İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/329 E. 2024/17 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/329
Karar No
2024/17
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/329 KARAR NO: 2024/17 DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ: 07/05/2022 KARAR TARİHİ: 04/01/2024 DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 07/05/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirkete --------- numaralı ve 28.05.2020 - 2021 vade tarihli -------- Sigorta Poliçesi ile sigortalı --------- plakalı araca, 16.02.2021 tarihinde -------- ----------- sürücü, maliki ve KTK ZMM Sigortacısı karşı taraflar olan -------- plakalı aracın çarpması neticesinde zarar meydana geldiğini ve sigortalı aracın hasar gördüğünü, meydana gelen kaza nedeniyle düzenlenen anlaşmalı tutanakta -------- plakalı araç sürücüsünün kusuru ile kazaya sebebiyet verdiği tutanak ile beyan altına alındığını, meydana gelen kaza sonucu -------- Şirketi'nin, -------- plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle 72.881,35 TL sigorta tazminat ödemesinde bulunduğunu, -------- plakalı aracın --------- sigortacısı -------- şirketinden 29.881,35 TL rücuen tazmini ile bakiye 43.000,00 TL zarar doğduğunu, meydana gelen hasardan, karşı tarafın maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu ve -------- plakalı araç sorumlu olduğundan ödenen tazminatın rücuen tazmini zorunluluğu hasıl olduğunu, ------- Sigorta'ya rücu başvurusunda bulunulmuşsa da ödeme yapılmadığından bakiye yönünden talepte bulunma zorunluluğu doğduğunu,-------- Bürosu'nun --------- Arabuluculuk ve ------- Başvuru numaralı dosyasında davalıların sorumluluğunda olan talepleri yönünden anlaşma sağlanamadığından işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 43.000,00 TL sigorta tazminatının, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi yönünden trafik poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) tazminine arabuluculuk ücreti dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı -------- mahkememize sunduğu 27/07/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davacının davayı tarafına yöneltmesinin kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, tarafına atfedilen sigorta durumunu ve zarar miktarını kabul etmediğini, --------- poliçe no ile -------- şirketinde -------- kasko ve -------- poliçe no ile -------- şirketinde zorunlu trafik poliçesinin mevcut olduğunu, TTK 1473. Maddesi ve TTK 1474. Maddesi kapsamında işbu sigorta şirketlerine başvurulmasının gerekmekte olduğunu, trafik poliçesi ve kaskonun limit dahilinde ödenmesi gereken tutardan sorumlu olduğunu, işbu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ------- şirketi vekili mahkememize sunduğu 28/07/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Huzurdaki davanın, müvekkil şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınmış olan -------- plakalı aracın 16.02.2021 tarihinde -------- plakalı araç ile çarpışması şeklinde meydana gelen trafik kazası sonrası -------- plakalı araçta meydana gelen zararın aracın kasko sigortacısı olan davacı -------- Şirketi tarafından karşılandığını ve meydana gelen kazada -------- plakalı sigortalımız olan aracın %100 kusurlu olduğu iddiasıyla ödenen tazminat tutarının zorunlu trafik sigortacısından rücuen tazmini talebiyle ikame edildiğini, ancak davaya konu taleplerin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğundan işbu davanın reddinin gerekmekte olduğunu, davaya konu kazaya karıştığı iddia edilen --------- plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde 17.07.2020-17.07.2021 tarihleri arasında Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, müvekkili şirketin kaza tarihinde geçerli poliçe limitleri kapsamında sigortalısının kusuru oranında meydana gelen zarardan sorumlu olacağını, bu kapsamda kaza tarihinde geçerli poliçe limitinin araç başına 43.000,00 TL olup müvekkili şirketin bu bedelle sınırlı olarak