İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/365 E. 2025/500 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/365
- Karar No
- 2025/500
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/365 Esas KARAR NO: 2025/500 DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 21/05/2024 KARAR TARİHİ: 24/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin davalının taşıma işlemlerini gerçekleştirdiğini, verilen taşıma hizmeti sonrasında tanzim edilen ----- tutarlı faturanın davalı şirkete iletildiği, şirketin mevcut faturaya herhangi bir itirazı olmadığı, ancak fatura bedelini ödemediği, davalı şirket aleyhine ---- sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, ancak davalı şirketin icra takibine, haksız ve kötüniyetli bir şekilde itiraz ettiği, davanın kabulüne,---- sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki taşıma ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.------ sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 12/02/2024 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 4.498,13TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde yetkiye, borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacı ticari kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi rapor içeriğinde; davacının elektronik ortamda tutulan 2023 ve 2024 yılına ait Yevmiye ve Defter-i Kebir defterlerinin yasal süresi içinde G.İ.B.'na gönderilerek e-beratlarının oluşturulduğu, Envanter Defterinin noter açılış tasdikinin yasal süresi içinde noter açılış tasdikinin yapıldığı ve defterlerinin birbirini teyit ettiği, yapılan tespitlere göre davacı şirketin ticari defterlerinin HMK 222. Md. göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatine varılmakla, hukuki değerlendirme ve taktirin Mahkememize ait olduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre; davacı tarafından davalı tarafa verilen yük taşıma hizmetine ilişkin elektronik ortamda düzenlenen faturaların elektronik ortamda davalıya iletildiği, davalı tarafından elektronik ortamda teslim alındığı ve itiraz edilmediği ve davalının ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda icra takibine konu faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacıya 4.020,00 TL borcunun bulunduğu, bu tespitin de davacının alacağına karine oluşturduğundan; davacının davalıdan 12/02/2024 icra takip tarihi itibariyle 4.020,00 TL alacağı bulunduğu, davacı tarafından davalının TBK'nun temerrütte ilişkin hükümlerine göre icra takibinden önce temerrütte düşürüldüğüne dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu nedenle davacının icra takibindeki işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığının takdirin Mahkememize ait olduğu beyan edilmiştir. Davalı tarafın ticari kayıtlarının incelenmesine yönelik yazılan talimatın ikmal edildiği, bilirkişi ----- bilirkişi rapor içeriğine göre; davalının 2023 yılına ait yevmiye, envanter ve kebir defterlerini ibraz ettiği, 2023yılı yevmiye ve kebir defterlerini e-defter olarak, envanter defterlerini basılı defter olarak tuttuğu, davalının 2023 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin noter açılış ve noter kapanış tasdiklerinin yerine geçecek olan e-defter beratlarını zamanında ve usulüne uygun olarak sistemden aldığı gibi basılı defter olarak tutuğu 2023 yılı envanter defterinin noter açılış tasdiklerini de zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırdığı, dava dosyasına sunulan davalı ticari defterlerinin davalı lehine delil olma niteliği taşıdığı, dava dosyasına konu icra takibine dayanak olan faturayı davalı yasal defterine kayıt ettiği gibi, davacı ile davalı arasında dava dosyasına konu icra takibine dayanak olan fatura haricinde de ticari münasebetlerin olduğu tespit edilmiş olduğunu beyan etmiştir. Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 4.020,00TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre de davacıya 4.020,00 TL borçlu gözüktüğü, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği ------, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği ------ davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 4.020,00TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, davacı tarafça takipte talep edilen faiz yönünden dava açılmadığı anlaşılmakla asıl alacak üzerinden yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiş, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile--------- esas sayılı takibine yapılan itirazın 4.020,00TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynen devamına, 2-Davacı lehine hükmedilen tutara takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 3-Davacı lehine hükmedilen tutarın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gerekli karar harcı 615,40 TL’den peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile 187,80 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 8.500,00 TL bilirkişi, 862,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 9.850,040 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 4.020,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 10-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2025