İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/134 E. 2024/908 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/134
- Karar No
- 2024/908
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/10/2021 KARAR TARİHİ : 10/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle;Dava dilekçesinde özetle; İİK 72. madde uyarıca müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile ... 18. İcra Dairesinin 2016/ Esas sayılı icra takibinin durdurulmasını, kötüniyetli icra takibi başlatan davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Deliller; ... 18. İcra Dairesi'ne, ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, ... Vergi Dairesi'ne, ...'ya, ... Belediye Başkanlığı'na yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır. SMMM Bilirkişisinin Raporunun Sonuç Kısmı: "- Davacı tarafın 2015-2016 yıllarına ait ticari defter kayıtlarını içeren pdf dökümleri Bilirkişiliğimize sunulmuştur. Davacı tarafın noter onaylı ticari defterleri sunulmamıştır. - Davacı tarafın pdf şeklinde sunduğu 2015 ve 2016 yıllarına ait Ticari Defter kayıtları incelendiğinde; Yevmiye defteri kayıtları olduğu iddia edilen pdf şeklindeki kayıtların kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olduğu görülmüştür. - 2015 yılında davacının, davalıya toplam 51.409,06 TL tutarında 10 adet satış faturası düzenlediği, davalıdan tahsilatının kaydının bulunmadığı, 51.409,06 TL tutar alacak bakiyesinin 2016 yılına devir ettiği görülmüştür. - 2015 yılına ait pdf şeklinde sunulan kayıtlarda, 2014 yılından devir eden 175.000 TL tutarlı teminat senedi ve/veya borç senedi kaydının olmadığı, 2015 yılı kayıtlarında da 175.000 TL tutarlı senet kaydının bulunmadığı görülmüştür. - 2016 yılında davacının, davalıya toplam 23.308,54 TL tutarında 7 adet satış faturası kaydının olduğu, davalıdan tahsilat kaydının bulunmadığı, 74.717,60 TL tutarlı alacak bakiyesinin 2017 yılına devir ettiği tespit edilmiştir. - 2016 yılına ait pdf şeklinde sunulan kayıtlarda, 175.000 TL tutarlı teminat senedi ve/veya borç senedi kaydının olmadığı görülmüştür. - Senet aslı dosyada mevcut olmadığından dolayı İcraya konu edilen senedin teminat senedi olup olmadığı tespit edilememiştir.- Teknik Bilirkişi inceleme konu ve kapsamına girdiğinden dolayı taraflar arasındaki eser sözleşmesinin tamamlanıp tamamlanmadığının belirlenmemiştir. " şeklindedir. Mahkememizin 07/02/2023 tarihli duruşmasında davalı ...: "Takibe konu senedin bedeli bana ödenmedi, bu senet davacı ile aramızda yaptığımız sözleşme ile ilgili verildi, ben davacıya ilk olarak 175.000,00 TL daha sonra 150.000,00 TL para verdim, ben davacıya 175.000,00 TL para verdiğimde bana davacı 175.000,00 TL'lik senet verdi, bu senet beyanımda söz ettiğim üzere davacının bana yapacağı yapı ile ilgili ona verdiğim para karşılığında verildi. Davacı taraf aramızdaki sözleşmeye binaen üzerine düşenleri yapmadı, davacı binanın kaba inşaatını tamamen yapacaktı ancak davacı sadece 3-4 katın kalıp tahtalarını çaktı, bu işçilere de paralarını ben verdim. Ben inşaat yapıp satan biriyim aynı zamanda ..., yeminli verdiğim beyanlarımda ısrar ederim" şeklinde yemin etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE Dava, eser sözleşmesi uyarınca verildiği iddia edilen teminat senedi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemidir. Dava dilekçesinde özetle; takibe dayanak olan senedin teminat senedi olduğu, senet üzerinde teminat senedidir ve 3. Kişilere ciro edilemez kaydının olduğu, taraflar arasında sözleşme olduğu ve davacının yüklenici olarak edimini ifa ettiği, delil tespiti dosyasında davacının yüklendiği