İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/115 E. 2025/514 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/115
- Karar No
- 2025/514
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/115 Esas KARAR NO : 2025/514 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/02/2025 KARAR TARİHİ : 11/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.İDDİANIN ÖZETİ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ... tarihinde ... TL tutarında fatura kesildiğini ve davalı, müvekkil şirketin hesabına ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL ödeme yapıldığını, devamında ise müvekkil tarafından ... tarihinde araç kira bedeli olarak ... TL tutarında fatura kesilmesine rağmen, davalı şirket tarafından müvekkil şirketin hesabına ... tarihinde yalnızca ... TL ödeme yapıldığını, geriye kalan ... TL lik alacağın davalı tarafından ödenmediğini, yine müvekkil tarafından araç kira bedeli olarak ... tarihli ... TL tutarında fatura kesilmesinin ardından davalı tarafından hiçbir şekilde ödeme yapılmadığını, bu hususlar göz önünde bulundurulduğu zaman davalının davacı müvekkil ile arasında süre gelen hizmetten kaynaklı ticari nitelikte bir borç ilişkisi olduğunun açık olduğunu, Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile ... ve ... tarihinde müvekkil hesabına gönderilen tutarlar, ... tarihli faturadan mahsup edildiğini, ... tarihli faturanın ... TL'lik kısmı ve ... tarihli faturanın tamamı, davalı tarafça ödenmediğinden ... TL olan toplam alacak üzerinden borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını, icra takibindeki faturaların tarihlerine bakıldığı zaman, müvekkilin hesabına gönderilen tutarların eksik olduğu ve müvekkilin alacaklı olduğunun açıkça görüleceğini, tüm bu hususların tarafların ticari defterleri de incelendiğinde açığa kavuşacağını, Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe davalı borçlu şirketin haksız ve kötü niyetle yapmış olduğu tüm itirazların iptaline, davalı borçlu şirketin takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır. III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evraklarının incelenmesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine toplam ... TL fatura alacağından bahisle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının süresinde icra takibine, borca, işlemiş faize, işlemiş faiz miktarına, faiz türü ve faiz oranına, faiz başlangıç tarihine tüm ferilere itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davacı tarafça dosya kapsamına flaş bellek içerisinde sunulan ticari defter kayıtları kayıtları kapsamında dava konusu hususla sınırlı olmak üzere yapılan tetkik ve incelemelerde; *Davacı ...'nin ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numarasında kayıtlı kurumlar vergisi mükellefi olduğu, * Davacı şirketin dosya kapsamına flaş bellek içerisinde sunduğu 2024 yılı ticari defter kayıtlarının ... Seri No lu Elektronik Defter Tutma Genel Tebliğ uyarınca elektronik ortamda (e-Defter) tuttuğu, bu hususla ilgili Mali Mühür, E İmza, Berat ve Elektronik Sisteme sahip olduğu, *Davacı tarafın 2024 yılı ticari defterlerinin TTK’na göre usulüne uygun tutulduğu, takdiri ve değerlendirilmesi Yüce Mahkemenize ait olmak üzere sahibi lehine delil olma niteliğini taşıdığı, *Dava ve takip konusu faturaların tarafların dosya kapsamına kazandırılan Ba-Bs formlarında kayıtlı olduğu ve tarafların Ba-Bs formlarının birbirini karşıladığı, *Davacı şirketin 2024 yılı ticari defter kayıtlarında Davalı ...'ne ait carinin muavin kaydını ... ... hesap kodundan takip ettiği, *Yer alan muavin kaydında da görüleceği üzere Davacı tarafın 2024 yılı ticari defter kayıtlarına göre Davacı şirketin Davalı şirketten ... TL Alacaklı olduğu gözüktüğü, *Ancak Davacı vekili dava dilekçesinde Davalı tarafça müvekkilinin banka hesabına ... tarihinde ... TL ödeme yaptığını beyan ettiği ancak söz konusu ödemenin Davacının ticari defter kayıtlarında yer almadığı gözüktüğü, *Söz konusu bedeli Davalının cari hesabından mahsup ettiğimizde ... takip tarihi itibariyle Davacının Davalıdan ( ... TL - ... TL = ... TL) ... TL Asıl Alacaklı olduğu gözüktüğü, *Davacı tarafça takip talebinde Davalıdan ... TL Asıl Alacak talep edilmiş olup, bu durumda taleple bağlılık ilkesi kapsamında takip tarihi itibariyle Davacının Davalıdan ... TL Asıl Alacaklı olduğu, *Davacı tarafça Davalıdan takip talebinde asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren faiz talep edildiğinden takip öncesi işlemiş faize yer olmadığı, *Talep edilen tazminat, tazminat tutarı ve oranı ile diğer talepler hususundaki takdir ve değerlendirmelerin Mahkemenize ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ: Dava fatura tanzimi ile cari hesap ilişkisinden doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İtiraza konu Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemelerde, davacı tarafından ...-TL tutarındaki asıl alacacağın tahsili için davalı hakkında ... tarihinde başlatılan icra takibi olduğu, icra takibi alacağının da ... düzenleme tarihli,... faiz başlangıç tarihli,... numaralı ... TL tutarında fatura. Ve ... faiz başlangıç tarihli,... no.lu ... TL tutarında faturalardan kaynaklanan alacak olduğunun belirtildiği belirlenmiştir. Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, ancak davalı yanca ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği tespit edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise; 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davalı yönünden kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacının yasal süre defterlerini ibraz ettiği, davalının ise ibraz etmediği görülmüştür. Davacının mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine kesin delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davacının ticari defterlerine göre taraflar arasında davacının davalıya mal satılması şeklinde ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki gereğince davacı şirketin davalı şirketten ... TL alacaklı olduğu gözüktüğü, dava dilekçesinde Davalı tarafça müvekkilinin banka hesabına ... tarihinde ... TL ödeme yaptığını beyan ettiği ancak söz konusu ödemenin Davacının ticari defter kayıtlarında yer almadığı gözüktüğü, davacının açık kabulğü ile ilgili bedel mahsup edildiğinde ... takip tarihi itibariyle ... TL alacaklı olduğu, davalının defterlerini ibraz etmemesi ile davacının alacağını ticari defterlerle kesin delille ispat etiğine kanaat getirilmiştir. Davacı vekili ... tarihli beyan dilekçesinde ve akabindeki celsede davalı tarafından asıl alacağın haricen ödendiğini, ancak icra dosyasında geriye kalan icra vekalet ücreti, faizi, masraf ve harçları bakımından ödeme yapılmadığını belirttiğinden asıl alacak bedeli yönünden talebin konusuz kaldığına ve icra takibinin icra takip giderleri ve vekalet ücreti yönünden devamına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptansa da, dava konusu alacak temelini taraflar arasındaki faturalardan oluşan cari hesabın oluşturmasından, boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı takip dosyasına vaki davalı itirazının iptali ile takibin devamına, 2-Hüküm altına alınan bedelin %20 sine tekabül eden ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 8-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/07/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır