İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/516 E. 2025/307 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/516
Karar No
2025/307
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/516 Esas KARAR NO: 2025/307 DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 11/07/2024 KARAR TARİHİ: 09/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Müvekkili şirketin yurt dışında inşaat işleri yaptığını, davalı tarafın yurt içi ve yurt dışı nakliye, taşımacılık ve lojistik hizmeti verdiğini, müvekkilinin ---------- ülkesi ------------ şehrinde yer alan şantiyesine bir kısım inşaat malzemesinin teslim edilmesi konulu 27.09.2022 tarihinde "door to door" taşıma sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre müvekkil şirektin şantiyesinde yapılacak nihai teslime kadar tüm sorumluluk davalı tarafa aitken teslimat gerçekleştirilmediğinden iş bu davanın açılmak durumunda kalındığını, 31.01.2023 tarihinde müvekkilinin mallarının bulunduğu --------- ve ---------- nolu konteynırların tırlara yüklendiğini ve müvekkilinin --------- deki şantiyesine teslim edilmek üzere yola çıktığını, 10.03.2023 tarihinde nakliye gemisinin ------------- limanına ulaştığını ve sonrasında anlaşmalı oldukları kara taşımacılığı firması ile konteynerlerin ---------- yüklenerek teslim edilmek üzere nihai teslim adresine hareket ettiğini, 16.03.2023 tarihinde davalı tarafın müvekkiline gönderdiği mailde "konu yüklemenize ait ---------- nolu konteynerin taşıdığı araçla kapı teslimi sırasında bir kaza gerçekleştiğini konteynerin ----------- varması üzerine ekspertiz düzenleneceği bilgisinin taraflarına iletildiği" bilgisi verildiğini, akabinde yerel acente ile irtibata geçilip konteynır gelişi ile ilgili bilgi alınabileceği ve hasar tespitinin yaptırılacağının belirtildiğini, Davalı tarafın 24.03.2023 tarihinde ise müvekkile "kazalı konteynerin yeni bir dorseye alınamadığını bu sebeple de konteynerin kaza mahallinde açılarak nihai teslim adresine ulaştırılacağını ve ekspertiz raporunun da nihai teslim adresinde yapılacağını" davalı tarafın bu bildirimi sonrasında müvekkili tarafından 24.03.2023 tarihli mail ile davalı tarafa kaza sonrası taşıma ile ilgili çekinceleri ve taşımanın önemini belirten mail gönderdiğini, malın indir bindir sırasınad çok hassas hareket edilmesi, zira kanteyner içerisinde alüminyum kompozit plakalar olduğunu ve yüzeyleri çizildiğinde hiçbir işe yaramayacağını, kullanılamaz hale geldiğini, bir plakanın 10 cm'lik kısmı dahi çizilse plakaların çöp olduğunu, tüm operasyonun fotoğraf ve video ile mümkün olduğunca kaydedilmesi, özellikle konteyner ilk kapak açılımında mevcut durumunun çok net görüntülenmesi hususunun belirtildiğini, davalı tarafın 24.03.2023 tarihli mailinde belirttiği gibi ekspertiz çalışması, nihai teslim adresinde yapıldığını ve davalının iç taşımayı yaptırdığı eksper firması tarafından hem de müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz ile malların hasar tespiti yaptırıldığını, mevcut ekspertiz raporuna göre kaza sonrası meydana gelen hasarın 38.685 USD olduğunu, hasar tespit sonrasında müvekkili şirekitn kaza sonrası meyadan gelen hasarın ve zararın giderilmesi anlamında davalı tarafa birçok kez mail ilettiğini ancak davalı tarafın herhangi bir dönüş yapmadığını, müvekkili şirket bunun üzerine ----------- Noterliği'nin ----------- yevmiye ve 15.06.2023 tarihli ihtarnamesi ile taşıma sırasında meydana gelen kaza sonrası oluşan zararın karşılanması anlamında ve en geç 7 gün içerisinde herhangi bir gereği yerine getirmediğini, alacağını tahsil edemeyen müvekkilinin 19.01.2024 tarihinde malların taşınması sırasında zarar görmesi sebebiyle zarar gören malların rayiç bedellerinin ve teslim noktasına ulaşana kadar ki bedellerinin tazminat olarak ödenmesi istemli arabuluculuk sürecini başlattığını ancak bu arabuluculuk sürecinin anlaşamama olarak kapatıldığını, 14.03.2024 tarihinde alacağının tahsili için ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın 22.03.2024 tarihinde icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı tarafın ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, alacağının hasar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, haksız ve kötüniyetli itiraz sebebiyle %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle; Müvekkili şirketin taşıma hizmetleri veren bir ş irket olduğunu, ---------- ülkesi ---------- şehrine taşıması yapılan emtiaların gerçekleşen kaza neticesinde teslim edilmediğini, kaza ve ortaya çıkan hasara ilişkin eksper çalışması yapıldığını ve zararın 38.685 USD olduğunu, zararın meydana gelmesinde taşıyan olarak müvekkili şirketin sorumlu olduğunu iddia edildiğini ancak müvekkili şirketin donatan ya da taşıyan değil acente olduğunu, davacının dava dilekçesinde her ne kadar müvekkili şirket ile anlaşma yaparak taşıma yapıldığını beyan etmiş ise de konşimentodan da görüleceği üzere müvekkilinin ----------- şirketinin acenteliğini yaptığını, acentenin zararlardan sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını, davacının müvekkil şirketi acentelik yaptığı müvekkili ----------- şirketine izafeten taraf göstermek yerine direkt olarak tarfa addetmiş olduğunu, davanın anılan eksiklik nedeni ile husumet yokluğundan reddi gerektiğini, 1 yıllık süre içerisinde ikame edilmeyen davanın zamanaşımı nedeni ile reddini, taşıtan ve taşıyan arasında akdedilen --------- nolu konşimentonun 1. Law And Jurisdiction maddesi ile ------------- Mahkemesinin yetkili kılındığını, taşıtan ya da gönderilen yüke ilişkin sigorta poliçesi akdedip akdetmediği bilinmediğini, müvekkil şirket gerekli organizasyonu sağlayarak görevini ifa ettiğini, taşımada herhangi bir yükümlülük ya da kusur sahibi olmadığını, davanın -----------Ş.'ye ihbarını, davanın fiili taşıyan --------, --------- Mahallesi ----------- Caddesi No.