İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/429 E. 2025/400 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/429
Karar No
2025/400
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/429 KARAR NO:2025/400 DAVA: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ: 21/05/2025 KARAR TARİHİ: 23/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının , sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesine dair görevleri yürütmek üzere -----uyarınca kurulan, kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip düzenleyici ve denetleyici bir kurum olduğunu, bu çerçevede davacının, başta ülke sigortacılığının ve özel emeklilik uygulamalarının gelişmesi, sigortalıların ve katılımcıların korunması için tedbirler almak, bu tedbirleri bizzat uygulamak, sigortacılık ve özel emeklilik alanında faaliyet gösteren kişi ve kuruluşlarla ilgili inceleme, denetleme ve soruşturma işlerini yürütmek, Kanun ve diğer mevzuatta yer alan sigortacılık ve özel emekliliğe ilişkin görev ve yetkileri yürütmekle görevli olduğunu, şirketin, hisse sahiplerinin, şirketle ilgisi olan üçüncü kişilerin çıkarlarının korunması ve gözetilmesinin hedeflendiği hallerde, ortaklık yapılarının ve ortaklar için öngörülen hükümlere uygunluğun izlenmesi ve etkin denetimi engelleyecek oluşumların önüne geçilmesi için gerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda gerekse özel kanunlarda istisnalar öngörüldüğünü, nitekim kamu yararı açısından son derece hassas önemi haiz sektörlere ilişkin mevzuatta, ortaklık yapısının ve ortaklık hakları ile ilgili hususların düzenleyici ve denetleyici kamu otoritesinin iznine ve gözetimine tabi tutulduğu muhtelif hükümler mevcut olduğunu, şirket nezdinde Kurumca yapılan denetimlerde şirketin yüzde ondan fazla hisselerine sahip olan ------ sigorta ve reasürans şirketi kurucularında aranılan nitelikleri kaybettiklerinin tespit edildiğini, davacı Şirket nezdinde gerçekleştirilen denetim neticesinde tanzim edilen ----- hakkındaki şikayetlerin mevzuat açısından değerlendirilmesi konulu denetim raporunda (rapor) tespit edilen hususların değerlendirilmesi neticesinde adı geçen şirket ortakları; Şirketin %15,68 oranında pay sahibi olan---- hakkında; Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü, altıncı, onyedinci ve yirmiyedinci fıkraları, ------- Kanunun 35 inci maddesinin dördüncü fıkrasını ihlal eden fiiline yardım eden olarak iştirak etmek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının "k" ve "h" bentleri ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 207 inci maddesi, Şirketin %27,44 oranında pay sahibi olan ------ Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve altıncı fıkraları, -----5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 35 inci maddesinin üçüncü fırkasını ihlal eden fiiline yardım eden olarak iştirak etmek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 207 nci maddesi, Şirketin ayrı ayrı %27,44 oranlarında pay sahipleri olan ------ Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fırkasını ihlal eden fiiline yardım eden olarak iştirak etmek, -----, Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fırkasını ihlal eden fiiline yardım eden olarak iştirak etmek, suçlarını işledikleri hususunda kuvvetli şüphe bulunduğu gerekçesiyle Kurum tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, sigorta şirketinin yüzde on ve daha fazla ortaklık hakkına sahip olan ortakların sigorta şirketi kurucularında aranan niteliklerden biri olan "bir sigorta veya reasürans şirketinin kurucusu veya ortağı olmanın gerektirdiği malî güce ve itibara sahip bulunması" şartını taşıması ve muhafaza etmesi kanuni zorunluluk olduğunu, Söz konusu rapor göz önünde bulundurulduğunda adı geçen ortakların mali güç ve itibarlarını yitirdiklerinin açık olduğunu, bu ortaklar temettü dışındaki ortaklık haklarından yararlanamayacaklarını, bu durumda ortaklık haklarının kayyım tarafından kullanılması gerektiğini beyanla, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile kayyım tayin edilmesi talebine ilişkindir.Kayyım tayini talebiyle açılan davada husumetin hakkında kayyım atanması talep edilenlere yöneltilmesi zorunlu olup, hasımsız olarak dava açılması mümkün olmadığından ve taraf ehliyeti dava şartı olarak resen gözetilmesi gerektiğinden davalı tarafta taraf ehliyeti bulunan kimse olmadığından, hasımsız açılan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Hasımsız olarak açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Karar harcı 615,40 TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırıldığından tekrar harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/429, K. 2025/400, T. 23.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-429-e-2025-400-k-c1493d076ab1