Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/1163 E. 2024/1554 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1163
- Karar No
- 2024/1554
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1163 Esas KARAR NO: 2024/1554 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/02/2024 NUMARASI: 2023/18 Esas, 2024/112 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 21/09/2022 KARAR TARİHİ: 09/10/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında Alacağın Temliki, Sulh, İbra ve Feragat sözleşmesi yapıldığını ve iş bu yapılan sözleşme gereği davalı borçluya 2583 USD verildiğini, sözleşme uyarınca bir kısım ödemelerin yapıldığını, ancak 1883 USD'nin ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile müvekkili TBK hükümleri çerçevesinde Borcun Nakli sözleşmesi imzalandığını, iş bu davada Tüketici Mahkemesi görevinde olmadığının sabit olduğunu, zamanaşımı itirazları ve izah ettikleri diğer nedenlerle davanın haksız, mesnetsiz ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece Mahkemesince yapılan yapılan yargılama sonucunda; talebin temlik sözleşmesine dayalı olduğu, mutlak ticari dava olmadığı, davacının mükellefiyet kaydının bulunmayıp tacir olmadığı, bu durumda nispi ticari dava da bulunmadığı taraflar arasındaki uyuşmazlığın temlik sözleşmesinden kaynakladığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/11-2630 E,- 2019/328 K.sayılı 21/03/2019 tarihlidoğrultusunda uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle mahkememizin görevsizliğine, HMK md.114/1-c ve HMK 115/2 uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; TTK ’nun 19. maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan bir iş/sözleşmenin diğer taraf için de ticari iş sayılacağını, bu uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemenin, TTK ’nun 4. ve 5. maddeleri gereğince ticaret mahkemesi olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava itirazın iptali talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine reddine karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut olayda uyuşmazlığın alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan edimin yerine getirilmemesi nedeniyle alacağın tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, davanın TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı, davacının tacir olmadığı, bu nedenle nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı, ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılmasının, davanın niteliğini ticari hale getirmeyeceği 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediği, işin ticari nitelikte olmasının davayı ticari dava haline getirmeyeceği (Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/1026 E, -2015/1765 K) bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği, anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.09/10/2024