zarardan sorumlu olduğunu, davacının davaya konu kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğundan davanın reddinin gerekmekte olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin fiili ve yasal sigorta uygulamaları çerçevesinde düzenlemiş olduğu sigorta poliçesinin teminat limitleri ile sigortalısının ispatlanabilen kusuru oranında meydana gelen ve yine ispatlanabilen gerçek zarardan sorumlu tutulabileceğini, bu nedenle öncelikle sigortalı araç sürücüsünün, meydana gelen kazanın gerçekleşmesinde kusuru olup olmadığı ve gerçek zarar miktarı bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini beyanla, müvekkili hakkında haksız, yersiz, usul, yasa ve içtihatlara aykırı açılmış davanın reddine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı -------- mahkememize sunduğu 14/09/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davacının davayı tarafına yöneltmesinin kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, tarafına atfedilen sigorta durumunu ve zarar miktarını kabul etmediğini, --------- poliçe no ile -------- şirketinde -------- kasko ve ---------- poliçe no ile --------- şirketinde zorunlu trafik poliçesinin mevcut olduğunu, TTK 1473. Maddesi ve TTK 1474. Maddesi kapsamında işbu sigorta şirketlerine başvurulmasının gerekmekte olduğunu, trafik poliçesi ve kaskonun limit dahilinde ödenmesi gereken tutardan sorumlu olduğunu, işbu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:-----------Müdürlüğü'nün 25/07/2022 tarihli müzekkere cevabı, ----------- Birliği'nin 26/07/2022 tarihli müzekkere cevabı, ----------- 02/08/2022 tarihli müzekkere cevabı, --------- şirketinin 02/11/2022 tarihli müzekkere cevabı, -Sigorta Uzmanı ve Makine Mühendisi bilirkişi heyetinin 31/03/2023 tarihli raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; TTK 1472.maddesi gereğince, davacı sigorta şirketinin kasko sigorta poliçesi nedeniyle sigortalısına yaptığı ödemenin halefiyet ilkesi uyarınca, davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.TTK m. 1472/1 “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir” hükmü gereğince davacı taraf ödediği miktarı rücuen davalılardan talep edebilir.Dava konusu trafik kazasının 16/02/2021 tarihinde davacı sigorta şirketinin kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısı olan -------- plakalı araç ile davalı --------- ait --------- plakalı araç arasında meydana geldiği, ---------- plakalı çekici cinsi aracın sürücüsünin davalı --------- olduğu ve kaza tarihinde davalı -------- şirketi nezdinde ZMMS poliçesi kapsamında sigorta teminatı sağlandığı, poliçelerin düzenlenme tarihlerine göre uyuşmazlığa konu trafik kazasının poliçe kapsamında kaldığı anlaşılmıştır.Davacı vekili 16.02.2021 tarihli kazası nedeniyle sigortalı ---------- plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle 02/07/2021 tarihnde 72.881,35 TL sigorta tazminat ödemesinde bulunduğunu, --------- plakalı aracın---------sigortacısı --------- şirketinden 29.881,35 TL rücuen tazmin edildiğinden bakiye 43.000,00 TL'nin tazminini talep etmektedir.Sigorta Uzmanı ve Makine Mühendisi bilirkişi heyeti mahkememize sunduğu 31/03/2023 tarihli raporunda sonuç olarak: "---------- plakalı Kamyon şoförü olan --------- kazanın oluşumundan asli ve tam olarak %100 kusurlu olduğuna, ---------- plakalı kamyon şoförü olan ---------- hava şartlarının müsaade etmemesi nedeni ile yol kenarın park halinde olması atfı kabil bir kusurunun olmadığına, ---------plakalı kamyon çekicinin toplam hasarın 72.881,35 TL + KDV (13.118,64) = 86.000,00 TL olduğu, ---------- plakalı kamyonun davalı --------- şirketi nezdinde 43.000,00 TL teminatlı zorunlu mali mesuliyet sigortasının mevcut bulunduğu, davalı sigorta şirketinin 03.10.2021 tarihinde temerrütte düştüğü, davacı --------- şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunan --------- plakalı araç için davacı tarafça sigortalısına 02.07.2021 tarihinde 72.881,35 TL ödeme yapıldığı, davacının