İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/295 E. 2024/766 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/295
- Karar No
- 2024/766
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/295 Esas KARAR NO: 2024/766 DAVA:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 28/07/2020 KARAR TARİHİ:15/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı yandan --- tarihinde ------- şase numaralı ------------ araç aldığını işbu aracın devamlı arıza çıkardığını bu nedenle kullanılamadığını, müvekkilinin yerine araç kiralamak durumunda kaldığını, ---------dosyası delil tespiti yaptırıldığını, delil tespiti dosyasında aracın gizli ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, müvekkilinin davalı yana ihtar çektiğini ancak davalının ihtara cevap vermediğini beyan ederek aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesine karar verilmesini, 36.108,00 TL araç kira bedelinin 2.049,25 TL masrafın temerrüt tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; araçtaki ayıbın üretimden kaynaklanmadığını, kullanımdan kaynaklandığını, davacı yanın aracın düzenli bakımını yaptırmadığını, aracın garanti kapsamında bulunduğunu bu nedenle arıza halinde işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep edilmeksizin tamiri yapılacağının işbu nedenle müvekkilinin sadece aracın ücretsiz tamirinden sorumlu olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.----değişik iş dosyası --- sistemi üzerinden istenilerek dosyamız arasına alınmıştır.Dosya rapor tanzim etmek üzere makine mühendisi bilirkişi ve sözleşme hukukunda uzman bilirkişiye heyet halinde tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; araçtaki ayıbın gizli ayıp olduğunu, kullanım kaynaklı olmadığını, araçtan beklenen yararın ortadan kalktığını, masraf ve kira bedellerine ilişkin belge sunulmadığından hesap yapılamadığını belirtmiştir. Davacı vekili masraf ve kira bedeli talebine ilişkin belgeleri dosyaya sunmuş olup akabinde sunulan belgelerin incelenmesi ve itirazların değerlendirilmesi için aynı heyete tevdi edilerek ek rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup heyet düzenlemiş olduğu ek raporda; araçta gizli ayıp olduğunu görüşünü korumuş olup kira bedeline ilişkin sunulan evrakların yeterli olmadığını ancak mahkeme masraflarını talep edilebileceğini beyan etmiştir. İtirazlar üzerine dosya makine mühendisi sigorta hukukunda uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; araçtaki ayıbın gizli ayıp olmadığını, kullanımdan kaynaklanan ayıp olduğunu belirtmiştir. Heyet raporları arasında çelişki olduğu anlaşılmakla işbu çelişkinin giderilmesi için dosya ----- makine mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; araçtaki ayıbın gizli ayıplı olduğunu, aracın kullanılmadığı dönem için istenilebilecek kira bedelinin 8.050,00 TL olduğunu belirtmiş itirazlar üzerine alınan ek raporda kök raporundaki görüşünde değişikliğe gitmemiştir. Dosya itirazlar üzerine 3 makine mühendisi ve bir sözleşme hukuku alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; aracın yaşamış olduğu arızaların kronolojik geçmişine bakıldığında yaşına ve kilometresine oranla davaya konu arızaları yapmasının beklenmeyeceğini, satın alma esnasında makul inceleme ile de anlaşılamayacağı nedeni ile davaya konu aracın gizli ayıplı kategorisinde olduğunu, dava konusu araçta aracın maksadına uygun kullanılmasına mani olacak ölçüde arızalar olduğunu, ----- plakalı aracın davaya konu motor mekanik yardımcı üniteler arızaları nedeni ile ------ dikkate alındığında Hak Mahrumiyet Bedelinin 23 gün * 350,00 TL = 8.050,00 TL olduğunu belirtmişlerdir. Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı misliyle değişim ve tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; davacı tarafından davalıdan satın alınan aracın gizli ayıplı olup olmadığı ile davacının talep etmiş olduğu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, aracı kullanamadığı dönem için farklı bir araç kiralama bedeli ile ihtarname masraflarının tahsili taleplerinin haklı olup olmadığı noktalarında toplanmıştır. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcu TBK'nın 219 vd maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 219. Maddesine göre satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte aynı kanun hükmünde; alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkimin, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği (m.227/4); satılanın değerindeki eksikliğin satış bedeline çok yakın olması halinde ise alıcının, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabileceği (m.227/5) belirtilmiştir. Somut olayda; alınan bilirkişi raporları ile dava konusu aracın her ne kadar bilirkişiler ------ oluşturduğu raporda gizli ayıp olmadığı tespiti yapılmış haricinde mahkememizce alınan tüm raporlar ve değişik iş dosyası dikkate alındığında işbu rapora itibar edilmeyerek gizli ayıplı olduğu kabul edilmiştir.Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda aracın gizli ayıplı olduğu tespit edildiğinden, davacının TBK'nun 223/2. maddesine göre hareket etmesi halinde davalıya karşı haklarını kullanabileceği, TBK'nun 223/2. maddesinin "Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." şeklinde hüküm altına alındığı, anılı hükme göre davacı yanın gizli ayıbı öğrendiği tarihten itibaren hemen satıcıya bildirmediği takdirde satılanı ayıpla birlikte kabul etmiş sayılacağı, dosya kapsamından tespit edildiği üzere, davacı yanın araçtaki gizli ayıpları tespit ettirdiği 12.04.2022 tarihli servis bakımında aracın gizli ayıplı olduğunu tespit ettiği akabinde davalı tarafa gecikmeksizin 13.04.2022 tarihinde durumu bildirdiği, böylece davacı tarafça TBK'nun 223/2. maddesine uygun şekilde ayıp ihbarı yapılmış olduğundan satılanın kabul edilmiş sayılamayacağı, satılanın gizli ayıplı olması ve davalı tarafa uygun sürede ihbar edilmesi nedenleriyle davacı yanın TBK'nun 227. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendindeki aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi seçimlik hakkını kullanabileceği, aynı maddenin 4. fıkrasındaki hakkaniyet koşulunun yalnızca sözleşmeden dönmeye ilişkin seçimlik hak için getirildiği, davacı yanın misli ile değişim seçimlik hakkının kullanılmasına engel araç üzerinde takyidat olması vb. gibi bir durumun somut olayda bulunmadığı anlaşıldığından, davacının ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi talebinin kabulüne karar verilmiştir.Kira alacağı talebi yönünden aracın arızalı olduğu dönem için 8.050,00 TL hak mahrumiyet bedeli yönünden davacının haklı olduğu kanaatine varılmış olup davacı her ne kadar bir kısım faturalar sunarak 36.108,00 TL kira bedeli talep etmiş ise de sunmuş olduğu faturaların işbu aracın ikamesi için kiralanmış araca ilişkin olduğunun ispatlayamadığından talebin 8.050,00 TL yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacının değişik iş dosyasında yapılan 1.457,20 TL masraf yargılama gideri olarak değerlendirilmiş olup ihtarname masraflarına ilişkin makbuz dosyaya sunulmadığından işbu masraf talebi yargılama gideri olarak değerlendirilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 1-Davaya konu ---- şase numaralı---------- marka aracın davalıya teslimi ile aracın davalı tarafça misli ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde 2004 sayılı İİK 'nın 24. maddesi gereğince işlem yapılmasına, 2-8.050,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine 3-1.457,20 TL bedelin yargılama gideri olarak değerlendirilmesine, 4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 7.305,97 TL harçtan peşin alınan 651,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.654,33 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 28.058,00 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 651,64 TL peşin harç toplamı: 706,04 TL ile 26.216,20 TL yargılama giderinden davanın red %20,78 ve kabul %79,22 oranına göre hesaplanan 20.768,47 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan ve 70,00 TL yargılama giderinden davanın red %20,78 ve kabul 79,22 oranına göre hesaplanan 14,55 TL 'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 10-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucu ---------- Hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 26,40 TL'sinin davalıdan, 1.293,60 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 6831 sayılı Kanuna göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/10/2024