---------- Kat.---------- ------------- adresinde mukim -----------Ş.ye İhbar edilmesini, usuli itirazları doğrultusunda davanın pasif husumet yokluğu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeni ile reddini, Usuli itirazları yerinde görülmezse müvekkil şirketin hasardan sorumlu olmaması nedeni ile esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davacı vekilinin Cevaba cevap dilekçesini özetle; Zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığını, müvekkilinin zayi durumuna davalı tarafından gönderilen 16.03.2023 tarihli mail ile muttali olduğunu, sonrasında taraflar arasında dostane çözüm yolları arandığını, ------------ Noterliğinin 15.06.2023 tarih ve ---------- yevmiye nolu, -----------Noterliği'nin 05.01.2024 tarih ve ------------ yevmiye nolu ihtarnameleri gönderildiğini, çözüm bulunamayınca 19.01.2024 tarihinde zorunlu ticari arabuluculuk müessesesine müracaat edildiğini ve bu süreçte 26.02.2024 tarihinde anlaşamama ile nihayete erdiğini, 14.03.2024 tarihinde ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine yasal bir yıllık süre içerisinde iş bu davanın açıldığını, davanın yetkili ve görevli mahkemede açıldığını, davalı tarafın üzerine düşeni yapmadığını, davalı iddialarının reddini, davanın kabulünü, davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptalini, davanın haksız ve kötüniyetli itirazı sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesini özetle; Müvekkil şirketin donatan taşıyan değil acente olduğunu, müvekkil şirketin gerekli organizasyonu sağlayarak görevini ifa ettiğini, taşımada herhangi bir yükümlülük ya da kusur sahibi olmadığını, 1 yıllık süre içerisinde ikame edilmeyen davanın zamanaşımı nedeni ile reddini talep ettiklerini, davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, taşıtan ya da gönderilen yüke ilişkin sigorta poliçesi akdedip akdedilmediğinin bilinmediğini, davanın ---------Ş.'ye ihbarını, usuli itirazları doğrultusunda davanın pasif husumet yokluğu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeni ile reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde; Dava İİK 67. Maddesi gereği itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre, Kanunda aksine hüküm yoksa herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. HMK’nın 190. maddesine göre de, İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İspatın hangi delillerle yapılacağı HMK’da ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. HMK’ya göre, ikibinbeşyüzlirayı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı zorunludur. HMK’ya gore, ikrar edilen olguların aksinin ispatı gerekmez. Bu nedenle, eldeki davanın çözümünde tarafların ispatla mükellef olduğu hususların ayrıntılı bir şekilde belirlenerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir.TTK'nın 1237/1. maddesi uyarınca, taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkide konişmento esas alınır. Somut olayda dava konusu konişmento incelendiğinde yukarıda yer verildiği üzere konişmeto hükümlerinin tarafları bağlayacağı açıktır. MÖHUK'un 47/1 maddesi, “Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olur. Dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülür.” şeklinde düzenlenmiştir. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir yetki sözleşmesi olarak da düzenlenebilecektir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekmektedir. Somut olayda dava konusun emtianın yükleme yerinin yabancı bir liman olması, taşımayı yapan geminin yabancı bayraklı olması ve taşıyanın yabancı bir şirket olması dikkate alındığında, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı kabul edilmelidir. Bunun yanında, dava konusunun münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, taşıma akdî ilişkisinden kaynaklandığı da açıktır. Taşıtan ve taşıyan arasında akdedilen---------- nolu koişmentonun 1- Law.. maddesi ile ------------ Mahkemesi yetkili kılınmış olup davalının süresinde uluslararası yetki itirazında bulunmuş olması nedeniyle, mahkememizin uluslararası yetkisizliği nedeniyle HMK'nın 114/1.a ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin yetki itirazının kabulü ile mahkemenin uluslararası yetkisizliği nedeniyle HMK'nın 114/1.a ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, 2- Harçlar Yasasına göre alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 20.499,19 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 19.883,79‬ TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına, 4-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 09/04/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/516, K. 2025/307, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-516-e-2025-307-k-4ef358cf4d4d