İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/556 E. 2024/804 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/556
Karar No
2024/804
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/556 Esas KARAR NO:2024/804 DAVA:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 02/08/2023 KARAR TARİHİ: 01/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ------tarafından ithalatçısının----satıcısının ---------- aracı kiralandığını, aracın, müvekkili nezdinde ve kiralama süresi içerisindeyken sandık motor arızası yaşadığını, aracın yaşamış olduğu sandık motor arızası sebebiyle ------- şirketine ayıp ihbarında bulunularak araç yetkili servise götürüldüğünü, yetkili servis tarafından araç üzerinde yapılan incelemelerde arıza tespit edilerek kabul edildiğini, motorun tamamen değiştirildiğini, söz konusu araç hakkında--------- tarafından eksper işlemi yapıldığını, eksper işleminde aracın motorunda herhangi bir ayıp belirtilmediğini, müvekkili tarafından da eksper raporunda motor yönünden herhangi bir arızanın belirtilmediğinin görüldüğünü, müvekkili tarafından ---- tarihinde söz konusu aracın ------ satın alındığını, bunun karşılığında Davalı----- şirketine toplamda 1.179.000-TL ödeme yapıldığını, söz konusu aracın kullanılmaya devam edildiği sırada araçta yeniden motor arızası oluştuğunu, müvekkilinin vakit kaybetmeksizin aracını onarım servisine götürdüğünü, araçta tekrar sandık motor arızası tespit edildiğini, müvekkili tarafından ----- alınan araçta kilometrenin ve yılının düşük olmasına rağmen ikinci kez sandık motor arızası yaşaması sebebiyle------------ tarafından yeni motor ithal edildiğini ithal edilen motorun değişimi için müvekkilinin 380.000-TL ödeme yaptığını, motorun bu suretle yeni ve aynı motorla değiştirildiğini, müvekkilinin yüksek tutarda masrafa katlanmak durumunda kaldığını, netice itibariyle aracın müvekkiline gizli ayıplı olarak teslim edildiğini, dava konusu aracı satan-----ile aracın ithalatçısı-----------müştereken ve müteselsilen araçta oluşan zarardan sorumlu olduğunu, satın alınan araçta gizli ayıp bulunmakta olup ayıp üretim hatasından kaynaklandığını, dava konusu araçtaki gizli ayıp üretim hatasından ve araçtaki kronik sorunlardan kaynaklandığından zamanaşımı süresinin işlemediğini, müvekkili şirkete ait araçta meydana gelen arıza gizli ayıptan ve davalıların ağır kusurundan kaynaklandığından ihbar şartı aranmamakla birlikte müvekkili tarafından ilk motor arızasında araç servise götürüldüğünden ancak ayıp giderilemediğinden ihbar şartının gerçekleştiğini, ---------- plakalı araçlardaki onarım ve değişimler nedeniyle araçtan mahrum kaldığı sürenin hesaplanması ve ikame araç bedeli olarak bu bedelin de davalılardan tazmini gerektiğini, müvekkilinin aracında gerçekleşen bütün onarım ve değişim işlemleri/tramer kayıtları da gözetilerek ortaya çıkan değer kaybı miktarının "rayiç değer" esasına göre bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini belirterek açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla; ----- araçtaki gizli ayıp sebebiyle motor değişimi için yapılan 380.000-TL masrafın dava tarihi itibariyle işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, belirsiz alacak davasına konu olmak kaydıyla, müvekkili şirkete ait ------------- plakalı araçta oluşan değer kaybının tespiti ile şimdilik 100-TL değer kaybı bedelinin ve onarım- parça değişimi sırasında aracın serviste kaldığı zaman dilimindeki araç mahrumiyeti sebebiyle ikame araç bedelinin tespiti ile şimdilik 100-TL ikama araç bedelinin dava tarihinden itibaren ticari avans faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava tarihi itibariyle yasal garanti ve zamanaşımı süreleri dolmuş olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın, yasanın öngördüğü ayıp ihbar yükümlülüğüne uygun davranmamış olduğunu, bu nedenle de dava hakkının ortadan kalktığını, dava konusu araçta herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususlar kullanım hatasına ve/veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını, aracın satın alındığı esnada araç üzerinde ekspertiz yapılmış ve araçta herhangi bir sorunun bulunmadığı da tespit edilmek suretiyle davacı tarafından satın alındığını, aracın servis geçmişine bakıldığında, aracın periyodik bakımlarının eksik/düzensiz yapıldığı görüldüğünü, bakım eksikliğinin ilgili arızanın oluşumunda etkisinin değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu aracın servis geçmişi incelendiğinde, aracın periyodik bakımlarının olması gerekenden daha geç ve düzensiz yapıldığı görüldüğünü, aracın periyodik bakımlarındaki eksiklik yaşanan arızaya sebebiyet verebileceği gibi, işbu hususun yargılamada dikkate alınması gerektiğini, dava konusu aracın hangi şartlar altında ve ne şekilde kullanıldığı belirsiz oluduğunu, kullanıcı hatası/dış etken faktörlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının orijinal parçalarla yapılan motor değişim sebebiyle araçta değer kaybının meydana gelmeyeceği açık ve net olduğundan davacının bu talebinin de reddi gerektiğini, davacının, araç kiralama bedeli talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı, dava konusu aracın serviste kaldığı günlerin ------------ sorulmasını talep etmiş olup dava dilekçesinde bu günlere ilişkin bir beyanda bulunmadığını, bu döneme ilişkin olarak herhangi bir araç kiraladığına dair dosyaya bir delil sunmadığını, bu aşamadan sonra davacının delil sunarak iddiasını genişletmesine de muvafakat etmediklerini belirterek açıklanan nedenlerle; davacının iddialarının reddi ile yasal garanti ve zamanaşımı sürelerinin dolmuş olması ve hak düşürücü nitelikteki yasal ihbar ve muayene yükümlülüğüne uyulmamış olmakla davanın reddine, esas yönünden haksız ve mesnetsiz olan davanın reddine, yargılama giderleri ile yasal vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, satım sözleşmesi ile alınan aracın ayıplı olduğu iddiası ile aracın onarım bedeli, araçta meydana gelen değer kaybı ve ikame araç bedelinin tahsili talebine ilişkindir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,-----dava konusu araçların trafik tescil kayıtları celp edilmiş,----- davalı şirketlerden araç servis, arıza, bakım kayıtları ve ilgili belgelerin celp edilmiş, 20.05.2024 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 20.05.2024 tarihli raporunda özetle, " Dava konusu ---------- motor numaralı, ------ tarihinde montaj edilen sandık motorun üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu ve------tarafından mevcut gizli ayıplı sandık motorun yenisi ile değişimi karşılığında düzenlenen ------ bedelinin davacı tarafından talep edilebileceğini,----- plakalı otomobilin rayiç değerinin hasar öncesinde-------onarıldıktan sonra 2.660.000 TL, piyasa şartlarında değer kaybının 2.700.000 -2.660.000 = 40.000 TL olduğunu,--------plakalı otomobilin onarım süresinin 5 gün ve onarım süresince mahrumiyet zararının 11.500 TL olduğunu, dava tarihi 02.08.2023 itibariyle avans faizi talep edilebileceğini,--------- plakalı otomobilin sandık motorunun üretimden kaynaklı gizli ayıplı olması nedeniyle 380.000,00+40.000,00+11.500,00=431.500,00 TL toplam zararın dava tarihi 02.08.2023 itibariyle avans faizi ile talep edilebileceği" yönünde görüşlerini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı------ Tarafından davacıya ilk önce kiralanan daha sonra da satışı yapılan --------plaka sayılı araçta üretim hatası olup olmadığı, aracın kullanıcı hatasından kaynaklı olarak arızalanıp arızalanmadığı, bu kapsamda aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, davalıların ağır kusurunun bulunup bulunmadığı, ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise süresinde olup olmadığı, bu kapsamda bahse konu araçta meydana gelen değer kaybı olup olmadığı, ikame araç kullanılmasında davalıların sorumluluğunun olup olmadığı, yine değer kaybından davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Taraflar tacir olup aralarındaki satım sözleşmesi ticari satım sözleşmesidir. Davacı taraf satın aldığı aracın ayıplı olduğunu ileri sürmüş ve bundan kaynaklı olarak 6098 sayılı TBK 227. Maddesine dayalı bir kısım taleplerde bulunmuştur. Bilindiği üzere ticari satımlarda satım sözleşmesi ile satın alınan mal 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; ''Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.''TBK 223. Madde ise; ''Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' şeklinde düzenlenmiştir. Yine TBK 225. Maddesine göre ''Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir.''Eldeki davada davacı ilk olarak aracı kiralamış, kira süresi içerisinde araç motor arızası vermiş ve bu süre içerisinde motor değişimi gerçekleşmiştir. Bu olaydan sonra davacı davalıdan dava konusu aracı satın almış ve araç tekrar arıza vermiştir. Bu ikinci arızadan yani satım sözleşmesinden sonra davacı tarafça davalı tarafa yapılan bir ayıp ihbarı bulunmamaktadır. Davacı taraf dava dilekçesinde satım sözleşmesinden sonra yapılan bir ayıp ihbarı olmadığını da açıkça belirtmiş, satımdan önceki bildirimin yeterli olduğunu ileri sürmüştür. Davalılarca süresinde ayıp ihbarı bulunmadığı da ileri sürülmüştür. Dosya kapsamında satıcının satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olduğuna veya alıcıyı aldattığına dair herhangi bir iddia ve kanıt da bulunmamaktadır. Kaldı ki ilk motor arızasından sonra davalı üzerine düşeni yapmış ve motoru değiştirmiştir. Açıklanan nedenlerle davacı tarafından davalılara yapılan ayıp ihbarı bulunmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 6.492,87‬-TL harçtan mahsubu ile artan 6.065,27‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde-------------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 28/10/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/556, K. 2024/804, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-556-e-2024-804-k-4f5a42bae2a3