İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1003 E. 2025/434 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1003
Karar No
2025/434
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/1 KARAR NO : 2025/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/10/2023 KARAR TARİHİ : 29/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ... ilçesi Yenisarıbey köyünde çiftçilik yaptığını, müvekkili ile davalı taraf arasında 2023 yılı üretim sezonuna ilişkin olmak üzere domates yetiştirme ve alım satım sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme kapsamında davalı tarafça müvekkilinden teminat senedi olarak açık bono alındığını, yörede yapılan tarımsal sözleşmelerde ürünü alacak olan firmalar, üreticilerden bu şekilde teminat senedi aldığını, Sözleşme gereğince davalı tarafça müvekkilime domates çimi, gübre, tarım ilacı ve damlama sulama hortumu verildiğini, Davalı tarafça verilen bu ayni yardımların parasal miktarı bizzat davalı tarafça hazırlanan hesap ekstresine göre 128.492,70 TL olduğunu, Tarımsal üretim sözleşmelerinde ürünü satın alacak olan tarafın bu ayni yardımların yanında nakdi avans da vermesi gerektiğini, bu sayede üretim masrafları kısmen de olsa karşılanmış ve çiftçinin üretim yapabilmesine yardım sağlanmış olacağını, müvekkili ile davalı şirket arasındaki sözleşmede de nakdi avans sağlanacağı kararlaştırılmış ise de davalı firma müvekkiline tek bir kuruş dahi nakdi avans vermediğini, yani sözleşmenin kendisine yüklediği edimleri tam olarak yerine getirmediğini, Sonuç olarak müvekkilinin ne akdedilen sözleşme nedeniyle ne de başka herhangi bir nedenle davalı firmaya bir borcu olmadığını, davanın kabulü ile müvekkilinin ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı dosyası ve takip konusu bono ile davalı firmaya borcu bulunmadığının tespitine, davalının takip miktarının yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. KANITLAR: İcra dosyası, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, ... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı takip dosyasında davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespitine ilişkindir.Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Her ne kadar mahkememizce yapılan oturumda 27/03/2024 günü saat 14:00'te taraflara ait ticari defter incelemesi yapılmasına karar verilmiş ise de davacı tarafın ticari defter tutmadığını bildirir dilekçe sunduğu, davalı tarafın ticari defter ve bağlı kayıtlarının bilirkişi incelemesi yapılacağına karar verilmiş ise de; davalı tarafın gelmediğinden incelemenin yapılamadığına dair tutanak tutulduğu anlaşılmıştır. Dava, 2004 sayılı İİK m. 72 hükmü uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.Dava konusu, 14/04/2022 keşide tarihli 31/08/2023 ödeme tarihli 400.802,99 TL beddelli bonoda davacının borçlu, davalının lehtar olduğu ve nakden kaydının yer aldığı görülmektedir. Davacı taraf, dava konusu bonoların satım ilişkisi kapsamında avans ve boş olarak verildiğini , müvekkilinin, davalı tarafça düzenlenen cari hesap ekstresine göre borcunun 128.492,70 TL olduğunu , sözleşme uyarınca davalının edimlerini gereği yerine getirmediği için, müvekkilinin davalıya mal teslim etmediğini, ancak davacının 128.492,70 TL yi 3 seferde ... havalesi ile ödediğini, bu nedenle bonoların bedelsiz kaldığını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunmuştur. Davalı, davaya cevap vermediğinden, davayı inkar etmiş sayılarak yargılamaya konu ihtilaf ele alınmıştır.Bonoya karşı eldeki menfi tespit davasında, davacının kural olarak iddiasını HMK 200. Ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delil ile kanıtlaması gerekmektedir.Davacı taraf, 128.492,70 TL ödeme iddiasını, dava konusu takip tarihi olan 08/09/2023 öncesi olmak üzere 07/09/2023 tarihinde iki ve 08/09/2023 tarihinde bir kez olmak üzere ... aracılığı ile yapılan 3 adet havale ile kanıtlamış ; diğer yandan sunduğu , davalı tarafça kendisi adına 31/08/2023 tarihli faturanın miktarı da 130.287,20 TL olup, diğer yandan ise davalı şirketi, davacı hakkında düzenlediği 2022 yılı cari hesap ektresinde de bakiye borcun 128.492,70 TL olduğu anlaşılmıştır.Bilindiği gibi, 6100 sayılı HMK'nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222 nci maddesi; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünü içermekte olup yasa maddesinde 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik sonrası usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil olabilmesini sağlayan koşullar arasında karşı tarafın ticari defterlerin ibraz edilmemesi hali de yasaya eklenmiştir. Davacı taraf tacir olmayıp , dava dilekçesinde de davalının ticari defterlerine dayandığını belirtmiş, öte yandan 20/05/2024 dilekçesinde de davacı vekili HMK 225/5.maddesi hükmünü zikrederek, davacı müvekkilinin tacir olmadığını bu nedenle ticari defter sunmalarının mümkün olmadığını belirterek, davalının ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini belirtmiş, bunun üzerine belirlenen inceleme gününde de usulüne uygun tebligata rağmen , davalı şirket tarafından ticaferi defterin sunulmaması karşısında, ... 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/ Esas, 2023/ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davalının usulüne uygun şekilde ticari defterlerini belirlenen günde hazır etmesine ilişkin tebligat durumunda, davalı taraf belge niteliğinde olan ticari defterlerini 6100 sayılı Kanun'un 219 uncu maddesi uyarınca ibraz etmek zorunda olup, zira ticari defterler de 6100 sayılı Kanun'un 219 uncu maddesi kapsamındaki belgelerden olduğu maddenin ikinci fıkra hükmü ile açıkça vurgulanmış ; anılan hükümde öngörülen zorunluluğa rağmen belge (ticari defterler) ibraz edilmez ise mahkemece aynı Kanun'un 220 inci maddesine göre değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekmekte olmasına göre, yukarıda izah edilen şekilde , malen kaydı olan bononun teminat olarak boş olarak düzenlendiğini, bononun düzenlenmesine konu domates yetiştirme ve alım satım sözleşmesinden ötürü, davacının , sözleşmeden döndüğü, ancak sözleşme nedeni ile aldığı peşinattan ötürü 128.492,70 TL borcu olduğu halde, davalı tarafça bononun 400.802,99 TL düzenlendiğini, kaldı ki bu bedelin de davalıya ödendiğini ileri sürmüş, davalı iddia karşısında, ödemelerin bonoya karşılık yapıldığı ve bono bedelinin anlaşmaya aykırı düzenlendiğine yönelik ticari defterlerini sunmaktan kaçınması nedeni ile davacının, dava konusu icra takibi ile takibe konu bono nedeni ile davalıya borçlu olmadığına dair eldeki kabulü zorunlu olmuş, ancak davalının kötü niyetli takip yaptığının ispat edilememesi, davalının bonodan ötürü alacağını ispat edememesi nedeni ile davanın kabulüne karar verildiğinden yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatın talebinin reddine dair aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KABULÜ ile, davacının davalıya ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosya yönünden borçlu olmadığının tespitine, 2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar yasası gereği alınması gereken 27.378,85-TL harçtan peşin alınan 6.844,72-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.534,13-TL harcın davalıdan tahsiline, 4-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 70,00-TL yargılama gideri ile peşin alınan 6.844,72-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı yararına ölçümlenen 64.120,45-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... açık olmak üzere karar verildi.29/04/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1003, K. 2025/434, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1003-e-2025-434-k-a0dfffeb78a2