davalılardan 43.000,00 TL talep edebileceği" şeklinde rapor ibraz etmiştir.Tarafların tüm delilleri celbolunarak dava dosyası uzman bilirkişi aracılığı inceleme yaptırılarak rapor alınmış olup alınan raporun dosyadaki verilere uygun, bilimsel ve gerekçeli olup, denetime açık bulunduğu görülmekle hükme esas alınmıştır. Yapılan yargılama sonucundaki tüm delillere, alınan bilirkişi raporuna, incelenen hasar dosyalarına göre; 16/02/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ait --------- plakalı araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı diğer davalı -------- ait -------- plakalı çekici aracın çarpışması şeklinde trafik kazası meydana geldiği, kazanın konucu hasarlanan ----------plakalı aracın hasar bedelinin davacı sigorta şirketi tarafından 02/07/2021 tarihinde 72.881,35 TL olarak ödendiği ödemenin sigorta poliçesine uygun olduğu, hasar tazminatının teknik bilirkişi tespitine göre kadru maruf olduğu, meydana gelen kazada davalı---------- % 100 kusurlu olduğu ve , davacının dava dışı sigortalısının arcının park halinde olması nedeniyle kusursuz olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında --------- plakalı çekici aracın kasko sigortacısı olan -------- şirketi Tarafından hasar nedeniyle 29.881,35 TL'nin tazmin edildiği anlaşılmıştır. Mahkememize sunulan 31/03/2023 tarihli raporda -------- plakalı kamyon çekicinin toplam hasarın 72.881,35 TL + KDV (13.118,64) = 86.000,00 TL olduğu belirtilmiş olup ekspertiz raporu ile hasarlı parçaların kazanın oluşumuyla uyumlu olduğu anlaşıldığından davacının bakiye talebine ilişkin isteminin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı sigorta şirketinin rücu talebini davalı sigorta şirketine 05/08/2021 tarihi dilekçesi ile ilettiği, söz konusu dilekçesinin davalıya davalı sigorta şirketinin ulaştığı tarihe ilişkin bir belge bulunmadığından , davalının 24/09/2021 tarihli cevabı ile başvurunun iletilmiş olduğu anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin KTK 99 maddesi gereğince 8 iş günü sonu olan 07/10/2021 tarihinde temerrüte düştüğü anlaşılmıştır. Bu nedenle sonuç itibariyle davacı sigorta şirketinin ödediği hasar bedeli tazminatını davalılardan talep edebileceği sonucuna varılarak davanın kabulü ile; dava konusu 43.000,00 TL tazminatın davalılar--------ve -------- yönünden taleple bağlılık ilkesi gereğince ödeme tarihi olan 02/07/2021 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden (kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olarak) temerrüt tarihi olan 07/10/2021 tarihinden itibaren davalıya ait ----------- plakalı aracın ticari nitelikte olması da gözetilerek işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekelde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: DAVANIN KABULÜ ile; 1-Dava konusu 43.000,00TL tazminatın davalılar -------- ve ----------- yönünden taleple bağlılık ilkesi gereğince ödeme tarihi olan 02/07/2021 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden (kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olarak) temerrüt tarihi olan 07/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 2.937,33 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin olarak alınan 734,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.202,96‬ TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.600,00 TL'nin davalı -------- şirketinden alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 80,70 TL ve peşin harç 734,37 TL olmak üzere toplam 815,07‬ TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu bilirkişi masrafı 2.000,00 TL, tebligat ve posta masrafı 392,50 TL, KEP masrafı 3,25 TL ve dosya masrafı 12,50 TL olmak üzere toplam 2.408,25‬ TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma yolu ile) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/01/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/329, K. 2024/17, T. 04.01.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-329-e-2024-17-k-52813b26ea29