işleri ve hatta fazlaca imalat yaptığının tespit edildiği, davacının edimini ifa etmesi sebebiyle borcu olmadığı vakıalarından hareketle menfi tespit isteminde bulunulmuştur. Dava dilekçesi davalıya TK m.21/2'ye göre tebliğ edilmesine rağmen davalı davaya süresinde cevap vermemiştir. Mahkememizce istinaf kaldırma ilamı öncesinde davacının yemin teklif etme hakkını kullanması üzerine davalının yeminli beyanları alınmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince; taraflar arasında davalıya ait taşınmazda yapılacak inşaat için eser sözleşmesi düzenlediği hususunda ihtilaf olmadığı, davacının yüklenici, davalının ise iş sahibi olduğu, davacı şirketin tacir olduğu, ancak gerçek kişi olan davalının tacir olup olmadığının araştırılmadığı belirtilmiştir. Mahkememizce kaldırma ilamı sonrasında, tensip zaptının hazırlanması öncesinde, iş sahibi olan davalının sözleşmenin akdedildiği tarih olan 2014 yılında tacir olup olmadığına dair müzekkereler yazılmıştır. Gelen müzekkere cevaplarında; davalı iş sahibinin davacı ile aralarında sözleşmenin akdedildiği tarihte bilanço usulüne göre defter tutan vergi mükellefi olduğu, davalının aynı zamanda esnaf odasına kayıtlı olduğu belirtilmiştir. Davalının bilanço usulüne göre defter tutması sebebiyle ilgili ... kararı gereğince davalının tacir olduğu anlaşılmış ve mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur. Her ne kadar davalının iş sahibi olarak verdiği iş bir yapı ise de tacirin kural olarak işleri ve borçlarının ticari iş niteliğinde olduğu karinesi ve davalının yeminli beyanlarında kendisini inşaat yapıp satan biri olarak nitelemesi dikkate alınarak; dava konusu işin de davalının ticari işletmesi ile ilgili olduğu ve davanın nisbi ticari dava niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır. Davanın nisbi ticari dava olduğu belirlendikten sonra; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı davacı yüklenicinin verilen teminat senedinden kaynaklı borçlu olup olmadığının tespiti cihetine gidilmiştir. Davalı asil duruşmadaki yeminli beyanlarında eser sözleşmesine konu olan yapı ile ilgili; davacının binanın kaba inşaatını tamamen yapmadan işi terk ettiğini, davacının binanın sadece 3-4 katının kalıp tahtalarını yaptığını beyan etmiştir. Davalı iş sahibi; davaya cevap vermediği gibi söz konusu yapı ile ilgili davacının işi terk etmesinden sonra delil tespiti yaptırdığına dair bir beyan sunmamıştır. Bilindiği üzere tamamlanan bir yapının yüklenici tarafından yapıldığının kabulü gerekir ve bunun aksini iş sahibi ispatlamalıdır.Mahkememizce eser sözleşmesine konu olan ... ili, ... ilçesi, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapı olup olmadığı, yapı var ise yapının mimari projesinin, yapı kullanım izin belgesinin, iskan ruhsatının, yapıyı yapan yüklenicinin kim olduğuna dair belgelerin ve yapı ile ilgili tüm belgelerin fiziken mahkememize gönderilmesi ... Belediyesinden ve ... Büyükşehir Belediyesinden ayrı ayrı istenilmiştir. Mahkememize gönderilen yapı kullanım izin belgesinde davacının yapı müteahhidi olarak yer aldığı görülmüştür. Davalı her ne kadar delil tespiti ile davacının işi terk ettiğini ispatlayamamış ise de mahkememizce davalı vekiline aynen, "Hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında; davalı vekiline, davalı asilin yeminli beyanlarında söz ettiği, akdedilen sözleşme gereğince, davacı yüklenici tarafından işin eksik yapıldığı ve yapıda çalışan işçilerin ücretinin davalı tarafından ödendiği hususları ile ilgili; eksik yapılan işlerin dava dışı kişilere tamamlattırıldığına dair belgeler ile yapıda