İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/715 E. 2024/686 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/715
Karar No
2024/686
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/715 Esas KARAR NO: 2024/686 DAVA: Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ: 13/10/2023 KARAR TARİHİ: 12/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili 13/10/2023 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, özellikle cam sektörü üzerine çalışan, kapsamlı ve komplike makinelerin ithalatını ve distrbitörlüğünü yapan ve bu alanda çeşitli faaliyetler gösteren bir firma olduğunu, bu sebeple uhdesinde sıfır ikinci el ve tamir gerektiren bir takım makinlere bulundurmakta ve bunların ticaretini yaptığını, davalının da müvekkil ile bu ticari iş içerisinde bir ticaret yapmak istemiş ve neticede müvekkili ile 21/10/2022 tarihli satış için bırakma sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmenin amacının -------- sözleşmede yazılı makinelerin bırakılması ve davalı tarafından bu makinelerin bakımlarının yapılıp satılması ve neticesinde elde edilecek kârın yarı yarıya bölüşülmesi şeklinde anlaşma yapıldığını, bu sözleşme gereği "---------","--------","--------- ","-----------",----------",----------", model 6 adet makine davalıya teslim edildiğini, davalının makineleri teslim aldıktan sonra müvekkil şirket ile tüm iletişimini kestiğini, tarafların ortak kararlaştırdığı depoya makineleri götürmediğini, teslim aldığı makineleri kötü niyetli olarak sakladığını, müvekkil şirket yetkilisi tarafından bir takım araştırmalar yapıldığını ve davalının, makineleri nereye götürdüğünü ve üçüncü kişilere "makineler benim borcuma karşılık üçüncü kişilere vereceğim" şeklinde söylemlerini öğrendiğini, müvekkilin bu tarihten sonra --------- ulaşmaya çalıştığını ama çabalarının ve sözleşmenin uygulanması isteminin fayda etmeyeceğini anladığını, davalıya -------- Noterliğinin 01/12/2022 tarih --------- sayılı ihtarnameyi keşide ettiğini ve sözleşmeyi feshettiklerini bildirerek teslim edilen makinelerin geri iade edilmesini talep ettiğini, müvekkil şirket tarafından, --------- Cumhuriyet Başsavcılığı ----------- Soruşturma sayılı dosyası nezdinde güveni kötüye kullanma suçu dolayısıyıla davalı şikayet edildiğini, fakat savcılık tarafından KYOK kararı verildiğini, HMK'nın 403. Maddesi gereği makinelerin talimat yoluyla tespitine ve yine HMK'nın 393. maddesi ışığında dava konusu makinelerin satışına engel olacak şekilde ihtiyati tedbir talebimizin teminatsız olarak kabulüne, bunun mümkün olmaması durumunda makul bir teminat karşılığında talebin kabulüne, davaya konu, "---------","----------","--------- ","---------",---------",----------" model makinlerin davalıdan alınarak müvekkil şirkete iadesine, bunun mümkün olmaması halinde, dava tarihindeki makine bedellerinin bilirkişi maarifeti ile tespiti ile tespit edilecek miktarın tarafımızca daha sonradan ıslah ve talep arttırıma konu olmak üzere ticari faizi ile birlikte şimdilik kısmi alacak davası olarak 100,00-TL'sinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ise karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Davacı şirket tarafından davalı ---------- aleyhine açılan dava terditli olarak açılan alacak davasıdır. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1. fıkrasında her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde metninde yer alan a,b,c,d,e ve f bentlerinde sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür. Bununla birlikte aynı kanunun 12. maddesi "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez, tüm bu hususlar değerlendirilerek davalının tacir olmadığı dosyaya gelen müzekkere cevaplarından anlaşılmakla Asliye Hukuk Mahkemesinin davaya bakmakta görevli olduğu kanaatiyle mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle) 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE, 2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli --------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA, 4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/07/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/715, K. 2024/686, T. 12.07.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-715-e-2024-686-k-af490f40d5cf