Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2025/661 E. 2025/848 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/661
- Karar No
- 2025/848
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/661 Esas KARAR NO: 2025/848 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/03/2025 NUMARASI: 2019/433 Esas, 2025/202 Karar DAVANIN KONUSU: Borçtan Kurtulma Davası KARAR TARİHİ: 19/06/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu 25.000,00-TL çekin yazdırıldığını fakat çekin keşideci bölümü üzerindeki imzanın müvekkili şirketin yetkililerine ait olmadığını, ayrıca şirket tarafından alınan karar ile bu tür işlemlerde iki yetkilinini imzasının gerektiğini, bunun ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini fakat çek üzerinde tek imzanın bulunduğunu, ayrıca çekin namına yazılı kişi kısmında yer alan ... Dış Tic. Şti.ile müvekkili arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını, çekin müvekkili tarafından doldurulmadığını ve kimseye verilmediğini belirterek müvekkilinin imzası taklit edilerek usulsüz şekilde doldurulan çekten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu çekin müvekkili bankaya ibraz edildiğini ve işlem yapıldıktan sonra ibraz edene iade edildiğini, müvekkilinin davacıya icra takibi başlatması gibi bir durumun mümkün olmadığını, müvekkilinin dava konusu olayda taraf sıfatının bulunmadığını, çekin müvekkiline ibraz edildiği tarihte davacı şirket yetkililerinin tek imzalarının yeterli olduğunu belirterek davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. - İlk derece mahkemesinin 2017/785 Esas, 2018/5 Karar sayılı ilamı ile davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmiş, Dairemizce yapılan istinaf incelemesinde kararın HMK 353.1.a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"-Davanın KABULÜ ile; ... bank AŞ Gebze Şubesinin ... nolu hesabından keşide edilen 31/08/2017 keşide tarihli, ... çek numaralı, 25.000,00-TL bedelli çek sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine," Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Çekin müvekkili tarafından işlem yapıldıktan sonra müşteriye iade edildiğini, çeke ilişkin müvekkili bankanın yetkili hamil olmadığından davacı aleyhine icra takibi açmasının mümkün olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ispat külfetinin bankaya yüklenerek davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, çekin keşide edildiği ve müvekkiline tevdi edildiği tarihlerde davacı şirketin temsiline tek imzanın yeterli olduğunu, davacı şirketin bu çeke ilişkin müvekkili bankaya sadece eksik imza nedeniyle ödeme yapılmaması talep ettiğin, imzaların şirket yetkililerine ait olmadığını ise iddia etmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkili bankanın davaya konu çekin yetkili hamili olduğunun kabulü halinde; müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunun dikkate alınması gerektiğini, şahsi defilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.04/06/2025 Tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20.maddesine göre; "341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” Dava değeri 25.000TL olup dava tarihi olan 08/09/2017 itibarı ile istinaf sınırı; 3.110TL olmakla davacı vekilinin kararın kesin nitelikte olduğuna ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek esas yönünden inceleme yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta Dairemizin kaldırma kararında; davalı bankanın dava tarihi itibarı ile çekin hamili olduğu, çekin dava tarihinden sonra üçüncü kişiye teslim edildiği, davacının çekte ciro ve imzası bulunan tüm cirantalara dava açmakta hukuki yararı olduğu tespit edilmiş olup mahkemece kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılarak çekteki imzanın davacıya ait olduğunu ispat yükünün davalıda olduğu, çek aslının temin edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 1.707,75TL harçtan, peşin yatırılan 615,40TL'nin mahsubu ile bakiye 1.092,35TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 15TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.19/06/2025