırılması ve farklılıkların tespit edilmesi gerektiği ancak talimatla davacı defterlerini inceleyen bilirkişinin rapor içeriğine ve ekine davacının cari hesap muavin kaydına yer vermediğinden bu yöndeki karşılaştırmanın yapılmadığı, dolayısıyla raporun 2.4 nolu bölümünde açıklandığı üzere davacı şirket kayıtlarını inceleyen bilirkişi tarafından davacı kayıtlarıyla tek tek karşılaştırılıp davalı kayıtlarında görülmeyip davacı kayıtlarında görünen fatura ve ödemelerin tek tek belgeleriyle birlikte açıklanması ve özellikle davacı kayıtlarında olup, davalı kayıtlarında görünmeyen davalı şirketi borçlandıran işlemlerin dayanağı faturaların ve irsaliyelerin rapora ek yapılmak suretiyle teslim bilgilerinin olup olmadığının irdelenmesi sonucu teslim olgusunun belgeye dayalı tespiti yapıldıktan sonra her iki tarafın cari hesap işleri birlikte değerlendirilerek icra takibine konu cari hesap alacak tutarlarının tespit edilebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 4-Yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında Ankara Nöbetçi ATM'ye talimat yazılmak suretiyle davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle taraflar arasındaki ticari ilişki ve cari hesap hareketlerine ilişkin rapor düzenlenmesi istenilmiş olup, mali müşavir... tarafından düzenlenen 01.06.2018 tarihli raporda takip tarihi olan 13.01.2014 tarihi itibariyle davacı şirket defterlerine göre davacının davalıdan 107.972,36 TL alacaklı olduğu belirtilerek taraf kayıtları arasındaki farkılıklara ilişkin açıklamalar raporda belirtilmiştir. 5-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında 13.09.2019 tarihli duruşmada daha önce her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtların karşılaştırılması açısından mali müşavir... tarafından düzenlenen 22.08.2017 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda yeniden davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi açısından Ankara Nöbetçi ATM'ye talimat yazıldığı ve bu talimat gereğince mali müşavir... tarafından düzenlenen 01.06.2018 tarihli rapor içeriği ve eki belgeler ile daha önce talimatla alınan davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlarla ilgili rapor ve ekleri ile davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar gerektiğinde mali müşavir bilirkişi tarafından HMK 278/4.maddesi gereğince yerinde incelenmek kaydıyla takip ve davaya konu faturaların her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlarda olup olmadığı, taraf defterleri arasındaki kayıtlarda farklılık bulunması halinde bu farklılıklar dayanakları ile birlikte tek tek belirtilerek varsa davacı alacağının belirlenmesi, ayrıca icra takip dosyasında kabul edilen kısma yapılan ödemeler dışında itirazlı kısma ilişkin olarak ayrıca bir ödeme yapılmış ise bu hususta bilirkişi raporunda belirtilmek suretiyle ödeme tarihi ve dava tarihi itibariyle BK 100'e göre hesaplama yapılması açısından bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 17.01.2020 tarihli ek rapor dosyaya delil olarak eklenmiştir. 6-Yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında 15.09.2020 tarihli celsede mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 17.01.2020 tarihli raporun sonuç kısmının 1, 2 ve 3 nolu bendinde belirtilen eksiklikler nedeniyle her iki taraf vekiline 2 haftalık kesin süre verilmiş ve taraf vekillerince oluşturulan ara kararı üzerine dilekçe ekinde dosyaya sunmuş oldukları beyan ve belgelerde değerlendirilmek suretiyle dosya daha önce rapor düzenleyen mali müşavir...'na tevdi edilerek nihai kanaatini bildirmesi istenilmiş olup, mali müşavir tarafından en son düzenlenen 25.11.2020 tarihli 2.ek bilirkişi raporu dosyaya delil olarak eklenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, KABUL : Dava: İİK 67.maddesi gereğince açılmış olan kıs itirazın iptali davası olup, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesiyle, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesaptan kaynaklı bakiye 107.972,36 TL alacağının faiz ve fer'ileriyle birlikte toplam 124.250,30 TL olarak tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibi sırasında davalının icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesiyle takibe konu alacağın 37.069,52 TL'lik kısmı kabul edilerek bakiye alacak ve fer'ilerine itiraz ettiğinden bahisle davalının 87.180,78 TL'lik kısmi itirazının iptaliyle davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle davacı tarafça düzenlenen fatura bedellerinin son derece fahiş olup, verilen hizmet karşılığı olmadığı, taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir sözleşmenin de bulunmadığı, takibe konu faturalar incelendiğinde söz konusu fatura içeriğinin davalının hangi mağazasına verilen hizmete ilişkin olduğunun anlaşılamadığı, bu konuda ispat külfetinin davacıda olduğundan bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Celp edilen icra takip dosyasının incelenmesinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhinde cari hesap alacağına istinaden bakiye 107.972,36 TL'lik asıl alacakla ilgili olarak faiz ve fer'ileriyle birlikte toplam 124.250,30 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı ve davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesiyle davacının davalıdan muaccel hale gelmiş 37.069,52 TL alacağının bulunduğu belirtilerek bu alacağın dışında takibe konu bakiye asıl alacak ve buna bağlı faiz ve fer'ilerin tümüne itiraz edildiği bildirilmiş ve iş bu davada davalı tarafça itiraz edilen bakiye 87.180,78 TL'lik kısım üzerinden açılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takibe konu edilen miktar kadar alacaklı olup olmadığı, davalı tarafın kısmi itirazının yerinde olup olmadığı ve sonuç olarak davalının kısmi itirazının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi açısından her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, ilk olarak talimat ile davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olmakla, mali müşavir... tarafından düzenlenen 16.03.2016 tarihli kök ve 30.01.2017 tarihli ek raporun incelenmesinden, davacı tarafın incelenen 2010 yılı ticari defter ve kayıtlarında açılış tasdiklerinin süresi içerisinde yapıldığı, ancak yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmadığı, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yılı ticari defter ve kayıtlarla ilgili açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yapıldığının bildirildiği, davacı tarafın incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre 2013 yılı kapanış kaydında davacının davalıdan bakiye 107.972,36 TL alacak kaydının bulunduğu ve bu tutarında 2014 yılı açılış kayıtlarına alındığı ve bu tutar asıl alacak üzerinden davaya konu icra takibinin başlatıldığının tespit edildiği bildirilmiştir. Yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında talimatla inceletilen davacı şirket kayıtları ile davalı şirkete ait kayıtların karşılaştırılarak incelenmesi açısından mali müşavir ...'ndan rapor alınmış olup düzenlenen 22.08.2017 tarihli raporda; davalı şirketin incelenen 2009, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtlarında açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yapıldığı, taraflar arasında 25.01.2010 tarihinde başlayıp 20.02.2015 tarihi arasında sona eren cari hesap işlemlerinin bulunduğu, davacı şirketin icra takip dosyasına konu 107.972,36 TL'lik alacak talebine 05.05.2013 tarihli cari hesap bakiyesini dayanak olarak gösterdiği, incelenen davalı defterlerine göre 05.05.2013 tarihinde davacı şirketin davalı şirketten 41.817,98 TL cari hesap alacağının göründüğü, 13.01.2014 icra takibinde ise davacının davalıdan 37.141,60 TL cari hesabının göründüğü, icra takip dosyasına konu 107.972,36 TL'lik asıl alacak tutarının davalı yanca kabul edilen ve icra dosyasına ödenen 37.069,52 TL'lik kısmının 28.01.2014 tarihinde davacının cari hesap alacağından düşüldüğü ve bu ödeme işleminden sonra davalı kayıtlarında 28.01.2014 tarihi itibariyle davacının davalıdan cari hesap alacağının kalmadığının bildirildiği, ancak icra takibine konu alacak tutarının tespiti için yapılacak incelemede öncelikle tarafların defter kayıtlarındaki cari hesap işlemlerinin birbiriyle karşılaştırılması ve farklılıkların tespit edilmesinin gerektiği, bu nedenle rapor içeriğinde belirtildiği şekilde öncelikle davacı kayıtlarının incelenmesinin gerektiği ve bu kayıtlarla davalı kayıtları karşılaştırılmak suretiyle sonuca gidilebileceğinin açıklandığı görülmüştür. Yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında mali müşavir ...tarafından düzenlenen 22.08.2017 tarihli rapor kapsamında tekrardan talimatla davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, mali müşavir... tarafından düzenlenen 01.06.2018 tarihli raporda takip tarihi olan 13.01.2014 tarihi itibariyle davacı şirket defterlerine göre davacının davalıdan 107.972,36 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, her iki taraf defterleri arasındaki farklılıklara ilişkin dökümün raporun son sayfasında belirtildiği görülmüştür. Yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında talimatla inceletilen davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar ile davalı şirkete ait kayıtlar karşılaştırılmak suretiyle davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, bu kapsamda davalının kısmi itirazının yerinde olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, en son mali müşavir ... tarafından düzenlenen 17.01.2020 tarihli ek raporda nihai kanaatin bildirilebilmesi için taraflarca sunulması gerektiği belirtilen eksik belgelerin ibrazı ile ilgili olarak mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraf vekillerine verilen 2 haftalık kesin süre sonucunda her iki taraf vekilince dosyaya sunulan dilekçe ve ekleri incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden nihai kanaatini bildirmesi için yeniden rapor alınmıştır. Mali müşavir ... tarafından en son düzenlenen 25.11.2020 tarihli raporda, davacı şirkete ait ticari defterlere ilişkin olarak talimatla mali müşavirden alınan kayıtlar, davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar ile karşılaştırılmak suretiyle yapılan inceleme neticesinde, davalı şirkete ait ticari defterlerde kayıtlı olup da davacı defterlerinde görünmeyen işlemlerin raporun 3.sayfasında tablo halinde gösterildiği, buna göre 13.01.2014 takip tarihinden önce davalı kayıtlarında davacıya 48.768,11 TL borç ve 3.844,03 TL alacak kaydı ve takip tarihinden sonra ise 380,03 TL alacak kaydı olmak üzere toplam 48.768,11 TL borç, 4.224,06 TL alacak kaydedildiği, buna karşılık davacı şirkete ait defterlerde kayıtlı olmasına rağmen davalı şirkete ait defterlerde kayıtlı olmayan işlemlere ilişkin tablonun da raporun 4.sayfasında tablo olarak gösterildiği ve buna göre takip tarihi öncesinde davacı kayıtlarında 26.319,57 TL davalıya borç ve 26.248,02 TL alacak kaydının yapıldığının görüldüğü, her iki taraf ticari defterlerinde aynı olan kayıtlarının listesinin 2010-2011 kayıtlarına ilişkin işlemlerde ilave edilmek suretiyle güncellendiği ve raporun 1 nolu ekinde liste halinde sunulduğu, bu kayıtlar sonucunda 13.01.2014 icra takip tarihi öncesinde davacıya 571.775,22 TL borç ve 672.811,92 TL alacak kaydının taraf defterlerinde birbiriyle örtüştüğü ve bu işlemler sonucunda 101.036,70 TL davacının alacak bakiyesinin oluştuğu, bu tutara davacı kayıtlarında olmamakla birlikte davalı kayıtlarında davacının alacağı olarak takipten önce kaydedilen 3.844,03 TL'nin ilave edilmesi ve davalı kayıtlarında olmamakla birlikte davacı kayıtlarında davalının alacağı olarak kaydedilen 26.248,02 TL'nin düşülmesi sonucunda icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 78.632,75 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, buna göre icra takip dosyasında davalı tarafça itiraz edilmeksizin kabul edilen kısım olan 37.069,52 TL'nin düşülmesiyle de davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 41.563,19 TL alacağının kaldığı, icra takip talepnamesinde TTK 1530.maddesi gereğince işlemiş faiz talep edilmiş olduğundan davacı alacağı olarak tespit edilen 41.563,19 TL'lik alacak için raporun 5.sayfasında gösterilen tabloya göre 1.736,19 TL işlemiş faiz hesaplandığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, davacı ve davalı kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla yaptırılan bilirkişi incelemeleri neticesinde alınan kök ve ek raporlar ile tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde her ne kadar davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan kök ve ek raporda davacı şirkete ait incelenen ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takibe konu edilen tutar olan 107.972,36 TL cari hesaptan kaynaklı bakiye asıl alacağının kayıtlı olduğunun tespit edildiği bildirilmiş ise de, davalı tarafça icra takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesiyle icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 37.069,52 TL muaccel alacağının bulunduğu belirtilerek bakiye kısma yönelik asıl alacak faiz ve fer'ilerine itiraz edilmiş olduğundan davaya konu itirazlı alacak yönünden sadece davacı şirket defterlerindeki kayıtların takip tarihi itibariyle alacağın belirlenmesi yönünden tek başına esas alınamayacağı, itiraza uğrayan alacak yönünden ıspat külfeti takip tarihi itibarıyla bu alacağın varlığını iddia eden davacı da olup dava konusu somut olayda her iki tarafın tacir olması nedeniyle yine her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar birbiriyle karşılaştırılmak suretiyle varsa davacı alacağının belirlenmesinin gerektiği, mahkememizce yapılan yargılama sırasında en son mali müşavir ...'ndan alınan 25.11.2020 tarihli raporda her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar karşılaştırılmak suretiyle rapor düzenlendiği ve düzenlenen raporda, taraflara ait ticari defterlerde birbiriyle uyuşan ve uyuşmayan kayıtlar tespit edilerek rapor ekine listelerinin eklendiği, buna göre takip tarihi öncesinde her iki taraf ticari defterlerindeki birbiriyle uyuşan kayıtlara göre davacıya 571.775,22 TL borç kaydı ve 672.811,92 TL alacak kaydının her iki taraf defterlerine işlenmiş olduğu ve birbiriyle örtüştüğü, bu işlemler sonucunda davacının davalıdan 101.036,70 TL alacak bakiyesinin oluştuğu, bu tutara icra takibi öncesinde davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 3.844,03 TL'lik davacı lehine alacak kaydının eklenmesi ve yine davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 26.247,02 TL davalı şirket lehine alacak kaydının düşülmesi sonucunda davacının davalıdan takip tarihi itibariyle (101.036,70 TL + 3.844,03 TL - 26.247,02 TL =) 78.632,71 TL bakiye alacağının kaldığı tespit edilmiş olup, bu tutar alacaktan davalı tarafça itiraz dilekçesinde itirazsız olarak kabul edilen 37.069,52 TL'lik alacağın mahsubu neticesinde (78.632,71 TL - 37.069,52 TL=) 41.563,19 TL davacının davalıdan bakiye asıl alacağının kaldığı, davacı tarafın itirazlı kısma yönelik 41.563,19 TL dışındaki asıl alacak iddiasını tüm dosya kapsamı belgelerle kanıtlayamadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca aynen benimsenip hüküm kurmaya elverişli bulunan mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 25.11.2020 tarihli raporda TTK 1530.maddesi gereğince bakiye davacı alacağı olarak tespit edilen 41.563,19 TL üzerinden takip tarihine kadar yapılan hesaplama neticesinde davacının davalıdan 1.736,96 TL işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanmış olmakla davacının davalıdan kabul edilen 41.563,19 TL asıl alacak üzerenden 1.736,96 TL işlemiş faiz talep edebileceği ve fazlaya ilişkin istemin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Yukarıda anlatılan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki kısmi itirazının kısmen iptaliyle; itirazsız olarak kesinleşen kısım haricinde 41.563,19 TL asıl alacak, 1.736,96 TL işlemiş faiz olmak üzere 43.300,15 TL alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren 41.563,19 TL asıl alacağa davacı talebini aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine, likit olduğundan kabul edilen kısım olan 43.300,15 TL alacak üzerinden hesaplanan 8.660,03 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM /Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE, davalı borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki KISMİ İTİRAZININ KISMEN İPTALİYLE; itirazsız olarak kesinleşen kısım haricinde 41.563,19 TL asıl alacak, 1.736,96 TL işlemiş faiz olmak üzere 43.300,15 TL alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren 41.563,19 TL asıl alacağa davacı talebini aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden REDDİNE, Kabul edilen kısım olan 43.300,15 TL alacak üzerinden hesaplanan 8.660,03 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 2.957,83 TL TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 867,65 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.090,18 TL nispi karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsiliyle hazineye irat kaydına, Tebligat ve posta gideri 577,50 TL, toplam bilirkişi ücreti 1.600,00 TL olmak üzere toplam 2.177,50 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmına tekabül eden 1.066,97 TL yargılama gideri ile davacı tarafça başlangıçta yatırılan 896,65 TL harcın toplamı olan 1.963,62 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 6.429,02 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 6.504,48 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23.02.2021 Katip ... E İMZA Hakim ... E İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/1417, K. 2021/204, T. 23.02.2021, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2014-1417-e-2021-204-k-39ec33cfd7ac