çalışan işçilerin ücretinin davalı tarafından ödendiğine ilişkin belgeleri sunmak üzere 1 ay kesin süre verilmesine, verilen süre içerisinde söz konusu belgelerin sunulmaması halinde tahkikata mevcut delillere göre devam olunacağının işbu duruşma zaptının tebliği ile davalı vekiline ihtar edilmiş sayılmasına," şeklinde ara karar ile ilgili belgeleri sunmak üzere kesin süre verilmiş, ancak verilen bu kesin süreye rağmen davalı vekilince işin üçüncü kişilere yaptırıldığına dair bir belge sunulmamıştır. Davalı süresinde cevap dilekçesi vermediğinden davalının tanıkları dinlenilmemiş ve cevap dilekçesi verilmediği için davalının yemin teklif etme hakkı olmadığı kanaatiyle yargılamaya devam olunmuştur.Kural olarak sözleşmenin ifa sürecinde gerçekleşen imalatın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilir. Ayıplı olduğu belirlenmeyen ya da iş sahibinin teslimden sonra delil tespiti yaptırmak suretiyle tespit ettirmediği veya resmi makamlarca düzenlenen tutanaklarla tespit edilmeyen ayıplar yönünden eserin ayıplı olarak imâl edildiğinin kabulü ve buna göre hesaplama yapılması mümkün değildir. ( Hukuk Genel Kurulunun 05.11.2008 gün 2008/- Esas, 2008/ Karar sayılı ilâmı, 15.Hukuk Dairesinin 15.11.2012 gün ve 2012/ Esas, 2012/ Karar sayılı, 15.Hukuk Dairesinin 2015/ Esas, 2015/ Karar sayılı ilamları) Tüm bu açıklamalar ışığında; davacı yüklenicinin söz konusu yapıya ilişkin yapı kullanım belgesinde yapı müteahhidi olarak geçtiği, yapı kullanım izin belgesinin ve yapı ruhsatının alınmış olmasından yapının tamamlandığının resmi makamlarca da kabul edildiği, keza davalı asilin de yapının üçüncü kişilere tamamlatıldığının beyan edildiği, bu bağlamda tamamlanmış bir yapı ile ilgili mahkememizce keşfe çıkılmasının usul ekonomisine aykırı olacağının değerlendirildiği, zira eser sözleşmesine konu olan yapının ilgili belgelerden de anlaşılacağı üzere tamamlanmış olduğunun anlaşıldığı, kural olarak sözleşmenin ifa sürecinde gerçekleşen imalatın yüklenici tarafından yapıldığının kabul edildiği, davalı iş sahibinin imalatın dava dışı üçüncü kişilere yaptırıldığını, davacının işi terk ederek yarım bıraktığını delil tespiti ile ispatlayamadığı, aksine davacının yaptırdığı delil tespitinde bilirkişilerce inşaatın kaba inşaatının tamamlandığının belirtildiği, söz konusu bu bilirkişi raporuna davalının itiraz dilekçesi de sunmadığı, sonuç olarak davacının yüklenici olarak edimini ifa ettiği ve işin yapılması ile ilgili verdiği teminat senedinin de bu sebeple bedelsiz kaldığı kanaati ile aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanması ve davalının takibinde kötü niyetli olduğu sübut bulmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere; 1-Davanın Kabulü ile; davacı ...'nin ... 1. Genel İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı takip dosyasından ve takip dosyasının dayanağı olan 16/08/2014 düzenleme ve 16/08/2014 vade tarihli, 175.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı, borçlu olmadığının tespitine, 2-Takibin haksız ve kötü niyetli olduğu sübut bulmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 15.238,06 TL karar ve ilam harcından; 170,78 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15.067,28 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 170,78 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı, 750,00 TL bilirkişi ücreti, 318,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.298,08 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 35.460,83 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/09/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır