İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/374 E. 2024/870 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/374
- Karar No
- 2024/870
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/374 Esas KARAR NO: 2024/870 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/06/2021 KARAR TARİHİ: 26/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan cari hesaptan kaynaklanan alacağının bulunduğunu alacağın tahsili için ---- dosyası ile takip başlatıldığını ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline takibin devamına davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; cari ilişkinin henüz sonuçlanmadığından davacının işbu davayı açamayacağını, alacağın zamanaşımına uğradığını, takibin dayanağı belgenin mevcut olamadığını alacağın mesnetsiz olduğunu, beyan ederek davanın reddine davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Davalı vekili iş bu beyan dilekçesinde usulsüz tebligat itirazında bulunmuş ise de; arabuluculuk aşamasında sunulan vekaletnamenin yargılama aşamasına geçildikten sonra yeniden sunulmadığı takdirde bir hüküm doğurmayacağı ve usulü tebligatın direkt davalı asile yapılması gerekeceği anlaşılmakla itiraz yerinde görülmemiştir.Süresi içerisinde sunulmayan cevap dilekçesi ile ileri sürülen Zamanaşımı itirazı değerlendirilmemiştir.---- sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. ------ dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacının davalı borçlu aleyhine asıl alacak ve işlenmiş faiz olmak üzere toplam 32.765,34 TL alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 22/02/2021 tarihinde tebliğ olduğu, borçlunun 23/02/2021 tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu itiraz dilekçesinin alacaklıya tevdi olmadığı anlaşılmıştır.İlgili vergi dairesine müzekkere yazılarak davacının------ istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Dosya rapor tanzim etmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davalı şirketin cari hesap ekstrelerine göre ------ bedelli çekin ödenmemesi nedeniyle davacının ----- alacaklı olduğunu belirtmiştir.Bilirkişi raporunun incelenmesinde tarafların cari hareketliliğini dokümanter edilerek incelenmediği ve mahkememizce cari hesaptaki tarafların birbirini nasıl takip ettiğini denetlenemediğinden davalı vekilinin talebinin kabulü ile dosya yeni bir bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, takip tarihi itibari ile davacının 30.000,00 TL alacaklı olduğunu, dava tarihinden sonra davacı şirketin 11/10/2021 tarihinde 33.500,00 TL tahsilat yaptığını belirtmiştir.Dosya TBK 100 kapsamında ödemeler değerlendirilerek yeniden hesaplama yapmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; takip tarihi itibari ile davacının 30.000,00 TL alacaklı olduğunu hem takip hem dava sonrası yapılan ödemenin infazda dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.Dava, cari hesaptan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir.Uyuşmazlık; ------ sayılı takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı bu doğrultuda davacının davalıdan cari hesaba dayalı alacağının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmıştır.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri iki bin beş yüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle iki bin beş yüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve birbirini doğrular nitelikte olduğu yine alınan bilirkişi raporları takip tarihi itibariyle davacının 30.000,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar takip dosyasında işlemiş faiz talep edilmiş ise de ; Taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme mevcut olmadığında ve borçlunun bir ihtar veya ihbarla temerrüde düşürülmediğinde işlemiş faiz talebi kabul edilemeyeceği, davacının düzenlemiş olduğu fatura tutarının ödeneceği vade belirtilse dahi bu durumu değiştirmeyeceği ------- anlaşılmakla, davacının takip öncesi faiz talep edemeyeceği anlaşılmakla beraber davacının dava dilekçesinde faiz talebinin bulunmadığı tespit edilmiştir.İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.Son olarak davalı yanın dava tarihinden sonra yapmış olduğu ödemelerin infazda değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla bu yönde inceleme yapmayan bilirkişinin görüşüne iştirak edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile; ----------------dosyasında davalının asıl alacağa yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 30.000,00 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte devamına Davalı tarafından dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına 2-Hükmolunan alacağın %20 sine tekabül eden icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.049,30 TL karar ve ilam harcından 348,50 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 1.700,80 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru harcı ve 348,50 TL peşin harcı toplamı: 407,80 TL ile 3.637,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan 6831 sayılı Kanun'a göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2024