Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2022/277 E. 2024/1635 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/277
- Karar No
- 2024/1635
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/277 KARAR NO: 2024/1635 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/12/2021 NUMARASI: 2016/1073 E. - 2021/906 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İstinaf yoluna başvuran davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1073 Esas dosyası ve dava dosyasında verilen 15/12/2021 tarih ve 2021/906 Karar sayılı gerekçeli kararı incelendi. Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından bir kısım senetler dayanak yapılarak müvekkili davacı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... numaralı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, takibe konu bonolardaki yazılar ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin hiçbir zaman bu senetleri düzenlemediğini, müvekkilinin takip alacaklısı davalıya böyle bir borcu bulunmadığını, resme belgede sahtecilik iddiası ile davalı aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı tarafından başlatılan takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu beyan ederek, davacının davalıya İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... numaralı dosyasında takibe konu edilen senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitini, davalının takip miktarı üzerinden %20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili dava dilekçesine cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın KABULÜ ile, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak senetler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, davalının takip yapmakta haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, takip çıkışı tutar olan 39.055,04 TL'nın %20'si oranında hesaplanan 7.811,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkemede bu bonoların ... ve kayın biraderi arasında ticaret birliği ve ortaklığı olduğu bonoları kayın biraderinin senelerden beri firma üstüne kayıtlı olan ...'e imzalatıp yolladığını, bu sistemin bu şekilde çalışıp senelerdir sorun çıkmadığını, davacının bu durumu bilmesine rağmen davada bilmediğini ileri sürdüğünü, firma sahibi davacının bu mallar nereden geldi diye düşünmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bono sahte ise bu sahteliği davacının kayın biraderi ile birlikte yaptığını, kimsenin verdiği mallara karşı sahte bono almayı istemeyeceğini, müvekkilinin davacı ve kayın biraderine güvendiğini, sahte bono düzenleyenlerin kendileri olduğunu, kendilerini sahte evrak düzenlemekten Cumhuriyet Savcılığına verdiklerini, mahkemenin haklı olarak bu şikayetin sonucunun beklenmesine karar verdiğini, davacının reddi hakim talebinden sonra ara kararından rücu ederek davanın kabulüne karar verildiğini, bonoların davacıya imzalatılıp gönderildiğini sandıklarını, bu bakımdan yanımızda imza at demediklerini, şimdiye kadar bir sorun çıkmadığını, müvekkilinin hem mal verip hem mağdur olduğunu, istinaf başvurularının kabulü gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda senetler üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının kanıtlandığını, takibe konu senet ile müvekkilinin hiçbir ilgi ve alakası olmadığını karşı tarafın da çok iyi bildiğini, davacının yanında dava dışı ...'ın bu senetleri imzaladığını, ...'ın bu ifadesini hem huzurda hem Savcılık dosyasında tekrar ettiğini, davacının sadece müvekkilinin aracını yediemin deposundan almasını ve kendisinin müvekkili davacıdan tahsil edilen miktarın iadesini geciktirmek amacıyla istinaf talebinde bulunduğunu belirterek davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili , davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... numaralı dosyası ile takibe konu edilen bonolardaki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını davalıya böyle bir borcu bulunmadığını beyanla takibe konu edilen senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında ; davalı alacaklı tarafından davacı aleyhine her biri 500 USD bedelli 15/01/2013 tanzim tarihli, keşidecisinin davacı ..., lehtarının ... olduğu ilki 20/03/2014 vade tarihli olup 20/03/2016 tarihine kadar bir aylık vade tarihi içeren 25 adet sıralı senede dayalı olarak 01/07/2016 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı görülmektedir. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. “imzanın sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Adli Tıp Kurumunun 29/07/2019 tarihli raporunda; inceleme konusu senetlerde yer alan ön yüz yazıları ile ...'ün mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'ün eli ürünü olmadığı, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu senetlerdeki borçlu imzaları ile ...'ün mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği bildirilmiştir. Dosya kapsamına göre ; dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim imza incelemesi yapılmıştır. Dava konusu senetlere dayalı takip yapıldığı, ancak senetlerin keşidecisi olan davacı adına atılmış olan borçlu yazı ve imzalarının davacının eli ürün olmadığının tespit edildiği bu durumda takip konusu bonoların davacı tarafından tanzim edilmemiş olması nedeniyle sahte olduğu, imza inkarı, sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defilerden olup , dava ve takip konusu bonolar nedeniyle davacının sorumlu tutulamayacağı, davalının davacı veya dava dışı kayın biraderi ... vasıtasıyla ticari mal verip vermediği, temel ilişkide alacaklı olup olmadığı,Yurdakul Korkmaz tarafından bu şekilde daha önce de bono verilmiş olması savunmalarının davacının sahte olduğu tespit edilen bonolardan sorumlu tutulamayacağına dair hukuki sonucu değiştirmeyeceğinden menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalının dava dışı ... ile aralarındaki ticari ilişki, senetleri imzalı halde ondan almış olması karşısında davacının borçlu, kendisinin ise lehtar olarak düzenlenen senetleri üçüncü kişiden kabul edip takibe koyması nedeniyle kötüniyet tazminatı talebinin koşullarının bulunduğu bu yönde karar verilmesinin hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2021 tarih ve 2016/1073 E., 2021/906 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.667,85 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 666,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.000,89 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2024