İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/413 E. 2025/264 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/413
- Karar No
- 2025/264
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/413 Esas KARAR NO: 2025/264 DAVA: Alacak (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 05/06/2024 KARAR TARİHİ: 09/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ------- ilgili şirketin taşıma işlerini yürütmek için birlikte çalışmışlardır. Davacı müvekkil kendisine ait araç ile davalının taşıma işlerini aldığı yükleri gideceği yerde taşımakta ve aylık faturalar halinde alacağını talep ederek alacağını almakta olduğunu, Taraflar arasındaki taşıma ilişkisi bu şekilde devam ederken davalı tarafın --------aylarına ilişkin üç aydan kalan toplam 45.556,40 TL bakiye borçlarını ödememeleri sebebi ile iş ilişkisi sonlandırıldığını, Bakiye borcun ve işlemiş olan 11.469,00 TL faizin ödenmesi amacı ile önce ARABULUCULUK görüşmeleri yapılmış, ancak ---- Büro dosya numaralı, ------Arabuluculuk numaralı dosyası üzerinden yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine taraflarınca---------Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, Davalı borçlu böyle bir borcu olmadığı iddiası ile ilgili ödeme emrine itiraz etmiş ve icra takibi durdurulduğunu, Tarafların ticari defter ve kayıtları incelenecek olursa ilgili ödemelerin eksik yapıldığı görülebileceğini, Kaldı ki davalı tarafça kendilerine gönderilen faturalara da itiraz edilmiş olmadığını, İtiraz etmediği faturalara ilişkin olarak başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötüniyetli olarak yaptığı itiraz karşısında iş bu davayı açmak zorunluluğu doğduğunu, borçlu itirazında haksız olup kötü niyetli olduğunu, İcra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini, bu nedenle borçlunun itirazının iptali, takibin devamı, borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına çarptırılması için işbu davayı açmaları gerektiğini, davalı borçlunun, fatura bedellerinden ödedikleri bedeller düşüldüğünde arta kalan bedel likit bir alacak olduğundan ve borca itiraz kötüniyetle yapıldığından, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına çarptırılması gerektiğini, davalarının kabulü ile davalı borçlunun---- Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, davalının, icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu gerekçesiyle bu davanın açılmasına neden olduğu için asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, Yargılama giderleri ve dava ve arabuluculuk kapsamında vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle faturaya dayalı yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.Davalı vekilinin süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesinde mahkememizin yetkisiz olduğu gerekçesiyle yetki itirazında bulunduğu ve yetkili mahkemenin ---------Mahkemelerinin olduğunu belirttiği görülmüştür.6100 sayılı yasanın 17. Maddesi "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır."hükmünü içermektedir.Taraflar arasında imzalanan 08.03.2019 tarihli Araç Kiralama ve Taşıma İşi Sözleşmesi'nin 10. Maddesinde ''İşbu sözleşmeden doğabilecek bilcümle ihtilafların hal yeri ------ mahkemeleri ve icra daireleridir.'' kararlaştırıldığı ihtilafsızdır. Geçerli kabul edilen yetki sözleşmesi tarafları bağlar. 6100 sayılı HMK' nın yürürlüğe girdiği 01/10/2011 tarihinden sonra HMK' nın 17. Maddesi uyarınca taraflarca aksi kararlaştırılmadığı sürece dava, sadece yetki sözleşme ile belirlenen mahkemede açılabilir.------Somut olayda geçerli yetki sözleşmesi ile taraflar arasında çıkacak uyuşmazlılarda --------- Mahkemelerinin münhasıra yetkili kılındığı, davalı tarafca yetki itirazının yasal süresi içerinde yapıldığı anlaşıldığından, davalının süresi içerisinde usulüne uygun şekilde yetki itirazında bulunması nedeniyle HMK' nın 17 ve 20. Maddeleri uyarınca, mahkememizin yetkisizliğine ve İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1- DAVA DİLEKÇESİNİN YETKİ YÖNÜNDEN REDDİNE, 2-Yetkisizlik kararını kesinleşmesinden veya kanunyoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulduğu takdirde dosyanın yetkili ---------NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE HMK 20 maddesi gereğince GÖNDERİLMESİNE , 3-Yasal süre içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, (ihtar edildi.) 4-HMK.'nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2025