Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/1431 E. 2024/1683 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1431
Karar No
2024/1683
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1431 Esas KARAR NO: 2024/1683 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/05/2024 NUMARASI: 2023/175 Esas - 2024/409 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 31/10/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in Bakırköy ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine konu olan senet borçlusu olduğunu, senette müvekkilinin teminat olarak sadece imzasının bulunduğu, kefil olarak diğer müvekkili ...'in kefil imzası ile plasiyer olarak çalışmasına dair tarih ve meblağsız imzalanmış teminat senedi verildiğini, davalı tarafından davacıdan teminat olarak aldığı boş ve tarihsiz senet üzerinde sonradan tarih ve miktar kısımlarını düzenleyerek icra takibi başlatıldığını, senet bedeli karşılığında davacılara herhangi bir mal veya hizmet verilmediğini, davalının alacak iddiasını ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin borcu olmadığını, icra takibinin tedbiren durdurulmasını, takip konusu senedin geçersiz sayılmasını, davalının kötü niyetli olduğunun ispatı durumunda %40 tazminata mahkum edilmesini, borcun ortadan kaldırılmasını ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların zorunlu olan arabuluculuk sürecine başvurmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacıların tüm istemlerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle reddi gerektiğini, davacıların haklılıklarını ispat edemediğini ve yazılı delil sunamadıklarını, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, senet teminat senedi olarak düzenlenmediğini, teminat senedi olduğuna dair yazılı bir delil bulunmadığını, davacılar iddiaların ispat edemediğini, davacıların senet icraya konulduğunda itiraz etmediklerini, bu nedenle davanın amacı evin satışını engellemek olduğunu, senedin teminat senedi olduğunu ispat etmek davacıların yükümlülüğünde olduğunu, müvekkilinin davalı ...'e borç vermiş ve karşılığında senet aldığını, davalılar tarafından iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacıların borcunun devam ettiğini belirterek davalı vekili davanın reddini, takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/05/2024 tarih ve 2023/175 Esas - 2024/409 Karar sayılı kararıyla; "Dava şartları, HMK'nin 115/1 maddesi hükmünde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan Yasa'nın 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı Yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer yasalarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.Davacı taraf, Davalı'nın ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı Şirket'te işe girerken yalnızca imzasının bulunduğu senet alındığını, iş sözleşmesi sona erdikten sonra ise doldurularak takibe konulduğunu, senedin karşılıksız olduğunu ileri sürmüş olup, iddia kapsamına göre uyuşmazlığa İş Hukukunun uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; görevli mahkeme iş mahkemeleridir. Görev hususu kamu düzeninden olduğundan ve yargılamanın her aşamasında gözetileceğinden Mahkememize açılan bu davada göreve ilişkin dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilin davacılardan ...'e vermiş olduğu borç karşılığında senedi aldığı, yani taraflar arasında işçi işveren uyuşmazlığı değil, alacak verecek durumu söz konusu olduğu, ... ile ... ve ... arasında iş ilişkisi söz konusu olmadığı, davacı tarafın da bu yönde iddiası bulunmadığı, cevap dilekçemizde bu hususun anlatıldığı, şahit beyanlarının önemi vurgulanmasına rağmen mahkeme hakiminin delilileri toplamadan alalacele karar verdiği, huzurdaki davanın kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası olduğu, icra takibine konu senedin kambiyo senedi olduğu, kambiyo senetlerinin Türk Ticaret Kanununda düzenlendiği, görevli mahkemenin de Ticaret Mahkemesi olduğu, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması gerektiğini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından, "davanın usulden REDDİNE' karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. SGK kayıtları incelendiğinde davalı ...'nın ...Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı ve yetkilisi olduğu, davacı ...'in söz konusu şirketin çalışanı olduğu, SGK kayıtlarına göre davacı ve davalı arasında işçi ve işveren ilişkisi olduğu anlaşılmış olup uyuşmazlığın İş Mahkemelerinde çözümlenmesi gerekmektedir. Mahkemece davada görevsizlik kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından; davalı vekilinin istinaf isteminin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.31/10/2024

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1431, K. 2024/1683, T. 31.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-16-hukuk-dairesi-2024-1431-e-2024-1683-k-409cb92f92a7