İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/4 E. 2024/724 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/4
Karar No
2024/724
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/4 Esas KARAR NO: 2024/724 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 02/01/2024 BİRLEŞEN DAVA (----- Esas) DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/01/2024 KARAR TARİHİ: 08/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ------sayılı dosyası ile ------ tarihinde, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, müvekkil şirketin davalı şirketten olan ------ fatura numaralı 10.11.2020 tarihli fatura alacağının tahsili amacıyla, ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, davalı şirket tarafından, haksız ve kötü niyetli olarak, ödeme emrinde belirtilen borcun tamamına itiraz edilmesi nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, arabuluculuk yoluna başvurulduğu, anlaşamama ile sonuçlandığını, hiçbir haklı gerekçe olmaksızın, salt borçtan kurtulmak / ödemeyi ertelemek amacıyla iyi niyetten uzak şekilde, icra takibine itirazda bulunulduğunu, davalı aleyhine alacağın %20 oranından az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ASIL DAVADA SAVUNMA:Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır. BİRLEŞEN DAVADA İDDİA:Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki çerçevesinde, tarafların karşılıklı mutabakatı ile belirlenecek ürünlerle ilgili ruhsatları davalı şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren-------- hesabına hazırladığı, ruhsatlandırma çalışmaları için gereken fason üretimleri gerçekleştirdiğini, ------- tarihinde, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, müvekkil şirketin davalı şirketten olan 2 adet fatura alacağının tahsili amacıyla,ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, davalı şirket tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi üzerine, yetkili icra dairesi olan------ dosyası üzerinden davalı şirkete ödeme emri gönderildiğini, borcun tamamına itiraz edilmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu, davalının işbu itirazının hiçbir gerekçe olmaksızın, salt borçtan kurtulmak/ödemeyi erteleme amacıyla-----takip dosyasına haksız ve iyi niyetten uzak şekilde, icra takibine itirazda bulunulduğunu, davalının, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini; talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA SAVUNMA:Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır. İNCELEME ve GEREKÇE: Esas ve birleşen dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.---------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine asıl alacak olarak 334.087,58 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 25/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. -------- dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine asıl alacak olarak 316.884,61 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; davacı ticaret defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK'nın 64. maddesinde ifade edilen belirli kanuni şartları taşıdığını, davacı ticari defterlerinin tek düzen hesap planı ve uygulamalarına uygun şekilde tutulduğunu, davacı şirket tarafından toplam 650.972,19 TL (Faiz Hariç) takipli alacağın tutarlarının davacının defter kayıtlarına yasal süresi içerisinde kayıt edildiğini, davacının davalıdan yasal defter kayıtlarına gore 650.972,19 TL (Faiz hariç) cari hesap alacağı olduğunu, davacının kapanış tasdiki yerine geçen, 12-2020 dönemine ait defterlerinin yasal süresi içerisinde e-defter beratlarının -------- tarafından onaylandığını beyan etmiştir. Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 650.972,19 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davalı tarafa 7251 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 222. Maddesi gereği "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde ibraz eden tarafın ticari defter ve kayıtlarının aleyhe delil sayılacağının ihtar edildiği, HMK. 221. maddesi gereği ----formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği -------- davalının------ bildirimlerine göre takibe konu faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, bu halde davalının ---- formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği ------ davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği -------, davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, davalının yemin deliline de dayanmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 650.972,19 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1)A)Asıl dava dosyası Mahkememizin ------sayılı davanın kabulü ile; - Davalının ----- esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, toplam 334.087,58 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, 334.087,58 TL alacağa takip tarihinden itibaren yıllık avans faizi uygulanmasına, -İİK 67/2. maddesi gereğince 334.087,58 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, b)Birleşen dava dosyası Mahkememizin -----------sayılı davanın kab------ esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, toplam 316.884,61 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, 316.884,61 TL alacağa takip tarihinden itibaren yıllık avans faizi uygulanmasına, -İİK 67/2. maddesi gereğince 316.884,61 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, ASIL DAVADA; 2-Alınması gerekli karar harcı 22.821,52 TL’den peşin olarak yatırılan 4.034,95 TL'nin TL'nin mahsubu ile 18.786,57‬ TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 4.034,95 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 3.000,00 TL bilirkişi, 570,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.058,4‬0 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 53.454,01 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 8-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, BİRLEŞEN DAVADA; 9-Alınması gerekli karar harcı 21.646,38 TL’den peşin olarak yatırılan 3.827,18 TL'nin mahsubu ile 17.819,2‬0 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 10-Davacı tarafça yatırılan 3.827,18 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 11-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 10,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 498,40 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 12-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 13-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 50.701,54 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 14-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 15-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, -----------Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/4, K. 2024/724, T. 08.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-4-e-2024-724-k-4ceea251190f