Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2024/159 E. 2024/905 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/159
- Karar No
- 2024/905
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/159 KARAR NO: 2024/905 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/11/2023 (Ara Karar) NUMARASI: 2023/672 Esas TALEP: İhtiyati Tedbir İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA VE TALEP: Davacı vekili; müvekkilinin İskenderiye'de yaşan Mısır ülkesi vatandaşı olduğunu, Türkiye'ye bir süre rahatsızlıkları sebebiyle gelemediğini , müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadan alelacele sahip olduğu payı kötü niyetle elde etmek amacı ile olağanüstü genel kurul yapılıp sermaye artırımı kararı alındığını, ekonomik koşullar nedeniyle sermaye artışı yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, şirketin işletildiği otelin gelirini gayri resmi kayıtlarda tutan ve elde edilen karı her ay sonu aralarında paylaşan aynı zamanda diğer ortaklar yönetim kurulu üyelerinin bugüne kadar müvekkiline hiç kar payı dağıtmadıklarını, yönetim kurulu üyelerinin herşeyin usulüne uygun ve şirket için yapıldığına ilişkin beyanlarının gerçeklikten yoksun olduğunu bildirerek; taleplerinin kabulü ile öncelikle 12/07/2023 tarihli toplantıda alınan kararların uygulanması müvekkili haklarının zayi olmasına ve müvekkili yönünden telafisi imkansız zararlara sebep olacağından 12/07/2023 tarihli toplantıda alınan kararların icrasının durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesine, kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı 12/07/2023 tarihli olağanüstü genel kurul ile alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; YK üyeleri tarafından sunulan 13/11/2023 tarihli dilekçede; davacı tarafın 3 yıldır yönetim kurulu üyeleri ile irtibata geçmediği, kendisine ulaşılamadığı, ekonomik koşullar nedeniyle sermayenin arttırılması kararı alındığını beyan ettikleri , davacının davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiğini, sermaye artışına yönelik alınan kararın davacının ortaklık payını azaltmaya yönelik olup olmadığı, yasa, ana sözleşme ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı yapılacak yargılama sonucunda belirleneceğinden bu aşamada davacının yaklaşık olarak haklılığını ispat edemediği gerekçesiyle ,icranın geri bırakılması talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; dava konusu olağanüstü genel kurul kararı ile müvekkilin 100.000-USD ödeyerek aldığı payının elinden alındığını, davalı şirketin % 20 pay sahibi müvekkilinin paylarının elinden çıktığını ,rüçhan hakkı kullanarak müvekkil hisselerini gasp ettiklerini,ortaklar tarafından şirket resmi hesabına sermaye artırımı olarak yatırılan paralar şirketçe kullanılmaksızın hisselerin ele geçirilmesini müteakiben hemen hesaptan geri çekildiğini ,banka kayıtlarıyla sabit bu duruma rağmen Mahkemece bu yöndeki iddianın değerlendirilmediğini, tedbiren icrasının durdurulmasını talep ettikleri alınan sermaye artırımı kararı, ekonomik koşullar veya yeni yatırım amaçlı olmadığını,alınan sermaye artırımı kararı ticaret siciline tescil edilerek ilan edildiğini ,işbu davanın lehe sonuçlanması halinde iptal kararının niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir karar olmasından dolayı geriye yönelik olarak kararın etkisi ancak iç ilişkide söz konusu olacak, genel kurul kararına bağlı olarak ve güvenerek ortaklık ile işlem yapan üçüncü kişilerin elde ettikleri haklarının korunması söz konusu olabileceğinden yeni uyuşmazlıkların oluşmasına sebebiyet vereceğini ileri sürerek kararın icrasının durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: 6100 sayılı TTK'nin 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan madde de hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nin ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Davacı tarafça icrasının durdurulması talep edilen 12/07/2023 tarihli olağanüstü genel kurulda sermaye artırımına karar verildiğini alınan kararın, şirkette %20 olan ortaklık payının elinden alınması amacıyla yapıldığı ileri sürülmüştür. İlk derece mahkemesince davacının iddialarının yargılama neticesi belirleneceği gerekçesiyle, ihtiyati tedbir istemi red edilmiş ise de yapılan sermaye artırımı sonucunda davacının %20 olan ortaklık payının rüçhan hakkının diğer ortak tarafından kullanılması nedeniyle %1 oranına düştüğü gözetildiğinde davacının telafisi imkansız zarara uğrama ihtimali yüksek bulunmaktadır. Her ne kadar davacının iddiasında haklı olup olmadığı, yargılama sonunda tüm deliller toplandıktan ve incelendikten sonra ortaya çıkacak ise de, davaya konu genel kurul kararı uygulandığında, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ve davaya konu genel kurul kararının butlanına veya iptaline karar verilmesi halinde, hükmün infaz kabiliyeti ortadan kalkabileceği gibi, telafisi güç ya da imkansız durumlar ortaya çıkacağı ve yeni uyuşmazlıklar doğacağı kuşkusuzdur. Bu durumda, TTK'nın 449. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince dava konusu sermaye artırımına ilişkin kararın yürütmesinin geri bırakılması talebinin reddine karar verilmesi doğru bulunmamış, ara kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, olağanüstü genel kurulda alınan sermaye artırım kararının icrasının durdurulması gerekirken ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ara kararın kaldırılmasına, teminat alınmaksızın kararın icrasının durdurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/672 Esas sayılı 16/11/2023 tarihli ara kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"İhtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; davalı şirketin 12/07/2023 tarihli olağanüstü genel kurulunda şirket ana sözleşmesinin 6 maddesi değiştirilerek şirket sermayesinin artırılmasına ilişkin alınan kararın icrasının durdurulmasına ilişkin İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE, HMK'nın 392. maddesi uyarınca, davacının şirket ortağı oluşu, kararın mahiyeti dikkate alınarak, takdiren teminat alınmasına yer olmadığına, HMK nın 393(1) maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliğinden itibaren bir hafta kesin süre içinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması talep edilmediği takdirde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtiyati tedbir talep eden davacı vekiline bildirilmesine,kararın infazı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine," Yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/06/2024