Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2023/761 E. 2024/3191 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/761
- Karar No
- 2024/3191
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/761 KARAR NO: 2024/3191 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/10/2022 NUMARASI: 2019/612 Esas - 2022/806 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı, davalı şirket tarafından enerji dağıtım altyapısına verilen hasarın onarımı için kullanılan malzeme ve işçilik bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; İcra takibi ve Mahkemenin yetkisi yönünden yetki itirazında bulunduğunu, davanın usülden reddine ya da yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini, Adi ortalığın proje alanı içinde gerçekleşene hasar iddiaları yönünden yalnızca Müvekkili Şirket hakkında dava açılamayacağından husumet itirazı ile davanın usulden reddini, Hasar tespit tutanakları ile icra takibinde talep olunan hasar tutarlarına ilişkin kayıt ve hesaplamaları kabul etmediklerinden davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Bilirkişi raporunun dosya kapsamına, Yargıtay içtihatlarına uygun, denetime elverişli, gerekçeli olmasına ve özellikle davacının davalıya hitaben yazdığı 27/05/2019 tarihli yazıda hasarın kendi ekiplerince giderildiğini belirtmiş olmasına, onarımın 3,25 saat sürmesi sebebiyle eşit kesinti süre aşım bedeli istenemeyecek olmasına göre benimsenen bilirkişi raporu çerçevesinde...Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyasından asıl alacağın 428,07 TL'lik kısmı ile işlemiş faizin 7,18 TL'lik kısmına yaptığı itirazın iptali ile takibin talepnamedeki koşullarla devamına, fazlaya dair istemin reddine, Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddine, Davacının takibi kötü niyetle başlattığına dair delil bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Maddi tazminat taleplerinin tamamının kabul edilmesi gerektiğinden kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız fiil iddiasına dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükellef olup, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/612 Esas 2022/806 Karar sayılı 05/10/2022 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2024